Özkan, Ahmet2024-10-042024-10-0420211301-62292148-0710https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/447685http://hdl.handle.net/20.500.12403/4726İnsan-ı kâmil yetiştirme gayesiyle yola çıkan tasavvuf ehli bu amaca ulaşabilmek için seyr u sülük denilen çetin bir manevî eğitim uygulamaktadır. Riyâzat ve mücahede bu eğitimin önemli unsurlarındandır. Az yemek, az uyumak ve az konuşmak ise riyâzatın esasıdır. Sayılan diğer metotlar ile birlikte değer kazanan az ve yerinde konuşma, gerekti-ğinde susma eylemi sûfîler tarafından samt olarak isimlendirilir. Manevî olgunluğun gös-tergelerinden sayılan samt, tasavvufî makamlardan biridir. Bu kavram dilin afetlerinden korunma gayreti ile başlayan, Allah’ın hükmüne razı olmanın seviyesine ve ilahî heybet karşısında hayret edip susmaya kadar seyreden bir anlam alanına sahiptir Çok seslilik iddiası ile kurgulanan modern dünya ve insan modelinde sabırsızlık ve “ötekinin” sözüne kulağını tıkama bir iletişim problemine dönüşmüştür. Bu bağlamda sûfîlerin samt ilkesi çerçevesinde ortaya koydukları uygulamalar modern krizlerin çözümüne bir alternatif teklifi olarak değerlendirilebilir. Metin analizi yönteminin kullanıldığı bu makalede, samt kavramın anlam alanları incelenmiş, sûfîlerin bu kavramı tasavvufî pratikleri ifâde eder-ken nasıl kullandıkları üzerinde durulmuştur.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessSUSMANIN VE KONUŞMANIN ÖLÇÜSÜ: SAMTArticle0865767447685