Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Kamer, Hamit" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Haber-i Vahid Özelinde İslam Hukukçularının Hadis Tartışmaları Adlı Kitap Tahlili
    (Bayburt Üniversitesi, 2023) Kamer, Hamit
    İslam'da dinin emir ve yasaklarını belirleme noktasında iki kaynak olarak Allah'ın Hz. Muhammed'e indirdiği vahiy ile Hz. Peygamber'in söz, fiil ve takrirleri (sünnet) teşkil eder. Bunlardan ilki, bilgi verme yönünden şer'i bir delil sıfatına sahip olurken, başka kaynakların delillerini doğrulama görevini üstlenerek de meşruiyet delili olarak zikredilir. İkinci sırada gelen nebevi haberler ise dini telakkileri beyan etme fonksiyonunda tezahür eder. İslam tarihi boyunca şer'i deliller üzerinde yapılan tartışmalara bakıldığında tearuzların yoğunlaştığı bölgenin hadis/sünnet alanına kaydığı görülür. Nitekim Kur'an'ın literal boyutunda mütevatir bir özelliğe sahip olması, şer'i bir delil olarak ikinci bir ihtimale izin vermeyen bir yapı arz etmesine yol açmıştır. Rivayet kanalı tevatür seviyesine gelmemiş haberler ise farklı yorumlamalara açık durumdadırlar. Fıkıh ekollerinin yoruma müsait dini delilleri açıklama sürecinde ahad haberi ele alış türleri ve yorumlama tekniklerini detaylıca anlatan bir eser olması sebebiyle dikkat çeken bu kitabı tanıtma ihtiyacı hasıl olmuştur. Özellikle usül ilminde soyut ve karmaşık yapıda olan prensiplerin yoğun örneklerle zihinde yerleşmesini sağlaması beklenilerek çalışmayı ilmi sahada öne çıkarmak gerekir. Kritiği yapılan eserin birinci bölümünde kavramların anlam çerçevesi ele alınmış, tarihi süreçte geçirdiği değişimler incelenmiştir. Buna göre yazar, sünnet kelimesinin muhaddisler tarafından hem Peygamberin hem de takip eden neslin sözleri olarak değerlendirmesine karşın, fukahanın ve özellikle İmam Şafii'nin sünnet kavramını sadece Peygamber kavli olarak anlam daraltmasına götürdüğünü açıklamaktadır. Zaman zaman konunun bağlamından kopma eğilimleri ve bazı noktalarda eksik bilgilendirme durumları göz önüne alınmadan değerlendirildiğinde giriş bölümünde okurun konuya hazırlanmasında doyurucu bilgiler aktarmıştır. Yazar kitabında bilgiye ulaşma konusunu aktardığı kısmın başında Peygamberi görmeyen neslin kendi ekollerine göre oluşturdukları haber teorisini de normal bir reaksiyon olarak görmektedir. Mezheplerin hadisler üzerindeki tasnif çalışmalarına değindiği kısımda Hanefi'lerin meşhur hadislerin hüccet değerini mütevatir seviyesine çıkarmada mezhep içi ittifak olduğunu dile getirse de ekol içerisinde bu konuda aksi fikirlerin varlığı bilinmektedir. Takip eden bölümde hadisler üzerinde yaşanan tartışmaların haberlere literal ve anlamsal çerçevede bakmaktan kaynaklandığını dile getiren yazar, Hanefi ekolünün manevi inkıta teorisine ve Şafii'lerin isnad ve metin merkezli haber anlayışına değinir. Maliki alimlerin Medine ehli örfüne verdiği değerden, ahad haberleri kabulde bu şarta ne denli dikkat ettiğine ve diğer ekollerin bu tutuma bakış açılarına yönelik izahlar yapar. Manevi inkıta'nın uygulanmasında esas alınacak kriterleri ilk defa ortaya koyan kişinin kim olduğu konusunda günümüze kadar netleşmemiş bir bilgiyi kesin bir şekilde aktarması eserde bir eksiklik olarak söylenebilir. Bununla birlikte fıkıh literatüründe karışık bir mesele olan manevi inkıta bahsini diğer kısımlara nazaran çok daha yalın bir dille anlattığı görülmektedir. Kitabın devamında yazar, mezhepler arasındaki fıkhi görüşlerin farklılaşmasının en büyük sebeplerinden birinin de Hanefi'lerin ahad haberleri Kur'an'a arz etmelerinden doğduğunu ifade eder. Kitapta verilen örnekler dikkate alındığında yazar iddiasını sağlam bulgularla desteklemektedir. Diğer mezhep alimlerinin çokça eleştirdiği bu yöntemin ortaya çıkış sebebi olarak ise Irak bölgesinde yaşanan fazlaca hadis uydurma hareketlerinin olduğunu dile getirir. Kitabın son bölümünde ise bu tartışmaların fürudaki örneklerini ele alır. Genel olarak eserin teorik ve pratik bilgi sunma yönü kuvvetli olduğu ilk izlenimler arasında sayılmaktadır. Kitabın giriş bölümünü teşkil eden kavramsal çerçevenin okuyucuyu hazırlama görevini yerine getirmesi açısından daha sistemli ve açık ifadelerle oluşturulması beklenirdi. Eserin genelinde ise mezheplerin karakterini belirleyen kuralların ne olduğu, mezhep tercihlerinde nelere sebep olduğu ve çıkış nedenlerinin açıklanması okuyucuda konuyla ilgili sağlam zihni dayanaklar oluşturmakta, üçüncü bölümde verilen füru fıkıh örnekleri konunun iyice anlaşılmasını sağlamaktaysa da örneklere dair usül bakımından yapılan izahların uzatılmış olması ve tekrara düşülmesi esere dair eksiklik olarak bahsedilebilir. İslam dünyasında hicri 2. asırdan sonra ortaya çıkan farklı fikirlerin ve devamındaki mezhepsel ayrışmaların temelindeki sebepleri kavramak ve bu noktada somut örneklerle konuyu pekiştirmek isteyenlerin başvurmaları gereken kıymetli bir eserdir.

| Bayburt Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Bayburt Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Bayburt, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim