Yazar "Keskin, Savaş" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 9 / 9
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Afghans ante portas: Looking at immigrants in Turkiye through google's peephole(IGI Global, 2024) Keskin, Savaş; Kömür, GökhanBauman"s approach, conceptualised as "strangers at out door/ante portas", requires a relationship that requires us to look at immigrants from inside the door. This study focuses on how Afghans, who are collectively expected to be hated as the new "dangerous" strangers, appear in Turkiye. The images pro-vided by Google searches become a suffcient "peephole" through which to collectively see and imagine Afghans. This is because the "peephole" metaphor encompasses a symbolic context in which the fear of the "strangers at out door (ante portas)", the desire to see/observe them, and the parallax effect can be symbolically represented at a common root. In the study, by typing "Afghans" and "Afghan Migrants" in Turkish into the Google search bar, the visual (photographic) search results are used to establish relationships with alienation and otherness in the visual representation of Afghan identity. © 2024 by IGI Global. All rights reserved.Öğe DEMOGRAFYA, İLETİŞİMDE KADER MİDİR? ÖN LİSANS VE LİSANS DÜZEYİNDEKİ ÖĞRENCİLERİN SÖZLÜ İLETİŞİM BECERİLERİNİN DEMOGRAFİK DEĞERLENDİRMESİ(2022) Kömür, Gökhan; Keskin, Savaş; Pabuçcu, HakanBu araştırma, iletişim araştırmalarında güçlü bir determinist paradigma olan demografi etkisinin çağdaş dünyada geçerliğini yitirmeye başladığı varsayımını, Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin iletişim becerileri özelinde test etmektedir. Özellikle sağlıkla ilgili mesleklerde iletişim becerilerinin yoğun olarak kullanılması bu alandaki meslek sahiplerinin iletişim becerilerinin yüksek olmasını gerektirmektedir. Birçok beceri için temel oluşturan iletişim becerileri bireyler tarafından öğrencilik yıllarında daha aktif bir şekilde geliştirilebilmektedir. Öğrencilerin bu yıllarda almış oldukları dersler ile beraber, olaylar karşısında yaşayarak, duyarak ve görerek edinmiş oldukları tecrübeler, iletişimlerini etkili kılabilecek yeteneklerin kazanılmasına imkân sağlamaktadır. Günümüzde icra edilen mesleklerin birçoğu insan ilişkilerinin yoğun olduğu ve iletişime açık ortamlarda gerçekleşmektedir. İletişim teknolojilerindeki yükselişle birlikte sözel iletişim becerilerinin dijital sistemlerle yöndeşmesi, coğrafi ve demografik bağlayıcılığın da sorgulanması gerektiğini açığa vurur. Uzunca bir dönem ‘kader’ olarak tanımlanan coğrafyanın misyonunu modern zamanda üstlenen “demografya”, hâlâ etkin bir kavrayış odağı olarak iletişim bilim araştırmalarının merkezinde yer alırken artık psikografi ağırlıklı bir anlayışa geçilmesi gerektiği tezi, bu araştırmanın temel dayanağıdır. Yükseköğretimde bir ihtiyaç olan iletişim becerileri tasarımı için gerekli olan altyapı araştırmalarında psikografi temelli düşüncenin daha doğru bir düşünce olacağını tanıtlamak için test gerçekleştirilen anket çalışmasında, demografik bağımsız değişkenler temelinde 7 hipotez sınanmış ve demografyanın genel olarak anlamlı farklılığa neden olmadığı saptanmıştır. Bu sonuç, tarama modelli saha çalışmalarında psikografik tasarıma daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğine dair bir ön tespittir.Öğe Dijital Hikâye Anlatısı Olarak Instagram Kimliği: ‘Biyografi’ Yazma Kültürü Üzerine İnceleme(2022) Sönmez, Gurur; Keskin, Savaş; Laleh, Nafiseh; Kömür, GökhanBu çalışma, Türkiye’de bir grup Instagram kullanıcısının Biyografi kullanım pratikleri üzerinden dijital kimlik üretimine dair bir okuma içermektedir. Kimliklerin yazıldığı ve dijital bir hikâye anlatısı olarak sistemdeki diğer kullanıcılarla paylaşıldığı bir alanı ifade eden Instagram Biyografisi, kişinin kendisi hakkında anlattıklarına genel bir çerçeve çizmekte ve bir prolog olma özellikleri taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, Instagram Biyografisi’ndeki (Bio) dijital kimlik anlatılarının sistemli bir panoramasını çıkarmak ve kültüre dönüşen bu pratiği bir grup kullanıcı özelinde anlamaktır. Bir ön araştırma olarak tasarlanan ve evreni dar tutulan çalışmada, tabaka örnekleme yöntemi ile seçilen 300 kullanıcının profillerindeki veriler kodlama cetveli ile yapılandırılmış ve İçerik Analizi metoduyla çözümlenmiştir. Çalışma bulguları, kullanıcıların geleneksel kimlik anlatıları yerine yeni bir biçemi tercih ettiklerini, emoji kullanımının kimlik anlatısında önemli bir detay olduğunu ve Biyografi kültürünün lokal ve evrensel dil kodlarını içeren karma bir kültür biçimini yarattığını ortaya koymaktadır.Öğe Diplomatic transformation of series narrative: Velvet evolution of representation from valley of the wolves to valley of the wolves-ambush(IGI Global, 2022) Keskin, SavaşIn addition to what the studies on the discourse and character modeling of the Valley of the Wolves series say, this chapter argues that there has been a Neo-Ottomanization and religiosity evolution in terms of the discourse and the hero's semiosis. The thesis of this section is that Valley of the Wolves series has evolved in terms of narrative and character since it began to appeal to international target audiences. It is the main assumption of the section that there is a parallel transformation with the public diplomacy practices of the Republic of Turkiye in the process following the fact that the audience groups, especially in Arab geography, Afghanistan and Pakistan, where Islamic influence is dominant, become fans of the Valley of the Wolves. In this section, it is aimed to explain the velvet evolution, which exemplifies the transition from the Republican ideology to the Neo-Ottoman ideology in diplomatic media narratives, through the historical rupture of the Valley of the Wolves. © 2023 by IGI Global. All rights reserved.Öğe Kültürel Diplomaside Yeni İçerik Pazarlama Aygıtı: Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR)(2022) Keskin, Savaş; Kömür, GökhanTürkiye’nin kültürel diplomasi aygıtlarının bazı popüler kültür içerikleri etrafında tartışılması, araştırmacıların ve iletişim profesyonellerinin eğilimlerini belirler. Bir ideolojik mücadele alanı ve itibar rekabeti olarak şekillenen kültürel diplomasi ilişkileri, akışkan kültürlerin yöndeştiği bir çağda ulusların marka değeri olarak sahnelendikleri bir temsil tarihinin de katalizör güçleri halini alır. Kültürün pazarlanabilirlik fikri her ne kadar kültür endüstrileri kavramsalı ile eleştirel teorinin üretim hareketlerini cezbetse de kültürel diplomasinin oluşturduğu pazarın kendine özgü endüstriyel bir değer arz ettiği görülür. Bu çalışma, Türkiye’nin bazı aygıtlara indirgenen ve kısır döngüye girmesi muhtemel olan kültürel diplomasi faaliyetleri için alternatif trendleri tartışmayı ve bu trendlerin kontrollü imaj aksiyonları için bütünleşik bir pazarlama aksamına entegre edilmesi için gereken ilk ilgiyi inşa etmeyi amaçlar. Çünkü kültür endüstrilerinin tüm hamleleri, bir bütünleşik pazarlama stratejisinin parçası olarak trans-medya anlatım sinerjisini gerektirir. Bu kapsamda bir kültürel diplomasi aygıtı olarak tartışılan Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR), dinleyen/izleyen kişide karıncalanma hissine bağlı bir rahatlamaya neden olan yeni bir tür tahrik edici/tetikleyici anlatım tarzı olması dolayısıyla önemlidir. Bu çalışmada, ASMR’nin kültürel diplomasi boyutundaki iletişim gücüne ilişkin bir teorik okuma yapılarak ulus markalama için yeni imkanlar tartışılacaktır.Öğe Örselenen Kimlik İçin Sosyal Medyatik ‘İyileşme/Normalleşme’: Engelli Evlilik Topluluklarında Kimliğin ‘Mürüvvetini’ Görmek(2019) Güzel, Meltem; Keskin, SavaşBir grup çevrimiçi engelli bireyin sosyal medyayı örselenen/madun kimlikleri için telafi alanına dönüştürmelerinin kültürel bağlamını araştıran bu çalışmada, Facebook’taörgütlenen ‘Dostluk Arkadaşlık sohbet İzdivaç evlilik ve engelli aşk’ topluluğuincelenmiştir. Evlilik ve flört temalı ilişkiler ekseninde engelli kimliğini normalleştirme/iyileştirme faaliyetlerini kolektif olarak üreten üyelerden oluşan toplulukta, heterotopikbir kültür deneyimi de kurgulanmaktadır. Engelli kullanıcıların çevrimiçi birçok örgütlenmeyle öz-temsil edilmesine rağmen evlilik topluluklarının seçilmesinin ‘normalleşme’ile evlilik arasındaki güçlü bağla ilişkisi vardır. Bekâr olmanın geleneksel yollardanayıplanması ve toplumsal baskılar hesaba katıldığında, evliliğin özellikle engelli bireylerin ‘normallik’ kazanımları için önemi kavranabilir. Engelli kullanıcıların sosyalmedyatik öz-temsilinin temasını oluşturan evlilik ve aşk ilişkilerinin örselenen kimliğionarmak için nasıl kurgulandığını açıklamayı amaçlayan çalışmada kültürel analitik perspektifi içeren netnografi yöntemi kullanılmıştır. Facebook’ta kültürel otonomiüreten çevrimiçi engelli grubun varlık gösterisini ele alan çalışmada, bireysel ve kolektifpaylaşımlar temel alınarak bir dijital kimlik haritalaması denenmiştir. Çalışma bulguları,engelli kullanıcıların normalleşmeyi denedikleri sosyal medyada, örselenmenin vemadunluğun mevcut durumlarını da normalleştirdiklerini göstermektedir. Ayrıca, Araf’taolma haline ve ileri marjinalliğe karşı sosyal medyayı ideal kimliğin ‘heterotopyası’olarak kullanma davranışı da bulgular içerisinde önemli bir ayrıntıdır.Öğe ‘Tele-education’ in the COVID-19 pandemic process in Turkey: A mental diaspora research specific to Turkish Language Teaching students(Selcuk University, 2020) Ustabulut, Mete Yusuf; Keskin, SavaşThis study tries to map educational processes that have to be transformed into the extraordinary history of the COVID-19 pandemic and adapt to the ‘new normal’ with a relational and metaphoric approach. In the study, the existing physical and mental conditions of the students who are "scattered/dispersed" geographically due to the mandatory "return home" in the pandemic process are conceptualized with the metaphor of the "diaspora". The study aims to draw attention to student-centered social problems by questioning the functionality of tele-education processes, which are designed to compensate for interrupted educational relationships and make them sustainable again. It is aimed to measure the effects of online consciousness that were deterritorialized by human-computer interaction and computer-mediated communication on student performances and to understand student motivations during the tele-education process. Therefore, a survey was conducted at ten universities in Turkey and reached 150 students through the snowball sampling technique. The results of the study show that the student self-perception of the tele-education process coincides with the diasporic identity and this unusual technology integration that cannot be fully compensated triggers mental diaspora feelings. © 2020 JLLS and the Authors - Published by JLLS.Öğe Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Alan Uluslararası Öğrencilerin Öğrenme Etkinliğini Geliştirme Amaçlı Sosyal Medya KullanımDoyum Motivasyonları(2020) Ustabulut, Mete Yusuf; Keskin, SavaşSosyal medyayı uluslararası öğrencilerin yabancı dil olarak Türkçe öğretimine destek olan bir öğrenimsel mecra/aracı olarak varsayan bu çalışmada, Türkçe öğrenme durumu bir ihtiyaç, sosyal medyadaki dil öğrenme amaçlı faaliyetler bir kullanım, öğrenmenin ve dili geliştirmenin gerçekleşiyor olması da bir doyum parametresi olarak kodlanmaktadır. Çalışmanın amacı, öğrencilerin sosyal medyayı kullanım performansları ile dil öğrenimleri arasında pedagojik bağıntılar kurmak ve sosyal medyanın öğretici etkinliğini öğrencilerin perspektifinden kullanım-doyum ilişkisi ekseninde ölçümlemektir. Bu amaçla İstanbul Aydın Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi (AYDIN TÖMER) bünyesinde Türkçe öğrenen 116 öğrencinin katmanlı örnekleme tekniği ile seçildiği örneklem grubuyla anket çalışması yapılmıştır. Uyruklarına göre katmanlara ayrılan öğrencilere yöneltilen sorulara alınan yanıtlar, sosyal medyanın Türkçe öğrenim süreçlerinde giderek artan etkinliğini göstermekle birlikte, formel TÖMER öğretiminin merkezde olduğu bir süreç algısının öğrenciler tarafından korunduğuna işaret etmektedir. Öğrencilerin öğrenim amaçlı sosyal medya uğraşılarını kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı çerçevesinde değerlendiren çalışmanın sonuçlarına göre, doğrudan ve dolaylı dil öğrenmeye ilişkin çeşitli kullanım tipleri (dijital performanslar) eğitimin sınırlıklarını aşan ve birbirleriyle ilişkili dijital doyumlar üretmektedir. Bulgulara göre; TÖMER’deki formel süreçler ne kadar net ve özelleştirilmiş amaçlar içeriyorsa, sosyal medya bir o kadar dağıtık, enformel ve kitlesel öz-amaçlar içerme potansiyeli taşır. Kurumsal öğretimin biçimsel yapısının öğrencilere verdiği sosyalin görünüşü ile sosyal medyayı ihtiyaçlarına göre bireyselleştiren öğrencilerin öğretim kaynaklı sosyal edimlerinin görünüşü arasındaki fark, dijital teknolojilerle entegrasyon halindeki eğitsel sistemin değerlendirmesi için önemli bir yol gösterici olabilir. Çünkü öğrenciler sosyal medyada, TÖMER’de olduğu gibi yalnızca dil öğrenmek için bulunmaz. Orada birçok bulunma amacı aynı anda gerçekleşebilir ya da amaçlanmayan bir ilişki kendi gelişim olanaklarını hazırlayabilir. Çevrimiçi varlığın eğitsel bir ilişkinin sürdürülmesi için dijital efora dönüştürülmesi, sanal kaynaklardaki kültürel birikimin anlaşılabilmesi için de bir öğretim modeline katkı sunabilir.Öğe Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde İkinci Bir Öğrenme Alanı Olarak Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ODMT)(2024) Boylu, Emrah; Ustabulut, Mete Yusuf; Keskin, SavaşÇalışmada amaç, son dönemlerde YouTube’da yükselen bir fenomen olan Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ODMT) kültüründeki dil öğretimine ilişkin içeriklerin, uzman öğreticilerin fenomenolojik yapısal değerlendirmeleri çerçevesinde yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde formal bir Bilgisayar Destekli Dil Eğitimi (BDDE) uygulama ortamı olarak kullanıma uygunluğunu tartışmaktır. Çalışmanın veri tedariği yorumlayıcı fenomenolojik analiz metodunun esasları bağlamında Türkiye’de yabancı dil olarak Türkçe öğreten 13 uzman öğretici ile derinlemesine anlık mesajlaşmalı görüşme yapılması yoluyla toplanmış ve elde edilen veriler yapısal betimleme ilkeleri çerçevesinde analiz edilmiştir. ODMT ’ye ilişkin sistemik yapı yaklaşımını anlamak için belirlenen beş kategori ve alt kategorilere ilişkin bireysel ve ortak kanaatler, nitel olarak yapılandırılmış; olumsuz ve olumsal kanaatlerin gerekçeleri üzerinden sürecin anlamlandırma sistemi tespit edilmiştir. Bireysel kanaatlerin ortak görünümlerini kavramayı hedefleyen çalışmada elde edilen bulgular, deneyimlenen videolardaki aktörün kimliği, yöntemsel eksiklikler, özensizlik, amatörlük, sesletim hataları, amaçsızlık ve spesifik kültürün riskleri gibi gerekçelerin kararsızlığı tetikleyen gerekçeler olmalarına karşın genel bir olumsal ortak kanaatin varlığına işaret etmiştir. Ortak kanaat, ODMT kültüründe üretilen amatör dil öğretimi videolarının profesyonel ve iyi hazırlanmış içerikler biçiminde kurgulanmasının yabancı dil olarak Türkçe öğretim süreçlerine niteliksel katkı sağlayacak ikinci bir Bilgisayar Destekli Dil Eğitimi (BDDE) uygulama ortamı olacağı yönündedir.