Öksüz Yayınlar Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Teknoloji Destekli Spor Eğitimi ve Yönetimi; Dijital Dönüşüm(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Yılmaz, Büşra; Hacıcaferoğlu, Serkan; Hacıcaferoğlu, BurhanettinBu çalışmanın amacı Fen Bilgisi Öğretmenliği programı öğrencilerinin, ilköğretim ikinci kademe fen bilgisi derslerinde işlenilen ünite, konu ve kavramlardan haberdarlık düzeylerini ortaya koymak ve böylece öğretmenlik mesleğine hazırlık düzeylerini tespit etmektir. 2005-2006 öğretim yılı ikinci döneminde gerçekleştirilen çalışmada, örneklem olarak her sınıftan N=15 kişi rasgele seçimle belirlenen 60 Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği öğrencisi alınmıştır. Öğrencilerin ilköğretim fen bilgisi dersine ait ünite, konu ve kavramların ne düzeyde farkında olduklarını ortaya koymak amacıyla araştırmacılar tarafından oluşturulan çizelgelerden derse ait ünite, konu ve kavramları öğrencilerden seçmeleri ya da yazılı olarak ifade etmeleri istenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin bu ünite, konu ve kavramların fen bilgisi dersi içerisinde yer aldığını ne şekilde öğrendiklerini ortaya koymak amacıyla, bu kavram, ünite ve konuların hangi yoldan ve ne şekilde farkında olduklarını yazılı olarak ifade etmeleri istenmiştir. Elde edilen yazılı materyallerin analizinden öğrencilerin önemli bir kısmının, ilköğretim fen bilgisi dersi müfredatı ile ilgili farkındalık seviyelerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Farkındalık düzeyi bakımından sınıflar arasında bir farklılık olup olmadığının tespiti amacıyla yapılan istatiksel analiz ANOVA sınıflar arasında önemli bir farklılığın olmadığını göstermiştir. Ayrıca, dördüncü sınıf öğrencilerinin öğretmenlik uygulaması etkinlikleri çerçevesinde ilköğretim okullarında daha fazla bulunmaları ve derslere katılmalarına rağmen farkındalık düzeylerinin bir, iki ve üçüncü sınıflara oranla değişmediği gözlenmiştir.Öğe Ağartıcı kimyasallarının (oksalik asit ve hidrojen peroksit + sodyum hidroksit bulletwood (Manilkara bidentata (A.DC. A. Chev. ahşabında uygulanması(Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, 2023) Peker, Hüseyin; Bilginer, Elif Hümeyra; Ayata, Ümit; Çamlıbel, Osman; Gürleyen, LeventBu araştırmada COVID-19 “evde kal” su?recinin anne göru?şlerine göre çocukların gu?nlu?k yaşamlarına yansımalarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Bayburt ilinde okul öncesi eğitim alan ve normal gelişim özelliği gösteren 5 yaş grubundan 137 (n=70 kız, n=67 erkek çocuk ve annelerinden oluşmaktadır. Araştırmada araştırmacılar tarafından geliştirilen Çevrimiçi Anket Formu kullanılmıştır. Araştırma tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile çözu?mlenmiştir. Araştırmanın bulgularında; çocukların %86,9’unun COVID-19 ile ilgili sorular sorduğu ve annelerin %37,8’inin çocukların sorduğu soruları yanıtlarken kendini yeterli hissettiği, çocukların %61,3’u?nu?n uyku du?zeninin bozulduğu ve %40,1’inin beslenme du?zeninin bozulduğu belirlenmiştir. Çocukların sokağa çıkma yasağına u?zu?lme, bunalma, sıkılma, korkma ve kızma gibi olumsuz tepkiler, anlayışla karşılama ve uyum sağlama gibi olumlu tepkiler verdiği ve bu tepkilerin yanı sıra değişken tepkiler verdiği veya bazılarının herhangi bir tepki vermediği ortaya koyulmuştur. Annelerin 119’unun çocuklarına kitap, oyuncak ve materyaller aldığı, 119 annenin aldığı 204 çeşit kitap, oyuncak ve materyal içinden 95’inin kitap olduğu ve bu kitapların 48’inin hikaye kitabı olduğu analiz edilmiştir. COVID-19 salgınını çocukların %73’u? anne-babalarından öğrenmiştir. Annelerin %72,3’u? COVID-19 salgınında uzaktan eğitimi yeterli bulmamışlardır. Annelerin %73’u? uzaktan eğitimde çeşitli konularda (alt yapı yetersizliği, çocuğun dikkatini toplama, etkinlik yaptırma vs. zorluklar yaşamışlardır. Annelerin %92’si çocukların hareket etme ihtiyacını çeşitli yollarla gidermeye çalışmışlardır.Öğe Sibirya Çamı Odununda Renklendirme Amaçlı Pancar ile Narçiçeği Ekstraklarının ve Arap Zamkının Kullanılması Üzerine Bir Çalışma(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2025) Peker, Hüseyin; Ulay, Göksel; Ayata, Ümit; Atılgan, AbdiTasavvufun kurumları olan tarikatların tamamında Hz. Ali ve Ehl-i Beyt’e sevgi ve saygı gösterilir. Bunun yanında, Sünni mutasavvıfların eserlerinde görülen Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi zaman zaman onların Alevi-Bektaşi olarak algılanmalarına sebep olmuştur. Bu mutasavvıfların en önemlilerinden birisi Kadiriyye Tarikatı’nın Eşrefiyye kolunun kurucusu Eşrefoğlu Rumi’dir. Özellikle Tarikatname adlı eserinde Hz. Ali ve Ehl-i Beyt’e sıkça yer veren Eşrefoğlu, kullandığı ifadeler sebebiyle bazı kesimlerce Alevi-Bektaşi olarak nitelendirilmiştir. Bu makale sünni mutasavvıfların ve özellikle Eşrefoğlu Rumi’nin Hz. Ali ve Ehl-i Beyt algısını ortaya koymak ve bu görüşleri sebebiyle haklarında yapılan Alevi-Bektaşi nitelendirmeleri değerlendirmek amacıyla kaleme alınmıştır. Bu amaçla öncelikle sünni mutasavvıfların Hz. Ali ve Ehl-i Beyt anlayışları ortaya konulmuş, daha sonra Eşrefoğlu Rumi’nin söz konusu algısına yer verilerek mukayeseler yapılmıştır. Özellikle Hz. Ali ve Ehl-i Beyt’in sünni tasavvuf anlayışındaki yeri belirlenmiştir. Neticede hem sünni mutasavvıfların hem de Eşrefoğlu Rumi’nin Hz. Ali ve Ehl-i Beyt algısının, sünni tasavvuf kültür içerisinde geliştiği, özellikle silsilesi Hz. Ali vasıtasıyla Hz. Peygambere bağlanan tarikatların müntesiplerinde Hz. Ali ve Ehl-i Beyt’e duyulan sevginin çok yoğun olduğu görülmüştür. Sünni mutasavvıfların bu algısının Alevi-Bektaşi ve Şii zümrelerin algılarıyla zaman zaman benzerlik gösterdiği de ulaşılan sonuçlardadırÖğe Avrupa ladini (Picea abies (L. Karst. ahşabında beyazlık indeksi, renk parametreleri ve parlaklık değerleri üzerine çeşitli bitkisel atık yağlarının etkileri(Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, 2023) Peker, Hüseyin; Bilginer, Elif Hümeyra; Ayata, Ümit; Çamlıbel, OsmanEmeklilik, bireylerin çalışma yaşamlarının çeşitli fizyolojik ve psikolojik etmenlerin etkisiyle sona ererek işgücü piyasasından ayrılmaları ve ekonomik olarak pasif hale geldiği yaşam evresini ifade etmektedir. Bireylerin emeklilik dönemine geçişinde yaş sınırı, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı gibi yasal düzenlemelerle birlikte biyolojik eksenli fiziksel yetersizlikler ve psikolojik faktörler etkili olmaktadır. Emekliliğe geçişte etkili olan tüm bu faktörlerin emeklilik düzenleme ve uygulamalarının tasarlanması ve hayata geçirilmesinde bir bütün olarak düşünülmesi ekonomik ve sosyal yaşamın sürdürülebilirliği açısından önem arz etmektedir. Özellikle demografik özellikler, ekonomik yapı ve endüstri özellikleri gibi alanlar emekliliğe ilişkin yasal ve kurumsal işleyişin planlanmasında dikkate alınması gereken en önemli sosyoekonomik göstergeleri belirtmektedir. Günümüzde tüm dünyada gözlemlenen demografik değişimler sonucu ortaya çıkan küresel yaşlanma eğilimi Türkiye’yi de etkilemektedir. Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye’de 2024 yılında %9,2 olan yaşlı nüfusun, 2050 yılında %21,1’e ulaşacağı tahmin edilmektedir. Türkiye, kamusal emeklilik (yaşlılık sigortası bağlamında hemen hemen 80 yıllık bir tecrübeye sahiptir. Bu tecrübe, Türkiye’nin yıllar içerisinde emekliliğe yönelik çeşitli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu bakımdan Türkiye’de çeşitli dönemlerde farklı içeriklere sahip emeklilik düzenleme ve uygulamalarının hayata geçirildiği gözlemlenmektedir. Bu çalışmanın amacı Türkiye’de uygulanan kamusal emeklilik (yaşlılık sigortası düzenlemelerinin tarihsel gelişimini incelemek ve emeklilik sistemindeki değişimlerin sosyal ve ekonomik etkileşim çerçevesinde değerlendirmektir.Öğe Sosyal Medyada Öz-Temsil ve Ötekiliğin ‘Öteki Boyutu’: ‘Karikateist’ Toplumsalı Üzerine İnceleme(Mutlu TÜRKMEN, 2018) Özmen, Seçkin; Keskin, SavaşHızlı ve doğru karar verme, sadece insanlar için değil, aynı zamanda organizasyonlar için de önemlidir. Ancak belirsizlik karar vermeyi zorlaştırmaktadır. Bulanık mantık yaklaşımı belirsizlik durumları ile ilgilidir. Yani, bulanık mantık kesin bir belirsizlik ve yaklaşık anlam çıkarma mantığıdır. Ayrıca, Bulanık Doğrusal Programlama (BDP), aynı zamanda, bulanıklığı dikkate alabilecek bir strateji olarak da bilinir. Üretim miktarlarının belirlenmesi, işletmelerin karlılık düzeyini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Klasik matematiksel programlama modellerinin, belirsizlikten kaynaklanan durumları incelemek için yetersiz olması nedeniyle hazırlanan bu çalışmanın amacı; bulanık ortamlarda en iyi karar vermeyi sağlayan BDP modelinin, enerji tasarrufu cihazlarının miktarlarını belirlemede nasıl kullanılabileceğini ortaya koymaktır. Gerekli veriler elde edildikten sonra problem, bulanık doğrusal programlama yaklaşımlarından biri olan Zimmerman yaklaşımıyla çözülmüştür. Bu sayede maliyet, zaman kaybı, stok fazlası ve müşteri kaybı gibi problemler önlenecektir. Sonuç olarak, çözüm, kar maksimizasyonu için en uygun çözümü elde etmek amacıyla her bir enerji tasarrufu cihazı için üretim miktarını vermektedir. Bu çalışma, karar vericilere klasik küme teorisinden daha geniş bir hareket alanı sağlayarak, BDP'nın pratikliğine katkı sağlamaktadır.Öğe Egzersizin fizyolojik sistemler üzerine etkileri: Sistematik Derleme(Hayrullah YAZAR, 2020) Çabuk, Refik; Çayır, Hüseyin; Yıldız, Muhammed; Onat, Tuğba; Cincioğlu, Güngör; Adanur, Oğuz; Kayacan, YıldırımBu araştırma, Türkiye’de bugüne kadar hazırlanmış olan çocuk edebiyatı odaklı doktora tezleri üzerinde ayrıntılı çözümleme yaparak geçmiş incelemeleri devam ettirme ve çocuk edebiyatı hakkında yeni yapılacak olan araştırmalara kaynak oluşturma amacını taşımaktadır. Bu amaçla Türkiye’de çocuk edebiyatı hakkında yapılmış olan doktora çalışmaları yıl, üniversite, alan, konu, incelenen tema, konu alınan yazar/şair, kullanılan yöntem açılarından incelenmiştir. Araştırmada, analitik araştırma yöntemi benimsenmiştir. Veri kaynağı olarak YÖKTEZ’de erişime açılmış ve başlığında “çocuk edebiyatı” anahtar kelimesi kullanılan 1992-2022 yılları arasında gerçekleştirilmiş 42 doktora tezi ele alınmıştır. Tezler yıllara göre dağılım, üniversite, bilim dalı dağılımları açısından betimsel olarak incelenmiştir. Tezler içeriği ve konu dağılımı açısından ise içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda çocuk edebiyatı konulu doktora tezlerinin giderek artan bir eğilime sahip olduğu, çoğunlukla Ankara, Gazi ve Atatürk üniversitelerindeki Türkçe Eğitimi bilim dalında gerçekleştirildiği bulgularına ulaşılmıştır. Ayrıca tezlerde yazar-eser incelemelerine, çocuk edebiyatının bağımlı değişkenler üzerindeki etkilerine ve doğrudan kuramsal inceleme konularının öne çıktığı görülmüştür. Büyük oranda nitel yöntemlerin benimsendiği tezlerde son yıllarda karma yöntem desenlerinin benimsenmesi dikkat çekmektedir. Bulgular ışığında gelecek tez çalışmalarında nicel araştırma yöntemleri daha fazla benimsenebilir. Çocuk edebiyatı eserlerinin sıklıkla kullanıldığı eğitim basamakları olan okul öncesi eğitimi ve sınıf öğretmenliği bilim alanlarında da doktora tezleri gerçekleştirilmesi önerilebilir.Öğe Cabreúva-vermelha (Myroxylon peruiferum L.f.) Ahşabında Ağartma Uygulaması(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2025) Peker, Hüseyin; Ayata, Ümit; Ulay, Göksel; Atılgan, AbdiBu çalışmada gelinlik üreten girişimcilerin, gelinlik üretebilmek, gelinlik üreten işletmeyi kurmak ve/veya kurulmuş bir işletmeyi devam ettirebilmek için sahip olmaları gereken başarı kriterlerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmaktadır. Çalışmanın örneklemini Bursa, İstanbul ve Samsun illerinde bulunan gelinlik üreten girişimciler oluşturmaktadır. Veri toplama esnasında anket tekniği kullanılmaktadır. Geliştirilen soru formu yardımıyla 25 gelinlik girişimcisinden veri toplanmaktadır. Soru formunda açık uçlu sorular da bulunmaktadır. Toplanan verilerin SPSS 21.0 programında frekans, yüzde, ortalama ve standart sapmaları belirlenerek yorumlanmaktadır. Analiz sonucunda gelinlik işletmecisi olabilmek için; dikimde kullanılan makine ve aparatlar hakkında bilgi sahibi olma, müşterinin beden ölçüsünü alabilme ve dikim tekniklerini uygulayabilmenin en önemli özellikler olduğu tespit edilmektedir. Ayrıca işletmecilik bilgisi olarak ise reklam-tanıtım, marka ve pazarlama hakkında bilgi sahibi olmanın en önemli özellikler olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde üniversitelerin giyim üretimi ve moda tasarımı programı öğrencilerine girişimcilik, pazarlama ve marka ile ilgili derslerin okutulması, onların başarılı girişimci olabilmelerine yardımcı olacağı düşünülmektedir.Öğe in vitro Bakteriyel Test Sistemleri Kullanılarak Propolisin Genotoksisite ve Antigenotoksisitesinin Değerlendirilmesi(TÜRKİYE KALKINMA VAKFI, 2016) Bayram, Nesrin Ecem; Karadayı, Mehmet; Güllüce, Medine; Bayram, Sinan; Sorkun, Kadriye; Öz, Gül Cevahir; Salih, BekirBu araştırmada üniversite öğrencilerinin metamfetamin bağımlılığı hakkında farkındalık düzeylerinin belirlenmesi ve bazı faktörlere göre değişimlerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Tanımlayıcı nitelikte olan bu araştırma, 338 üniversite öğrencisi ile yapılmış, Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeği ve metamfetamine yönelik bazı sorulara verdikleri yanıtlar analiz edilmiştir. Katılımcıların %50’den fazlasının (N=177) metamfetamin maddesini daha önce duymadıkları, üçte ikisinin ise (N=213) maddeyi bilmedikleri belirlenmiştir. Ölçek puan ortalaması 108.36 olarak tespit edilmiş ve farkındalıklarının oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir. Katılımcılardan maddeyi bilmeyen ve daha önce duymamış olanların farkındalık puanlarının maddeyi bilen ve duymuş olanlardan anlamlı düzeyde düşük olduğu belirlenmiştir. Farkındalığın en önemli belirleyicisinin maddeyi sosyal medya ve iletişim araçlarından duymak olduğu, ayrıca arkadaşlar ve etkinlik-eğitim kaynaklarından duymuş olmanın da belirleyici olduğu görülmüştür. Öte yandan, katılımcıların bağımlılığa neden olan faktörlerle ilgili farkındalıklarının maddenin daha önce duyulması ya da duyulmaması, bilinmesi ya da bilinmemesine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı belirlenmiştir.Öğe AĞARTMA İŞLEMİ GÖRDÜKTEN SONRA BALMUMU UYGULANMIŞ İSPANYOL SEDİRİ (Cedrela odorata L.) AHŞABINDA SEÇİLMİŞ YÜZEY ÖZELLİKLERİNİN ARAŞTIRILMASI(Mustafa Hilmi ÇOLAKOĞLU, 2024) Peker, Hüseyin; Çamlıbel, Osman; Ayata, Ümit; Ulay, GökselDünyada giderek önem kazanan teknolojik inovasyonlar beraberinde Dördüncü Sanayi Devrimini getirmiştir. Bu devrim ile birlikte ortaya çıkan fiziksel megatrend teknolojilerinin başında 3D baskı ve yazıcılar gelmektedir. Endüstri 4.0 teknolojilerinin en somut göstergesi olan 3D baskı, eklemeli imalat olarak adlandırılan fiziksel nesne oluşturulmasını ifade etmektedir. Bu teknoloji, Türkiye ve Dünya endüstrisinin lokomotifi olan tekstil sektöründe kendine desen, tasarım ve imalat uygulamasında alan bulmaktadır. Bu kapsamda 3D baskı teknolojisinin müşteriye özel, özgün tasarım imkânı sunan, niş ürünlerin oluşturularak satış yapılma imkânı sağlaması beklenmektedir. Böylece yöresel desen tasarımına imkân veren ve bu desenlerin yöresel tekstil ürünleri olan Ehram ürünlerine uygulanmasına olanak sağlar. Ehram/ihram, ince eğrilmiş koyunyününden yapılan, düz yüzeyli mekikli dokumadan elde edilen kadın-erkek giysisi, ev dekorasyon ürünü, hediyelik eşya gibi kullanım alanı olan kumaştır. Bu çalışma ile geleneksel ürün olan Ehramın 3D yazıcılar ile desen uygulanması incelenmektedir. 3D yazıcı malzemesi olarak Selüloz türevli katılma polimerleri (Polyetilen, polipropilen, vinil akrilikler, flüorokarbon reçineleri ve polistirenler) ve yoğunlaşma polimerleri (naylonlar, Polyetilen tereftalat, polikarbonatlar ve poliamitler) gibi kompozit yapıdaki malzeme kullanılmaktadır.Öğe ORTAÖĞRETİM MATEMATİK ÖĞRETMENİ ADAYLARININ ÜSTBİLİŞ FARKINDALIKLARININ BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ(Kastamonu Üniversitesi, 2014) Deniz, Demet; Küçük, Betül; Cansız, Şükrü; Akgün, Levent; İşleyen, Tevfik[Abstract Not Available] [Abstract Not Available] Bu çalışmanın amacı, akran öğretimi tekniğinin 9. sınıf öğrencilerinin fizik dersine yönelik tutumları üzerinde etkisinin olup olmadığının incelenmesidir. Çalışma, tek grup ön test - son test deneysel modelde tasarlanmıştır. Çalışmaya, Ankara ili Keçiören ilçesindeki özel bir ortaöğretim kurumunun 9/A ve 9/B sınıflarında öğrenim gören 42 öğrenci (kız: 24, erkek: 18) katılmıştır. Sınıflarda yer alan öğrenciler arasından her bir sınıf için 5’er öğrenci, “Öğreten Akran” olarak belirlenmiştir. Öğreten akran olarak belirlenen öğrenciler ile çalışma öncesi, 40’ar dakikalık 3 oturum şeklinde akran eğitimi süreci gerçekleştirilmiştir. Akran eğitimi sürecinin ardından, her iki sınıfta da 10 hafta boyunca “Kuvvet ve Hareket” ünitesi akran öğretimi tekniği ile yürütülmüştür. Çalışma verileri, Ortaöğretim Öğrencilerine Yönelik Güncel Fizik Tutum Ölçeği aracılığıyla elde edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, akran öğretimi tekniğinin çalışmaya katılan 9.sınıf öğrencilerinin fizik dersine yönelik tutum düzeyleri üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğu ortaya konulmuştur. Bu kapsamda, akran öğretimi tekniği 9.sınıf öğrencilerinin fizik dersine yönelik tutum düzeylerinin arttırılmasında alternatif bir yaklaşım olarak düşünülebilir. [Abstract Not Available]Öğe PANDEMİ SÜRECİNİN OLİMPİK KARATE SPORCULARI ÜZERİNE ETKİSİ VE SPORCULARIN YENİ TİP KORONAVİRÜSÜNE YAKALANMA KAYGILARININ KARMA ARAŞTIRMA YAKLAŞIMIYLA İNCELENMESİ(METİN YAMAN, 2023) Boz, Emre; Mazlum, MeryemBu çalışma lise son sınıf öğrencilerinin hemşirelik mesleğine yönelik bilgilendirme öncesi ve sonrası tutumlarının değerlendirilmesini amaçladı. Çalışma Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesindeki bir ilde bulunan liselerde tek gruplu ön test- son test deneysel desende yapıldı. Çalışma 438 lise son sınıf öğrencisi ile tamamlandı. Veriler “Kişisel Bilgi Formu” ve “Hemşirelik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği” ile toplandı. Öğrencilerin ön test Hemşirelik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği puan ortalaması 140,42±19,37, son test Hemşirelik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği puan ortalaması ise 142,09±21,46 bulundu. Ön ve son test Hemşirelik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği toplam puanları karşılaştırıldığında farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu (p<0.05. Lise son sınıf öğrencilerinin bilgilendirme sonrasında hemşirelik mesleğine yönelik olumlu tutumlarının arttığı belirlendi.Öğe Katı Atık Enerji Santralinde Gaz Motoru ile Birleştirilmiş S-CO? Döngüsünün Eksergoekonomik Değerlendirmesi(Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, 2025) Tozlu, Alperen; Trninic, Marta; Özahi, EmrahBu araştırmada, yükseköğretim öğrencilerinin sosyal beceri düzeylerinin incelenmesi, spor yapma / yapmama ve bazı değişkenlere göre karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Bayburt Üniversitesi öğrencileri, örneklemini ise 2020 – 2021 güz döneminde öğrenimine farklı akademik birimlerde devam eden lisans düzeyindeki rastgele araştırmaya dahil edilen 475 gönüllü öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu ve Riggio (1986) tarafından geliştirilen ve Türkçe’ye uyarlaması ise Yüksel (1997) tarafından yapılan, Koydemir (2006) tarafından kısa forma dönüştürülen Sosyal Beceri Ölçeği (SBÖ) kullanılmıştır. Araştırma verileri örneklem grubundan Google Formlar kullanılarak dijital platform aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans, güvenirlik, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre; üniversite öğrencilerinin sosyal beceri düzeyleri ile; cinsiyet, spor yapma / yapmama ve öğrenim gördükleri akademik birim değişkenlerinde anlamlı farklılıklar olduğu; yaş ve spor türü değişkenlerine göre ise bir farklılık oluşmadığı ancak yaşın ilerledikçe sosyal becerilerinin düşüş eğiliminde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Risk Analysis in Drill Benches in terms of Occupational Health and Safety(Ağrı İbrahim Çeçen University, 2021) Albayrak, Sirer; Özdemir, Mustafa; Yağcı, Melikeblok zinciri tabanlı bir uygulama kurgusu oluşturmaktır. "Öğe Bir Olgu Üzerinden Çocuk Yapma Yeteneği Kaybının Adli Tıp Açısından Değerlendirilmesi(Adli Tıp Kurumu, 2016) Şener, Mustafa Talip; Ançı, Yüksel; Özkaya, Fatih; İrez, Azem; Özbey, İsa[Abstract Not Available]Öğe Mobilya sektöründe kullanılan movingui (Distemonanthus benthamianus Baillon odununda tek ve çift bileşenli ahşap ağartıcı kimyasallarının uygulanması üzerine bir araştırma(Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, 2023) Peker, Hüseyin; Bilginer, Elif Hümeyra; Ayata, Ümit; Çamlıbel, OsmanOnline alışveriş yapan tüketicilerin tekrar satın alma niyetlerine etki eden faktörleri belirlemeyi amaç edinen bu çalışmada; bilgi vericilik, eğlence, bilgi içeriğinin etkinliği olmak üzere üç boyutuyla ele alınan web atmosferinin olumlu ve olumsuz duygular üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Ayrıca duyguların tekrar satın alma niyeti üzerindeki etki de araştırılmıştır. Araştırmanın ana kütlesini Erzincan’da yaşayan 18 yaş ve üzeri online alışveriş yapan tüketiciler oluşturmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre web atmosferi boyutlarından bilgi vericilik ve bilgi içeriğinin etkinliği hem olumlu hem de olumsuz duyguları etkilemektedir. Bununla birlikte duyguların tekrar satın alma niyeti üzerinde etkisi olduğu görülmüştür.Öğe Türk Spor Yönetim Yapısının (Merkez ve Taşra) 1938’den Günümüze İncelenmesi(Nevzat MİRZEOĞLU, 2020) Adatepe, Eda; Gelen, Nuran; Çiftçi, Sevdakısaca tanıtarak, eğitim belgelerinin anlık olarak doğrulanmasının önemi ve buÖğe YENİ MEZUN SINIF ÖĞRETMENLERİNİN SINIF ÖĞRETMENİ YETİŞTİRME PROGRAMINA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ(Asos Eğitim Bilişim Danışmanlık San. Tic. Ltd. Şti., 2016) Ergen, Yusuf; Elma, CevatDaha sürdürülebilir yaşam biçimlerine olan talep arttıkça, yerel yönetimler de uyum sağlamak için bir çaba içerisine girmiştir. Son yıllarda sürdürülebilir kalkınma kavramı da, büyük başarı öyküleri ile birlikte anılmaktadır. Bu kavram akademik araştırmalarda, iş alanlarında ve yönetişimde de önemli bir konu halini almıştır. Bilindiği üzere, yerel yönetimlerin ülkenin çevresel, sosyal ve ekonomik kalkınmasında sorumlulukları vardır. Sürdürülebilir kalkınmanın dostu olarak nitelendirilen alanlardan biri de spordur. Ancak bir eylem, çaba, strateji veya plan olmadan spor kendi kendine kaos içinde gelişemez. Merkezi hükümet makro sorunlarla ve makro politikalarla meşgulken, yerel yönetimler, coğrafi bölgenin insan ve doğal kaynaklarını herkesten daha iyi bilen, en yakın mahalli müşterek idaredir. Bu araştırma, spor yoluyla Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hede?erini gerçekleştirmek amacıyla Kocaeli Büyükşehir Belediye Kağıtspor’da yapılan alan çalışması hakkında bilgi vermektedir. Hazırlanan el kitabı incelendiğinde, bahsedilen her bir girişim Sürdürülebilir Kalkınma Hede?eri ile bağlantılı olduğu görülmektedir. Çeşitli sürdürülebilirlik uygulamalarının teşvik edilmesi, pratik bir şekilde uygulanması, özellikle olumsuz çevre etkisinin azaltılması ve geleceğe olumlu, somut bir miras bırakabilme noktasında bu çalışmanın önemli olduğu düşünülmektedir.Öğe TÜKETİCİLERİN MARKAYA İLİŞKİN HEDONİK VE RASYONEL ALGILAMALARININ MARKA DEĞERİ BOYUTLARINA ETKİSİ(Pazarlama ve Pazarlama Araştırmaları Derneği, 2011) Erciş, Aysel; Yapraklı, Şükrü; Can, Polat; Yılmaz, M. KemalBu çalışmanın amacı insan kaynakları yönetimi (İKY) uygulamaları ve örgüt kültürünün çalışan performansı üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Çalışmada öncelikle hangi İKY uygulamalarının çalışan performansını etkilediği araştırılmış ardından da örgüt kültürü tiplerinin çalışan performansı üzerindeki etkilerine bakılmıştır. Son olarak da örgüt kültürünün İKY uygulamaları ve çalışan performansı ilişkisindeki ara değişken etkisine bakılmıştır. 78 firmada çalışan toplam 425 kişi üzerinde anketler uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre İKY uygulamalarından personeli seçme ve işe alma, takım çalışması, çapraz eğitim ve performansları hakkında çalışanlara geri bildirim verme, çalışan performansını arttırmaktadır. Örgüt kültürü tiplerinden ise pazar kültürünün çalışan performansını arttırdığı gözlemlenmiştir. Örgüt kültürünün İKY uygulamaları-çalışan performansı ilişkisinde kısmi ara değişken olduğu görülmüştür.Öğe Halk Kütüphaneleri Platformu(Türk Kütüphaneciler Derneği, 2015) Özçelik, Ahmet Uğur; Aksoy, Şaban; Yücel, Hakan; Küçük, Mehmetdoğrulama için blok zincirinin nasıl kullanılabileceği sorularına cevap vererekÖğe LOJİSTİK PERFORMANSININ EKONOMİK BÜYÜME ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(Orhan ÇAĞLAYAN, 2017) Bozma, Gürkan; Başar, Sibel İsmailçebi; Aydın, SalihTelevizyon, toplumsal gerçekliği kendine has bir temsil formuyla yeniden yapılandırmaktadır. Bazı televizyon içerikleri aleni bir kurgusal nitelik taşırken, bazı içeriklerde gerçeklik ile kurguyu ayıran çizginin belirsizleştiği görülmektedir. Realite programlar bu bağlamda, kurgusallığı gerçek kişiler ve olaylar üzerinden üretme iddiasıyla, gerçek ile kurgunun iç içe geçtiği bir yanılsama yaratmaktadır. Son dönemlerde yayın kuşaklarını fazlasıyla dolduran bu formatlar, televizyonculuk pratiklerinin en yaygın türlerinden birini oluşturmaktadır. Bu çalışma, medyatik ya da tele-gerçeklik ile realite programlar arasındaki belirlenimci ilişkiyi kurgusal toplumsallık ve kimlik üretimleri üzerinden açıklamaktadır. Salt bir gerçeklik-kurgu karşılaştırması yerine, ekrana yansıyan toplumsallık ve kimlik kurgusunun somut delilleri üzerinde durulmaktadır. Türkiye’de yayınlanan realite programlardaki tele-yaşamları haritalayan/betimleyen çalışma, Survivor, Yemekteyiz, İşte Benim Stilim ve Zuhal Topal’la formatlarını örneklem almaktadır. Çalışma bulguları, realite program toplumsallığının gerçekliğe ilişkin bir vaha kurarak, kimlik kodlarını ‘her zaman var olan’ bir gerçeklik türü gibi yaygınlaştırmaya hizmet ettiğini göstermektedir.












