Öksüz Yayınlar Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 1135
  • Öğe
    YÜZME VE TENİS ANTRENMANLARI EL KAVRAMA KUVVETİNİ NASIL ETKİLER?
    (Atatürk Üniversitesi, 2021) Ceylan, Ramazan
    Çalışmanın amacı farklı ortamlarda antrenman yapan fakat bu antrenmanları yaparken aynı vücut uzvunu (üst ekstiremite) kullanan bireylerde yaptıkları antrenmanın önkol kasları dolayısıyla da el kavrama kuvveti üzerindeki etkilerini inceleyip karşılaştırmaktı. Çalışmaya Bayburt Üniversitesi Beden Eğitimi Ve Spor Yüksekokulu antrenörlük eğitimi bölümünde öğrenim gören rekreasyonel olarak aktif yaşları 18-24 arasında değişen 30 gönüllü erkek öğrenci dahil edildi. Katılımcıların yaş (20,5 ±1,6) , boy (176,4 ± 6,3) vücut ağırlığı (73,79 ±9,05) olarak ölçüldü. Dominant ve Nan-dominant el kavrama kuvveti ölçümleri yapıldı. El kavrama kuvveti ölçümleri için Take-i marka el dinamometresi ile kullanıldı. Elde edilen sonuçlar SPSS 22 paket programında analiz edildi. Yapılan analizler sonucunda yüzme ve tenis antrenmanları katılımcıların hem dominant hem de nan-dominant el kavrama kuvvetini dikkate değer şekilde geliştirdiği görüldü. Ancak yüzme antrenmanları dominant ve non-dominant el kavrama kuvveti üzerinde benzer düzeyde gelişim sağlarken tenis antrenmanları dominat ve nan-dominant el kavrama kuvveti gelişimi üzerinde benzer etkiyi sağlayamadığı anlaşıldı. Sonuç olarak yüzme gibi su içi egzersizler tekrarlı hareketlerden oluştuğu ve her iki uzuvda aktif olarak kullanıldığı için her iki elin kavrama kuvveti gelişimi üzerinde etkili olurken tenis gibi sadece baskın elin aktif olarak kullanıldığı branşlarda nan-dominant uzuv üzerinde sadece antrenmanların genel etkisiyle bir iyileşe ortaya çıkardığı anlaşılmaktadır. Bu sebepten su içi egzersizler her iki uzvunda geliştirilmek istendiği branşlarda alternatif antrenman yöntemi olarak kullanılabilir ve tavsiye edilebilir. Anahtar sözcükler: El kavrama kuvveti, Su içi egzersizler, Yüzme, Tenis,
  • Öğe
    Examining the Relationship Between Emotional Intelligence Levels and Psychological Resilience and Psychological Well-Being Levels of Faculty of Sports Sciences Students
    (Uluslararası Bilim Kültür ve Spor Derneği (UBİKS), 2025) Boz, Emre; Kul, Murat
    The primary aim of the research is to examine the relationship between the emotional intelligence levels of students in the Faculty of Sports Sciences and their psychological resilience and psychological well-being levels. In line with this objective, a total of 314 students from all departments of Bayburt University's Faculty of Sports Sciences were included in the study. This study, conducted using the relational screening model, utilized 4 different forms of data collection. These are, respectively: "Personal Information Form", the "Rotterdam Emotional Intelligence Scale" and "Warwick-Edinburgh Mental Well-Being Scale Short Form" and "Brief Psychological Resilience Scale". All collected data were analyzed in the SPPS (24th version) software package. During this process, frequency and percentage calculations were performed, followed by t-tests, ANOVA, Pearson and Spearman correlation analyses, as well as regression analyses significant findings were observed in relation to participants' emotional intelligence based on variables such as gender, department-class level, and years of sports experience. In terms of psychological well-being, significant differences were found for gender, class level, and years of sports experience, whereas in the psychological resilience parameter, only gender was found to have a significant effect. The relationship analyses revealed that all sub-dimensions of the Rotterdam Emotional Intelligence Scale were positively correlated with psychological well-being and psychological resilience. Regression analysis results indicated that emotional intelligence, as the independent variable, explained 52% of psychological well-being and 17% of psychological resilience. In conclusion, there is a relationship between emotional intelligence, psychological well-being, and psychological resilience levels of students in the Faculty of Sports Sciences.
  • Öğe
    Temel Halter Eğitimi Alan Üniversite Öğrencilerinin Fiziksel Parametre Değişimlerinin İncelenmesi
    (Atatürk Üniversitesi, 2020) Kul, Murat; Şipal, Onur; Ceylan, Ramazan; Aksoy, Ömer Faruk; Akova, Abdullah
    Günümüz modern çalışma prensiplerinde halter, ön planda yer alan hatta vazgeçilmez gözüyle bakılan önemli bir antrenman metodudur. Müsabakalar dışında da insanlar, vücut sağlığı ve güzelliği için halter sporuyla ilgilenmektedirler. Ayrıca diğer branşlarda da güç geliştirmek için ve sakatlıklardan sonra, rehabilitasyon amacıyla yararlanılan bir branş haline gelmiştir. Bu bağlamda araştırmanın amacı, Bayburt üniversitesi öğrencilerinin halter antrenmanı ile fiziksel parametre değişimlerini araştırmaktır. Araştırmaya Bayburt Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim gören, daha önce halter eğitimi almamış ve herhangi bir sakatlığı-rahatsızlığı olmayan, yaş ortalamaları 19,85±1,53 (yıl), boy ortalamaları 164,30±9,60 (cm), vücut ağırlıkları 62,93±13,71 (kg) olan 12 kadın (%60) ve 8 erkek (%40) gönüllü olarak katılmışlardır. Öğrencilere sağ ve sol el pençe kuvveti, sırt ve bacak kuvveti, vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, vücut yağ yüzdesi ve sağ ve sol el parmak kavrama kuvveti ölçümleri ön-test ve son-test olarak 8 haftalık temel halter eğitimi öncesi ve sonrasında uygulanmıştır. Erkek katılımcıların Kilo, BHPG-sağ el, BHPG-sol el, GSD-sağ el, GSD-sol el ve BSD ölçümlerinde anlamlı fark tespit edilirken (p0,05). Kadın sporcuların ise Kilo, Yağ, BHPG-Sağ El, BHPG-Sol El, GSD-Sağ El, GSD-Sol El ve BSD değişkenlerinde anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p0,05).
  • Öğe
    Investigation of the Relationship between the Leadership Styles Perceived by the Coaches and the Levels of Organizational Commitment
    (Uluslararası Bilim Kültür ve Spor Derneği (UBİKS), 2023) Kul, Murat; Kırkbir, Hakan
    The research was conducted to examine the relationship between coaches' perceived leadership styles and organizational commitment levels. For this purpose, people who actively continue their coaching duties in different branches and reside in Trabzon were included in the study. Three separate forms were used to collect data in the research. These; Personal Information Form, Multifactor Leadership Scale and Organizational Commitment Scale. SPSS (Version 26) was used in the analysis process of this study, which was carried out in the relational screening model. Among parametric tests, t-test, ANOVA and Pearson correlation analysis were used. According to the research results; There were no differences in the variables of gender, education level, being a national athlete, type of sports branch and region of duty. However, in the transformational leadership sub-dimension; Statistically significant results were obtained depending on the variables of age, marital status, coaching level, institution and tenure. In the transactional leadership sub-dimension; Statistically significant results were obtained depending on the variables of age, perceived income status, coaching level, institution and tenure. In the organizational commitment variable; Statistically significant results were obtained only in the variables of perceived income status, coaching level and tenure. Finally; It was concluded that there was a positive relationship between the leadership styles perceived by the coaches and their organizational commitment levels.
  • Öğe
    The Development of Sports and Politics Publications Over Time
    (Uluslararası Bilim Kültür ve Spor Derneği (UBİKS), 2025) Yılmaz, Oğuzhan; Dertli, Şükran
    This study was conducted to examine the development of publications titled Sport and Politics over time. In the advanced search section of the Web of Science database, The bibliometric analysis of 1,529 publications was analyzed with various parameters such as "country", "annual scientific production", "average citation", "frequency of words over time". The data obtained were processed through Bibliometrix R and VOSviewer software program. The thematic evolution map shows that the words sport, foreign, government, policy from 1972-2015 are related to the words policy, sport, international, leisure, sporting, sporting, football, events from 2016-2024. This shows that sport has become much broader and multifaceted in the fields of politics, culture, economy, social life and international relations. In this field, it has been suggested to examine in more depth elements such as sport policy, international sport events, economic effects of sport, social equality, cultural role of sport, commercial dimensions of the sport industry.
  • Öğe
    Aerobik Egzersizin Bazi Fiziksel ve Fizyolojik Parametreler Üzerine Etkisinin İncelenmesi
    (Kilis 7 Aralık Üniversitesi, 2018) Uçan, İzzet
    Bu çalışmanın amacı; aerobik egzersizin bazı fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkisini incelemektir. Erciyes Spor Kulübünün A-2 Liginde yapılan çalışmaya katılan sporcuların yaş, boy ve vücut ağırlıkları ortalamaları sırasıyla; 19,08±4 yıl, 179,5±6 cm, 70,15±3 kg olup 12 erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Bu sporculara antrenmanın şiddeti %40-60 olup 90 dakika düzenli yapılan aerobik egzersizin hemen öncesi ve egzersizin hemen sonrası olmak üzere nabız, sistolik ve diastolik kan basıncı, uzun atlama ölçümü ve kan değerlerinden PLT, MPV, PCT, PDW değerleri ölçümleri alınarak değerlendirildi. Araştırmada elde edilen veriler bilgisayar ortamında "SPSS 20.0" paket programında değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi paired t-testi ve wilcoxon eşleştirilmiş iki örneklem testi ile yapıldı. Çalışma sonunda sporcuların egzersiz öncesi ile egzersiz sonrası fizyolojik ve fiziksel özelliklerinden nabız, esneklik ve kan değerlerinden PLT, MPV, PDW değerlerinde anlamlı farklılık tespit edilirken sistolik ve diastolik kan basıncı, uzun atlama ve PCT değerlerinde anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak; düzenli yapılan aerobik egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası yapılan ölçümlerde egzersizin fiziksel ve fizyolojik özelliklerini aynı zamanda trombosit fonksiyonlarını da akut olarak etkilediği görülmektedir.
  • Öğe
    6 Haftalik Aerobik Egzersizin Sedanter Bireylerin Vücut Kompozisyonu Üzerine Etkileri
    (Kilis 7 Aralık Üniversitesi, 2018) Uçan, İzzet
    Bu çalışmanın amacı; spor yapmayan bireylerde 6 haftalık, haftada üç gün, günde 90 dakika düzenli yapılan aerobik egzersizin vücut kompozisyonları üzerine etkisini incelemek için yapıldı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi spor tesislerinde yapılan çalışmaya egzersiz yapmamış, özel bir diyet programı uygulamayan ve egzersiz yapmasına engel olacak düzeyde sağlık problemi bulunmayan, yaş ortalamaları 33 yıl olan, 42 gönüllü birey katılmıştır. Bu bireylere haftada 3 gün, ilk 45 dakika step-aerobik ve son 45 dakikada aerobik egzersiz programı günlük 90 dakika antrenör eşliğinde uygulandı. Bireylerin çalışma öncesi ve 6 haftalık çalışma sonrası biyoelektrik impedans analiz cihazı ile ölçümleri alınarak vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, yağ kitlesi, yağsız vücut ağırlığı, vücut sıvısı değerleri ölçüldü. Araştırmada elde edilen veriler bilgisayar ortamında "SPSS 20.0" paket programında değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi paired t-testi ve wilcoxon eşleştirilmiş iki örneklem testi ile yapıldı. 6 hafta düzenli egzersiz yapan sedanter bireylerde vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi ve yağ kitlesinde anlamlı düzeyde azalmalar meydana gelirken, vücut sıvı ağırlığı ve yağsız vücut ağırlığında anlamlı bir artış meydana geldiği tespit edildi. Sonuç olarak; günde 90 dakika, haftada 3 gün, 6 haftalık düzenli olarak yapılan aerobik egzersiz programının sedanter bireylerin vücut kompozisyonunu olumlu etkilediği görülmektedir.
  • Öğe
    VÜCUT KİTLE İNDEKSİ İLE EL VE AYAKTA GÖRSEL VE İŞİTSEL REAKSİYON ZAMANLARI İLİŞKİSİ
    (Atatürk Üniversitesi, 2019) Ağırbaş, Öztürk
    Bu araştırmanın amacı, vücut kitle indeksi ile el ve ayakta görsel reaksiyon zamanı (GRZ) ve işitsel reaksiyon zamanları (İRZ) ilişkisi olup olmadığını belirlemek, ayrıca el ve ayak reaksiyon zamanları ile görsel ve işitsel reaksiyon zamanlarını karşılaştırmaktır. Araştırmaya vücut kitle indeksi (VKİ) 22.57±2.70 kg/m2 olan, herhangi bir sağlık problemi bulunmayan ve çeşitli branşlarda aktif spor yapan 21.14±1.98 yıl yaş ortalamasına sahip genç erkekler gönüllü olarak katıldı. Katılımcıların boy ve vüxut ağırlıkları ölçülerek VKİ değerleri hesaplandı. El ve ayakta görsel ve işitsel reaksiyonları Ağırbaş ve ark. (2017) tarafından geliştirilen cihaz kullanılarak ölçüldü. Elde edilen veriler SPSS 22.0 for Windows paket programında analiz edildi. VKİ ile reaksiyon zamanları arasındaki ilişkiyi tespit etmek için "Bivarite - Pearson Correlation" testi ve reaksiyon türlerini karşılaştırmak için Independent Student T testi uygulandı. Sonuçlar .05 anlamlılık düzeyinde yorumlandı. Araştırmada VKİ ile sağ ve sol ayak görsel reaksiyon zamanları arasında anlamlı ve negatif yönlü ilişkiler olduğu, vücut ağırlıkları ile reaksiyon zamanları arasında anlamlı ilişkiler olmadığı ayrıca boyları ile sol el görsel, sol ayak görsel ve sol el işitsel reaksiyon zamanları arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler olduğu tespit edildi. Bu sonuçlar VKİ ile ayak reaksiyon zamanları arasında ilişki olduğunu ve bu ilişkinin, vücut kitle indeksini oluşturan öğelerden olan boydan kaynaklandığını ortaya çıkarmıştır. Son olarak el reaksiyon zamanlarının ayak reaksiyon zamanlarından, görsel reaksiyon zamanlarının ise işitsel reaksiyon zamanlarından daha düşük olduğu tespit edildi.
  • Öğe
    Physical Education And Sports In Terms Of Values Education
    (METİN YAMAN, 2022) Ceyhan, Mehmet Ali
    In this study, physical education and sports are discussed in terms of values education. Values are socially expressed as generalized principles of behavior that are accepted as the most correct, best and beneficial in society. Since values are an important part of the daily life of individuals, they affect life deeply. It is a life-long education given in order to enable individuals to acquire and adopt values through values education, to make them the basic element of their personality and to transform them into behavior. In order for the educational environment to be productive, different disciplines must come together. Physical education and sports are considered to be the most important of these disciplines. In the education of individuals, the values that should be protected and needed in the society and physical education and sports should be used effectively. Because physical education and sports offer a new culture with the help of values accepted in the society and an application area for learned values.
  • Öğe
    Farklı Isınma Protokollerinin Squat Kuvvet Değerlerine Akut Etkisi: Miyofasiyal Gevşeme Yöntemi ile Kuvvet Temelli Isınma Yöntemlerinin Karşılaştırılması
    (Atatürk Üniversitesi, 2021) Edis, Çağlar; Uçan, İzzet; Vural, Faik
    Birçok çalışma farklı ısınma protokollerinin kuvvet, sürat gibi biyomotor özelliklere ait performans çıktılarını etkilediğinden bahsetmektedir. Foam roller ve ek direnç uygulamaları da kuvvet çalışmaları öncesi kullanılan uygulamalar olmasına rağmen bu uygulamaların farklı kuvvet çıktıları üzerine etkileri belirsizdir. Bu çalışmanın amacı Foam Roller (FR) ekipmanı ve ek dirençler kullanılarak gerçekleştirilen farklı ısınma protokollerinin, 1 tekrar maksimal (1TM) squat kuvveti ile sıçrama performansı üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya amatör ligde futbol oynayan toplam 10 amatör gönüllü futbolcu katıldı (yaş:19.00 ± 1.49, boy:1.82 ± 0.06 cm, vücut ağırlığı: 71.30 ± 7.05 kg, vücut yağ oranı:%10.94 ± 5.73). Sporculara aralarında 2 gün olacak şekilde farklı zamanlarda iki farklı ısınma protokolü (1. Seans FR ısınma protokolü, 2. Seans kuvvet çalışmalarına özgü ısınma protokolü) uygulandıve ardından da 1TM squat (topuk yükseltme destekli ve destek olmadan) ve dikey sıçrama testleri gerçekleştirildi. Verilerin arasındaki farklarda Wilcoxon sıralı işaretler testi uygulanıp etki boyutları için matematiksel bir formül kullanıldı. Çalışmadan elde edilen temel bulgu; topuk destekli FR ısınması sonrası 1TM squat kuvvetinin, topuk desteksiz kuvvete özgü ısınma sonrasındaki kuvvet ölçüm değerlerinden istatiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu yönündeydi (p< 0.05). Ancakher iki ısınma seansı sonrasında gerçekleştirilen sıçrama testleri yönünden anlamlı bir farklılık belirlenmedi (p>0.05).Sonuç olarak; amatör futbolcuların 1TM squat kuvvet ölçümlerinde hareketin çöküş aşamasındaki bozulmaların giderilmesi için kullanılan topuk yükseltme uygulamaları ile yapılacak ölçümler öncesi bu tür ısınma seanslarının kullanılmasıdaha etkili test sonuçlarının elde edilmesine yardımcı olacağı düşünülmektedir.
  • Öğe
    THE RELATIONSHIP BETWEEN MENTAL TOUGHNESS AND MINDFULNESS IN ATHLETES
    (Uluslararası Bilim Kültür ve Spor Derneği (UBİKS), 2022) Doğanay, Güngör; Türkmen, Mutlu
    In this study, it is aimed to reveal the relationship between mental toughness and mindfulness in athletes. A total of 414 athletes, 167 female and 247 male, aged between 18 and 32, participated in the research conducted with the relational screening model. In the study, data are collected using "Personal Information Form", "Mental Toughness Scale" and "Mindfulness Scale in Sports". Descriptive statistics, independent groups t-test, Pearson correlation and Regression analyzes are used to evaluate the data. When the findings obtained in terms of mental toughness are evaluated; the mental toughness levels of the athletes do not differ significantly according to the variables of gender, licensed sports and being a national athlete (p>.05); it is determined that there is no significant relationship with age and sports years (p>.05). On the other hand, it is determined that the level of mental toughness shows a significant difference according to the sport branch variable (p.05); it is determined that there is no significant relationship with age and sports years (p>.05). In addition, it is determined that there is a significant relationship between the mental toughness levels of the athletes and their mindfulness levels, and their mindfulness predict mental toughness (p
  • Öğe
    An Investigation of Anxiety Against Sports Injuries of Taekwondo Players who are Competing in Different Categories
    (METİN YAMAN, 2021) Çakır, Zekai; Kısa, Cihad
    This study aims to examine the sports injury anxiety levels of taekwondo players, which is a psychological factor that causes injury and negatively affects athletes apart from some physical strategies in the prevention of injuries. A total of 617 (326 men and 291 women) taekwondo players actively engaged in sports from different competition categories participated in the study. In the study, as a data collection tool, the "Sports Injury Anxiety Scale" which was developed by Rex and Metzler in 2016 and adapted into Turkish by Caz and ark (2019) was used. Statistical analysis of the data was performed with SPSS 26 program, t-test, and One Way ANOVA tests. When the sports injury anxiety scores of the athletes were compared according to the competition categories, it was determined that there was a significant difference between the youth and the stars and between the youth and the adult category. According to the results of the t-test mean scores of the sub-dimensions of the scale it has been determined that there is a significant difference in the sub-dimensions of anxiety about losing one's ability (SQR), anxiety about being perceived as weak (IQC), anxiety about suffering (PWL), anxiety about disappointing (HCI), anxiety about re-injury (HCI) (p
  • Öğe
    COVID-19 PANDEMİSİNDE SPOR BİLİMLERİ ALANLARINDAKİ YÜKSEKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN ANKSİYETE DÜZEYLERİ VE EGZERSİZ BAĞIMLILIĞI
    (Atatürk Üniversitesi, 2021) Türker, Üstün; Yılmaz, Ali Kerim; Bostancı, Özgür; Şebin, Kenan
    Bu çalışmada, spor bilimlerinin farklı bölümlerinde okuyan öğrencilerin, SARS-CoV-2 pandemisi döneminde egzersiz bağımlılığı düzeyleri ile salgın hastalıktan kaynaklı anksiyete durumlarının incelenmesi amaçlandı. Araştırmanın örneklemini 2020 – 2021 akademik yılı bahar döneminde, aktif olarak spor yaşantısını sürdüren ve rastgele yöntemle seçilmiş 525 spor bilimleri öğrencisi oluşturdu. Bu çalışmada, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanıldı ve betimsel bir çalışma olarak desenlendi. Katılımcılara demografik özelliklerinin sorgulandığı kişisel bilgi formu, Lee (2021) tarafından geliştirilen Koronavirüs Anksiyete Ölçeği ile Demir, Hazar ve Cicioğlu'nun (2018) geliştirdiği Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği uygulandı ve veriler Google Formlar aracılığıyla dijital ortamda toplandı. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 23.0 istatistiksel paket programı kullanıldı ve verilerin analizin de bağımsız t-testi ve tek yönlü varyans (ANOVA) analiz yöntemleri uygulandı. Öğrencilerin %25,7'sinde COVID-19 kaynaklı anksiyete bulunduğu ve öğrencilerin tamamı bağımlı grup seviyesinde (57,85±12,53) egzersiz bağımlısı olduğu görüldü. Cinsiyet ve yaş değişkenine göre anksiyete durumlarında farklılık gözlenmedi ancak (p>,05) yaş seviyesi arttıkça anksiyete düzeyinde düşüş, egzersiz bağımlılığında ise artış olduğu tespit edildi. Antrenörlük Eğitimi (AE) ve Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği (BSÖ) bölümü öğrencilerinin anksiyetesi Rekreasyon Eğitimi (RE) ve Spor Yöneticiliği Bölümü (SYB) öğrencilerine göre anlamlı düzeyde yüksek (p
  • Öğe
    KADINLARIN SPOR ETKİNLİKLERİNE KATILIMLARININ BOŞ ZAMAN TATMİNİ VE YAŞAM KALİTESİNE ETKİLERİ: ÖZEL SPOR MERKEZLERİ
    (Ankara Üniversitesi, 2018) Eruzun, Cenan; Türkmen, Mutlu
    Bu çalışmanın amacı, kadınların spor etkinliklerine katılımının boş zaman tatmini ve yaşam kalitesine etkilerini araştırmaktır. Bu çerçevede, özel spor merkezlerine üye olan kadınların demografik bilgileri ile boş zaman tatmini ve yaşam kalitesi ölçekleri ilişkilendirilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda, analiz ve tartışma tekniğinden yararlanılarak değerlendirme aşamasına geçilmiştir. Söz konusu çalışmanın evrenini özel spor merkezlerine üye olan 350.000 dolayındaki kadın üye oluşturmuştur. Yaklaşık evren sayısı belirlendikten sonra araştırmaya dahil olmak isteyen kadın sayısı tespit edilmiş ve 524 gönüllü sayısına ulaşılmıştır. Tarama modelinden yararlanılarak yapılan çalışmada katılımcıların boş zaman tatminlerini değerlendirmek için Beard ve Ragheb'in (1980) geliştirdiği Türkçe geçerlik, güvenirlik çalışması Karlı, Polat, Yılmaz ve Koçak (2008) tarafından yapılan "Boş Zaman Tatmin Ölçeği" (BZTÖ) uyarlanmıştır. Bununla birlikte yaşam kalitesini değerlendirmek için WHO'nun (1998) geliştirdiği Türkçe geçerlik güvenirlik çalışması Sevil (2015) tarafından yapılan, Yaşam Kalitesi Ölçeği "World Health Organization Quality of Life (WHOQOL-BREF)" uyarlanmıştır. Araştırmada 2016-2017 yılları arasında Özel spor merkezlerine üye olan kadınların verdiği bilgiler; SPSS 22.0 paket programıyla analiz edilmiştir.
  • Öğe
    CONCEPT OF TOLERANCE IN SPORT ACCORDING TO UNDERGRADUATE STUDENTS AT THE DEPATMENT OF PHYSICAL EDUCATION AND SPORT (BAYBURT UNIVERSITY EXAMPLE)
    (Atatürk Üniversitesi, 2020) Tatlısu, Bülent; Bayraktar, Gökhan
    The aim of this study is to determine the perception of "tolerance in sport" of the undergraduate students who received sport education at School of Physical Education and Sports, Bayburt University in 2019-2020 academic year. A total of 162 students, 56 females and 106 males, participated in the study voluntarily. Miles-Huberman model was used in this research. Students were asked to define the concept of tolerance in sports in writing with an open-ended question. Using the qualitative research method, the students were asked to define the concept of tolerance in sports in writing with an open-ended question. The tolerance in sports perceived as 21 by females, 20 by males and 24 different metaphors by all students were defined as being respectful by 51.79% of the female students, being gentleman (fair-play behavior) by 23.21%, being sympathetic by 17.86%, being full of love by 17.86%, being ethic by 14.29% ' and not being angry by 10.71%, and also as being gentleman (fair-play behavior) by 51.38% of the male students, being respectful by 51.38%, being full of love by 17.43%, being sympathetic by 11.93% and being kindly by 10.09%. When all student responses were examined, tolerance was perceived as being respectful with 51.52% and being gentleman (fair-play behavior) with 41.82%. In the study, it was concluded that the male, female and all students who received undergraduate sports education construed tolerance as being respectful and being gentleman (fair-play behavior) principally.
  • Öğe
    current approaches on pre-school children's play and sports in the Covid-19 process
    (METİN YAMAN, 2022) Ceyhan, Mehmet Ali
    In this study, current approaches on pre-school children's play and sports in the Covid-19 process are discussed. It is considered a maturity from the knowledge acquired from developmentally basic information in preschool children. It offers game and sports trainings for pre-school children. Basic movements and small-scale products for children, such as lightweight designs, light weights, are developmental products. Education to nurture and nurture Covid-19 has not been effective in making education as training about old, stay-at-home and preparing sports training. This can be used to improve Covid-19 and training those who can make the sport fit has been made important
  • Öğe
    Isınma Seansında Uygulanan Dinamik ve Statik Germe Egzersizlerinin Performans Üzerine Etkileri
    (Erkan Faruk ŞİRİN, 2019) Polat, Suat; Edis, Çağlar; Çatıkkaş, Fatih
    Bu araştırmada 6 hafta süresince ısınma seansında uygulanan statik ve dinamik esnetme türlerinin genç futbolculardaki esneklik, sürat ve yön değiştirmeli koşular üzerindeki etkilerini ortaya koymak amaçlandı. Çalışmaya İzmir genç amatör futbol liginde oynayan, toplam 16 kişiden oluşan gönüllü futbolcular katılmıştır (17,62±1,02 yaş, 176,25±0,072 cm boy, 67,67±13,27 kg ağırlık). İlk aşamada ön test olarak(6 haftalık antrenman programı öncesinde) sporcuların uzan eriş testleri, ikinci aşamada yön değiştirmeli koşu performansları, üçüncü aşamada ise sürat yetisine ait özellikleri birer gün aralıklarla ölçüldü. Ölçümlerin sonrasında ise 6 haftalık antrenman programı haftada 3 gün olacak şekilde uygulandı. 6 haftalık antrenmanlar sonrasında son test aşamasında, ilk olarak uzan eriş testleri, sonrasında yön değiştirmeli koşu performansları, üçüncü aşamada ise sürat yetisine ait özellikleri birer gün aralıklarla ölçüldü. Elde edilen verilere göre statik esnetme grubuna dahil olan sporcuların otur eriş düzeylerinde artış elde edilirken (p=0,07**), sürat ve yön değiştirmeli koşu yetilerinde dinamik esnetme grubuna göre statik gruba ait değerlerde daha kötü performans değerleri elde edilmiştir (p=0,03**). Dinamik esnetme uygulayan grubun ise otur eriş testlerinde gelişim sağlanamamışken, yön değiştirmeli koşu ve sürat yetilerinde statik gruba göre daha pozitif değerlere sahip oldukları saptanmıştır. Bu çalışmanın sonucuna göre; 6 hafta boyunca ısınma seanslarında uygulanan dinamik esnetme hareketleri statik esnetme hareketlerine göre sürat ve yön değiştirmeli koşulara daha olumlu etki ettiği ortaya çıkartırken, statik esnetme türünün eklem hareket genişliğine daha olumlu etkileri olduğu sonuçlarını ortaya çıkartmıştır.
  • Öğe
    Investigation of the Effects of Traditional Archery Training Practices on Physical Parameter Changes in University Students
    (Manisa Celal Bayar University, 2020) Kul, Murat; Türkmen, Mutlu; Yıldırım, Ümit; Ustabulut, Mete Yusuf; Türker, Üstün; Akova, Abdullah
    Traditional archery sport requires long-term focus, concentration, and motivation, a correct posture, a certain level of flexibility, strength, and endurance to provide good performance in training, practice, and competitions. In this context, the research aims to examine the effects of traditional archery on physical parameter variables in Bayburt University students. The study group had 10 women who had not received traditional archery training before, with a mean height (169.15 ± 7.31) cm, mean age (20.85 ± 1.26), and year body weight (59.93 ± 9.15) kg. (50%), 10 male (50%) students. As part of the study, these students were given traditional archery training for 8 weeks, 3 days a week. Right- and left-hand students 'hand-grip force' and leg strength back, finger grip strength, body weight, body mass index measurements pre-test, and post-test were taken before and after training 8 weeks old as traditional archery. As a result of the study, a statistically significant difference was found between the pre-test and final Test values related to the analysis results of the finger grip strength-right hand and back leg strength variables of female participants. (p<0.05). On the other hand, it was found that there were no significant differences in the parameters of handgrip force right hand, hand grip force - left hand (p>0.05). A statistically significant difference was found between the pre-test and final-test values of the analysis results of the finger grip force-right hand variable of male participants (p<0.05). On the other hand, there were no significant differences in the parameters of handgrip force-right hand, hand grip force-left hand, and back leg strength (p>0.05). As a result, it can be said that traditional archery training practices are effective training types on the change of physical parameters of university students.
  • Öğe
    LİSE ÖĞRENCİLERİNİN EGZERSİZ BAĞIMLILIK DURUMLARINA GÖRE FİZİKSEL AKTİVİTE DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ (ERZİNCAN ÖRNEĞİ)
    (Atatürk Üniversitesi, 2019) Ağırbaş, Öztürk; Koç, Yakup; Ağgön, Eser; Gün, Adem; Tatlısu, Bülent; Yıldızhan, Yasemin Çakmak
    Bu çalışma lise öğrencilerinin egzersiz bağımlılık durumlarının belirlenmesi ve çeşitli değişkenlere göre fiziksel aktivite düzeylerinin (FAD) incelenmesi amacıyla yapıldı. Araştırmaya 360 erkek ve 120 kadın olmak üzere toplam 480 lise öğrencisi gönüllü olarak katıldı. Öğrencilerin egzersiz yapma süreleri, sıklıkları ve kişisel bilgilerinin tespit edilmesi için "Kişisel Bilgi Formu", egzersiz alışkanlık ve tutumlarının tespit edilmesi için "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği-21 (Exercise Dependence Scale-21) ve Fiziksel Aktivite Anketi kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 for Windows programında incelendi. İkili grup karşılaştırmalarında Mann Whitney U testi, çoklu grup karşılaştırmalarında Kruskal Wallis H testi kullanıldı. Tüm testlerde anlamlılık düzeyi. 05 olarak kabul edildi. Araştırmada erkek lise öğrencilerinin %13,3'ü, kadın öğrencilerin %7.2'si genel olarak %9.2'sinin egzersiz bağımlısı oldukları, egzersiz bağımlısı ve bağımlı adayı olan hem erkek hem de kadın lise öğrencilerinin FAD düzeylerinin bağımlı olmayanlara göre anlamlı derecede yüksek olduğu, düzenli spor yapan ve yapmayan lise öğrencilerinin egzersiz bağımlılık durumlarına göre FAD değerlerinde anlamlı bir fark olmadığı, birisi tarafından spor yapmaya teşvik edilen lise öğrencilerinin FAD değerleri karşılaştırıldığında bağımlı olanların hem bağımlı adayları hem de bağımlı olmayanlara göre ayrıca bağımlı adaylarının da bağımlı olmayanlara göre anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi. Lise öğrencilerin az bir kısmının egzersiz bağımlısı olduğu, bağımlılık düzeyi yüksek olan öğrenciler ile birisi tarafından spor yapmaya teşvik edilen öğrencilerin FAD değerlerinin yüksek olduğu sonuçlarına ulaşıldı.
  • Öğe
    Taekwondo, Karate ve Judocuların Mücadele Sporlarına Yönelik Tutum Düzeylerinin Belirlenmesi
    (METİN YAMAN, 2021) Çakır, Zekai; Erbaş, Ülfet
    Bu çalışmanın amacı uzak doğu sporlarını seçen ve aktif olarak bu branşlar ile uğraşan 12-16 yaş arası sporcuların mücadele sporlarına yönelik tutum düzeylerini, belirlemek ve incelemektir. Araştırmaya bu amaçla; toplamda 350 sporcudan, yaş ortalamaları 12-16 yaş arası, 184 erkek ve 126 kadın olmak üzere 310 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında Kayapınar ve ark. (2016) tarafından geliştirilen "Mücadele Sporlarına İlişkin Tutum Ölçeği (MÜSİTÖ)" kullanılmıştır. Maddeler arasında ters kodlama olmayan 5'li likert şeklinde olan ölçek, üç alt boyut ve toplam 23 maddeden oluşmaktadır. Ölçekte Elde edilen verilerin anlamlılık düzeylerini belirlemek için istatistiksel analizleri SPSS 26 programı ile t-testi, One Way Anova testleri ile PostHoc testlerinden Games-Howell testi ile yapılmıştır. Analizlere bakıldığında uzak doğu sporlarını seçen erkek katılımcıların, mücadele sporcularına ilişkin genel tutumları, haz, doyum ve isteklendirme alt boyutları istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmaktadır. Katılımcıların faaliyette bulundukları mücadele sporu branşından memnun olan ve spor branşında değişim yapmak istemeyen katılımcıların tutum düzeyleri, doyum ve haz alt boyutlarında incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmektedir. Sporcuların spor branşlarını seçerken bu branşları kendi tercihleri ile film veya medyanın etkisinde kalarak seçim yapanların mücadele sporlarına ilişkin tutumlarının daha olumlu ve yüksek olduğu tespit edilmiştir. Buna göre; mücadele sporları ile uğraşan erkek katılımcıların kadınlara oranla kendi tercihleri olarak seçmiş oldukları branşı severek yaptıkları, branşlarından memnun ve hoşnut oldukları ve arkadaş çevrelerini teşvik ettikleri söylenebilir.