Yazar "Hasanov, Behram" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe İslam Sosyolojisi Çalışmaları Üzerine Eleştirel Bir Çözümleme(2024) Hasanov, BehramBu makale, Kuran ve Sünnete dayalı bir sosyoloji geliştirme yönündeki akademik çabaları eleştirel bir şekilde incelemektedir. Araştırmanın birinci problem cümlesi şöyle ifade edilebilir: Kur’an ve sünnetten hareketle bir “İslam toplumbilimi” disiplini geliştirmeyi hedefleyen çalışmaların mevcut sosyoloji disiplinine yaklaşımı, modernizm ve pozitivizm ile ilişkisi, metodolojik tutumu ve İslam düşünce geleneği ile ilişkisi nasıldır? Araştırmanın ikinci problem cümlesi şu şekilde ifade edilebilir: Kur’an ve sünnetten hareketle bir “İslam toplumbilimi” disiplini geliştirmeyi hedefleyen çalışmaların hedeflerine dayalı işlevsel bir “İslam Sosyolojisi” geliştirmek için olanaklar ve koşullar nelerdir? Makale, bu çalışmaların güncel sosyoloji disiplinine yaklaşımları, modernizm ve pozitivizmle ilişkileri, metodolojik duruşları ve İslami entelektüel gelenekle bağlantıları açısından kapsamlı bir analizini sunmayı amaçlamaktadır. Ek olarak, İslami medeniyete özgü bir sosyolojiyi şekillendirmenin mümkün olacağı koşulları tartışmaktadır. Kur’an ve sünnete referansla bir “İslam Sosyolojisi” geliştirmek amacıyla yapılan çalışmaların ortak zaaflarını tespit etmesi ve \"İslam Sosyolojisi\" disiplininin inşa edilmesinin şartlarına yönelik bütünleştirici bir yorum ortaya koyarak, konuyla ilgili yeni bir perspektif geliştirmesi makalenin özgün değerini oluşturmaktadır. Makalede, İslami ilkelerden türetilen bir sosyoloji yaratmaya çalışan beş Müslüman akademisyenin -Ali Şeriati, İlyas Bâ-Yunus, İbrahim Abdurrahman, Merryl Wyn Davies ve Mustafa Tekin- çalışmaları eleştirel çözümleme yoluyla incelenmiştir. Seçilen akademisyenlerin çalışmalarının eleştirel incelemesi birkaç önemli noktayı ortaya koymaktadır. Ali Şeriati, İslami literatürde bulunan terminolojilere ve dünya görüşlerine dayalı bir sosyoloji geliştirmenin gerekliliğini vurgulamaktadır. İlyas Bâ-Yunus, sosyolojinin İslamileştirilmesini savunmaktadır ve İslami ilkelerin sosyolojik araştırmalara entegre edilmesinin önemini vurgulamaktadır. İbrahim Abdurrahman, modern sosyal bilimler ile İslami öğretiler arasında yaratıcı bir senteze ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır. Merryl Wyn Davies, tamamen İslami kavramlar üzerine inşa edilmiş bir sosyoloji lehine modern sosyal bilimlerden tamamen ayrılmayı savunmaktadır. Öte yandan Mustafa Tekin, Müslüman toplumların kültürel ve sosyal bağlamlarına özgü, hikmete dayalı bir sosyoloji geliştirmeye odaklanmaktadır. Makalede, \"İslam Sosyolojisi\"ndeki mevcut çalışmaların güncel sosyoloji disiplinine karşı indirgemeci bir bakış açısı sergilediği tespit edilmiştir. Bu çalışmalar, modernist ve pozitivist tutumlarla karakterize edilir, sağlam bir metodolojik çerçeve geliştirmede başarısızdır ve genellikle İslami düşünce geleneğiyle anlamlı bir bağlantı kurmayı başaramayan püriten bir bakış açısı benimser. Yaklaşık elli yıldır devam eden çabalara rağmen, makale \"İslam Sosyolojisi\"nin bağımsız ve tam olarak gerçekleştirilmiş bir disiplin arayışının yerine getirilmediğini belirtmektedir. Tutarlı metodolojiler geliştirmedeki başarısızlık ve indirgemeci bakış açılarını benimseme eğilimi gibi yaygın zayıflıkları vurgulamaktadır. Makale, \"İslami Sosyoloji\" inşa etme çabasının, daha geniş bir İslam medeniyeti inşa etme projesinin bir parçası olarak görülmesi gerektiğini savunmaktadır. Başarılı bir İslam sosyolojisi disiplini inşası yalnızca metodolojik bir revizyon değil, aynı zamanda İslam'ın entelektüel ve kültürel mirasına yönelik temel bir yeniden yönelimi de içerir. Makale, işlevsel bir İslam referanslı sosyolojinin ancak İslam medeniyetini inşa etme projesinin bir uzantısı olarak görüldüğü takdirde başarılı olabileceği sonucuna varıyor. Özetle, makale “İslam Sosyolojisi”nin mevcut durumuna dair eleştirel bir genel bakış sunuyor, ortak zayıf noktalarını belirliyor ve başarılı bir şekilde gelişmesi için gerekli koşulları tartışıyor.Öğe Lise DKAB Öğretmenlerine Göre Öğrencilerin En Sık Sorguladıkları Dini Konular: Bayburt Örneği(Gaziantep University, 2025) Uslu, Melek; Hasanov, BehramBu makale, Bayburt il merkezindeki lise DKAB öğretmenlerinin deneyimlerinden yola çıkarak, lise öğrencilerinin en sık sorguladıkları dini konuları tespit etmeyi amaçlayan nitel bir çalışmadır. Araştırma, ergenlik döneminin bireylerin bilişsel, ahlaki ve duygusal gelişimindeki önemini vurgulayarak, öğrencilerin dini inançlarını sorgulama ve anlamlandırma süreçleriyle ilgili DKAB öğretmenlerinin deneyimlerine yoğunlaşmaktadır. Çalışmanın temel problemi, lise DKAB öğretmenlerinin en sık karşılaştığı sorgulayıcı öğrenci sorularının neler olduğudur. Araştırma, bu sorgulamaları sadece basit bir soru-cevap ilişkisi olarak değil, bireyin anlam arayışı ve eleştirel düşünme süreci olarak geniş bir perspektiften ele almıştır. Mevcut literatür taraması sonucunda, lise öğrencilerinin dini konulardaki sorgulamalarını DKAB öğretmenlerinin deneyimlerinden hareketle ele alan kapsamlı bir çalışmanın bulunmadığı tespit edilmiş; bu durum, araştırmanın ilgili literatüre önemli katkılar sağlayacağı düşüncesini güçlendirmiştir. Elde edilecek bulguların DKAB ders müfredatının öğrencilerin güncel ihtiyaçlarına göre geliştirilmesine katkı sağlaması ve öğretmenlerin bu sorgulamalarla daha etkili başa çıkabilmeleri için rehberlik etmesi beklenmektedir. Çalışma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Bayburt il merkezindeki liselerde görev yapan 15 DKAB öğretmeni ile sınırlandırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseni benimsenmiştir. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Görüşmeler, 2024 yılının Ekim ve Kasım aylarında öğretmenlerin kendi okullarında gerçekleştirilmiş ve ses kayıt cihazına kaydedilmiştir. Verilerin analizi, içerik analizi yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Öğretmen ifadeleri titizlikle yazıya geçirilmiş, kodlanmış ve bu kodlamalardan yola çıkarak ana temalar ve alt temalar oluşturulmuştur. Katılımcı öğretmenlerin demografik özellikleri (cinsiyet ve mesleki kıdem) de detaylı bir tablo halinde sunulmuştur. Araştırmanın bulguları, öğrencilerin dini sorgulamalarını iki ana tema altında toplandığını göstermektedir: "Din ve inanç" ile "ahlak ve değerler". "Din ve inanç" ana teması altında 14 farklı alt tema, "ahlak ve değerler" ana teması altında ise 3 farklı alt tema belirlenmiştir. Bulgular, öğrencilerin en sık Allah'ın varlığı ve sıfatları, gaybi varlıklar (cinler, şeytan), kader, ahiret, ibadetlerin anlamı, Kur'an ve hadislerin güvenilirliği, diğer dinler ve mezhepler gibi konularda yoğunlaştığını göstermektedir. Ayrıca öğrenciler; sosyal medya, popüler kültür ve güncel olaylardan etkilenerek estetik operasyonlar, kadınların dini sorumlulukları, LGBT, savaşlar ve Tanrı'nın adaleti gibi çağdaş meseleler hakkında da sorgulamalar yapmaktadır. Sorgulamalar, öğrencilerin sadece müfredat konularıyla sınırlı kalmadığını, çevresel ve kültürel faktörlerle şekillenen çok boyutlu ve derinlikli bir yapıya sahip dini bir merak geliştirdiklerini ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, din eğitiminin güncel ihtiyaçlara göre şekillendirilmesi, müfredatın bu sorgulamaları kapsayacak şekilde zenginleştirilmesi ve DKAB öğretmenlerinin bu konularda daha donanımlı hale getirilmesi için önemli veriler sunmaktadır. Özellikle ergenlik döneminin bilişsel ve duygusal özelliklerinin dini sorgulama süreçlerine etkisi ve öğretmenlerin bu sorgulamaları yanıtlama yaklaşımları, din eğitimi müfredatının ve öğretmen eğitim programlarının geliştirilmesi açısından kritik öneme sahiptir.Öğe Sociology of Religion Textbooks Between Apology and Sociology(Sakarya Univ, 2025) Hasanov, BehramThis article analyzes three sociology of religion textbooks commonly taught in the faculties of Theology and Islamic Sciences in Turkey through content analysis to examine how the relationship between sociological analysis and theological arguments is established in these works and to what extent this relationship overlaps with the scientific framework of sociology of religion. The study finds that apologetic tendencies towards Islam are common in these textbooks and that the boundaries between sociological analysis and theological arguments are blurred. The study analyzes two prominent themes in the textbooks: (1) constructing a positive narrative of Islam and (2) advocacy based on sacred and academic authorities. The first theme emphasized that Islam is compatible with contemporary values and emphasized positive examples of Islam and avoided negative or controversial examples. At the same time, it was also found that Muslim societies advocated against the association of negative examples with Islam and emphasized the positive aspects of Islam in comparison with other religions. Within the framework of the second theme, it was determined that the defense of Islam was based on sacred texts and positive evaluations of Western social scientists. Instead of empirical data and sociological methods, direct reference was made to sacred texts, and the positive views of Western social scientists on Islam were selectively conveyed. As a result, the textbooks examined violate the methodological principles of sociology and produce a religious defense discourse. The study emphasizes that the sociology of religion literature in T & uuml;rkiye should be re-evaluated based on scientific objectivity.












