Karaduman, Ruken2026-02-282026-02-2820192602-3938https://hdl.handle.net/20.500.12403/8103Klasik şiirimizde söz sanatı mı yoksa bir nazım şekli mi olduğu konusunda muhtelif görüşler olan elif-nameler hem divan hem de halk edebiyatının müştereklerindendir. Genellikle dini konularda yazılmakla birlikte, diğer konularda yazılmış örnekleri de bulunan ve günümüz akrostişlerine benzeyen bu manzumelerin, Türk şiirinde yüze yakın örneği tespit edilmiştir.Mürettep bir divanı bulunmayan Melihi'nin, nazire mecmualarında tesadüf ettiğimiz toplam 18 şiirine ve çeşitli tezkirelerde hakkında verilen bilgilere dayanarak, döneminin önemli şairleri arasında yer aldığını söylemek mümkündür. Ahmet Paşa'nın hocası ve Fatih sultan Mehmet'in musahibi olan Melihi, ilim yönü oldukça kuvvetli bir şairdir. Ancak sürdürdüğü derbeder yaşam tarzı, onun şiir dünyasında hak ettiği yeri alamamasının başlıca nedeni olur. Şairin elimizde bulunan az sayıdaki şiirleri içinde dikkat çekenlerden biri de elif-name şeklindeki gazelidir. Bu makalede, genel olarak elif-nameler hakkında bilgi verilmiş; 15. yüzyılın kalender mizaçlı şairi Melihi tanıtılmıştır. Ayrıca Melihi'nin elif-name şeklindeki gazeli günümüz Türkçesine aktarılarak şekil-muhteva özellikleri açısından incelenmiştir.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessLinguisticsDilbilimMelihi ve Elif-namesiArticle24717