Yazar "Altuncu, Mikail" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Çörek otu (Nigella sativa L.) Bitkisinin Kullanım Alanları ve Önemi(Bayburt University, 2020) Altuncu, Mikail; Gıdık, BetülGeçmişten günümüze kadar bitkiler ve tohumlar yiyecek olmanın dışında şifa kaynağı olarak kullanılmaktadır. Şifa kaynağı olarak kullanılan bitkiler ve tohumlarının deneme, tesadüf, tavsiye yoluyla kullanıma alındığı bilinmektedir. Çörek otu (Nigella sativa L.), çok eski çağlardan beri birçok hastalığın tedavisinde kullanılan Ranunculaceae familyasının bir türü olup; küçük çalı ve düğünçiçeğigiller ailesine ait çiçekli bir bitkidir. Ortadoğu ülkelerinde şifa kaynağı olarak uzun yıllarca kullanılmış, kendine has isimlerle yüceltilmiştir. Kimyasal bileşenleri sayesinde vücuttaki toksinleri atmaya yarayan ve vücut yapı taşını bozmayan içeriği nedeni ile geniş kültürlerde sağlıklı yaşam için kullanımı sağlanmıştır. Etken olarak %23 protein, %35 bitkisel yağlar ve %38 karbonhidratlardan oluşur. Nigellon, linoleik asit, thymoquinon, oleik asit, palmitik asit, sodyum, kalsiyum, potasyum, çinko, demir, bakır, selenyum, magnezyum, fosfor, A vitamin, B vitamini ve C vitamini bulundurur. Ülkemizde yetiştiriciliği yapılmakta ve yabani olarak yetiştiği görülmektedir. Dünyanın farklı bölgelerinde farklı isimlerle bilinmesiyle birlikte, Türkiye'de çörek otu, kara çörek otu ve siyah kimyon gibi isimler almaktadır. Anadolu'da; Afyon, Burdur, Amasya, Isparta, İstanbul, Mersin, Gaziantep ve Kahramanmaraş dolayında çörek otu yetiştiriciliğine talebin çok olmasının yanı sıra İçel, İstanbul (Rumeli kavağı-Rumeli feneri), Amasya, Gaziantep, Kocaeli (Tuzla), Kahramanmaraş, Kars (Tuzluca) ve Siirt doğal florasında yabani olarak yetiştiği görülmektedir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de hem doğal olarak yetişen yabanileri bulunan hem de kültürü yapılan çörek otu bitkisinin kullanım alanları ve önemi hakkında genel bilgiler vererek bu bitkiye dikkat çekmek ve yetiştiriciliği ve kalitesi hakkında yapılacak yeni çalışmalara kaynak oluşturmaktır.Öğe Farklı dozlardaki organik sıvı vermikompost uygulamalarının Bayburt ili ekolojik koşullarda yetiştirilen tarhun (Artemisia spp.) türlerinin verim ve verim unsurlarına etkisinin belirlenmesi(Bayburt Üniversitesi, 2023) Altuncu, Mikail; Gıdık, BetülBitkilerin oluşturduğu renkli doğal floranın, insanlara yaşam enerjisi vermenin yanı sıra negatif düşüncelerden uzaklaşmayı sağlayarak günlük hayatta olumlu etkileri bulunmaktadır. Doğada bir renk cümbüşü gibi yer alan bu bitkilerin birçok farklı alanda kullanıldığı bilinmektedir. İlaç sanayi başta olmak üzere, parfümeri, kozmetik, boya ve gıda üretimlerinde de sıklıkla bitkiler kullanılmaktadır. Tıbbi aromatik bitkiler bu üretim alanlarının temel hammaddesini oluşturmaktadır. Günümüzde adını sıkça duyduğumuz tıbbi aromatik bitkiler hem kullanım alanlarının genişliği hem de ekonomik önemi gibi sebeplerle daha yaygın olarak yetiştirilmektedir. Bu tez çalışması farklı dozlardaki sıvı vermikompost uygulamalarının Bayburt ili ekolojik koşullarında yetiştirilen tarhun (Artemisia spp.) türlerinin verim ve verim unsurlarına etkisinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bayburt ili ekolojik koşulları için ilk kez farklı tarhun türlerine sıvı vermikompost uygulamaları yapılmıştır. Çalışmada verim ve verim unsurlarını belirlemek amacıyla yapılan ölçümlerde elde edilen sonuçlara göre; en uzun bitki boyu (40,67 cm) A. dracunculoides L. türünde kontrol parselinde görülürken, önemli verim değerlerinden olan yeşil herba verimi için en yüksek değer (519,89 kg/da) ise A. dracunculoides L. türünde 1200 mL/da gübre uygulaması yapılan parselde görülmüştür. Ayrıca drog herba oranı için en yüksek değer (%27,48) 3600 mL/da gübre uygulamasında A. dracunculus L. türünde belirlenmiştir. Elde edilen veriler olduğunu göstermiştir. Artemisia dracunculus örneklerinin özellikle yeşil yaprak oranı, yeşil yaprak verimi ve drog herba oranı gibi değerlerde üstün özellik gösterdiği belirlenmiştir. Bayburt ili ekolojik koşullarının Artemisia dracunculus tarhun türünün yetiştirilmesi için daha elverişli olduğu ve özellikle düşük dozlardaki vermikompost uygulamalarının yeterli olduğu görülmüştür.












