Kızılay, Muhammed Emin2024-10-042024-10-0420212651-5083https://doi.org/10.26650/di.2021.32.2.994214https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/513192http://hdl.handle.net/20.500.12403/4814Yargı alanında Hanefî fıkhının uygulama alanı bulduğu Osmanlı Devleti, Batı etkisiyle birlikte bu alandaki birikimini\rkanunlaştırmaya başlamıştır. Böylece yeni birtakım kavramlar ve teknik konular da Osmanlı hukuk diline girmiştir.\rBunlardan bir tanesi içtimadır. Birden fazla suçun tek bir kişide toplanmasını ifade eden bu terim, Hanefî fıkhındaki tedâhül\rkavramına yakın bir anlam ifade etmektedir. Fakat her iki hukuk sisteminin konuyu ele alışında farklılıklar vardır. Tanzimat\rDönemi’nde yaşanan kanunlaştırma faaliyetlerinde genel olarak Hanefî fıkhına bağlı kalınmaya çalışılmışsa da içtima gibi\rbazı teknik konularda fıkhî birikim göz ardı edilmiştir. Bu durum dönemin yargı uygulamasında da görülmektedir. Döneme\rait dava kayıtlarına ulaşmada ise 1286/1869 yılında toplumu bilgilendirerek örneklik teşkil etmesi için yayımlanan Vakâyi-i\rZabtiyye gazetesi önemli bir kaynaktır. Çalışmada gazetenin yayımlandığı dönemde yürürlükte olan 1274/1858 tarihli Ceza\rKanunnâmesi, dava kayıtları ve günümüz Türk pozitif hukuku üzerinden içtima sistemi karşılaştırmalı olarak ele alınacaktır.\rKonunun sınırlandırılması için de içtima sistemi sadece hakaret suçlarıyla ilgili dava kayıtları üzerinden incelenecektir.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessTürk Pozitif Hukukuyla Mukayeseli Olarak Modernleşme Dönemi Osmanlı Ceza Hukukunda İçtima: Hakaret Suçu ÖrneğiArticle32245748110.26650/di.2021.32.2.994214513192