Yazar "Alpay, Ahmed Hamza" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 9 / 9
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Aktif Yaşlanmanın Başarısı: Kuşaklararası Dayanışma(2024) Alpay, Ahmed HamzaBu makalede, yaşlanmanın gerçekliğinden hareketle, aktif yaşlanmanın bireysel ve toplumsal dinamiklerinin kuşaklararası dayanışmaya olan etkileri incelenecektir. Bu makalede, yaşlanma fırsatı ve böyle bir konunun sorgulanma yollarından olan aktif yaşlanma ve kuşaklararası dayanışma; yaşlanma alanında bireyin benlik hissine atıfta bulunur. Aktif yaşlanmada belirlenen fırsatlardan elde edilen sonuçları bütünleştirmek için yenilikçi bir yaklaşım aranırken, yaşlananlar için yapı; etkili yaşlanma ve sağlıklı yaşam sonuçları elde etmeye odaklanmadır. Kuşaklararası dayanışmada çeşitli bireysel ve bağlamsal özelliklerle ilgili farklılıklar, çerçevenin fırsat boyutu, belki de gelişim hedeflerinde en belirgin olanıdır. Bu makaledeki literatür taraması, alternatif yaklaşımların araştırılması ve yaşlanma olgusundaki kavramsal ikilemlerin aşılmasına çalışır. Bu makalede, yaşlanma olgusu literatürünü özetleme stratejisi; aktif yaşlanmanın karakterize edildiği kuşaklararası dayanışmada istikrarlı değişimi teşvik eder. Bu makalenin bulgularında; yaşlılıkta sosyal değişim, kuşaklararası dayanışma için özel bir önem kazanır. Aktif yaşlanmanın aktarmaya çalıştığı anlam; kapsamlı sosyal etkileşime dâhil olmayı gerektiren kuşaklararası dayanışma arzusunda ifade edilir. Bu doğrultuda, aktif yaşlanmadaki değişimin kaçınılmazlığı; kuşaklararası dayanışmaya rehberlik sunmak için zemin hazırlar. Böylece daha farklı seviyelerde tanımlanan yetkinlikler otantik olandan mevcut inisiyatife kadar izlenebilir.Öğe Baudrillard Sosyolojisinde Toplumsal Anlam(Akademisyenler Birliği Derneği, 2026) Alpay, Ahmed HamzaBaudrillard'ın gerçeklik nosyonu, eylemlerini rasyonel olarak şekillendirebilecek aktif özne varsayımına aykırıdır. Baudrillard'a göre toplumsal sözcüğü muğlaklık içindedir. Soyut ya da daha somut sosyolojik sınıflandırmasında kesin bir teorik formülasyonu kabul etmemiştir. Baudrillard'ın temel iddiası, değeri disipliner bir kültürel kod tarafından belirlenen nesnelerin, göstergeler hâline geldiğidir. Bu kodlamada, işaretler arasındaki simgesel ilişki fikri tüketilir. Bu makalenin konusunu Baudrillard sosyolojisinde simgesel değişim ve hipergerçeklik yoluyla toplumsal anlamın nasıl ortaya çıktığı oluşturmaktadır. Bu doğrultuda Baudrillard sosyolojisindeki simülakr, simülasyon ve hipergerçeklik kavramlarını referans olarak alıyorum ve makaleyi bu kavramlar ekseninde sınırlandırıyorum. Bu makalede, Baudrillard sosyolojisinde simgesel olan temaları, nitel paradigmadan hareketle içerik analizi yoluyla inceliyorum. Baudrillard sosyolojisinin dikkatli bir değerlendirmesinin yapılmasını ve aktif öznelerin toplumsal varlığını sürdürmede tüketim toplumunun etkisinin anlaşılmasını amaçlıyorum. Baudrillard sosyolojisinde gerçekliği sembolize etmek için bireyler üstü sosyal yapı ve güçlerin nesnel sınırlamalarını vurguluyorum. Aktif öznelerin toplumsal anlamı oluşturmada, simgesel değişim ve hipergerçeklik yoluyla gündelik pratik dünyasında geçici bir şekilde konumlandığını ileri sürüyorum. Bu doğrultuda, toplumsal anlamın nasıl oluştuğunu vurgulayarak bu makaleyi literatürde farklı kılmayı hedefliyorum.Öğe Cultural Gerontology: A Theoretical Interpretation of Successful Aging(Yaşlı Sorunları Araştırma Derneği, 2025) Alpay, Ahmed HamzaCultural gerontology stands out as an interdisciplinary field that examines aging through cultural representations, images, narratives and discourses. Successful aging is a normative ideal of aging in which individuals are evaluated according to criteria such as physical health, cognitive competence, social participation and independence during old age. This study aims to re-evaluate the concept of successful aging at a theoretical level by addressing the phenomenon of old age and aging within a cultural framework. The study is structured around three main themes: the cultural context of the concepts of old age and aging, how cultural gerontology transforms the meaning of aging, and finally, a cultural re-reading of the discourse of successful aging. In this regard, the primary objective of the study is to demonstrate that aging is not merely a biological or sociological process; it is also a phenomenon constructed through cultural representations, norms, and ideological frameworks. The scope of the study was limited to cultural gerontology theories, and the discourse of successful aging was critically evaluated within this theoretical framework. A qualitative research approach was adopted, and content analysis was used as the method. This study, which is based on a review of the theoretical literature and an analysis of cultural representations, does not include the direct experiences of older individuals because it is not based on empirical data. This is one of the most significant limitations of the study. Additionally, the conceptual approach limits the generalisability of the findings. The study's findings reveal that the ideal of successful aging homogenises the experience of aging by defining the elderly body through the image of youth. The originality of the study lies in its focus on cultural criticism of the concept of successful aging and its questioning of the normative assumptions underlying this concept.Öğe Life Satisfaction in Aging in Place(Giresun Üniversitesi, 2024) Alpay, Ahmed Hamza; Çapcıoğlu, İhsanTo understand the ambiguous conditions of participation that underpin ageing in place, the concept is a stronger argument in advocacy gerontology. The claim that different principles are embedded in the social dynamics of ageing in place lends itself to unilateral entrepreneurial efforts focused on action. The impact of the content of life satisfaction on establishing an alternative of an absolute nature and generating new ideas stems from the desire to show the culture of a group in detail. Resources to enable accessible language in reference to the full spectrum of the inherently fallible nature of social consciousness are nuanced by an emphasis on social transition. A number of hypotheses are formulated that focus on one level of proposition as the correct one to delimit cognitive categories in aging in place. As life satisfaction development is tracked, the ability to choose provides justifications for the standards themselves. This ability to choose, which guides life satisfaction behaviors, should be able to offer possible solutions to link cognitive categories and social dynamics at certain ages. Participants in existing processes of this linkage may occupy a strong position at opposite ends of the spectrum of aging in place views. In this article, a more aspirational framework of ageing in place questions how similar issues should be revised in important respects related to the production of life satisfaction.Öğe ORTADOĞU'DA DİN OLGUSUNUN ASİMETRİK İZDÜŞÜMLERİ(Ankara Üniversitesi, 2023) Alpay, Ahmed HamzaYetenek seçiminde, pek çok farklı boyutları olan karmaşık sorunların çözümlenmesinde, insanların daha iyi seçim yapmalarına destek olmak amacıyla, bir dizi rassal alternatif içinden yalın ve belli kıstaslara bağlı optimum bir çözüm alternatifleri sıralaması ve önerisi sunmak için çok kriterli karar verme yöntemleri geliştirilmiştir. Bunlardan biri de Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS)’dir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı AHS yönteminin bocce branşında yetenek seçiminde kullanılmasının araştırılmasıdır. Araştırma kapsamında öncelikle bocce sporu için gerekli yeterlilikler 4 ana kriter ve her bir ana kritere bağlı alt kriterler belirlenmiştir. Kriterlerin belirlenmesinde Türkiye Bocce Bowling ve Dart Federasyonuna bağlı olarak görev yapan 42 antrenör (2. 3. ve 4. kademe) katılmıştır. Kriterler belirlendikten sonra bocce branşında yeteneğe etki edebileceği düşünülen alt kriterlerin ağırlık önem değerleri antrenörler tarafından puanlanmıştır. Bu puanlamalara dayanarak da AHS kullanılarak her bir alt kriterin yüzde önem dereceleri hesaplatılmıştır. Çalışma sonucunda ana kriterlerde yüzdelik dilimler açısından ağırlık sıralamasında ilk sırada bilişsel özellikler (%45,6), ikinci sırada psiko-sosyal özellikler (%30,3), üçüncü sırada (%14,6) ile motorik özellikler ve son sırada (%9,4) antropometrik ve fiziksel özellikler yer almıştır. Alt kriterler açısından ise odaklanma becerisi (%17,83), algılama (%9,94), karar verme (%7,30), oto kontrol (%7,11), dikkat seviyesi (%6,48), denge ve koordinasyon (6,12) becerilerinin ön plana çıktığı görülmektedir. Bu sonuçların spor yöneticileri ve antrenörlerin bocce branşında yetenek seçiminde ve yetenek gelişiminde yol gösterici olabileceği düşünülmektedir.Öğe POLİTİK EKONOMİ VE KOLEKTİF ÖZNE: MARX’TA YABANCILAŞMA İLE KURAMSAL BİR GERİLİM(Pamukkale Üniversitesi, 2026) Alpay, Ahmed HamzaBu çalışma, Karl Marx’ın yabancılaşma kuramı çerçevesinde politik ekonomi, anlam ve özne arasındaki kuramsal gerilimi sorgulamakta; özellikle kolektif öznenin çözülüşünü tarihsel ve yapısal bir düzlemde yeniden ele almaktadır. Marx’ın tarihsel materyalist yaklaşımında merkezi bir konuma sahip olan emek, toplumsal yapı ve sınıf ilişkileri, kapitalist üretim biçimlerinin dönüşümüyle birlikte yalnızca bireysel değil, kolektif düzeyde de anlam kaybına uğramaktadır. Bu bağlamda çalışma, Marx’ın kuramsal çerçevesinde tarihsel öznenin inşasını, yabancılaşmanın üretim ilişkilerinde nasıl işlediğini ve kolektif eylemin zeminini nasıl aşındırdığını incelemektedir. Kapitalist üretim ilişkileri, yalnızca bireyin değil, emekçi sınıfın politik ve toplumsal bir özne olarak tarihsel fail olma kapasitesini de çözmekte; anlamı, eylemi ve öznelliği yapısal biçimde dağınık hâle getirmektedir. Bu çalışma, Marx’ın yabancılaşma kavramını bireysel deneyimin ötesinde kolektif öznenin ve anlamın sistematik çözülüşü bağlamında yeniden yorumlamasıyla, politik ekonomi ile özne arasındaki kuramsal gerilimi tarihsel ve yapısal düzeyde ele almasıyla literatürde özgün kılacaktır.Öğe Sosyal Hareketlerin Yapısal ve Süreçsel Dinamikleri(Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2025) Alpay, Ahmed HamzaDış ortam çevre şartlarının ahşap malzeme üzerinde çeşitli etkilerde bulunarak ahşaba ait yapısını değiştirdiği bilinmektedir. Her ahşap türü farklı yapısal özelliklere sahip olması ile dış ortam şartlarına karşı farklı bir direnç özelliği sergilemektedir. Bu çalışmada, 60 günlük süre boyunca Bayburt ili dış ortam çevre koşullarının Sibirya çamı (Pinus sibirica) odunu üzerinde meydana getirdiği bazı yüzey değişikleri (renk, parlaklık ve beyazlık idneksi değerleri) araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, bütün testler için varyans analizi sonuçlarının anlamlı olarak bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca yaşlandırma süresinin artması ile ışıklılık (L*) değerinin azaldığı, sarı (b*) renk tonu değeri, kroma (C*) ve ho değerinin arttığı görülmüştür. Toplam renk farklılıkları ise 30. günün sonunda ?E*: 8.65 ve 60. günün sonunda ?E*: 7.85 olarak bulunmuştur. Buna ek olarak, ?b*, ?H*, ?C* ve ?E* değerleri yaşlandırma süresinin artması ile azalmıştır. Yapılan yaşlandırma uygulamasının Sibirya çamı odunu yüzeylerinde değişikliğe sebep verdiği görülmüştür.Öğe Yerinde Yaşlanmada Gerontolojik Paradigma(2024) Alpay, Ahmed HamzaYerinde yaşlanma sorunlarının büyük ölçüde çevresel etkiler içerdiğini varsaymak mantıklı olsa da yaşlanma ve daha yaşlı bir kişi olmak; birçok kimsenin başa çıkma ve öğrenme ideallerini içermektedir. Yerinde yaşlanmanın birçok ölçüsü bireylerin davranışlarının dolaylı ölçütleri olduğundan; yaşlıların bağımsızlığını artırması, güvenini ve kendilerini gerçekleştirmesini sağlaması, birkaç olumlu klişeden biridir. Çevresel gerontoloji, özellikle yaş almada; yeniden canlandıracağımız ve dolaylı olarak yeniden yaşayabileceğimiz deneyimlerin gereken zamanından kaynaklanmaktadır. Yerinde yaşlanma, insanların doğru yerde yaşlanmaları için; evin psikolojik bileşenleri olduğu, çoklu yönleri olan, gerontoloji alanındaki temel felsefi ilgidir. Yaşamımız boyunca çevrede değişen veya aynı kalan olgular bir geri çekilme sürecine dönüşebilmektedir. Birçok insanın gelecekteki ihtiyaçlarını etkileyen bu tür olgular; uyarlanabilir bir süreci nasıl anladıklarıyla ilgili kadim soruların cevaplarını oluşturacaktır. Yerinde yaşlanma; bir amaç duygusu ortaya çıkarmak ve geliştirmek için araştırmacıları uygulamaya ve heyecanlandırmaya devam etmektedir. Bu makalede, yerinde yaşlanma olgusuna gerontolojik paradigmadan bakılacak ve yaş almakta olan bireylerin çevresel faktörlerin karakterize edilmesindeki davranış örüntüleri tartışılacaktır.Öğe Yerinde Yaşlanmada Mekân: Ontolojik Bir Değerlendirme(2023) Alpay, Ahmed HamzaTeorik belirleyicilik, araştırmada doğrulanabilir önermelerle karakterize yorumlama kriterlerini, her bir kodlama ve sınıflandırmada niteliksel çabayı, sistematik anlamda fonksiyonel kılmaktadır. Yaşın analizindeki zaman ve mekân kavramları, anlamın üreticiliğinde, toplumsal referansların spesifik sonuçlarında etkinleşmektedir. Yaşlıların nerede ve kiminle yaşlandıklarına dair ayrıntılı kişisel bilgilerinin keşfi, onların aşinalıklarının derinliği; varoluşsal sorularla uğraşan özgün bir yoldur. Yaşlı yetişkinlerin homojen bir grup olmadıkları, bir ömür boyu deneyim kazandıkları bilgi tabanı; özgün fikirler üretme becerisinin esaslı bileşenidir. Yerinde yaşlanma, kişisel değişimin biyografik odağındaki bileşenleri, anlamlı onaylamadaki korunaklı rollerin dinamik etkileşimleriyle yordamaktadır. Yer, pragmatik bütünleşmenin tanıdık aktivitelerinde, yaş almanın mutluluk bağlılığında, insan deneyimlerini bağımsızlık duygusunda çevrelemektedir. Kişi-mekân etkileşiminde duygu ve davranış, zamanla kişiye veya çevresel değişikliklere alışılmadık hâle gelebilir. Yerinde yaşlanmada kişisel ağlar belirli bir noktadan ziyade yaşam tarzları boyunca değişiklik gösterebilir. Bu makalede, yerinde yaşlanma olgusunun önemli bileşenlerinden olan mekân, ontolojik ve işlevsel yönleriyle araştırmanın eksenini ve okuyucunun anlam dünyasındaki keşif yolculuğunu oluşturacaktır.












