Yazar "Saydam, Mustafa" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Yeni kamu yönetimi anlayışı kapsamında Türkiye'de yapılan düzenlemeler: Sosyal Güvenlik Kurumu örneği(Bayburt Üniversitesi, 2024) Saydam, Mustafa; Şengün, HayriyeGünümüz sosyal güvenlik sistemlerinin ilk ortaya çıkışı, makine kullanımının yaygınlaşması ile başlayan sanayileşme hareketlerinin sonucu olarak Kıta Avrupası'nda yaşanmıştır. Sanayileşme ile birlikte artan üretim ve zenginleşmenin ekonomiler açısından devamlılığının sağlanması çabaları işçi haklarının korunmasına yönelik olarak yeni hakların ortaya çıkması zorunluluğunu doğurmuş, bu noktada sosyal güvenlik sistemleri çözüm alanı olarak görülmüştür. Dünya'da yaşanılan gelişmelerden etkilense de Türk sosyal güvenlik sisteminin modern anlamda ortaya çıkışı işçi haklarının korunmasından ziyade, Tanzimat Dönemi'nde tüm yenilik hareketlerindeki gibi devletin dağılmasının önlenmesi amacıyla oluşturulmuştur. İlerleyen yıllarda Türkiye hem uluslararası hem de ulusal nitelikte birçok gelişmenin etkisi altında kalarak sosyal güvenlik sisteminde iyileştirme arayışında olmuştur. 20. Yüzyılın sonuna gelindiğinde Türkiye sosyal güvenlik sisteminde ortaya çıkan yapısal, idari ve iktisadi sorunlar, modern sosyal güvenliğin ihtiyaçlarına cevap veremeyecek hale gelerek bir çöküşün ana nedenleri olurken, iyileştirme çabaları yerini kaçınılmaz olarak kalıcı reform arayışına bırakmıştır. Aynı dönemde Yeni Kamu Yönetimi felsefesi doğrultusunda Türk kamu yönetimi sisteminde ortaya çıkan değişim hareketi sosyal güvenlikte dönüşümün gerçekleştirilmesinin önünü açmıştır. Şeffaflık ve hesap verilebilirlikten uzak ve kapalı yönetimler tarafından yönetilen üç ayrı kurum eliyle sunulan sosyal güvenlik hizmeti, adaletin sağlanmasının önündeki en büyük engellerden birini oluşturmuştur. Kurumların dağınık ve hantal yapısına sosyal güvenlik mevzuatının karmaşıklığı da eklenince, dönüşüm öncesi vatandaşların anayasal hakları olan sosyal güvenlik hakkının tam anlamıyla kullandırılması sağlanamamış, Türk sosyal güvenlik sisteminde adil, eşitlikçi, sürdürebilirliğin ve şeffaflığın sağlandığı, etkili, hızlı ve verimli hizmet sunumu gerçekleşememiştir. Dönüşüm ile birlikte Türk sosyal güvenlik sistemi modern sosyal güvenlik ilkelerine ve haklarına bağlı kalınarak baştan aşağı değiştirilmiştir. Kalite, performans ve stratejik yönetimlerin oluşturulması; etik, açık, bürokrasi ve kırtasiyeciliği azaltan ve özerk yapılanmanın tesis edildiği; hizmetin vatandaşa en yakın yere götürülmesi ve bilişim teknolojileri kullanımın yaygınlaştırılması ile örgüt içi çalışan ve vatandaş memnuniyetinin ön plana çıkarıldığı bir sosyal güvenlik sisteminin kurulmaya çalışıldığı görülmektedir. Kurumları, bürokratik yapıyı ve girdileri önceleyen anlayış yerini; yönünü vatandaş memnuniyetine ve sunulan hizmetlerin kalitesine çeviren yeni sosyal güvenlik yönetim anlayışına bırakmaktadır. Yeni yönetim anlayışının istikrarlı devamlılığı ile sürdürülebilir ve kaliteli sosyal güvenliğin yaygınlaşması, toplumsal gelirin adil dağılımına ve toplumsal barışın korunmasına katkı sağlayacaktır.












