Anıl, FatihEsmer, Yusuf20242687-5098Bu çalışma sosyal hareketleri yapısal ve süreçsel düzeyde kavramsallaştıran nadir araştırmalardan biridir. Çalışma, sosyal hareketleri yapısal ve süreçsel düzeyde eş zamanlı olarak kavramsallaştırarak, literatürde sınırlı sayıda bulunan yaklaşımlara önemli bir katkı sağlamaktadır. Mevcut çalışmaların çoğu yapısal ya da süreçsel boyutlara odaklanırken, bu çalışma özgünlük olarak her iki düzeyi bütüncül bir şekilde ele alarak sosyal hareketlerin dinamiklerini daha kapsamlı biçimde açıklamaktadır. Çalışma, sosyal hareketleri yalnızca politik taleplerin veya kolektif eylemin bir formu olarak değil, aynı zamanda alternatif varlık biçimlerinin ifadesi olarak ele almayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda üç temel kavramsal odak geliştirilmiştir: Kolektif eylem, zamansal süreç, ideolojik ve pratik gerilim. Kolektif eylem, sosyal hareketlerin yalnızca tekil bir kimlik ya da amaç etrafında değil, çok katmanlı ve zaman zaman çelişkili varlık biçimleri ile ortaya çıktığını göstermektedir. Zamansal süreç, hareketlerin yalnızca şimdiye değil; geçmişin hafızasına, geleceğin tahayyülüne ve döngüsel zaman kurgularına dayandığını ortaya koymaktadır. İdeolojik ve pratik gerilim ise sosyal hareketlerin sadece direnişin kudretiyle değil, aynı zamanda dağılma, sessizlik ve kırılganlık gibi varoluşsal çatışmalarla kurulduğunu vurgulamaktadır. Çalışma, nitel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veriler üzerinden yapılan içerik analizi, sosyal hareket söylemleri ve pratiklerinin altında yatan kolektif varsayımları ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda analiz, açık kodlama ve kavramsal temalandırma yoluyla yapılandırılmıştır. Çalışma ayrıca literatürde sıklıkla göz ardı edilen "varoluşsal yapı" sorusunu merkeze alarak, hareketlerin yalnızca "ne yaptıklarını" değil, "nasıl var olduklarını" da sorgulamaktadır. Sınırlılık olarak, çalışma belirli vaka analizlerine dayanmamakta, daha çok kavramsal düzeyde yapısal ve süreçsel dinamiklerden hareket etmektedir. Bu durum, kuramsal derinlik sağlasa da ampirik genelleme yapılmasını sınırlamaktadır. Araştırma, sosyal hareketlerin sabit, yekpare ve doğrusal yapılar yerine çoğul, dinamik ve kırılgan varoluş kipleriyle şekillendiğini savunmaktadır. Araştırmanın bulguları, sosyal hareketlerin sadece siyasi taleplerin ifadesi değil, aynı zamanda bir varoluş ve kimlik inşası süreci olduğunu ortaya koymaktadır.eninfo:eu-repo/semantics/openAccessFinans ve Yatırım (DiğerInnovation Practices in Agricultural Organizations: The Case of TürkiyeArticle621942000009-0003-8506-83880000-0003-3691-17301553620