Yazar "Erdem, Suat" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe The Iddet Time and the Marriage of the Woman Waiting Iddet Time According To Islamic Law(Cumhuriyet Univ, Fac Theology, 2013) Erdem, SuatIn the Islamic Law, Iddet means the disappearence of the marriage principles with the ending of the marriage because of any reasons and the time must be waited for another marrige by the woman. Iddet can be classified in two with regard of the causes of the action giving rise the divorce as the iddet of divorce and death, and it also can be subjected to a classification for the time of iddet as menstruation, pregnance and periodical iddet. As it is impossible to make a marriage proposal to a woman who is waiting the time of iddet directly or indirectly, there is an agreement on the subject of the impossibility of making a marriage proposal to a woman directly. As it is not possible to make a marriage proposal to a woman waiting iddet of death directly, an indirect proposal is possible only with an agreement. There is an agreement among the Islamic Lawyers on the subject of canceling the marriage which has taken place notwithstanding the ban, but the agreement isn't available about the marrige of the same couple after the time of iddet.Öğe İSLÂM FIKHINDA TESETTÜR(2015) Erdem, SuatSözlükte "gizlenmek" anlamına gelen tesettür, dini bir kavram olarak, kişinin bir zaruret bulunmaksızın açılması ve bakılması helal olmayan uzuvlarını örtmesi anlamına gelmektedir. Tesettürden genellikle kadınların, nikâhlanabileceği erkeklere karşı örtünmesi anlaşılmaktadır.İslam'ın kendine has bir örtünme anlayışı ve adabı vardır. İslam'a göre insan, bedenini sergilemek ve arzu uyandırmak için değil bilakis bedenini örtmek ve arzuları gemlemek ve azaltmak için giyinir. Tesettürle ilgili getirilen düzenlemelerde özellikle kadınlara mahsus olmak üzere kendine has bir örtünme nizamının getirildiği asırlar boyu bütün İslam âlimleri tarafından kabul edilmiştir. İnsanın avret sayılan kısımlarının örtülmesi hususunda fıkıhçılar arasında ittifak; ancak hangi uzuvların avret olduğunda ise ihtilaf söz konusudur. İslam dini tesettüre önem vermekle birlikte, örtünmenin şekli konusunda ayrıntıya girmemiş, bunu örf ve âdete bırakmıştır. Böylece her çağda ve bölgede bu emrin yerine getirilmesine imkân verilmiştir. Tesettür, evrensel ve sürekli bir hüküm; örtünmenin şekli ise yereldir. Ancak tesettür için kullanılan elbiselerin vücut hatlarını belli etmeyecek genişlikte, altını göstermeyecek kalınlıkta ve avreti kapatacak büyüklükte olması gibi bazı vasıflarının bulunması gerektiği de açıktır.Öğe İSLAM FIKHINDA TESETTÜR(Erzurum Kültür Eğitim Vakfı, 2015) Erdem, SuatSözlükte "gizlenmek" anlamına gelen tesettür, dini bir kavram olarak, kişinin bir zaruret bulunmaksızın açılması ve bakılması helal olmayan uzuvlarını örtmesi anlamına gelmektedir. Tesettürden genellikle kadınların, nikahlanabileceği erkeklere karşı örtünmesi anlaşılmaktadır. İslam'ın kendine has bir örtünme anlayışı ve adabı vardır. İslam'a göre insan, bedenini sergilemek ve arzu uyandırmak için değil bilakis bedenini örtmek ve arzuları gemlemek ve azaltmak için giyinir. Tesettürle ilgili getirilen düzenlemelerde özellikle kadınlara mahsus olmak üzere kendine has bir örtünme nizamının getirildiği asırlar boyu bütün İslam alimleri tarafından kabul edilmiştir. İnsanın avret sayılan kısımlarının örtülmesi hususunda fıkıhçılar arasında ittifak; ancak hangi uzuvların avret olduğunda ise ihtilaf söz konusudur. İslam dini tesettüre önem vermekle birlikte, örtünmenin şekli konusunda ayrıntıya girmemiş, bunu örf ve adete bırakmıştır. Böylece her çağda ve bölgede bu emrin yerine getirilmesine imkan verilmiştir. Tesettür, evrensel ve sürekli bir hüküm; örtünmenin şekli ise yereldir. Ancak tesettür için kullanılan elbiselerin vücut hatlarını belli etmeyecek genişlikte, altını göstermeyecek kalınlıkta ve avreti kapatacak büyüklükte olması gibi bazı vasıflarının bulunması gerektiği de açıktır.Öğe İSLAM HUKUKUNA GÖRE İDDET ve İDDET BEKLEYEN KADININ NİKÂHI(2013) Erdem, Suatİslam hukukunda iddet, evliliğin herhangi bir sebeple sona ermesi durumunda nikâh hükümlerinin tamamen ortadan kalkması ve ka- dının yeni bir evlilik yapabilmesi için beklemesi gereken süreyi ifa- de eder. İddet, kendisine sebebiyet veren olaya göre boşanma veya ölüm iddeti olarak ikiye ayrılarak incelendiği gibi iddet süresine göre hayız, hamilelik ve süreli iddet şeklinde de ayırıma tabi tutulabilir. Rac?î talaktan dolayı iddet bekleyen kadına açık veya gizli evlilik teklifi, bâin talaktan dolayı iddet bekleyen kadına ise açık evlilik teklifinin yapılamayacağında ittifak söz konusudur. Yine vefat id- detini bekleyen bir kadına, açık evlilik teklifi yapılamazken üstü kapalı evlilik teklifi yapılabileceğinde ittifak edilmiştir. Yasak olmasına rağmen iddet halinde yapılmış olan evliliğin, fark edildiği anda iptal edilmesi ve tarafların tefrik edilmesinde İslam hukukçuları arasında ittifak, tefrik edilen tarafların iddet bittikten sonra yeniden evlenip evlenemeyeceklerinde ise ihtilaf söz konu- sudur.Öğe İSLAM HUKUKUNA GÖRE TAHLÎL NİKAHI(Erzurum Kültür Eğitim Vakfı, 2013) Erdem, Suatİslam hukukuna göre nikah ile oluşan bağın çözülmesi anlamına gelen talak, evliliği sona erdirmektedir. Kocanın karısını üç kere boşaması halinde ise el-Beynunetü'l-Kübra denilen kesin ayrılık meydana gelmektedir. Üç kere boşanmış kadın ancak, başka bir kişi ile ciddi bir evlilik yaptıktan sonra boşanması veya kocasının ölmesi halinde isterse eski kocası ile yeniden evlenebilir. Yapılan ikinci evliliğin ciddi bir evlilik olması gerekirken maalesef kadını ilk kocasına helal kılmak amacıyla bazı şekli evlilikler yapılmış ve böylece nikah akdi ciddiyetinden ve hedefinden uzaklaştırılmıştır. Kadını ilk kocasına helal kılmak amacıyla yapılan tahlil nikahının haramlığı hususunda İslam hukukçuları arasında hemen hemen ittifak oluşmuşken tahlil nikahının temel ölçütü olan ikinci kocanın kadını ilk kocasına helal kılma niyet ve amacının tespitinde ise ihtilaf söz konusudur. Bazı fakihler, tahlil nikahının gerçekleşmesi için evlenen ikinci kocada kadını ilk kocasına helal kılma niyetinin bulunmasını yeterli görürken bazıları bu niyeti yeterli görmemekte ve nikah anında böyle bir niyetin açıkça ortaya konmasını ve zikredilmesini şart koşmaktadırlar. Bazıları ise böyle bir şartın nikahın sahihliğini bozmayacağını bilakis şartın kendisinin fasit olacağını ileri sürmektedir.












