Bayburt Üniversitesi Adalet Dergisi
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Spor Hukuku Bağlamında Yapay Zeka Destekli Karar Mekanizmalarına Yönelik Güncel Yaklaşımlar(Bayburt Üniversitesi, 2024) Çakır, Zekai; Ceyhan, Mehmet Ali; Güzel, Sema; Yel, KaderYapay zeka (YZ) teknolojileri, insanlık tarihindeki savaşlar ve teknolojik gelişmelerle paralel olarak evrimleşmiş, özellikle II. Dünya Savaşı sonrası hız kazanan bilgisayar bilimi alanında önemli bir yer edinmiştir. Alan Turing'in "Turing Testi" ile ilk kez zihinsel kapasite ölçümleri yapılan YZ, 1956'da Dartmouth Koleji'nde yapılan konferansla tanımlanmış ve teknolojinin gelişimi, güvenlik, iletişim ve dijital ekonomi alanlarında büyük bir dönüşüm yaratmıştır. Günümüzde, YZ insan emeğini azaltma ve kapasitesini artırma hedefiyle birçok sektörde hızla entegre edilmekte, spor gibi dinamik alanlarda da önemli etkiler yaratmaktadır. Spor hukuku bağlamında YZ'nin etkisi, sadece performans analizi ve antrenman süreçlerini değil, aynı zamanda hukuki sorumlulukları ve etik soruları da gündeme getirmektedir. Spor organizasyonlarında, YZ'nin kullanımı adil rekabetin sağlanması ve kararların objektif bir şekilde alınması adına önemli fırsatlar sunmaktadır. Ancak, YZ'nin sporcuların biyometrik verilerinin toplanması ve işlenmesi, kişisel veri güvenliği ve mahremiyetle ilgili ciddi hukuki ve etik sorunları gündeme getirmektedir. Verilerin doğru bir şekilde korunması ve izinsiz kullanımının engellenmesi, yalnızca sporcular ve kulüpler arasındaki ilişkilerde değil, taraftarlar ve medya ile olan ilişkilerde de şeffaflık ve denetim gerektirmektedir. Ayrıca, YZ'nin spor hukukunda "adil oyun" ilkesine nasıl etki edeceği, bu teknolojinin kullanımının sağlıklı bir şekilde düzenlenmesi için önemli bir tartışma alanı oluşturmaktadır. Bu çalışma, YZ'nin spor hukukundaki potansiyel etkilerini inceleyerek, spor yöneticiliği, performans analizleri ve hukuki düzenlemeler bağlamında etik ve sorumluluk sorunlarına dair önemli çıkarımlar yapmayı amaçlamaktadır Anahtar kelimeler: Spor Hukuku, yapay Zeka, Spor, Adil Rekabet AbstractÖğe Kadın ve Çocuklara yönelik Şiddet, İstismar ve Güvenlik Başlıklı Yayınların Bibliyometrik Karşılaştırması(Bayburt Üniversitesi, 2024) Taş, EmineBu araştırmanın temel amacı Web of Science (WoS) veri tabanında kadın ve çocuklara yönelik şiddet, istismar ve güvenlik başlıklarında yayımlanan bilimsel yayınları bibliyometrik analiz yöntemi ile incelemektedir. İlgili literatürde kadın ve çocuklara yönelik şiddet, istismar ve güvenlik başlıklı yayınların bibliyometrik karşılaştırmasını gerçekleştiren bir çalışmaya rastlanmamıştır. Dolayısıyla bu çalışma kadın ve çocuklara yönelik şiddet, istismar ve güvenlik konularında yayımlanan bilimsel literatürü kapsamlı bir şekilde incelemesi bakımından özgün bir çalışmadır. Dolayısıyla bu araştırma kadın ve çocuklara yönelik şiddet, istismar ve güvenlik konularının zaman içindeki gelişimini, akademik ilginin nasıl değiştiğini, uluslararası işbirliğinin önemini ve eğilimlerini, araştırmacıların odaklandığı temaları ve öne çıkan anahtar kelimeleri göstermesi bakımından büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda kadın ve çocuklara yönelik şiddet, istismar ve güvenlik konularında yapılan araştırmaların, uluslararası işbirlikleri sayesinde daha geniş bir perspektife sahip olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda kadın ve çocuklara yönelik şiddet, istismar ve güvenlik konularındaki üç alanın, birbirini tamamlayan temalar içerdiği belirlenmiştir. Çalışma kapsamında kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve güvenlik konularında yapılan bilimsel çalışmaların, zaman içinde artış göstermesine rağmen istismar ve güvenlik konularındaki yayınların sınırlı kalmasının önemli bir eksik olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu alanda daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu ve kamuoyunun, akademik çevrelerin ve politika yapıcıların konuya dair farkındalığı artırması gerektiği belirlenmiştir. Konuyla ilgili çalışma yapmayı planlayan araştırmalar, özellikle istismar ve güvenlik konularına odaklanarak, toplumsal cinsiyet eşitliği ve çocuk hakları açısından daha kapsamlı bir anlayış geliştirmesi önerilmiştir.Öğe 1978 Kahramanmaraş Olayları ve Siyasi Tartışmaların TBMM'deki Yansımaları(Bayburt University, 2025) Karatutlu, İrfan1978 Kahramanmaraş olayları, Türkiye'nin toplumsal, siyasi ve ekonomik zemininde derin izler bırakmış bir dönemi yansıtmaktadır. Bu makale, olayların ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilen tartışmalar, verilen gensorular ve ortaya konulan savunmalar üzerinden sürecin siyasi yansımalarını analiz etmektedir. Milletvekillerinin ve Başbakan Bülent Ecevit'in konuşmalarından hareketle, güvenlik politikaları, adalet süreçleri ve dönemin siyasi kutuplaşması detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Meclisteki tartışmalar, hükümetin yetersizlikleri ve muhalefetin eleştirileri ışığında, Türkiye'nin toplumsal barışını tehdit eden unsurların siyasi bir çatışma zemini oluşturduğunu gözler önüne sermektedir. Makale, olayların sadece siyasi değil, aynı zamanda toplumsal boyutlarını da değerlendirerek kapsamlı bir bakış açısı sunmaktadır.Öğe TÜRKİYE'DE 1980 SONRASI BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLLİĞİ: SİYASİ TEMSİLDE ALTERNATİF BİR YOL MU?(Bayburt University, 2025) Ünsal, Kutlay KağanBu çalışma, Türkiye'de 1980 sonrası siyasal sistem içerisinde bağımsız milletvekilliği olgusunu, parlamenter temsilde bir alternatif olarak ele almayı amaçlamaktadır. Türk siyasal hayatında siyasal partilerin hakim güç olduğu bir düzlemde, bağımsız milletvekilliği hem bireysel siyasal iradenin hem de yerel dinamiklerin temsilini mümkün kılan istisnai bir alan olarak dikkat çekmektedir. 1980 askeri darbesi sonrası dönemin şartlarında dinamikleri yeniden oluşan siyasal düzlemde siyasal partilerin yeniden yapılanması, seçim sistemindeki yüzde 10 ülke barajı gibi düzenlemeler, bağımsız adaylık şartlarını ve olası başarı durumunu doğrudan etkilemiştir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, bağımsız milletvekilliğinin hangi siyasal ve toplumsal bağlamlarda ortaya çıktığını, ne tür temsil mekanizmaları yarattığını ve bu milletvekillerinin meclis faaliyetleriyle siyasal alandaki etkilerini incelemektir. Çalışma, 1983-2023 yılları arasında gerçekleşen genel seçimleri esas almakta; bağımsız milletvekillerinin seçime giriş nedenleri, toplumsal ve bölgesel tabanları, seçim başarıları ve TBMM'deki performansları üzerinden çok boyutlu bir analiz gerçekleştirmektedir. Ayrıca, bireysel olarak bağımsız aday olup daha sonra bir siyasi partiye katılan vekillerin durumu da değerlendirilmektedir. Çalışmanın sınırlılıkları ise şu şekildedir: Çalışma yalnızca genel seçimlerdeki bağımsız milletvekilliği pratiklerini kapsamaktadır; yerel seçimlerdeki bağımsız adaylık örnekleri veya bağımsız milletvekilliği ile doğrudan bağlantılı olmayan bireysel siyasi hikayeler kapsam dışı bırakılmıştır. Ayrıca bağımsız milletvekillerinin geleneksel ve sosyal medyadaki temsilleri, kamuoyundaki algıları gibi sosyolojik boyutlara yalnızca dolaylı olarak değinilmiştir. Araştırma sürecinde hem nicel hem de nitel yöntemlerden faydalanılmıştır. Nicel analiz kapsamında Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verileri aracılığıyla bağımsız milletvekillerinin yıllara göre dağılımı, seçim çevrelerine göre yoğunlukları ve oy oranları incelenmiştir. Nitel analizde ise meclis tutanakları, bağımsız vekillerin TBMM'deki konuşmaları ve kamuoyuna yansıyan siyasal söylemleri değerlendirilmiş; böylece siyasal temsil pratikleri, partiler dışı siyasal katılım biçimleriyle birlikte ele alınmıştır. Bu çalışma, Türkiye'de siyasal temsilde alternatif modellerin ve geleneksel siyasal sistemde başat güç olan siyasal parti hakimiyetlerine alternatif bir seçenek sunma, Türk siyasal hayatındaki siyasal parti egemenliğini demokratik temeller çerçevesinde sınırlandırma çabalarının anlaşılması bakımından katkı sağlamayı hedeflemektedir. Ayrıca bağımsız milletvekilliğinin, seçim barajı ve parti disiplini gibi siyasal sistemin temel yapılarıyla olan ilişkisi üzerinden demokratik temsilin sınırlarını yeniden tartışmaya açmaktadır.Öğe Schadenfreude Behavior in Employees(Bayburt Üniversitesi, 2024) Durmuş, İbrahimSchadenfreude can create disruptions in workplace activities. Many factors can contribute to pleasure or satisfaction in response to others' difficulties (suffering). It is also not normal for individuals to exhibit negative emotions such as jealousy, spite, envy, and hatred towards others' happiness. The research aims to evaluate the factors that may contribute to the formation of the schadenfreude concept at an organizational level. For this purpose, schadenfreude studies were reviewed in the WoS database. The study utilized bibliometric analysis methods. The study sample consisted of 480 research papers. As a result of the analysis, significant insights into the schadenfreude concept were obtained. The study found that the schadenfreude concept has strong relationships with empathy, social comparison, deservingness, status, malicious envy, jealousy, social identity, benign envy, social emotions, prosocial behavior, resentment, gluckschmerz, emotions, fMRI, affect, identification, rivalry, abuse supervision, misfortune, harm, self-esteem, competition, intergroup, facial expression, laughter, morality, COVID-19, ethics, social cognition, sympathy, intergroup relations, emotion, identity, joy, social comparison, motivation, Machiavellianism, sadism, narcissism, the dark triad, aggression, the dark tetrad, psychopathy, and moral disengagement. The results indicate that the concept of schadenfreude needs to be considered in organizations.Öğe AİHM KARARLARI IŞIĞINDA MAHPUSLARIN AÇLIK GREVLERİNDE HEKİM MÜDAHALESİ SORUNU(Bayburt University, 2022) Akpınar, MuratAçlık grevi ve ölüm orucu gibi faaliyetler, genellikle hükümlü ve tutukluların bulundukları yerlere ait koşulların yetersizliğinden şikayetçi olmaları sebebiyle, bu koşulların iyileştirilmesine yönelik, devlete karşı takındıkları ve kendilerini ifade etme açısından başvurdukları bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Eylemciler protesto faaliyetleri sırasında beden ve ruh sağlığı açısından birtakım problemler ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Dolayısıyla ifade ve düşünce özgürlüğü aracı olarak kullanılmak istenen söz konusu eylemler ile devletin yaşam hakkını koruma anlamında pozitif yükümlülüğü arasında bir denge mekanizmasının oluşturulması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Devlet bu tür eylemlere hangi aşamada, ne ölçüde müdahalede bulunabilir? Bu çalışmada, açlık grevi faaliyetleri sırasında yapılması muhtemel zorla besleme girişimi, devletin pozitif yükümlülüğü, ulusal ve uluslararası düzenlemeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında değerlendirilecektir.Öğe Kamuda Teknoloji ve Yenilik Yönetiminin Adalet Hizmetlerinin Dijitalleşmesine Etkisi(Bayburt University, 2023) Demirkıran, SenemKamu yönetiminde kamu hizmet sunumu için sürekli yenilik kalıcı bir süreci ifade etmekte, kamu idareleri için verimli etkin yöntemi bulmak karmaşık bir konuyu oluşturmakta ve kamu yönetiminde devamlı bir süreci ortaya çıkartmaktadır. Kamu yönetiminde; adalete erişim, yasal süreçlere saygı, insan haklarına ve demokratik değerlere saygı, şeffaflık, açıklık, katılım, çeşitliliğe hoşgörü, çevrenin korunması, sonuçların sürdürülebilirliği ve kamu hizmetlerinin profesyonelliği vb. tüm amaç ve işlevleri en iyi şekilde yerine getirebilecek etkin bir yönetim modeli arayışı dijital çağ ile birlikte kamu yönetiminde teknoloji ve yenilik yönetiminin önemini arttırmaktadır. Dijitalleşme adı verilen süreç toplum, devlet ve hukuk üzerinde etkilere yol açarak, vatandaşlar için "dijital vatandaş" kavramını, devlet için "e-Devlet ve dijital devlet" kavramlarını, hukuk için ise adalet hizmetlerinin dijitalleşmesini ve hukuki bilgiye dijital erişimi ifade eden "dijital adalet" kavramlarını anlamlandırmakta ve işler kılmaktadır. Bu makale; kamuda teknoloji ve yenilik yönetimi ile adalet hizmetlerinin dijitalleşmesi ve hukuki bilgiye erişimin gelişim sürecini AB açısından ele almaktadır.Öğe Domestic Violence, Violence Against Women and Protective and Preventive Measures Under Law No. 6284(Bayburt University, 2022) Söylemez, Sefanur DidarDomestic violence and violence against women are issues affecting many people every year in our country and the world, causing human rights violations for vulnerable people such as women, children, and the elderly, and require urgent solutions. Studies are conducted to protect the victims of violence, to prevent violence, and to conclude its effects in the national and international arena because of the importance of the concept of family. To protect the family and raise healthy and happy generations, states also have some responsibilities regarding violence. Various arrangements were made in our domestic law to fulfill the responsibilities imposed in our country by conventions regulated internationally and to which our country is also a party. No doubt, the most important of these regulations is Law No. 6284 on the Protection of the Family and the Prevention of Violence Against Women. Within the scope of this Law, the local authority, the judge, and in some cases, the law enforcement chief were authorized to take protective and preventive measures, to reduce the effects of violence on the victims and to reintegrate the victims of violence into the society by trying to prevent the repetition of violence. Because of its importance, domestic violence and violence against women are defined in the study, and protective and preventive measures in the Law No. 6284 are explained.Öğe Anonim Ortaklıklarda Pay Ve Pay Senetleri(Bayburt University, 2023) Dermez, Tarık TalhaBu çalışmada anonim ortaklıkların türleri, anonim ortaklıkların payları, bu ortaklıklardaki pay türleri, söz konusu payların senede bağlanması ile oluşan pay senetleri ile ilgili çeşitli açıklamalar yapılmıştır. Bu kapsamda tek ortaklı anonim ortaklıklar, çok ortaklı anonim ortaklıklar şeklinde ayrıma tutulmuş ayrıca halka kapalı anonim ortaklıklar ve halka açık anonim ortaklıklara ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Devamında anonim ortaklıklarda pay kavramı detaylı bir şekilde ele alınmış, bu ortaklıklardaki payların serbestçe devredilebilirliği ve bölünmezliği ilkesinden söz edilmiştir. Anonim ortaklıklardaki payların çeşitleri de ele alınmış, bu kapsamda pay türleri; çıplak paylar, kayden izlenen paylar, pay senedine bağlı paylar olarak detaylıca incelenmiştir. Paya ilişkin olarak pay senetlerinin özelliklerinden bahsedilmiş, pay senetlerinin türleri belirtilmiş, hamiline yazılı pay senetleri, bağlı nama yazılı pay senetleri, gerçek nama yazılı pay senetleri ve pay senedi yerine geçen ilmühaberler detaylıca incelenmiştir. Söz konusu çalışma, tarafımca 2021 yılında yazılan "Anonim Şirketlerde Ortaklıktan Çıkma Ve Bağlam Hükümlerinin Etkisi" adlı yüksek lisans tezinin ilk bölümünün 1 numaralı ana başlığında işlenen konuları ele almaktadır.Öğe An Interview Based on the Book titled Turkish Mythology in the Light of Written Sources and Narratives(Bayburt Üniversitesi, 2024) Demirel, OsmanTurgay KABAK, who was born in Mersin's Silifke district and called the pride of Silifke by his compatriots from Silifke, works at Bayburt University, Faculty of Humanities and Social Sciences, Department of Turkish Language and Literature and is known for his studies on folk literature of Silifke, Trabzon and Nevşehir region. KABAK completed his undergraduate education at Giresun University, his master's degree at Nevşehir Hacı Bektaş University and his doctorate at Karadeniz Technical University. During the interview, some questions were posed based on his book "Turkish Mythology in the Light of Written Sources and Narratives" published in the field of folk literature and Mr. Kabak was asked to comment. Ancient cultural traditions, authors writing books in the field of folklore without academic education, mythological elements in Turkish epics were mentioned. Finally, the interview was concluded by talking about the Turkish world.Öğe Satım Sözleşmelerinde Alıcının Asli Edim Yükümlülüklerinin Milletlerarası Viyana Satım Antlaşması ile Türk Borçlar Kanunu'na Göre Karşılaştırılması(Bayburt University, 2023) Altay, YasinAccording to their self-characteristics, contracts for the international sale of goods bring and raise some rights and obligations to the parties, which are dubbed as buyers and sellers. For the contracts that are conducted internationally, the contradictions and non-contractual provisions that stem from the parties' national legislation lead to several problems. In order to solve such problems, the "United Nations Convention on Contracts for the International Sale of Goods" is prepared to establish a legal basis for the contracts. Today, the Convention, which 95 states are party as of today, was ratified on 1 August 2011 by Turkey. The Vienna Sales Convention is comprised of four sections and 101 articles, which mainly regulate the rights and obligations of the buyer and seller parties and the breach of the contract. In article 53 of the Convention, the buyer's obligations are outlined, and it is stated that the buyer must "pay the price" for the goods and "take delivery of them" as required by the contract and by the Convention. Similarly, the Turkish Code of Obligations art.232 imposes two primary obligations on the buyer as "paying the price" and "taking over the sold". This study addresses primary obligations and attitudes regarding the buyer's breach of contract and the seller's remedies under the articles of "Vienna Sales Convention" by comparing related articles of the "Turkish Code of Obligations".Öğe Güney Kore'nin Kurumsal Sosyal Sorumluluk Eğilimlerinin İncelenmesi(Bayburt Üniversitesi, 2024) Yılmaz, FatmanurGüney Kore, Çin ve Japonya ile birlikte Asya'nın önde gelen büyük ekonomilerinden biri olup, küresel ölçekte önemli bir ekonomik aktör olarak öne çıkmaktadır. Ticaret Bakanlığı'nın raporuna göre, 2024 yılında Güney Kore'nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYİH) 1,8 trilyon dolar seviyesine ulaşması beklenmektedir. Bu tahmin, Güney Kore'yi 2024 yılı itibariyle dünya ekonomisinde 12. sırada yer alan en büyük ekonomi konumuna getirmektedir . Buna karşın, 1997 Güney Kore ekonomik krizine kadar ve kriz dönemi süresince, Güney Kore ekonomik büyüklük açısından üçüncü dünya ülkeleri arasında yer almakta idi . 1997 ekonomik krizi öncesinde, Güney Kore ekonomisi büyük ölçüde Chaebol şirketlerinin egemenliğinde olup, bu firmalar Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) bağlamında şirket faaliyetlerini sorumlu bir şekilde yürütmemekteydi. Ayrıca, devletin de bu alanda Chaebol şirketlerine yönelik herhangi bir denetim veya yaptırım uygulama gücü bulunmamaktaydı. 1990'lı yıllardaki ekonomik kaos ve politik istikrarsızlık ortamına rağmen, Güney Kore, 2000'li yılların başında küresel ekonomi içerisinde önemli bir aktör konumuna gelmiştir. Bu dramatik dönüşüm, Güney Kore'deki şirket yapılarının ve bu şirketlerin KSS anlayışlarının da paralel bir şekilde değişmesine yol açmıştır. Bu çalışma, Güney Kore ekonomisindeki temel aktörler olan Chaebol şirketleri, kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının, 1997 ekonomik krizi ve kriz sonrası hükümet değişimi gibi önemli ekonomik ve politik olaylar çerçevesinde kurumsal sosyal sorumluluğa yönelik bakış açılarını nasıl dönüştürdüğünü incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada, Güney Kore'deki aktörlerin KSS anlayışındaki dramatik değişimin nedenlerinin ortaya konulabilmesi amacıyla, kilit aktörler ve olaylar ışığında kronolojik bir literatür taraması yapılmıştır. Çalışma sonucunda, 1997 ekonomik krizi öncesinde hakim olan "Chaebol ailelerine ait şirketlerin yalnızca devlete karşı sorumlu tutulduğu ve kar maksimizasyonuna yönelik faaliyetler dışında sosyal sorumluluklar ile kamu baskılarından devlet tarafından izole edilmesi gerektiği" anlayışının, kriz sonrası dönemdeki ekonomik ve politik değişimlere paralel olarak daha olumlu ve sorumlu bir yönelim sergileyerek, kamu yararını gözeten bir biçimde evirildiği tespit edilmiştir.Öğe The Problem of Physician Intervention in Hunger Strike of Prisoners in the Light of the ECHR Decisions(Bayburt University, 2022) Albayrak, Halil İbrahimThe private security sector is a critical component and supplement of security and safety in the Republic of Turkey and abroad. Today, private security is responsible for protecting not only many institutions and critical infrastructure systems in countries, but also intellectual property and sensitive corporate information. States also rely significantly on private security for precious metals transportation, bank security, and a variety of other responsibilities. While there are examples in the international system, companies also invest heavily in private security and use it to perform tasks such as private investigations, pre-employment screening, and information technology (IT) security. Therefore, the legal infrastructure of private security organizations that have penetrated many aspects of our lives is also crucial. Private security laws, shaped by many factors such as countries' geographical location, cultural structures, and management styles, are also examined by lawmakers, and similar laws/articles are enacted if deemed necessary. In this study, the Private Security Legislation used in the Republic of Turkey and the Private Security Legislation used in France were examined. Special law enforcement authorities have been highlighted and attempted to be explained in general terms.Öğe Examination of Social Municipality Approach in Turkey Through the Law and Problems in Implementation(Bayburt University, 2022) Küçükkelepçe, Öznur; Şahin, Sena20. the social state, which has been on the rise due to the economic adversities experienced in the century, has shown its influence in many fields of activity over time. With the social state, social rights have gained importance and social policies have come to the fore on many issues such as income distribution, security, equality of opportunity, and health. The municipalities, which are responsible for meeting the local and common needs of the people of the town, have changed their meaning over time with the effect of globalization and have turned into service organizations that implement the social policies of the state. As a requirement of the social state understanding, municipalities have gained the quality of "social municipality" with the amendments made within the scope of many laws in Turkey. Thus, it was intended to support local development in increasing the welfare levels of the people living in the city through social municipality practices and ensuring social peace and justice. In this study, how is the understanding of social municipalism reflected in the laws in Turkey? the answer to this question is being sought. In order to find the answer to this question, in the study, the understanding of social municipalism in Turkey was examined through laws and municipal services. As a result of the study, it has been seen that social municipalism has been given enough space in our laws, that municipalities have been given broad duties and powers, but that social services have been designed to provide political rent. Accordingly, it has been concluded that social municipalism in Turkey consists of applications that produce temporary solutions to problems without a plan, without a program and without any purpose.












