Ünverdi, MustafaÖzer, Cebrail2026-02-282026-02-2820222148-67002630-595Xhttps://doi.org/10.47098/bayburt-ilahiyat.1205019https://hdl.handle.net/20.500.12403/7640Bu makalede çağdaş İslam düşüncesinde kelami değişim ele alınacaktır. Klasik kelam ilminin bilinen tartışma konularının önemini yitirdiği son iki asırda, Müslümanların Batı'ya karşı geri kalmışlığına çare bulmak amacıyla sürekli bir çabaya şahit olmaktayız. Bu çabanın pratik sonuçları bir yana kelami perspektifte yenilikler getirdiği şüphesizdir. Makalede söz konusu yenilikler gaye ve muhteva bakımından mercek altına alınacaktır. Anadolu, Hint Alt Kıtası, Orta Asyave Mısır'da merkezileşen çağdaş İslam düşüncesi ittihad-ı İslam idealine yoğunlaşmıştır. Efgani'nin fikri temellerini attığı pan-İslamizm diğer muasır düşünürlerin de temellendirmek istediği bir ütopya niteliğindedir. Bunun dışında düşünürler dini düşünceyi taklit zincirinden kurtarmak mezhep odaklı kelam yerine güncel sorunları konu edinmişlerdir. Düşüncede rasyonelleşmeyi Batı'nın felsefe ve bilimde geldiği noktayla ilişkilendirmemek mümkün görünmemektedir. Seyyid Ahmed Han gibi bazı Müslüman düşünürlerin mucize, keramet, cin gibi konuları bilimle ilişkilendirme çabası da çağdaş İslam düşüncesinde görülen Batı etkisinin örneklerindendir. "Yeni İlm-i kelam" olarak adlandırılan bu dönemde varlık meselelerinde eski çağ felsefesinden mülhem teoriler genellikle terk edilmiştir. Umumi manada kelami söylemi belirleyen amil klasik kelam ekollerinin sınırları ve pozisyonları değil, Kur'an, akıl, bilim ve çağdaş Batı felsefesidir. Mezhepçiliğin yerini tenkitçiliğin almış olması alimlerin kelamı işlevselleştirme çabasına dahildir. Klasik kelam meseleleri bu doğrultuda yeniden tartışılmış ve ümmetin problemlerine çözüm üretme gayreti dönemin mümeyyiz vasıfları arasında yer almıştır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessReligious StudiesDin AraştırmalarıÇağdaş İslam Düşüncesinde Kelami Perspektifte DeğişimArticle1612714910.47098/bayburt-ilahiyat.1205019