Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Ayengin, Tevhit" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Bazı Harf-i Cerler Örnekliğinde Kur'an-ı Kerim Yorumunda Dil Estetiği ve Sonuçları
    (Kocaeli Üniversitesi, 2025) Ayengin, Tevhit; Abdulazız, Eid Fethi
    Bu çalışma, Kur'an-ı Kerim'deki bazı harf-i cerlerin birbiriyle yer değiştirip değiştiremeyeceği ve böyle bir değişimin anlam üzerinde herhangi bir etki oluşturup oluşturmayacağı sorusu etrafında şekillenen dilbilimsel ve tefsiri bir problemi konu edinmektedir. Zira bazı tefsirlerde ve çağdaş araştırmalarda, harflerin yer değiştirmesiyle anlamın sabit kalabileceği yönünde görüşler öne sürülmüştür. Bu görüşlerin geçerliliğini nahivsel, semantik ve belagi ölçütler ışığında yeniden değerlendirmek amacıyla yapılan bu çalışma, Kur'an'daki harf-i cer kullanımlarını hem teorik hem de uygulamalı bir yaklaşımla incelemeyi hedeflemektedir. Araştırmanın teorik kısmında, harf-i cerlerin klasik dil kaynaklarında nasıl tanımlandığı, sınıflandırıldığı ve anlam bakımından nasıl konumlandırıldığı incelenmiş; bu bağlamda Halil b. Ahmed, Sibeveyh, Müberred, İbn Kuteybe, Ahmed b. Faris, İbn Hişam ve Süyuti gibi dil alimlerinin görüşleri esas alınmıştır. Uygulamalı kısımda ise Kur'an'dan seçilen bazı örnekler — örneğin, "??? ??????? ?????????" (Taha 71) ayetinde "??" edatının "???" yerine; veya "????????? ???? ????????" (Furkan 59) ayetinde "?????" harfinin "??" yerine kullanıldığı iddiaları — ayrıntılı olarak analiz edilmiştir. Yapılan tahliller neticesinde, ilk örnekte geçen "??" harfinin anlam itibarıyla "yer", "içerme" ve metaforik bir kabzayı (kuşatma) ifade ettiği, bu nedenle "???" harfiyle değiştirilmesinin ifadenin estetik değerini ve anlam derinliğini zayıflatacağı tespit edilmiştir. İkinci örnekte ise "?????" harfinin "??" anlamında kullanıldığına dair görüşlere yer verildiği, ancak bu yorumların ya zaruret halinde yapılmış mecazi açıklamalar ya da bağlamdan kopmadan gerçekleştirilen semantik genişletmeler olduğu görülmüştür. Yani söz konusu harflerin, her halükarda kendi özgün anlamlarına sahip oldukları ortaya konmuştur. Araştırmada ulaşılan temel sonuç şudur: Kur'an'da kullanılan her harf-i cer, yalnızca cümle unsurları arasında bağlantı kurmakla kalmaz, aynı zamanda anlamı inşa eden asli bir öğe olarak işlev görür. Bu nedenle, herhangi bir harfi başka bir harfle değiştirmek, ifadenin gücünü zayıflatmakta, anlamı saptırmakta veya doğrudan bozabilmektedir. Hangi bağlamda olursa olsun, her harfin kullanımı bilinçli bir tercih olup, metnin estetik, semantik ve belagi bütünlüğünü tamamlayan bir parçadır. Sonuç olarak, harf-i cerlerin anlam yönünden birbirlerinin yerine geçebileceği görüşü, dilsel ve tefsiri olarak tutarlı değildir. Çünkü Kur'an'da her harf, bağlamı ve kullanım yeriyle birlikte ele alındığında kendine mahsus ve vazgeçilmez bir anlam yükü taşımaktadır. Bu da Kur'an'ın mucizevi belagat yapısının, en küçük dil birimlerine kadar bilinçli bir düzen içinde örüldüğünü bir kez daha göstermektedir
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Harf-i Cerlerin Kur'an-ı Kerim'in Anlam Dünyasına Etkisi: Dilbilim, Tefsir ve Fıkıh Açısından Bir Değerlendirme
    (İstanbul Üniversitesi, 2025) Ayengin, Tevhit; Abdulazız, Eid
    Bu çalışma, Kur'an-ı Kerim'deki harf-i cerlerin anlam inşasına katkısını dilbilim, tefsir ve fıkıh perspektiflerini birleştiren sistematik bir çerçevede ele alır. İnceleme, ??" ,"(min (??? ???" ??? ??" ,"(ila (?? ???" ,"(ala (????? ??" ve)" bi (???? ??) fi)" edatlarının seçilmiş ayetlerdeki kullanımını üç katmanlı bir yöntemle (lügat—tefsir—fıkıh) çözümleyerek her harfin bağlama göre kazandığı çoklu işlevleri görünür kılar. Bulgulara göre bu edatlar tek ve sabit bir anlam taşımayıp; teb'iz ve tebyin (min), nihayet ve ma'iyye (ila), istihkak ve iltisak (ala), sebebiyet, istiane ve te'diyye (bi), zarfiyet ve sebebiyet (fi) gibi farklı semantik rollere sahiptir. Buna binaen çalışma, bu farklılıkların fıkhi istinbatı doğrudan etkilediğini gösteren klasik örnekleri tartışır. ? ???" ,Örneğin ????????? ? ?? ??? ??? ? ??? ???? ??? ??????" ;olmaması olup dahil hükme dirseklerin ifadesinde" ?? da"?? başın tamamının mı yoksa bir kısmının mı mesh edileceği; "??? ??? ??? ??? ? in'min daki"???????? ?? tebyin mi teb'iz mi olduğu gibi ihtilaflar, hükmün sonucunu değiştirebilmektedir. Yöntem bölümünde, dilcilerin sunduğu ihtimallerin (Ahfeş, Zeccac, Rummani; ayrıca Lisanü'l-Arab, Ragıb el-İsfahani) tefsir geleneğinde (Taberi, Zemahşeri, Razi, Kurtubi, İbn Kesir) siyak-sibakla daraltılıp yönlendirildiği; fukahanın (Şafii, Kasani, İbn Kudame, Cessas, Beyhaki) ise bu nüansları ameli hükme dönüştürdüğü gösterilir. Sonuç olarak çalışma, edatların işlevsel-semantik çözümlemesini hem rivayet hem dirayet tefsiriyle irtibatlandırarak, usuli ilkeler eşliğinde hüküm üretiminde kaçınılmaz bir yöntem adımı olarak konumlandırır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Tefsir ve Usûl-i Fıkıh Açısından Müt‘a Nikâhı Tartışması
    (2025) Öztürk, Ömer; Ayengin, Tevhit; Kavut, Ahmet
    Müt‘a nikâhı, geçici evlilik anlamında kullanılan tartışmalı bir konudur. Bu çalışma, müt‘a kavramının lugavî ve ıstılahî anlamlarını ele almakta, ardından bu nikâh türünün tefsirlerde ve fıkıh mezheplerindeki değerlendirmesini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Şiî gelenekte, belirli bir süre ve mehir karşılığında kurulan bu evlilik şekli meşru görülmüş, Nisâ Sûresinin 24’üncü âyeti temel dayanak olarak alınmıştır. Şiî müfessirler bu âyette geçen “istimtâ?” kelimesini, geçici evliliğe delil sayarken; Hz. Ömer’in yasağını kişisel içtihat olarak değerlendirmişlerdir. Sünnî mezhepler ise müt‘a nikâhını hem âyetlerin bağlamı hem de Hz. Peygamber’in ve sahabenin uygulamaları doğrultusunda geçersiz saymışlardır. Bu yaklaşımda, söz konusu ruhsatın daha sonra neshedildiği kabul edilir. Talâk, miras ve iddetle ilgili âyetler ile hadisler bu nesih iddiasını desteklemek üzere zikredilir. Ayrıca geçmişte usûl ilkeleri açısından nesh, icmâ ve seddi-zerâ‘i gibi prensipler üzerinden müt‘a nikâhının dinî ve toplumsal açıdan incelenmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda günümüzde de bu perspektiflerden bakılması gerektiği aşikârdır. Müt‘a meselesi, Kur’ân-ı Kerîm tefsiri, hadis yorumu ve fıkıh usûlü açısından da mezhepler arası yaklaşım farklarını gösteren önemli bir örnektir. Bu çerçevede, İslâm toplumlarında evlilik kurumunun süreklilik ve sorumluluk esasına dayanması gerektiği vurgulanmakta, geçici nikâh türlerinin bu ilkeye zarar vereceği ifade edilmektedir.

| Bayburt Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Bayburt Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Bayburt, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim