Yazar "Kobul, Fatma Altun" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Belirsizliğe Tahammülsüzlüğün Açıklanmasında Benmerkezcilik ve Duygusal Zekânın Rolü Nedir?(2022) Kobul, Fatma Altun; Kuzur, Öykü Özyazıcı; Özgöl, Mustafa; Yılmaz, Sibel Eyüboğlu; Özaydın, Betül Banu; Çoğalan, YılmazGünümüzün hızla değişen yapısında belirsizlik sıklıkla karşılaşılan önemli bir durumdur. Bireylerin belirsizliğe sağlıklı tepkilerde bulunabilmesi adına belirsizliğin duygu, düşünce ve davranışsal boyutları ile ilgili değişkenlerin incelenmesi anlamlı görülmektedir. Bu kapsamda, bireylerin hem çevreyi anlamlandırmasında hem de tepkide bulunmasında önemli değişkenler olan benmerkezci düşünme ve duygusal zekâ kavramları ele alınmıştır. Araştırmanın amacı yetişkinlerde belirsizliğe tahammülsüzlüğün açıklanmasında benmerkezcilik ve duygusal zekânın rolünün incelenmesidir. Bu araştırma ilişkisel yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 360 (Kadın= 225, %62.5, Erkek= 135, %37.5) birey oluşturmaktadır. Katılımcıların yaş ortalaması 23.66 (Ss= 8.02) dır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, Benmerkezcilik Ölçeği ve Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği- Kısa Formu kullanılmıştır. Veri analizinde Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları benmerkezcilik ve duygusal zekâ değişkenlerinin katılımcıların belirsizliğe tahammülsüzlük düzeylerini %33 oranında açıkladığını göstermiştir. Duygusal zekâ ve benmerkezcilik değişkenlerinin ikisinin de belirsizliğe tahammülsüzlüğü açıklamada anlamlı yordayıcılar olarak modele katkı sağladığı bulunmuştur. Bu çalışmanın bulgularına göre benmerkezciliğin belirsizliğe tahammülsüzlük üzerindeki istatistiksel etkisi pozitif yönde iken duygusal zekânın etkisi negatif yöndedir. Buna göre, benmerkezcilik arttıkça belirsizliğe tahammülsüzlüğün de arttığı, duygusal zekâ attıkça ise belirsizliğe tahammülsüzlüğün azaldığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, duygusal zekâsı yüksek olan ve benmerkezci düşünmeyen bireylerin belirsizliğe tahammül etmede daha başarılı oldukları söylenebilir.Öğe Ergenlerde Şiddet Eğilimi: Cinsiyet, Sosyal Sorun Çözme ve Duygusal Zekânın Rolü(2022) Kobul, Fatma Altun; Özaydın, Betül Banu; Özgöl, Mustafa; Kuzur, Öykü Özyazıcı; Yılmaz, Sibel Eyüboğlu; Çoğalan, YılmazTürkiye’de okul ortamında görülen şiddetin giderek arttığı ve şiddet eğiliminin sıklıkla ergenlik döneminin gelişimsel özellikleri ile ilişkili bulunduğu bilinmektedir. Bu nedenle ergen bireylerin şiddet eğilimlerinin incelenmesi önemli görülmektedir. Bu araştırmanın amacı ergenlerde şiddet eğiliminin açıklanmasında cinsiyet, sosyal sorun çözme ve duygusal zekânın rolünün incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini 400 ergen birey oluşturmaktadır. Araştırmada Bilgi Formu, Şiddet Eğilimi Ölçeği, Sosyal Sorun Çözme Envanteri ve Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçları cinsiyet, sosyal sorun çözme ve duygusal zekâ değişkenlerinin katılımcıların şiddet eğilimi düzeylerini %19 oranında açıkladığını göstermiştir. Ergenlerin şiddet eğiliminin incelendiği regresyon analizi sonucunda, cinsiyet, sosyal sorun çözmenin bazı alt boyutları (negatif sorun yönelimi, dürtüsel-özensiz sorun çözme tarzı ve kaçıngan sorun çözme tarzı) ve duygusal zekânın bazı alt boyutlarının (iyi oluş, duygusallık ve sosyallik) anlamlı yordayıcılar olduğu tespit edilmiştir. Özellikle erkeklerde ve sosyal sorun çözme becerilerinde negatif tarzları kullanan kişilerde şiddet eğiliminin daha fazla görülebileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca bu çalışmanın bulgularına göre gelişmiş duygusal zekâ özeliklerinin de şiddet eğilimine yönelik koruyucu faktörler arasında olduğu söylenebilir.Öğe Yaşlılara Yönelik Tutumların Açıklanmasında Özgecilik ve Kişilik Özelliklerinin Rolü: Karşılaştırmalı Bir Çalışma(Bayburt University, 2025) Özgöl, Mustafa; Kobul, Fatma AltunDünya'da olduğu gibi Türkiye'de de nüfus içerisindeki oranı her geçen gün artan yaşlı bireylere hizmet sunan personelin onlara yönelik tutumları, hem hizmet kalitesinde hem de yaşlı bireylerin yaşam doyumları üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu durum yaşlılara yönelik tutum ile ilişkili olan değişkenlerin belirlenmesi ihtiyacını da beraberinde getirmektedir. Bu çalışmanın amacı yaşlı bireylerle çalışma potansiyeli olan meslek adaylarının yaşlılara yönelik tutumlarının açıklanmasında özgecilik ve kişilik özelliklerinin yordayıcı rolünü incelemektir. Araştırmanın çalışma grubu psikolojik danışmanlık ve rehberlik (PDR), yaşlı bakım ve hemşirelik programlarında öğrenim gören 1419 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışmanın verileri Bilgi Formu, Yaşlılara Yönelik Tutum Ölçeği, On-Maddeli Kişilik Ölçeği ve Özgecilik Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Her meslek grubu için oluşturulan regresyon modellerinde bağımlı değişkene ilişkin açıklanan varyansın PDR için %11, yaşlı bakım için %8, hemşirelik için ise %22 olduğu görülmüştür. Bağımsız değişkenlerden özgecilik düzeyi ile sorumluluk kişilik özelliği yaşlılara yönelik tutumları açıklamada ortak anlamlı yordayıcılardır.












