Yazar "Durmuşoğlu, Kurban" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 13 / 13
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Abaka Han Dönemi (1265-1282) İlhanlılar’da Dış Siyaset (Altın Orda, Çağatay ve Memlûk Örneği)(2019) Durmuşoğlu, Kurbanİlhanlılar, Cengiz Han’ın torunu Hülegü Hantarafından İran merkezli kurulan şube bir Moğoldevletidir. Adını Hülegü’nün kullandığı İlhanunvandan alan devlet, XIII. yüzyılda özellikle ÖnAsya’da önemli bir rol üstlenmişti. İran, Irak,Azerbaycan ve Anadolu’da hüküm sürmüş olanİlhanlılar, devrinin en kudretli devletlerinden biriolarak kabul edilmişti. İlhanlılar hâkim olduğu bucoğrafyada önemli siyasî, askerî ve kültürel izlerbırakmışlardır. Kurulduğu coğrafya onları sürekliAltın Orda, Çağatay ve Memlûkler gibidevletlerle hâkimiyet mücadelesine sürüklemişti.Bu çalışmamızda Abaka Han dönemiİlhanlılar’ın dış münasebetleri ele alınmıştır.Çalışmamızda öncelikle Abaka Han’ın tahta çıkışsürecini ele aldıktan sonra, yukarıda adı geçendevletlerle olan dış münasebetlerini dönemin anakaynakları çerçevesinde değerlendireceğiz.Öğe AYN CÂLÛT SAVAŞI: MEMLÛK TARİH ANLATILARINDA PARADİGMATİK BİR TARİHSEL OLAY(2023) Levanoni, Amalia; Durmuşoğlu, KurbanÖğe AYN CÂLÛT SAVAŞI: MEMLÛK TARİH ANLATILARINDA PARADİGMATİK BİR TARİHSEL OLAY(2023) Levanoni, Amalia; Durmuşoğlu, KurbanÖğe Construction Status of Herat During the Period of Ögedei Khan (1229-1241)(Istanbul Universitesi, 2024) Durmuşoğlu, KurbanMongols began to make a name for themselves in world history during the leadership of Chinggis Khan. They entered the Iranian geography as a result of their struggle with their biggest rival in the west, the Khwarazmshah. The apparent reason that motivated the Mongols was the Utrar incident. The Mongols, led by Chinggis Khan, confronted the Khwarazmshah as revenge for the murder of their ambassadors, or at least used this as an excuse. The Mongols’ struggle with the Khwarazmshah in Khorasan brought tremendous destruction to the region, with Herat being one of the Khorasani cities affected by this destruction. Although the Mongol invasion destroyed the city, this situation was limited to the Chinggis Khan period. Chinggis’ successors did not adopt their father’s policy in an administrative sense. Therefore, this situation is considered the beginning of a new process in Khorasani cities and was seen to affect many areas. Ögedei replaced Chinggis as Khan, and Ögedei Khan’s attitude toward the construction of cities was a turning point not just for Herat but for all Khorasan cities. In this way, Herat entered a period of recovery and development in terms of construction through Ögedei Khan. The construction activities carried out under the management of Ögedei Khan were essential for the redevelopment and improvement of the region. In order to elucidate all of these, the study is mainly based on Persian sources of the period. However, the study also applies Turkish and English sources where necessary. In this context, the study touches upon the destruction experienced in Herat due to the Mongol invasion and covers the construction activities carried out in the region during the reign of Ögedei Khan. © 2024 Istanbul Universitesi. All rights reserved.Öğe Construction Status of Herat During the Period of Ögedei Khan (1229-1241)(Istanbul Universitesi, 2024) Durmuşoğlu, KurbanMongols began to make a name for themselves in world history during the leadership of Chinggis Khan. They entered the Iranian geography as a result of their struggle with their biggest rival in the west, the Khwarazmshah. The apparent reason that motivated the Mongols was the Utrar incident. The Mongols, led by Chinggis Khan, confronted the Khwarazmshah as revenge for the murder of their ambassadors, or at least used this as an excuse. The Mongols’ struggle with the Khwarazmshah in Khorasan brought tremendous destruction to the region, with Herat being one of the Khorasani cities affected by this destruction. Although the Mongol invasion destroyed the city, this situation was limited to the Chinggis Khan period. Chinggis’ successors did not adopt their father’s policy in an administrative sense. Therefore, this situation is considered the beginning of a new process in Khorasani cities and was seen to affect many areas. Ögedei replaced Chinggis as Khan, and Ögedei Khan’s attitude toward the construction of cities was a turning point not just for Herat but for all Khorasan cities. In this way, Herat entered a period of recovery and development in terms of construction through Ögedei Khan. The construction activities carried out under the management of Ögedei Khan were essential for the redevelopment and improvement of the region. In order to elucidate all of these, the study is mainly based on Persian sources of the period. However, the study also applies Turkish and English sources where necessary. In this context, the study touches upon the destruction experienced in Herat due to the Mongol invasion and covers the construction activities carried out in the region during the reign of Ögedei Khan. © 2024 Istanbul Universitesi. All rights reserved.Öğe Horasan’ın İdarî Bürokrasisinde İlhanlı Şehzâdeleri ve Devlet Adamları (1256-1335)(2021) Durmuşoğlu, KurbanMoğollar, Horasan coğrafyasını ele geçirdikten sonra, bölgede idarî bürokrasiyi askerî ve sivil idareciler üzerinden kurmuştu. Moğolların Horasan’da kurduğu bu sistem Möngke Han’a kadar devam etmişti. Möngke’nin hükümdar olması, Horasan coğrafyasında yeni bir idarî düzeni ortaya çıkartmıştı. O, kardeşi Hülegü’yü İran coğrafyasına göndermesiyle Horasan, bir İlhanlı toprağı haline gelmişti. Ancak bu durum Horasan coğrafyasında İlhanlı-Çağatay çekişmesini beraberinde getirmişti. Bu yüzden İlhanlı Devleti, Hülegü’den itibaren Horasan’da yönetimi hükümdarların vekili olan şehzâdeler üzerinden oluşturmuştu. Böylece İlhanlılar, hem bölgede istediği idarî düzen kurmayı hem de devletin doğu sınırını Çağatay saldırılarına karşı korumayı amaçlamışlardı. Bu makale, İlhanlı Devleti döneminde Horasan coğrafyasında görev alan şehzâdeleri dönemin çağdaş kaynakları üzerinden incelemekte; ayrıca şehzâdelerle bölgede görev alan idarî görevliler hakkında bilgi vermektedir.Öğe İlhanlı Ordusunun Stratejik Üssü: Hemedân’ın Askerî Önemi(2025) Durmuşoğlu, KurbanBu çalışma, İlhanlı Devleti döneminde Hemedân şehrinin askerî ve stratejik önemini ele almaktadır. Hemedân, XIII. ve XIV. yüzyıllarda coğrafi konumu, ticaret yollarının kesişim noktası olması ile İlhanlılar için kritik bir üs olmuştur. Şehir, Moğolların İran’ı istilâsı sırasında pragmatik bir tavır sergileyerek büyük yıkımlardan kaçınsa da sonrasında Moğol taleplerine karşı direniş göstermiş ve ağır sonuçlarla karşılaşmıştır. İlhan Hülegü döneminde Hemedân, Abbâsî Hilâfeti'ne yönelik seferlerin ana karargâhı olarak kullanılmıştır. İlhanlı hâkimiyeti boyunca, şehir sadece askerî değil, aynı zamanda siyasî bir merkez olarak da işlev görmüştür. Gazan Han ve Ölceytü gibi hükümdarların dönemlerinde de Hemedân’ın stratejik konumu pekişmiş, imar faaliyetleriyle güçlendirilmiştir. Çalışma, Hemedân’ın İlhanlı Devleti’nin askerî ve siyasî yapılanmasındaki rolünü kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir.Öğe Moğol İstilâsının Gerekçelerine Dair Bazı Tespitler: Horasan Örneği(2024) Durmuşoğlu, KurbanMoğol istilâsı Orta Çağ’da belki de adından en çok söz ettiren olaylardan biridir. Cengiz Han liderliğinde başlayan bu istilâ hareketiyle birçok yerleşim alanı ya büyük bir tahribat yaşamış ya da tamamen yıkılmıştır. Bu yıkımlardan en büyüğü de Horasan’da yaşanmıştır. Ancak Moğolların Horasan coğrafyasındaki yıkımlarının boyutları tartışma konusudur. Bu konuda kaynaklar birçok iddia öne sürmekte ve Moğol istilâsını farklı gerekçelerle ortaya koymaktadır. Hiç şüphesiz Moğolların Horasan’daki tutumunun bir strateji sonucu ortaya çıktığı unutulmamalıdır. Aksi taktirde bu konudaki iddialar Moğol istilâsının gerekçelerini açıklama noktasında eksik kalacaktır. Hârezmşâh bakiyelerinin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olan bu stratejide elbette bölgede birtakım yıkımlar meydana gelmiştir. Bu bağlamda Moğolların Horasan coğrafyasındaki yıkımları birçok nedene bağlandığı gibi temelde bir bütün halinde ele alınmamıştır. Dolayısıyla çalışmamızın ortaya çıkış noktası da bu eksiklikten ileri gelmektedir. Bu çalışmanın amacı, Moğolların Horasan’da gerçekleştirdikleri yıkımların altında yatan sebepleri genel çerçevede tespit etmektir. Bu kapsamda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Moğolların Horasan coğrafyasında gerçekleştirdiği yıkımların altında Moğolların askerî strateji ve intikam duygusu, Horasan’ın stratejik konumu, Horasan halkının itaat etmemesi, bozkır taktiği ile Moğolların göçebe yaşamı ve Hârezmşâhların ihaneti gibi sebeplerin olduğu tespit edilmiştir.Öğe MOĞOL SİVİL VALİLERİ DÖNEMİNDE HORASAN (1233-1256)(2023) Durmuşoğlu, KurbanGeçmişten günümüze kadar birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış olan Horasan coğrafyası, idarî anlamda hem zor hem de bir o kadar karışık dönemi Moğol hâkimiyetiyle yaşamıştı. Cengiz Han liderliğindeki Moğollar 1218 yılındaki Ortar hadisesinden sonra Ön Asya’da hâkimiyet kurmaya başlamışlardı. Cengiz Han’ın önderliğinde başlayan bu süreçte Moğollar, önce Mâverâünnehir ardından İran coğrafyasında Hârezmşâhlara ağır bir darbe vurmuş ve bölgeyi ele geçirmişlerdi. Bu süreç, aynı zamanda İran’a bağlı idarî bir bölge olan Horasan coğrafyasını da Moğol istilâsına maruz bırakmıştı. Büyük bir yıkımdan sonra ele geçirilen Horasan coğrafyası, Moğol idaresine boyun eğmek zorunda kalmıştı. Horasan coğrafyası, Moğol toprağı hâline geldikten sonra Cengiz Han’ın ülüşüne dâhil edilmemişti. Bu bölge bütün Moğollar için müşterek bir toprak parçası olarak yönetilmeye başlamıştı. Dolayısıyla bu durum Horasan coğrafyasında bütün Moğol şehzâdelerinin hak iddia ettiği, idarî anlamda karışık bir yapıyı ortaya çıkarmıştı. Bu sebeple Moğollar, Horasan coğrafyasına hâkim olduktan sonra bölgede idarî anlamda birtakım yeni uygulamaları hayata geçirmeye başlamıştı. Bu bağlamda Horasan coğrafyası, Cengiz Han döneminde askerî valilerle idare edilmişti. Ancak Horasan coğrafyasında özellikle Hârezmşâh etkinliğinin kırılamaması yüzünden bu sistem başarılı olmamıştı. Bu yüzden Cengiz’in ölümünden sonra onun ardılları döneminde Horasan’da aynı sistemin benimsenmediği görülmektedir. Cengiz Han’dan sonra tahta geçen Ögedey Han ile başlayan süreçte, Horasan coğrafyasında sivil valiler üzerinden yeni bir idarî yapı ortaya çıkmıştı. Bölgede görev alan sivil valiler, müşterek bir toprak parçası kabul edilen Horasan coğrafyasını merkez Karakorum adına idare etmişlerdi. Moğol hanı tarafından bölgeye atanan bu valiler, bölgede yalnız olmamıştı. Bütün Moğol şehzâdeleri Horasan’daki haklarından mahrum kalmamak için valilerle birlikte bölgeye birer temsilci göndermişlerdi. Bu da bölgede bir çıkar çatışmasının ortaya çıkmasının yanı sıra idarî anlamda da hakimiyet kurmak isteyen Moğol şehzâdelerinin hâkimiyet mücadelesine sahne olmuştu. Horasan coğrafyasındaki bu karışık durum, Möngke Han’ın kardeşi Hülegü’yü daha merkeziyetçi bir idarenin kurulabilmesi için Ön Asya’ya görevlendirmesine kadar devam etmişti. Hülegü’nün Ön Asya’da İran merkezli bir Moğol şube devleti olan İlhanlıları kurmasıyla Horasan bir İlhanlı toprağı hâline gelmişti. Böylece artık bölgede bundan sonra İlhanlı idaresi başlamış olacaktı. İlhanlı Devleti’nin kuruluşuna kadar geçen süreçte Horasan’da üç sivil vali görev almıştı. Bu makale, Moğollarda Ögedey Han döneminden itibaren Horasan’da görev alan Cin Timur, Körgüz ve Argun Aka’nın valiliklerini dönemin çağdaş kaynakları üzerinden incelemekte; ayrıca Moğollar döneminde Horasan’ın sivil valiler tarafından nasıl idare edildiğine dair bilgi vermektedir.Öğe MOĞOL SİVİL VALİLERİ DÖNEMİNDE HORASAN (1233-1256)(2023) Durmuşoğlu, KurbanGeçmişten günümüze kadar birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış olan Horasan coğrafyası, idarî anlamda hem zor hem de bir o kadar karışık dönemi Moğol hâkimiyetiyle yaşamıştı. Cengiz Han liderliğindeki Moğollar 1218 yılındaki Ortar hadisesinden sonra Ön Asya’da hâkimiyet kurmaya başlamışlardı. Cengiz Han’ın önderliğinde başlayan bu süreçte Moğollar, önce Mâverâünnehir ardından İran coğrafyasında Hârezmşâhlara ağır bir darbe vurmuş ve bölgeyi ele geçirmişlerdi. Bu süreç, aynı zamanda İran’a bağlı idarî bir bölge olan Horasan coğrafyasını da Moğol istilâsına maruz bırakmıştı. Büyük bir yıkımdan sonra ele geçirilen Horasan coğrafyası, Moğol idaresine boyun eğmek zorunda kalmıştı. Horasan coğrafyası, Moğol toprağı hâline geldikten sonra Cengiz Han’ın ülüşüne dâhil edilmemişti. Bu bölge bütün Moğollar için müşterek bir toprak parçası olarak yönetilmeye başlamıştı. Dolayısıyla bu durum Horasan coğrafyasında bütün Moğol şehzâdelerinin hak iddia ettiği, idarî anlamda karışık bir yapıyı ortaya çıkarmıştı. Bu sebeple Moğollar, Horasan coğrafyasına hâkim olduktan sonra bölgede idarî anlamda birtakım yeni uygulamaları hayata geçirmeye başlamıştı. Bu bağlamda Horasan coğrafyası, Cengiz Han döneminde askerî valilerle idare edilmişti. Ancak Horasan coğrafyasında özellikle Hârezmşâh etkinliğinin kırılamaması yüzünden bu sistem başarılı olmamıştı. Bu yüzden Cengiz’in ölümünden sonra onun ardılları döneminde Horasan’da aynı sistemin benimsenmediği görülmektedir. Cengiz Han’dan sonra tahta geçen Ögedey Han ile başlayan süreçte, Horasan coğrafyasında sivil valiler üzerinden yeni bir idarî yapı ortaya çıkmıştı. Bölgede görev alan sivil valiler, müşterek bir toprak parçası kabul edilen Horasan coğrafyasını merkez Karakorum adına idare etmişlerdi. Moğol hanı tarafından bölgeye atanan bu valiler, bölgede yalnız olmamıştı. Bütün Moğol şehzâdeleri Horasan’daki haklarından mahrum kalmamak için valilerle birlikte bölgeye birer temsilci göndermişlerdi. Bu da bölgede bir çıkar çatışmasının ortaya çıkmasının yanı sıra idarî anlamda da hakimiyet kurmak isteyen Moğol şehzâdelerinin hâkimiyet mücadelesine sahne olmuştu. Horasan coğrafyasındaki bu karışık durum, Möngke Han’ın kardeşi Hülegü’yü daha merkeziyetçi bir idarenin kurulabilmesi için Ön Asya’ya görevlendirmesine kadar devam etmişti. Hülegü’nün Ön Asya’da İran merkezli bir Moğol şube devleti olan İlhanlıları kurmasıyla Horasan bir İlhanlı toprağı hâline gelmişti. Böylece artık bölgede bundan sonra İlhanlı idaresi başlamış olacaktı. İlhanlı Devleti’nin kuruluşuna kadar geçen süreçte Horasan’da üç sivil vali görev almıştı. Bu makale, Moğollarda Ögedey Han döneminden itibaren Horasan’da görev alan Cin Timur, Körgüz ve Argun Aka’nın valiliklerini dönemin çağdaş kaynakları üzerinden incelemekte; ayrıca Moğollar döneminde Horasan’ın sivil valiler tarafından nasıl idare edildiğine dair bilgi vermektedir.Öğe Moğolların Teşkilat ve İdari Tarihi (İran Moğolları 1220-1295)(Fatih ÜNAL, 2020) Durmuşoğlu, Kurbanİlhanlı Devleti (İran Moğolları) , Mengü Han'ın 1 Temmuz 1251 tarihindeki kurultayda Moğol Han'ı olmasından sonra, Ön Asya'da istediği sonucu alamayan Moğol komutanlarının yerine kardeşi İlhan Hülegü göndermesiyle, İran coğrafyasında 1256 yılında başkenti Tebriz olarak kurulan devletin adıdır. İlhanlı Devleti'nin kurulduğu İran coğrafyası jeopolitik durumu sebebiyle İlhanlılar'ı dönemin siyasi, sosyal ve kültürel tarihinin ayrılmaz bir parçası haline getirmektedir. Nitekim İlhan Devleti bu dönemde Altın Orda, Çağatay, Memluk, Anadolu Selçuklu Devleti, Gürcü Krallığı ve Ermeni Prenslikleri ile ikili ilişkiler içerisine girmişti. Bu çerçevede dönemine göre başarılı sayabileceğimiz bir yönetim anlayışı benimseyen İlhanlılar, bunu sadece askeri başarılarına değil; aynı zamanda düzenli teşkilat yapılarına borçlu oldukları şüphesizdir. Bu açıdan elimizdeki eser İlhanlı Devleti özelinde teşkilat ve idari tarih üzerine oldukça önem arz etmektedir. Özkan Dayı tarafından doktora tezi olarak çerçevesi çizilen ve 2020 yılında Ankara'da Altınordu yayınları tarafından çıkarılan Moğolların Teşkilat ve İdari Tarihi (İran Moğolları 1220-1295) başlıklı bu çalışma, genelde Moğol tarihi özelde ise İlhanlı tarihi alanında büyük bir boşluğu dolduran incelemedir.Öğe Religious Attitude of the Great Mongol Khans (Chinggis, Ögödei Güyüg and Möngke Period)(Sabit Dokuyan, 2024) Durmuşoğlu, KurbanThe Great Mongol Khans were leaders who played an essential role in establishing and expanding the Mongol Empire. These leaders tried to keep the religious elements within the empire together since its establishment. Of course, in addition to the Mongol Khans’ attitudes, the period’s political conditions also greatly affected this. The Mongol Khans also took shape according to the political atmosphere of the period from the establishment and shaped their religious practices within this framework. Religious life during the Mongol Khan period presented a very colourful appearance. This situation caused the religious situation during the Mongol period to be quite complex and to change in the historical process. Although shamanist beliefs were widespread in the early Mongol periods, as the Mongols expanded their borders, they also tolerated the religions in the lands they “conquered” and accepted some elements of these religions. Due to theMongols’vast geography and the fact that they included different cultures, many religions, such as Islam, Buddhism, and Christianity, became widespread, and the Mongol Khans generally did not interfere with these religions and sometimes even protected them. The Mongols have encouraged religious tolerance and respected different beliefs since their founder, Chinggis Khan. Chinggis Khan had people of different religions as advisors in his administration, allowing them to practice their religion freely. This led to tolerance of Islam, Buddhism, Christianity, and other beliefs during the reign of Chinggis Khan’s successors. This policy facilitated trade and interaction between different peoples within the Mongol Empire and played an active role in gaining the loyalty of various ethnic and religious groups under their rule. Thus, people of other religions could rise to important positions within the empire. However, this tolerance policy differed in every period and place, and some Mongol khans could be more oppressive. In addition, religious attitudes during the Mongol khan period varied depending on political and strategic goals. Therefore, since the religious attitudes of theMongol khans changed over time, it may not be easy to talk about a general religious attitude. In this study, the religious attitudes of the Mongolian Khans in the period from Chinggis Khan to Möngke are examined, and information is given about which religions the Mongolian Khans had and what kind of relationship they had. © 2024, Sabit Dokuyan. All rights reserved.Öğe Religious Life and Sufism in Horasan: The Ilkhanid Period(Ahmet YEŞİL, 2025) Durmuşoğlu, KurbanThe Ilkhanate period is a significant turning point in the medieval Islamic world. This period was when political and social structures were reshaped, and religious and cultural transformations occurred. In this context, the geography of Khurasan, the crossroads where the Iranian and Indian traditions meet, became the center of religious and sufi movements in this period. The Ilkhanate period is a period in which the Islamic structure in the region was shaped, and sufi thought was strengthened. The study examines how the political factors in this process affected religious life and analyzes sufism's role among the people and at the administrative level. The study addresses issues such as the spread of sufi schools and orders, the effects of religious leaders and sufis on society, and the Ilkhanate administration's approach to Sufism. The study aims to provide a comprehensive analysis of the religious atmosphere of the period with the data obtained from the sources. The research examines how Islamic practices and sufi thought in Khurasan transformed and how the religious policies of the Ilkhanate in the region shaped this transformation. In addition, the study focuses on the roles of the leading sufis and religious leaders of the period in shaping religious life in Khurasan.












