Yazar "Güneş, Hüseyin" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Deprem Sonrası Cerrahi Hemşirelerinin Algılanan Stres ve Psikolojik İyi Oluş Düzeyleri(2025) Güneş, Hüseyin; Semerci, Vahide; Sarı, Ebru Sönmez; Beyoglu, SakineAmaç: Bu araştırmada, deprem sonrası cerrahi hemşirelerinin algıladıkları stres ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte planlanan bu araştırma, Türkiye’nin doğusunda yer alan bir eğitim ve araştırma hastanesinde gönüllü 241 cerrahi servis hemşireleri ile yürütüldü. Veriler; araştırmacılar tarafından 25 Eylül-15 Ekim 2023 tarihleri arasında çevrimiçi toplandı. Verilerin toplanmasında ‘‘Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ)’’ kullanıldı. Tanımlayıcı istatistikler için ortalama, standart sapma, min-maks değerler, sayı ve yüzde kullanıldı. Verilerin analizinde parametrik testlerden bağımsız gruplarda t testi, Tek Yönlü Anova ve Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Levene testi ile veri setinin homojenliği değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Bu çalışmada hemşirelerin yaş ortalaması 33,39±7,63 (19-55)’tir. Cerrahi hemşirelerin PİOÖ puan ortalaması 38,45±9,32 ve ASÖ puan ortalaması 30,23±7,10 olduğu bulunmuştur. Hemşirelerin psikolojik iyi oluşları ve algılanan stresleri arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik yapılan Pearson korelasyon testi sonucuna göre, zayıf düzeyde, negatif yönde doğrusal ilişki vardır (r=-0,374, p<0,001). Sonuç: Bu çalışmada cerrahi hemşirelerinin algılanan stres ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin orta düzeyde olduğu saptandı. Hemşirelerinin algılanan stres düzeyi azaldıkça psikolojik iyi oluş düzeyinin arttığı belirlenmiştir.Öğe The effect of nursing care satisfaction on pain and anxiety levels of patients undergoing orthopedic surgery in the early postoperative period(2022) Güneş, Hüseyin; Bülbüloğlu, Semra; Kapıkıran, Gürkan; Sarıtaş, SerdarIn our study, we aimed to examine the effect of nursing care satisfaction on the pain and anxiety levels of patients who underwent orthopedic surgery. This descriptive study was conducted with the participation of patients who underwent surgery in the orthopedic clinic of a training and research hospital, and they were in the early postoperative period. Patient information form, Newcastle Satisfaction with Nursing Scale and State-Trait Anxiety Inventory were used in data collection. In this study, we found that 41.2% of the orthopedic patients were between the ages of 36 and 50, and 60.4% of them were women. Both nursing care satisfaction and anxiety levels were found to be higher in women than men (p<0.05). The highest satisfaction rate was found among patients aged 18-35 years old, and the highest anxiety level was found in patients over the age of 66. In our study, we found that higher anxiety levels increased pain intensity, and a high level of nursing care satisfaction could be seen in various pain and anxiety levels. Our study showed that nursing care satisfaction was affected by pain and anxiety in patients who underwent orthopedic surgery. In addition, it showed that pain and anxiety trigger each other. Clinicians should be aware of the negative effects of pain and anxiety on postoperative recovery. Strategies to increase nursing care satisfaction should be developed.Öğe Hemşirelerin aşı karşıtlığı düzeylerinin belirlenmesi(2023) Güneş, Hüseyin; Semerci, Vahide; Kırbaş, Zila ÖzlemAmaç: Bu çalışma hemşirelerin aşı karşıtlığı düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Çalışma 15 Eylül-30 Eylül 2022 tarihleri arasında bir eğitim araştırma hastanesinde tanımlayıcı olarak yapıldı. Örneklem seçimine gidilmeyip çalışmaya katılmayı kabul eden, çalışma tarihlerinde izinli ve raporlu olmayan 282 hemşireye ulaşıldı. Veriler Kişisel Bilgi Formu ve Aşı Karşıtlığı Ölçeği kullanılarak hemşireler ile yüz yüze görüşülerek toplandı. Bu çalışmada bilimsel ve evrensel ilkelere uyuldu ve gerekli izinler alındı. Veriler IBM SPSS v25 paket programda analiz edildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Veriler normal dağıldığından hemşirelerin tanıtıcı özellikleri ile ölçek puanlarının karşılaştırmasında Independent Sample T testi ve One-Way ANOVA testi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 39.60±7.43 (min=20, max=59)’tür. Hemşirelerin %90.8’i kadın olup, %83.3’ü evli, %72.0’si lisans mezunu ve %62.1’i servis hemşiresi olarak çalışmaktadır. Hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı 46.82±12.43’tür (min=21, max=90). Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı ile hemşirelerin aşı tereddütü yaşamaları, çocuk sahibi olma durumları ve aşı hakkında bilgi durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0.05). Sonuç: Çalışmamızda hemşirelerin aşı karşıtlığı orta düzeydedir. Aşı tereddütü yaşayan ve akrabasından/arkadaşından aşı hakkında bilgi edinen hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı daha yüksek, çocuk sahibi olan hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı daha düşüktür.Öğe Karaciğer Transplantasyonu Olan Hastalarda Covid-19 Korkusunun İmmünosüpresif Tedavi Uyumuna Etkisi(2024) Güneş, Hüseyin; Kavak, Mustafa; Beyoglu, SakineAim; In this study, we aimed to investigate the effect of fear of Covid-19 on adherence to immunosuppressive treatment in patients who underwent liver transplantation surgery. Method; This descriptive study was conducted at a university hospital liver transplant center with the participation of 169 patients. Data were collected by researchers face-to-face and online between February and March 2024. Data were collected using the Personal Information Form, the Fear of Coronavirus (Covid-19) Scale, and the Compliance with Immunosuppressive Drug Use scales. Data analysis was performed using the IBM SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) Statistics 25 program. Results; It was found that %58.6 of the patients were male, %80.5 were married, %72 used tacrolimus as an immunosuppressive drug after transplantation, %63.3 did not catch Covid-19, and %15.4 lost a relative due to Covid-19. Simple linear regression analysis was performed to determine the relationship between the scales used, and no statistically significant relationship was found between the two scales (p>0.05). Conclusion; It was determined that the fear of Covid-19 was at average levels. Despite this, it was determined that the patients' compliance with immunosuppressive treatment was high. Therefore, it was determined that the fear of Covid-19 did not affect compliance with immunosuppressive treatment.Öğe Üniversite öğrencilerinin sosyotelizme maruz kalma ve sosyotelist olma durumlarının incelenmesi(2023) Sarı, Ebru Sönmez; Kırbaş, Zila Özlem; Güneş, Hüseyin; Akeren, Zahide; Semerci, VahideAmaç: Bu çalışma üniversite öğrencilerinin sosyotelizme maruz kalma ve sosyotelist olma durumlarının belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte yapılan çalışmanın örneklemini Türkiye’nin Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan bir üniversitede öğrenim gören öğrenciler oluşturdu (n=1005). Veriler; araştırmacılar tarafından Eylül-Ekim 2022 tarihleri arasında çevrimiçi olarak Kişisel Bilgi Formu, Genel Sosyotelizme Maruz Kalma (GSMK) Ölçeği ve Genel Sosyotelist Olma (GSO) Ölçeği ile toplandı. Bulgular: Öğrencilerin yaş ortalaması 20.41±2.02 (min=18, max=36)’dir. %71.4’ünü kız öğrenciler oluşturmakta olup, %67.5’i fakültede ve %56.6’sı birinci sınıfta öğrenim görmektedir. Öğrencilerin GSMK puan ortalaması 77.86±26.28 ve GSO puan ortalaması 48.48±18.52 olarak bulundu. Öğrencilerin sosyotelizme maruz kalma ve sosyotelist olma arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik yapılan Pearson korelasyon testi sonucuna göre, GSMK ile GSO arasında orta düzeyde, pozitif yönde doğrusal ilişki saptandı (r=0.418, p=0.000). Sonuç: Sonuç olarak öğrencilerin GSMK ve GSO durumlarının orta düzeyde olduğu söylenebilir. Ayrıca sosyotelizme maruz kalan öğrenciler daha çok sosyotelist davranışlar sergileyebilmektedir. Toplum sağlığını geliştirmede görevi olan tüm sağlık profesyonellerinin, sosyotelizm açısından önemli bir risk grubunu oluşturan üniversite öğrencilerine yönelik etkin taramalar ve farkındalık çalışmaları yapmaları önerilebilir.Öğe Üniversite öğrencilerinin sosyotelizme maruz kalma ve sosyotelist olma durumlarının incelenmesi(2023) Sarı, Ebru Sönmez; Kırbaş, Zila Özlem; Güneş, Hüseyin; Akeren, Zahide; Semerci, VahideAmaç: Bu çalışma üniversite öğrencilerinin sosyotelizme maruz kalma ve sosyotelist olma durumlarının belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte yapılan çalışmanın örneklemini Türkiye’nin Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan bir üniversitede öğrenim gören öğrenciler oluşturdu (n=1005). Veriler; araştırmacılar tarafından Eylül-Ekim 2022 tarihleri arasında çevrimiçi olarak Kişisel Bilgi Formu, Genel Sosyotelizme Maruz Kalma (GSMK) Ölçeği ve Genel Sosyotelist Olma (GSO) Ölçeği ile toplandı. Bulgular: Öğrencilerin yaş ortalaması 20.41±2.02 (min=18, max=36)’dir. %71.4’ünü kız öğrenciler oluşturmakta olup, %67.5’i fakültede ve %56.6’sı birinci sınıfta öğrenim görmektedir. Öğrencilerin GSMK puan ortalaması 77.86±26.28 ve GSO puan ortalaması 48.48±18.52 olarak bulundu. Öğrencilerin sosyotelizme maruz kalma ve sosyotelist olma arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik yapılan Pearson korelasyon testi sonucuna göre, GSMK ile GSO arasında orta düzeyde, pozitif yönde doğrusal ilişki saptandı (r=0.418, p=0.000). Sonuç: Sonuç olarak öğrencilerin GSMK ve GSO durumlarının orta düzeyde olduğu söylenebilir. Ayrıca sosyotelizme maruz kalan öğrenciler daha çok sosyotelist davranışlar sergileyebilmektedir. Toplum sağlığını geliştirmede görevi olan tüm sağlık profesyonellerinin, sosyotelizm açısından önemli bir risk grubunu oluşturan üniversite öğrencilerine yönelik etkin taramalar ve farkındalık çalışmaları yapmaları önerilebilir.












