Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Bayramoğlu, Turgut" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 12 / 12
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    BİYOKÜTLE ENERJİSİ ISITMA AMAÇLI FOSİL YAKITLARA ALTERNATİF OLABİLİR Mİ? TRA1 BÖLGESİ ÜZERİNE TANIMSAL BİR ANALİZ
    (2015) Bayramoğlu, Turgut
    Ekonomik faaliyetlerin temel girdisi olan enerji ülke ekonomisi ve yerel ekonomik büyüme için önemlibir unsurdur. Sosyal ve ekonomik hayatın her aşaması için vazgeçilmez bir unsur olan enerji, yenilenemeyenve yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Fosil kaynaklı enerjilerin tükenecekolması ülkelerin çevre dostu yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmelerine neden olmuştur. Bu gerçektenhareketle yenilenebilir enerjilerin bir türü olan ve TRA1 Bölgesi’nde (Erzurum, Erzincan ve Bayburt) zenginbir şekilde bulunan biyokütle enerjisi kaynaklarına dayalı olarak gerçekleştirilecek tüketim bölgenin sosyoekonomikyapısına olumlu katkı yapacak ve yenilenemeyen enerjilere alternatif oluşturacak niteliktedir.TRA1 Bölgesi iklim şartlarından dolayı ısınmak amaçlı fosil yakıtlara aşırı bağımlı bir bölgedir. Bu sebeplebu çalışma, TRA1 Bölgesi’nde yerel kaynaklara dayalı olarak üretilebilecek biyokütle enerjisinin (BE) fosilyakıtlara alternatif oluşturup oluşturmayacağını tanımsal analizlerle açıklamayı amaçlamaktadır. Tanımsalanalizler yapılmasında, biyokütle kaynaklarına ilişkin istatistiki veri bulma sıkıntısı etkili olmuştur. Buamaçla çalışmada, TRA1 Bölgesi’ndeki hayvansal ve bitkisel biyokütle enerjisi potansiyeli; hayvan ve bitkimiktarları, atık miktarları, atıklardan elde edilebilecek teorik ve ekonomik biyokütle enerjisi miktarları gibigöstergeler açısından tablolar ve grafikler yardımıyla incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, TRA1Bölgesi’nin BE potansiyelinin konutlarda ve iş yerlerinde ısınmak amaçlı kullanılan yenilenemez enerjikaynaklarına iyi bir alternatif oluşturacağı görülmüştür. Ayrıca analiz sonuçları, TRA1 Bölgesi’ne yönelikenerji yatırımlarının yerel ekonomik büyümeye daha fazla katkı sağlayacağını göstermiştir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Biyokütle enerjisi potansiyeli ve ekonomik etkileri: TRA1 Bölgesi üzerine bir saha araştırması
    (2014) Yapraklı, Sevda; Bayramoğlu, Turgut
    Bu çalışmanın amacı TRA1 Bölgesi’nde (Erzurum-Erzincan-Bayburt) Biyokütle Enerjisi (BE) potansiyelini ve ekonomik etkilerini tespit etmektir. Bu amaçla 2013 yılı için TRA1 Bölgesi’nde 952 anket formu kullanılarak bir saha araştırması yapılmış ve elde edilen veriler istatistiki analizlere tabi tutulmuştur. Analiz sonuçlarına göre TRA1 Bölgesi’nde hayvansal ve bitkisel kaynaklı toplam ekonomik BE potansiyeli 4,778 Ton Eşdeğeri Petrol-TEP’tir. BE’nin % 56’sı Erzurum’da, % 27,2’si Erzincan’da ve % 16,8’i Bayburt’ta üretilebilecek düzeydedir. Ayrıca TRA1 Bölgesi’nde BE üretiminin yerel ekonomi üzerindeki en önemli üç etkisinin; ilave gelir artışı, istihdam artışı ve toprak verimliliğinin artması şeklinde olacağı belirlenmiştir. Sonuç olarak, TRA1 Bölgesi’nde BE potansiyelinin varolduğu ve bu potansiyele uygun BE üretiminin yerel ekonomiye olumlu katkıda bulunacağı tespit edilmiştir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    BRICS ve MIST Ülkelerinde Ar-Ge Harcamaları İle Yüksek Teknolojili Ürün İhracatı Arasındaki İlişki Üzerine Bir Araştırma
    (2019) Boz, Füsun Çelebi; Bayramoğlu, Turgut; Gültekin, Ömer Faruk
    Nitelikli ürün üretimi dünya ülkelerinin kalkınma sürecinde çok önemli bir rolesahiptir. Bu doğrultuda gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülke günden güne bukonuya daha çok önem vermekte ve katma değeri yüksek ürün üretimi içinçalışmalarını artırarak devam etmektedir. Bu noktadan hareketle çalışmada BRICSve MIST1 ülke grupları adına 2000-2015 dönemi araştırma ve geliştirmeharcamaları ve yüksek nitelikli ürün ihracatı ilişkileri panel veri yöntemiylearaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Çin, Türkiye ve Brezilya’da yüksekteknolojili ürün ihracatından AR-GE harcamalarına doğru tek yönlü birnedensellik ilişkisi olduğu ortaya çıkarken, Güney Kore’de ise bu ilişkinin çiftyönlü olduğu gözlenmiştir. Çin ve Brezilya gibi ülkelerde doğrudan yabancısermaye girişi teknoloji transferini artırmış, teknoloji transferi ise nitelikli ürünihracatını artırmıştır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Clean Coal Technologies for Energy Independence: An Application on Turkey
    (Politik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi, 2017) Bayramoğlu, Turgut
    Energy use is accompanied by increases in factors such as production, population and urbanization. However, energy dependency is also increasing as energy use is increased to achieve country growth, such as Turkey, where most of the energy is received from outside. To overcome this problem, countries will have to turn to domestic energy sources. Turkey has only enough coal to own fossil fuels. However, in time, Turkey has become less able to benefit from this source of electricity generation. On the other hand, Turkey is below the world average for the use of coal for electricity generation. In 1985, domestic coal usage peaked at the highest level, decreasing from 35.4% to 11.5% in 2015. One of the reasons for the reduction in the use of coke in electricity generation is fossil fuel and environmental cost. It is aimed to raise the share of electricity production to 30% of the official authorities, such as the developments of domestic coal, clean coal technology, unstable energy prices, Turkey being a developing country and energy demand increasing very rapidly. Along with this, there is a constantly growing population, increasing population demand, Turkey, which has commitments on carbon emission quantities through international agreements, will it only save 30% of coal from energy dependency? In this study, the relationship between domestic coal usage rates and energy dependence is analyzed with the annualized autoregressive distributed delay (ARDL) model for domestic coal use variables for electricity generation, energy dependency, GDP, population and electricity generation, including 1970-2015 for Turkey It was. The study investigates the relationship between domestic coal usage rates and energy dependency. A positive 0,505 [4,278], relationship was found between energy dependence and electricity generation in the long run after analysis, Negative -0.319 [-3,053] direction between electricity production based on indigenous communities, a negative correlation of -0,408 [-6,491] between the gross domestic product and a positive 4,377 [5,576] relationship between the population was found. All coefficients were found to be statistically significant. As a result, increasing the domestic coal additive ratio in electricity generation will reduce energy dependency. In the meantime, it is necessary for Turkey to do more research on energy efficiency and efficiency as well as pass on domestic renewable energy
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Ekonomik Özgürlüklerin İktisadi Büyümeye Etkisi: İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri Üzerine Panel Veri Analizi
    (2017) Bayramoğlu, Turgut; Boz, Füsun Çelebi
    Bu çalışmanın amacı ekonomik özgürlüklerle büyüme arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmaktır. Özgürlükler ile büyüme ve gelişme arasında 1980'li yıllardan önce büyümenin özgürlükler doğuracağı anlayışı hâkim iken bu tarihten sonra özgürlükler büyüme doğurabilir anlayışı daha ağır basmaya başlamıştır. Nitekim literatürde bu ikisini destekleyen çalışmalara rastlanmaktadır. Özgürlükler ve büyüme ile ilgili yapılan çalışmalar genellikle gelişmiş ülkeler, geçiş ekonomileri, OECD ülkeleri ve tek tek ülke örnekleri üzerinde olmuştur. Bu çalışma 19982013 yılları arasında İslam İşbirliği Teşkilatına üye olan 17 ülkenin genel ekonomik özgürlüğü ile ekonomik özgürlüğün alt dalları olan kriterlerin ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini tahmin etmektedir. Yapılan analiz ve değerlendirme sonucunda ekonomik özgürlüklerin büyümeyi olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Mekânsal Panel Modelleri Kullanılarak Yenilenebilir Enerji Tüketimi, Çevresel Bozulma ve Büyüme İlişkisinin İncelenmesi: Balkan Ülkelerinden Kanıtlar
    (2023) Sayar, Ramazan; Arı, Yılmaz Onur; Bayramoğlu, Turgut
    Amaç: Bu çalışmayla karbon salınımının Balkan ülkeleri ve Türkiye'nin büyümesine etkisinin olup olmadığının, eğer varsa, bu etkinin ne yönde ve ne yoğunlukta olduğunun bulunması amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmada karbon emisyonları ve yenilenebilir enerji üretiminin Türkiye ve 12 Balkan ülkesinin büyümesine etkileri analiz edilmiştir. Çalışmada mekânsal etkileşimleri ortaya çıkarabilmek için Mekânsal Otokorelasyon Analizi yapılmıştır. Büyümeyi etkileyen faktörleri incelemek için ise Havuzlanmış En Küçük Kareler yöntemi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmanın sonuçlarına göre Balkan ülkelerinde yenilenebilir enerjinin büyüme üzerindeki olumsuz etkisinin, yenilenebilir enerjinin henüz gelişme aşamasında olması ve üretimdeki payının hala düşük olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Yenilenebilir enerji sektöründeki yatırımların sınırlı olması yenilenebilir enerji sektörünün yavaş yayılmasına neden olmaktadır. Özgünlük: Çalışmada farklı bir yöntem olarak mekânsal panel modellerinin kullanılması ve kapsamın Türkiye ile sınırlı tutulmayıp tüm Balkan ülkelerini de kapsaması bu çalışmanın özgün değerini oluşturmaktadır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    PANEL VERİ VE MAKİNE ÖĞRENMESİ YÖNTEMİYLE GELİR DAĞILIMI VE İNSANİ GELİŞMİŞLİK ARASINDAKİ İLİŞKİ ÜZERİNE BİR ANALİZ
    (2022) Özden, Erdemalp; Gültekin, Ömer Faruk; Bayramoğlu, Turgut
    Bu çalışmanın amacı, MİST ülkelerinde insani gelişme, şehirleşme ve kadın istihdam oranı gibi\rsosyoekonomik göstergelerin gelir dağılımı üzerindeki etkisini hem ekonometrik hem de makine öğrenmesi\ryöntemleriyle incelemek ve bu değişkenlerin gelir dağılımı kestirimindeki performanslarını ortaya koymaktır.\rEkonomi yazınında büyüme ile ilgili çokça çalışma olmasına rağmen gelir dağılımı olması gerektiği kadar yer\rbulamamıştır. Bu boşluğu doldurmak için olsa gerek son zamanlarda büyüme ile gelir dağılımı arasındaki\rçalışmaların yoğunluğu artmıştır. Bu amaçla MİST ülkelerinin 1990-2019 yılı Gini katsayıları, İGE, şehirleşme\rve kadınların iş gücüne katılımı verilerine ulaşılarak, panel veri yöntemi ve makine öğrenmesi yöntemlerinden\rbiri olan Destek Vektör Regresyonu yöntemi aracılığı ile iki ayrı analiz yapılmıştır. Yapılan analizler\rsonucunda tesadüfi etkiler modelindeki tüm belirleyicilerin gelir adaletsizliği üzerinde istatistiksel olarak\ranlamlı etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Modelde İGE ve kentleşme %5 düzeyinde anlamlıyken kadınların iş\rgücüne katılımı ise %0,1 oranında anlamlı çıkmıştır. Tüm açıklayıcı değişkenlerin işaretleri negatiftir ve\rdolayısıyla gelir adaletsizliğini azaltıcı yönde etkilerinin olduğu söylenebilir. Kısaca çalışmanın sonucunda\rMIST ülkelerinin 1990 yılından bu tarafa İGE, şehirleşme ve kadınların işgücüne katılım değerleri iyileştikçe\rGini katsayıları iyileşmiş, yani bir başka ifadeyle bu ülkelerin gelir dağılımı daha adil olmuştur. Bu çalışmada\rliteratürde tespit edilen çalışmalardan farklı olarak Destek Vektör Regresyonu modeli de kullanılmış ve\rözellikle gelir adaletsizliğinin tahmini için daha uygun bir model ürettiği gözlemlenmiştir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Su Ürünlerinin Dış Ticaret Hacmine Etkisi: Çekim Modeli Yöntemi İle Türkiye Üzerine Bir Analiz
    (2022) Gültekin, Ömer Faruk; Özden, Erdemalp; Bayramoğlu, Turgut
    Su ürünleri önemli bir gıda kaynağı olmanın ötesinde sektörel anlamda çevre, istihdam, dış ticaret gibi birçok alanın ortak konusudur. Yapılan bu çalışma ile uluslararası iktisadın bir teorisi olan çekim modelinin öngörüleri doğrultusunda Türkiye’nin su ürünleri konusunda en fazla ticaret yaptığı on iki ülke ele alınarak, 1990-2019 verileri kullanılarak ülkenin ürettiği su ürünlerinin ve bu ürünlerle yaptığı ticaretin dış ticaret hacmi üzerindeki etkinliği araştırılmıştır. Çalışma sonucunda daha yüksek hasılalara sahip ticaret ortaklarının daha yüksek bir talep ve daha fazla ithalat şansı gösterdiği ve Türkiye tarafından üretim kapasitesindeki bir artışın ek ticaret hacimleri yaratabileceği, coğrafi mesafenin teorik beklenti ile uyumlu olarak tahmin edilen modellerde negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunduğu ve nakliye maliyetinin Türkiye’nin yaptığı ikili ticaret performansını belirleyen kritik faktör olduğu anlaşılmıştır. Modele dahil edilen döviz kurunun dış ticaret haddi üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu, deniz ürünleri ihracatının dış ticaret haddi üzerine pozitif ve istatistiki olarak anlamlı bir etkisi varken ithalatının ise negatif ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmektedir. Yapılan çalışma sonucunda modele dahil edilen bütün değişkenler üzerinden Türkiye’nin üretiminin artması durumunda çekim modeline uygun olarak ticaretinin artacağı sonucuna ulaşılmıştır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    The Impact of Informal Female Employment on Economic Growth: The Case of Turkey
    (İrfan TÜRKOĞLU, 2025) Kömür, Selin; Bayramoğlu, Turgut; Elmalı, Kübra
    The informal economy stands as a significant structural challenge for the Turkish economy, particularly manifesting as informal employment within the labor market. In this context, women constitute one of the demographic groups most profoundly affected by informal employment. The declaration of 2025 as the Year of the Family within the scope of the Twelfth Development Plan in our country has drawn attention to the issue of employment for women. This study endeavors to assess the impact of informal female employment on economic growth, employing a panel data analysis approach. The analysis incorporates data from Turkey's NUTS 2 regions for the period of 2007-2024, encompassing gross domestic product (GDP), registered and informal female employment, birth rates, migration, and population change rates. Furthermore, to examine the long-run relationships among the variables, Pedroni and Kao cointegration tests were employed. Subsequently, the Dumitrescu-Hurlin panel Granger causality test was applied to determine the direction of causality. The findings from the conducted regression analysis indicate a statistically significant and negative effect of informal female employment on economic growth. Consequently, it is concluded that an increase in informal female employment adversely affects economic growth. The results underscore the necessity of developing public policies designed to encourage women's formal participation in the labor market. Within this framework, it is recommended to enhance women's vocational skills, elevate their educational attainment, and organize supportive training programs and social development-focused seminars to facilitate their employment as skilled labor.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Türkiye'de Enerji Kullanımı ve İklim Değişikliği: 1990-2030 Dönemine İlişkin Tanımsal Bir Uygulama
    (2017) Bayramoğlu, Turgut; Yapraklı, Sevda
    Bu çalışmanın amacı, Sera Gazı Salımı (SGS)'ndaki artışın ortaya çıkardığı iklim değişikliğinin durdurulmasına yönelik faaliyetlere Türkiye'nin uyum sağlayıp sağlayamayacağını özellikle enerji kullanımı bazında incelemektir. Bu amaçla iklim değişikliğine ilişkin uluslararası faaliyetlerden hareketle "SGS ve yenilenemeyen enerji kullanımını azaltmaya yönelik 6 temel kriter" belirlenmiş ve Türkiye'nin söz konusu kriterleri yerine getirebilme düzeyi araştırılmıştır. Çalışmada Türkiye'nin iklim değişikliği ile ilgili hedefleri dikkate alınarak, 1990-2030 yıllarını kapsayan bir dönem için beşer yıllık veriler kullanılmış ve tanımsal analizler yapılmıştır. Analiz sonuçları Türkiye'nin, iklim değişikliğini durdurmaya yönelik SGS ve yenilenemeyen enerji kullanımına ilişkin 6 temel kriteri yerine getirebilmesi için zamana ihtiyacı olduğunu göstermiştir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Türkiye'nin Almanya, Rusya Ve Çin İle Ticari İlişkileri: Girdi-Çıktı Analizi İle Bir Uygulama
    (Gaziantep Üniversitesi, 2017) Ersungur, Ş.mustafa; Bayramoğlu, Turgut; Pabuçcu, Hakan
    Almanya, Rusya ve Çin özellikle ticari ilişkiler bakımından Türkiye için özel bir öneme sahiptir. Türkiye'nin ithalatı açısından bu ülkeler ilk üç sırayı almaktadır. Bu sebeple çalışmada adı geçen ülkeler ile Türkiye arasındaki dış ticaret ilişkisi ve kilit endüstriler 1995, 2000, 2005, 2008 ve 2011 yıllarına ait veriler kullanılarak girdi-çıktı analizi yardımıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında; Türkiye için ithalata bağımlı üretim modeli koşullarının gerçekleştiği, diğer ülkeler için ise ilk üç sektörde böyle bir durumun gerçekleşmediği görülmüştür. Türkiye'nin ithal girdi ürünleri açısından dışa bağımlı bir ülke konumunda olması önemli bir problem olarak tespit edilmiş ve bu durumun kilit endüstriler açısından yurt içi bağımlaşmayı azalttığı sonucuna ulaşılmıştır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    YAPAY SİNİR AĞLARI İLE CO2 EMİSYONU TAHMİNİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ
    (2016) Pabuçcu, Hakan; Bayramoğlu, Turgut
    Kalkınma ve çevre ilişkisi vurgulanmaya başlandığı günden beri gündemdendüşmemiştir. Bunun en somutlaşmış hali 2015 yılında düzenlenen Paris İklimZirvesi’dir. Sözleşmeye taraf olan diğer ülkeler gibi Türkiye’de sera gazı salımdeğerlerini artıştan azalış yöntemi ile azaltmayı taahhüt etmiştir. Diğer yandan Türkiyegelişmekte olan bir ülke olarak enerji üretimini ve tüketimini artırmak zorundadır.Büyüme ise beraberinde çevre kirliliği getirmektedir. Çevre kalitesi karbondioksit (CO2)gibi zehirli gazların çevreye bırakılması ile oluşmaktadır. Zehirli gaz emisyonunun enönemli kaynakları ise enerji üretimi ve tüketimi, endüstriyel üretim, seyahat için enerjitalebinden oluşmaktadır. Diğer nedenler bunların yanında kirletici olarak zayıfkalmaktadır. Bu sebeple bu çalışmada AB-28 ülkeleri ile Türkiye’nin gelecekte sera gazısalım değerlerini tahmin etmede beşer yıllık olmak üzere 1990-2030 yılları arası nüfus,GSYH, enerji üretimi ve tüketimi, ulaşım için enerji kullanımı ve sera gazı salımmiktarları kullanılmıştır. Tahmin konusunda başarılı sonuçlar veren Yapay Sinir AğlarıModeli (YSA) ile Türkiye’nin 2020-2025-2030 yılları için CO2 eş değeri salım miktarlarısırası ile 740,33 Milyon Ton (Mt), 1039,32 Mt ve 1244,13 Mt bulunmuştur. Bulunan busonuçların Türkiye’nin Paris İklim Zirvesi’nde 2030 yılı için taahhüt ettiği 929 Mt CO2eşdeğeri salım miktarından fazla olduğu anlaşılmaktadır. Türkiye’nin taahhütünü yerinegetirebilmesi için enerji verimliliğini artırması ve yenilenebilir enerjilere geçiş yapmasıgerekmektedir.

| Bayburt Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Bayburt Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Bayburt, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim