Yazar "Kotan, Gökşad Cemil" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Anadolu merinosu kuzu rasyonlarına farklı oranlarda ilave edilen graviola yağ ekstresinin besi performansı ve adipokin, serebral, kardiyak, bağırsak ile mitokondriyal fonksiyon yanıtının sirkadiyen değişimi üzerine etkisi(Bayburt Üniversitesi, 2024) Kotan, Gökşad Cemil; Bayraktar, BülentSirkadiyen ritim, 24 saatlik bir döngü boyunca fizyolojik süreçleri içeren organizmanın yaşadığı fiziksel, zihinsel ve davranışsal değişikliklerdir. Sirkadiyen ritim, enerji metabolizması, uyku-uyanıklık döngüsü, vücut sıcaklığının düzenlenmesi gibi birçok fizyolojik süreçler ile fizyolojik sistemlerin düzenlenmesinde anahtar rol oynamaktadır. Sirkadiyen ritim, yaşamın her aşamasında mevcut olup hayvanların endokrin sistemi, sindirim sistemindeki fizyolojik rolü ve büyüme performansı ile yakından ilişkili olması nedeniyle hayvanların sağlıklı büyümesi ve gelişimi için kritik öneme sahiptir. Işık döngüsündeki değişiklikler, yetersiz aydınlatma, yem ve su kısıtlaması, yüksek sıcaklık, hastalıklar gibi stres faktörleri sirkadiyen ritim bozukluğuna yol açan başlıca etmenlerdir. Sirkadiyen ritim bozukluğu, kuzuların büyüme ve gelişiminde yavaşlama, iştah metabolizmasını etkileyerek yem tüketiminde azalma, üreme performansında düşüş, davranış bozukluklarına (aşırı hareketlilik) ve immun sistemde zayıflama neticesinde hastalıklara yol açabilmektedir. Tıbbi ve aromatik bitkiler, endokrin sistem üzerinden hormon salınımı ile sirkadiyen ritim üzerinde düzenleyici etkiye sahiptirler. Mucizevi besin olarak atfedilen Graviola (Annona muricata L.), antioksidan, antimikrobiyal ve antienflamatuvar, antihelmintik, antipiretik, sedatif, antispazmodik etkileriyle geleneksel tamamlayıcı tıp alanında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Anadolu Merinosu kuzu rasyonlarına farklı oranlarda ilave edilen graviola yağ ekstresinin besi performansı ve adipokin, serebral, kardiyak, bağırsak ile mitokondriyal fonksiyon yanıtının sirkadiyen değişimi üzerine etkisinin incelenmesidir. Bu kapsamda çalışmanın hayvan materyalini 2.5 aylık yaşta 48 adet Anadolu Merinosu ırkı erkek kuzu oluşturmaktadır. Çalışma her grupta 12 adet hayvan olacak şekilde 1 kontrol (G0), 3 kuzu besi denemesi (G200, G400 ve G600) olmak üzere 4 gruptan oluşmaktadır. Çalışmanın grupları ise kuzu besi rasyonlarına graviola yağ ekstresi ilavesine göre sırasıyla G0 (kontrol, graviola yağ ekstresi uygulanmayan grup), G200 (200 ppm oranında ilave edilen grup), G400 (400 ppm oranında ilave edilen grup) ve G600 (600 ppm oranında ilave edilen grup) şeklinde oluşturulmuştur. Çalışma 2023 yılı Mart-Mayıs ayları arasında, 10 gün süreyle adaptasyon ve VI 60 gün süre ile besi denemesi olmak üzere toplamda 70 gün sürmüştür. Araştırma süresince doğal fotoperiyot altında, gece muayenesini kolaylaştırmak için 2 lüksten daha az şiddetli loş ışık sürekli olarak açık kalmıştır. Besi performansı üzerine Graviola yağı ekstresi etkisini incelediğimizde dönemsel olarak farklılıklar olsa da, 0-60 günlerde yem tüketimi üzerine etkisinin olmadığı (p>0,005) kontrol grubuna kıyasla canlı ağırlık artışı (CAA) üzerine etkisinin olmadığı ancak canlı ağırlık (CA) G400 ppm, yemden yararlanma oranı (YYO) üzerine ise G200 ppm dozunun etkili olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak G400 dozu 60. günde graviola yağ ekstresi uygulamasının güvenli olmasının yanı sıra sirkadiyen ritim düzenleyicisi protein BMAL1 ve melatonin hormonu ile vücut kondüsyon skoru (VKS) düzenleyici rolü irisin hormonu düzeyleri üzerinde etkili olduğu, en yüksek canlı ağırlık düzeyi üzerinde etkili ve faydalı olabileceği kanaatine varılmıştır. Sirkadiyen değişimi incelemek amacıyla araştırmanın 0., 15., 30., 45. ve 60. günlerinde 07:00, 13:00, 19:00, 01:00, 07:00 zaman dilimlerinde kuzuların vena jugularis'inden kan serum örnekleri alındı. Alınan kan numunelerinden elde edilen serum örneklerinde apelin, irisin, visfatin, melatonin, Beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF), Beyin ve kas ARNT-benzeri protein 1 (BMAL1), Beyin Mitokondriyal Taşıyıcı Protein-1 (BMCP1), Mitokondriyal-türevli peptid (MOTSc), Kardiyak troponin I (cTnI), Glukagon-Benzeri Peptid-1 (GLP-1), Glukagon-Benzeri Peptid-2 (GLP-2) düzeyleri ELİSA yöntemiyle incelendi. Serum örnekleri, analiz gerçekleşinceye kadar -80 C°'de saklandı. Çalışmaya ait veriler IBM SPSS 22 Statistics programında verilerin normal dağılımı kontrol edilerek ortalama ve standart hata olarak belirtilmiştir. Elde edilen veriler general lineral model multivariate (apelin, irisin, visfatin, melatonin, BDNF, BMAL1, BMCP1, MOTS-c, cTnI, GLP-1, GLP-2) analizi yapılmıştır. Ortalamalar arasındaki farkları karşılaştırmak için Duncan'ın çoklu karşılaştırma testi uygulanarak istatistik önemlilik değeri p değeri <0,05 anlamlı olarak kabul edildi. Deneme çalışma BMAL1 (saat: 13:00), BMCP1, GLP1, GLP2, irisin, MOTS-c, visfatin, melatonin (saat 01:00) değerleri üzerine incelendiğinde G400 katkı dozunda saat 19:00'da 60 günde etkili olurken, apelin (saat 19:00), cTnI (saat 13:00 ve 07:00'de) G600 dozunda saat 13:00'de 60 günde en iyi sonuçlar elde edilmiştir. BDNF üzerine G200 dozunda saat 19:00 ile 13:00'de 60 günde elde edilirken, canlı ağırlık üzerine G400 dozunda ve canlı ağırlık artışı linear olarak artış göstererek 60. günde en iyi sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca, apelin hormon düzeyinin ölçülmesi, glukoz, insülin ve enerji metabolizmasındaki rolü nedeniyle beslenmenin etkisi; irisin, VKS düzenleyici rolü nedeniyle beslenmeye bağlı canlı ağırlık ve VKS'nin değerlendirilmesi, melatonin, sirkadiyen ritim düzenleyici hormon olması nedeniyle sirkadiyen, BDNF, serebral yanıtın incelenmesi, MOTSc ve BMCP1, mitokondriyal fonksiyon değerlendirilmesinde, cTnI, kuzularda miyokardiyal hasarın belirlenmesinde kardiyak yanıtın değerlendirilmesi, GLP-1 ve GLP-2'nin bağırsak yanıtının incelenerek gastrointestinal sistemin değerlendirilmesine katkı sağlayabileceğini düşünmekteyiz. Ancak, bu alanda daha kapsamlı ve moleküler düzeyde araştırmaların yapılmasının gerekli olduğu, sirkadiyen ritim düzenleyicisi BMAL1'in sirkadiyen ritim süreçlerinin değerlendirilerek beslenme programlarının oluşturulması, etkinliğin incelenmesinde ve besi performans yönetimi süreçlerinde katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Öğe Çorum İli Süt Sığırcılığı İşletmelerinin Biyogüvenlik Uygulamaları Açısından Değerlendirilmesi(Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, 2026) Kotan, Gökşad Cemil; Bayraktar, Bülent; Aydemir, Şeyma; Tekce, Emre; Sucu, EsraBu araştırma, biyogüvenlik için gerekli bazı faktörler bakımından Çorum ilinde faaliyet gösteren süt sığırcılığı işletmesinde biyogüvenlik uygulamalarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, tesadüfi örnekleme metodu kullanılarak seçilen 120 adet süt sığırcılığı işletmesinde incelemeler ve değerlendirmeler yapılmış, işletme sahiplerine gönüllülük esasına dayalı olarak yüz yüze anket uygulanmıştır. Yapılan çalışmada, yetiştiricilerin büyük bir çoğunluğu genç ve orta yaş aralığındadır (31-40 yaş %35,00, 41-50 yaş %31,67). Eğitim düzeyleri incelendiğinde ise lise mezunları (%34,17) ve ilkokul mezunları (%26,67) ağırlıktadır. İşletmelerin büyük çoğunluğu yarı açık (%60,83) veya kapalı (%39,17) sistem kullanmaktadır. Araştırmaya göre, yetiştiricilerin yaklaşık yarısının biyogüvenlik konusunda bilgi eksikliği bulunmaktadır (%47,50). Biyogüvenlik uygulamalarını zorlaştıran en önemli faktör olarak da "yeterli bilgi eksikliği" belirtilmiştir (%50,83).Hayvan alımı konusunda, yetiştiricilerin neredeyse yarısı (%49,17) hayvan pazarlarından hayvan temin etmektedir. Ancak, işletmeye dışarıdan getirilen hayvanların test edilmesi (%15,00) ve karantinaya alınması (%30,00) oranları oldukça düşüktür. İşletmelerdeki fiziki önlemlere bakıldığında, arazilerin sınır güvenliği büyük oranda sağlanmış olsa da (%80,83) , hasta hayvan bölmesi (%35,00) ve doğum bölmesi (%42,50) gibi önemli bölümlerin eksik olduğu görülmektedir. Ayrıca, işletmelerin büyük çoğunluğunda düzenli kemirgen mücadelesi yapılmamakta (%72,50) ve barınaklar dezenfekte edilmemektedir (%58,33).Ziyaretçi biyogüvenliği açısından da ciddi eksiklikler bulunmaktadır. Ziyaretçilerin temizliğine dikkat edilme oranı düşük (%48,33) , ziyaretçi kaydı tutma oranı çok azdır (%11,67) ve işletmeye doğrudan erişim izin verilmektedir (%70,00). Sonuç olarak, Çorum ilindeki süt sığırcılığı işletmelerinde biyogüvenliğin yeterli düzeye ulaştırılmasını sağlayacak uygulamalara ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir. İşletmelerdeki biyogüvenlik uygulamaları, bilgi eksikliği ve yetersiz pratik önlemler yüzünden ciddi riskler taşımaktadır. Özellikle dışarıdan hayvan temini, ziyaretçi yönetimi ve hijyen konularındaki temel kurallar tam olarak uygulanmadığı için hem hayvan hem de insan sağlığı için önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Bu olumsuzlukları ve eksiklikleri gidermek için, bölgedeki işletme yöneticileri ve tüm personele yönelik kapsamlı eğitim ve bilgilendirme çalışmaları yapılmalı, yürürlükteki mevzuat daha etkili bir şekilde uygulanması ve işletmelerin denetimleri artırılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Öğe Endokrinolojik Perspektiften İklim Değişikliği: Arıların Koloni Sağlığı ve Hayatta Kalma Stratejileri(Avrasya Üniversitesi, 2026) Aydemir, Şeyma; Kotan, Gökşad Cemil; Bayraktar, BülentKarşıolgusal düşüncelerin işe koşulduğu bir kliometrik çalışma Philip T. Hoffman’ın ilk baskısı 2015 yılından yapılan çalışması “ Why Did Europe Conquer the World? ” adlı eseridir. Eser, 2018 yılında Mihriban Doğan tarafından Türkçeye tercüme edilerek 2018 yılında Say Yayınları tarafından yayınlanmıştır. Toplamda 367 sayfa olan kitap, “Giriş”, “Erken Modern Avrupa’da Turnuva Fethe Nasıl Olanak Sağladı?”, “Avrasya’nın Diğer Bölgeler Neden Geri Kaldı?”, “Nihai Nedenler”, Barut Teknolojisinden Özel Girişim Seferlerine”, “On Dokuzuncu Yüzyıl Avrupa’sında Teknolojik Gelişme ve Silahlı Barış ve “Sonuç: Fethin Bedeli” başlıklı yedi ana kısımdan oluşmaktadır. Ayrıca kitabın 238-270 arası sayfaları eklerden, 271-321 arası notlardan ve 322-360 arası sayfaları kaynaklardan ve 361-367 arası sayfaları dizin kısmından oluşmaktadır.Öğe Evaluation of Small Livestock Farms in Çorum Province in terms of Structural Characteristics, Herd Management Practices, Biosecurity and Animal Welfare(Gökhan ARSLAN, 2025) Kotan, Gökşad Cemil; Bayraktar, Bülent; Aydemir, Şeyma; Tekce, Emre; Öztürk, DuyguThis study was conducted to examine the structural characteristics, biosecurity, and animal welfare practices of 120 small ruminant farms in Çorum province. The study included face-to-face surveys, observations, and measurements on farms with at least 50 animals, where a total of 17 different parameters were considered: 7 related to shelters, 7 related to building and equipment conditions, and 3 related to animal health. The majority of participating farm owners were young and middle-aged men who rely on livestock farming as their primary source of income (69%). The sector shows growth potential, demonstrated by the fact that 65% of farmers reported an increase in flock size over the last five years. However, a significant deficiency in modern herd management was identified, as 70% of farms do not use formal record-keeping systems. In terms of biosecurity, although 90.83% of breeders follow a regular vaccination schedule, crucial preventive measures like physical area disinfection and manure removal are performed infrequently, often only once a year. Lack of knowledge about biosecurity and excessive costs were reported as the main obstacles to effective implementation. The welfare assessment, based on the ANI 35L-derived protocol, rated the farms' housing and equipment status as "medium", with critical deficiencies noted in insulation and facilities for heat and cold protection (77.5% lack insulation). However, animal health parameters were generally rated as "moderate", with only skin condition being scored as "good". In conclusion, small ruminant farms in Çorum exhibit growth potential but urgently require improvements in key areas such as record-keeping, biosecurity measures, and modern barn infrastructure to enhance animal welfare and productivity.Öğe General Structure of Cattle Farming Enterprises and Basic Care and Feeding Practices of Breeders: The Example of Çorum City Center(2026) Bayraktar, Bülent; Tekce, Emre; Aydemir, Seyma; Kotan, Gökşad Cemil; Kebapcı, ErenThis study examined the general structure of cattle farming operations enterprises in the central district of Çorum city center and the basic care and feeding practices of breeders based on a survey conducted on 130 cattle enterprises between May and June 2023. Cattle enterprises in Çorum city center are generally small to medium-sized; 43.08% of these operations have a capacity of 11-30 animals, while 71.54% are owned by the breeders themselves. Breeders in these operations are predominantly male (82.31%), with the largest age group being between 31 and 40 years old, at 36.15%. Livestock farming is the population source of income for 83.85% of breeders, and their education levels are increasing, with 32.31% of breeders now high school graduates. Breeders combine family knowledge with information from official institutions and organizations as a source of knowledge and experience, and 58.46% rely on experience in their livestock feeding decisions. Animals are generally fed twice a day, with a 90% mix of roughage and concentrate, while automatic waterers (48.46%) are preferred for providing drinking water. However, since 67.69% of concentrate needs are met externally, there is external dependency, and 81.54% of breeders face a pasture shortage. 60.77% of the barns are located adjacent to or below the house, and reinforced concrete (67.69%) is used as the construction material. Regarding cleaning practices, straw (73.85%) is the most preferred bedding material in the barns, general cleaning is done 1-3 times a year, and manure is removed manually and deposited in the open areas (86.15%). 86.15% of breeders are members of breeder associations, and the most frequently received support is pedigree and preliminary pedigree support (89.23%). 68.46% of enterprises maintain an animal registration system. As a result, cattle enterprises in Çorum have a structure that combines traditional methods with modern practices. The breeders' high organizational awareness and propensity for record keeping indicate that the sector has potential for future growth. However, further improvements are needed in areas such as the use of professional nutrition resources and manure management.Öğe Sığırlarda Fetal Programlama: Gebelik Beslenme Stratejilerinin Epigenetik Mekanizmalar ve Üretim Performansı Üzerindeki Etkileri(Et ve Süt Kurumu, 2026) Kotan, Gökşad Cemil; Bayraktar, Bülent; Aydemir, ŞeymaDeğişen çevre koşulları ve bilgi teknolojilerinde yaşanan gelişmeler otomotiv sektöründe şiddetli bir rekabete yol açmıştır. Bu değişim otomotiv firmalarının ve lider otomotiv üreticisi ülkelerin faaliyetlerini gözden geçirmesine ve radikal kararlar almalarına neden olmuştur. Türkiye otomotiv endüstrisi de bu değişimden etkilenmekte ve gelişmektedir. Bu çalışmada, son yıllarda yerli otomobil üretme çalışmalarına hız veren Türkiye’nin, otomotiv sektöründeki gelişimi ve değişimi ile dünya otomotiv pazarındaki gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkileri ve Türk Halkının otomotiv pazarındaki satın alma tercihleri incelenmeye çalışılmıştır.












