Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Ozdemir, Mustafa" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 9 / 9
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    A Study on Occupational Health and Safety in the Agricultural Sector in Türkiye: Analysis of Work Accidents, Occupational Diseases, and Lost Workdays
    (2024) Ozdemir, Mustafa
    The agricultural sector holds strategic economic importance due to its roles in food production, employment, and providing raw materials to industry. Türkiye is a significant agricultural country with its biological diversity, favourable climate conditions, and agriculture-based sector. According to the labor force statistics of the Turkish Statistical Institute (TÜİK), as of 2023, approximately 4.7 million people are employed in the agricultural sector in Türkiye, with the majority being seasonal workers. The farm sector includes field farming, livestock, fisheries, and forestry. Occupational Health and Safety (OHS) is vital for the sustainability of the agricultural sector. The Occupational Health and Safety Law No. 6331, which came into force in 2012, has mandated OHS provisions for all enterprises and employees in the agricultural sector. This study examines the statistics on work accidents, occupational diseases, and lost workdays in Türkiye's plant and animal production sector between 2018 and 2022 and evaluates the current state of OHS practices. Based on data from the Social Security Institution (SGK), the analysis reveals that 13,993 work accidents and 96 fatal work accidents occurred in the plant and animal production sector between 2018 and 2022, with the highest frequency of work accidents recorded in 2022. Additionally, 13 cases of occupational diseases were reported during the same period. An examination of temporary incapacity durations shows 133,008 days of incapacity reports, with the highest number occurring in 2021, influenced by the COVID-19 pandemic. The study's findings indicate that OHS practices in the agricultural sector are inadequate and need improvement. In light of these findings, various policy recommendations have been developed, such as the widespread implementation of OHS training, increased health screenings, and stricter OHS inspections.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Evaluation of Noise Levels in Flour Factories in Terms of Occupational Health and Safety
    (2023) Albayrak, Sırer; Ozdemir, Mustafa; Melike, Yağcı
    This study aims to determine the daily noise exposure levels in flour mills and evaluate the effects on the health and safety of workers. The study measured the equivalent sound pressure levels of workers exposed in two flour mills operating in Konya province in dBA. The factories include machines with high noise levels, such as sifters, sieves, and rollers. A Type-2 class sound pressure level meter was used in the measurements taken in accordance with ISO 9612: 2009 standard. Based on the measured values, the A-weighted equivalent sound pressure levels were determined, and the daily personal noise exposure levels were calculated taking into account the working hours. It was determined that the equivalent sound pressure levels and the daily individual noise exposure levels of the workers were in the range of 88.2-97.7 dBA and 87.9-97.4 dBA, respectively, and above the minimum daily personal exposure limit (80 dBA) specified in the legislation. As a result of the study, it was evaluated that the noise in flour mills can negatively affect the health and safety of workers as well as their job performance.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    GELECEĞİN SAĞLIK PROFESYONELLERİNE VERİLEN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ DERSİNİN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YETERLİLİK ALGILARINA ETKİSİ
    (2022) Yağcı, Melike; Tuna, Hasan; Ozdemir, Mustafa; Albayrak, Sirer
    Çalışanların sağlıklı ve güvenli davranışlar sergileyebilmeleri için iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile kazandıkları bilgi ve becerileri işyeri ortamında uygulamaları gerekmektedir. Alınan eğitim çalışanların davranışlarını değiştirebilir ve bu durum sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları oluşturabilir. Nitelikli ara elemanları yetiştiren meslek yüksekokullarında eğitim alan geleceğin sağlık profesyonelleri, okulda gördükleri dersleri işyerlerinde de uygulamalı olarak gördükleri için iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterlilik sahibi olmalıdırlar. Bu çalışmada Doğu Karadeniz Bölgesinde eğitim gören geleceğin sağlık profesyonellerinin iş sağlığı ve güvenliği yeterlilik algılarının, okul hayatında aldıkları iş sağlığı ve güvenliği derslerinden ve uygulama öncesi aldıkları iş sağlığı ve güvenliği eğitiminden ne şekilde etkilendiğinin tespiti amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini, basit örnekleme yöntemiyle saptanan Bayburt, Rize ve Gümüşhane illerinde eğitim gören 521 geleceğin sağlık profesyoneli oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kocaay (2020) tarafından geliştirilen “İş Sağlığı ve Güvenliği Yeterlilik Algısı Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım göstermesi nedeniyle de parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre iş sağlığı ve güvenliği dersi ile uygulama öncesi iş sağlığı ve güvenliği eğitimi alan öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği yeterlilik algılarının, almayanlardan anlamlı şekilde yüksek olduğu görülmüştür. Sağlıklı ve güvenli iş yerleri ve ortamlar sağlamak, iş kazası ve meslek hastalıklarını önlemek ve öğrencilerde İSG bilinci oluşturmak için geleceğin sağlık profesyonellerin yetiştiği sağlık hizmetleri meslek yüksekokullarında eğitim müfredatının içerisine İSG eğitiminin zorunlu olarak konulmalıdır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Hibrit sol-jel matrisine katkılı yeni bir korozyon inhibitörü olarak bakteriyel eumelanin polimerinin antikorozif performansı
    (Osman SAĞDIÇ, 2022) Bayram, Sinan; Hussin, Mohd Hazwan; Hamidon, Tuan Sherwyn; Ozdemir, Mustafa
    Melaninler, doğada mikroorganizmalardan insanlara kadar çok çeşitli canlı gruplarında yaygın olarak dağılmış bir organik polimer grubudur. Neredeyse tüm canlı gruplarında bulunan bu pigmentler, antioksidan, antimikrobiyal, antivenin, antienflamatuar, radyoprotektif, fotokoruyucu vb. birçok farklı özelliğe sahiptir. Bu çalışmada, Streptomyces parvus BSB49 suşundan saflaştırılan eumelanin polimerinin korozyon önleyici performansının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, eumelanini bir doping ajanı olarak dahil etmek için tetraetil ortosilikat ve 3-aminopropiltrietoksisilan kullanılarak hibrit sol-jel matrisi sentezlenmiştir. Bu işlemde Si ? %0,16, Mn ? %0,15, Mg ? %0,03, Al ? %0,06, P ? %0,01, Na ? %0,02 ve Ca ? %0,01 bileşimine sahip yumuşak kaplamaları uygulamak için çelik levhalar kullanılmıştır. Substrat kaplanmış numunelerin korozyon davranışını araştırmak için 0,5 M HC1 korozyon ortamı ile yüklenen üç elektrotlu bir hücre düzeni kullanılmıştır. Ömelaninin doping konsantrasyonundaki artışla korozyon hızı azalmıştır. Böylece elektrokimyasal empedans spektroskopisi ve potansiyodinamik polarizasyon ölçümleri ile elde edilen sonuçlar, Streptomyces parvus BSB49 suşu kullanılarak üretilen eumelanin pigmentinin antikorozif özelliklere sahip olduğunu ortaya koymuştur.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Investigation of the Effects of 5S Lean Production Technique Applications on Occupational Safety in Wood Processing Industry
    (2025) Albayrak, Sırer; Ozdemir, Mustafa; Karatas, Gülbey
    This study examined the impact of the 5S lean production methodology on occupational safety in a lumber workshop in Osmaniye. The risk levels were analyzed using the 5x5 Matrix Risk Assessment method before and after the 5S implementation. The implementation process lasted 14 days, and the results revealed significant improvements in occupational safety, with a 53% reduction in risk levels. This finding demonstrates the effectiveness of the 5S methodology in preventing workplace accidents and creating a safe working environment. The 5S methodology not only improved safety but also positively affected workplace productivity by ensuring organization, cleanliness, and standardization. It minimized material waste, reduced time loss, and streamlined work processes. Additionally, employees' safety awareness increased, leading to a safer and more organized work environment. However, as this study was conducted in a single workshop, its findings may need to be more generalizable to other sectors. Further research is needed to evaluate the long-term impacts and sustainability of the method. In conclusion, the 5S methodology effectively enhances occupational safety and prevents accidents in high-risk industries. Regular audits and training programs are essential for sustaining its benefits. Future studies can contribute to the literature by examining the method's effects in different sectors and its long-term advantages.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    İş Stresi ve İş Doyumu Arasındaki İlişkide Güvenlik Performansının Aracılık Rolünün İncelenmesi
    (2025) Ozdemir, Mustafa; Yıldız, Salih; Koroglu, Alı
    Stres, çalışanların iş doyumu üzerinde negatif bir etkiye sahiptir. Çalışanlar maaş, terfi, çalışma ortamı ve işin niteliği gibi iş ile ilgili pek çok faktörden dolayı stres yaşayabilmekte ve bu durum onların iş doyumunu düşürmektedir. İşletmeler gerçekleştirdikleri birtakım faaliyetlerle çalışanların stres düzeyini düşürerek iş doyumlarını yükseltmeye çalışmaktadır. Ancak alanyazında, iş stresi ile iş doyumu arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunan faktörleri inceleyen çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş stresi ve iş doyumu arasındaki ilişkiyi ve güvenlik performansının bu ilişkideki aracılık rolünü incelemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için Sakarya ilinde bulunan bir süt ürünleri fabrikası çalışanlarından anket yoluyla veriler toplanmıştır (n=301). Analizler sonucunda iş stresi ile güvenlik uyumu, güvenlik katılımı ve iş doyumu arasında negatif; güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı ile iş doyumu arasında pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca iş stresinin iş doyumu üzerinde güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı aracılığıyla dolaylı bir etkisi bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarının özellikle üretim faaliyetinde bulunan işletmeler tarafından iş yerlerinde kullanılması pratikte önemli katkılar sağlayacaktır. İşletmeler, düzenleyecekleri eğitim faaliyetleri, çalışanları karar alma sürecine katma vb. faaliyetlerle çalışanların güvenlik performansını artırarak iş stresinin iş doyumu üzerindeki negatif etkisini azaltabilir. İş doyumu yüksek olan çalışanların devamsızlık gibi olumsuz tutum ve davranışları azalacak, iş performansları ise artacaktır. Böylece işletme maliyetleri düşürerek karlılığını artırmış olacaktır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    L Tipi Matris ve Fine-Kinney Metodları Kullanılarak Erzurum Havalimanı’nın Çevresel Risk Değerlendirmesi
    (2024) Bedir, Ferdin; Kul, Sinan; Ozdemir, Mustafa; İrdemez, Şahset
    Dünya ekonomisinde önemli bir yeri olan havacılık sektörü diğer birçok sektör ile karşılaştırıldığında çok daha yüksek bir büyüme oranına sahiptir. Günümüzde küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %2'sinin bu sektörden kaynaklandığı ve ilerleyen yıllarda bu emisyonların sektörün büyüme oranları ile paralel olarak artacağı düşünülerek gerekli tedbirlerin vakit kaybetmeden alınması yerinde olacaktır. Havalimanlarının inşaat faaliyetleri süresince ekosistem olumsuz olarak etkilenirken, havalimanı altyapılarının yüksek enerji ihtiyaçları, işletme aşamasında oluşan önemli miktarlardaki atık maddeler, havalimanı operasyonlarından kaynaklanan gürültü emisyonları vb. nedenler yerel halkın refahını önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Havalimanlarında yürütülen uygulamaların çevreyi ve yerel halkı etkilediği göz önünde bulundurulduğunda, ekonomik gerekçeleri bahane etmeden havalimanlarının yönetimleri tarafından düzeltici önlemlerin uygulamaya alınması gerekmektedir. Bu çalışmada bahsi geçen çevresel problemler değerlendirilerek, Erzurum Havalimanı’nın işletilmesi sürecinde, risk değerlendirmesi yapılması ve çevresel etkilerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada çevresel risk faktörleri belirlenerek, risklerin çevreye olası etkileri L tipi matris metodu ve Fine-Kinney metodu kullanılarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda havalimanı bünyesinde yer alan ofis, mutfak, marangozhane, depo, bakım onarım vb. birimlerde çevresel zararlara sebep olabileceği düşünülen çevresel risk etmenleri değerlendirilmiştir. Havalimanında yapılan değerlendirmeler sonucunda L tipi matris metoduyla 11 adet orta, 243 adet katlanılabilir ve 39 adet önemsiz düzey risk tespit edilmişken, Fine-Kinney metoduyla 7 adet yüksek, 31 adet önemli, 136 olası ve 119 adet önemsiz düzey çevresel risk tespit edilmiştir. Alınacak önlemlerin, havalimanının muhtemel çevresel etkilerini büyük ölçüde düşüreceğini göstermektedir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Occupational Safety and Hidden Risks in a Furniture Factory: A Comprehensive Assessment of Hazards Related to Noise, Lighting, Thermal Comfort, and Dust Exposure
    (North Carolina State Univ Dept Wood & Paper Sci, 2024) Ozdemir, Mustafa; Albayrak, Sirer
    This study assessed the occupational health and safety conditions in a furniture manufacturing facility, focusing on key environmental factors such as noise, lighting, thermal comfort, and dust exposure. Noise measurements recorded levels as high as 95.3 dB(A) during CNC machine operations, exceeding legal exposure limits of 87 dB(A), posing significant risks to workers' hearing health. Lighting assessments showed levels ranging from 134 to 247 lux in production lines, which falls below the recommended threshold of 300 lux for adequate visibility. Thermal comfort was evaluated with temperature readings at 14.2 degrees C and relative humidity at 43%, revealing marginal comfort conditions that could reduce worker efficiency and satisfaction. Dust exposure measurements indicated respirable dust concentrations reaching 3.69 mg/m3 in the cutting department, which is close to the permissible exposure limit of 5 mg/m3, raising concerns about long-term respiratory health. These findings suggest several measures to improve workplace safety, including enhanced engineering controls, mandatory personal protective equipment (PPE), improved lighting systems, optimised thermal conditions, and advanced ventilation to reduce dust exposure. This comprehensive evaluation provides critical insights for improving furniture factories' occupational health and safety practices.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Türkiye’deki İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve İşgünü Kayıplarının Cinsiyet Temelli Analizi
    (2025) Ozdemir, Mustafa
    Amaç: Bu çalışma, 2018-2022 yılları arasında Türkiye'de iş kazaları, meslek hastalıkları ve işgünü kayıplarını cinsiyet temelli bir yaklaşımla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, erkek ve kadın çalışanlar arasındaki olay sıklığı ve etkilerindeki farklılıkları anlamayı hedefleyerek bu farkların iş sağlığı ve güvenliği (İSG) politikalarına nasıl yansıyabileceğini değerlendirmektedir. Yöntem: Çalışmada kullanılan veriler, 2018-2022 dönemine ait Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan resmi istatistiklerden elde edilmiştir. Nicel analizde, erkek ve kadın çalışanlar için iş kazaları ve meslek hastalıkları ayrı ayrı incelenmiş; kaza sıklık oranları, toplam iş göremezlik gün sayısı ve sektörel dağılım gibi ölçütler kullanılmıştır. Nitel analizde ise sektör bazlı istihdam desenleri, iş rolleri ve risk maruziyetleri gibi cinsiyet farklılıklarına katkıda bulunan faktörler değerlendirilmiştir. Bulgular: Bulgular, iş kazaları ve meslek hastalıklarının dağılımı açısından belirgin cinsiyet farklılıkları olduğunu göstermektedir. Erkek çalışanların, özellikle fiziksel olarak zorlu işlerin yoğun olduğu inşaat sektöründe daha yüksek iş kazası oranlarına sahip olduğu belirlenmiştir. Kadın çalışanlar ise daha çok sağlık sektöründe yoğunlaştığından, biyolojik ajanlara ve ergonomik sorunlara bağlı meslek hastalıkları ile daha sık karşılaşmaktadır. Ayrıca, iş kazalarının en sık 11:00-11:59 saatleri arasında gerçekleştiği ve erkeklerin iş kazalarından sonra kadınlara kıyasla daha uzun iş göremezlik süreleri geçirdiği tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışma, İSG politikalarına cinsiyet eşitliği perspektifinin entegrasyonunun önemini vurgulamaktadır. Özellikle erkeklerin yoğun olduğu inşaat sektöründe güvenlik protokolleri ve eğitimlerin iyileştirilmesi, kadınların yoğun olduğu sağlık sektöründe ise ergonomik önlemler ve sağlık taramalarının yaygınlaştırılması gerekmektedir. Cinsiyet kaynaklı risklerin anlaşılması, daha etkili önleme stratejileri geliştirilmesi ve iş güvenliğinin artırılması açısından kritik öneme sahiptir.

| Bayburt Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Bayburt Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Bayburt, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim