Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Ayengin, Tevhit" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 4 / 4
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Bazı Harf-i Cerler Örnekliğinde Kur’ân-ı Kerîm Yorumunda Dil Estetiği ve Sonuçları
    (Kocaeli Üniversitesi, 2025) Ayengin, Tevhit; Abdulazız, Eid Fethi
    [Abstract Not Available]
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Harf-i Cerlerin Kur'an-ı Kerim'in Anlam Dünyasına Etkisi: Dilbilim, Tefsir ve Fıkıh Açısından Bir Değerlendirme
    (İstanbul Üniversitesi, 2025) Ayengin, Tevhit; Abdulazız, Eid
    Bu çalışma, Kur'an-ı Kerim'deki harf-i cerlerin anlam inşasına katkısını dilbilim, tefsir ve fıkıh perspektiflerini birleştiren sistematik bir çerçevede ele alır. İnceleme, ??" ,"(min (??? ???" ??? ??" ,"(ila (?? ???" ,"(ala (????? ??" ve)" bi (???? ??) fi)" edatlarının seçilmiş ayetlerdeki kullanımını üç katmanlı bir yöntemle (lügat—tefsir—fıkıh) çözümleyerek her harfin bağlama göre kazandığı çoklu işlevleri görünür kılar. Bulgulara göre bu edatlar tek ve sabit bir anlam taşımayıp; teb'iz ve tebyin (min), nihayet ve ma'iyye (ila), istihkak ve iltisak (ala), sebebiyet, istiane ve te'diyye (bi), zarfiyet ve sebebiyet (fi) gibi farklı semantik rollere sahiptir. Buna binaen çalışma, bu farklılıkların fıkhi istinbatı doğrudan etkilediğini gösteren klasik örnekleri tartışır. ? ???" ,Örneğin ????????? ? ?? ??? ??? ? ??? ???? ??? ??????" ;olmaması olup dahil hükme dirseklerin ifadesinde" ?? da"?? başın tamamının mı yoksa bir kısmının mı mesh edileceği; "??? ??? ??? ??? ? in'min daki"???????? ?? tebyin mi teb'iz mi olduğu gibi ihtilaflar, hükmün sonucunu değiştirebilmektedir. Yöntem bölümünde, dilcilerin sunduğu ihtimallerin (Ahfeş, Zeccac, Rummani; ayrıca Lisanü'l-Arab, Ragıb el-İsfahani) tefsir geleneğinde (Taberi, Zemahşeri, Razi, Kurtubi, İbn Kesir) siyak-sibakla daraltılıp yönlendirildiği; fukahanın (Şafii, Kasani, İbn Kudame, Cessas, Beyhaki) ise bu nüansları ameli hükme dönüştürdüğü gösterilir. Sonuç olarak çalışma, edatların işlevsel-semantik çözümlemesini hem rivayet hem dirayet tefsiriyle irtibatlandırarak, usuli ilkeler eşliğinde hüküm üretiminde kaçınılmaz bir yöntem adımı olarak konumlandırır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Tefsir ve Usûl-i Fıkıh Açısından Müt‘a Nikâhı Tartışması
    (2025) Öztürk, Ömer; Ayengin, Tevhit; Kavut, Ahmet
    Müt‘a nikâhı, geçici evlilik anlamında kullanılan tartışmalı bir konudur. Bu çalışma, müt‘a kavramının lugavî ve ıstılahî anlamlarını ele almakta, ardından bu nikâh türünün tefsirlerde ve fıkıh mezheplerindeki değerlendirmesini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Şiî gelenekte, belirli bir süre ve mehir karşılığında kurulan bu evlilik şekli meşru görülmüş, Nisâ Sûresinin 24’üncü âyeti temel dayanak olarak alınmıştır. Şiî müfessirler bu âyette geçen “istimtâ?” kelimesini, geçici evliliğe delil sayarken; Hz. Ömer’in yasağını kişisel içtihat olarak değerlendirmişlerdir. Sünnî mezhepler ise müt‘a nikâhını hem âyetlerin bağlamı hem de Hz. Peygamber’in ve sahabenin uygulamaları doğrultusunda geçersiz saymışlardır. Bu yaklaşımda, söz konusu ruhsatın daha sonra neshedildiği kabul edilir. Talâk, miras ve iddetle ilgili âyetler ile hadisler bu nesih iddiasını desteklemek üzere zikredilir. Ayrıca geçmişte usûl ilkeleri açısından nesh, icmâ ve seddi-zerâ‘i gibi prensipler üzerinden müt‘a nikâhının dinî ve toplumsal açıdan incelenmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda günümüzde de bu perspektiflerden bakılması gerektiği aşikârdır. Müt‘a meselesi, Kur’ân-ı Kerîm tefsiri, hadis yorumu ve fıkıh usûlü açısından da mezhepler arası yaklaşım farklarını gösteren önemli bir örnektir. Bu çerçevede, İslâm toplumlarında evlilik kurumunun süreklilik ve sorumluluk esasına dayanması gerektiği vurgulanmakta, geçici nikâh türlerinin bu ilkeye zarar vereceği ifade edilmektedir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Yûsuf el-Karadâvî’nin Fıkhu’z-Zekât Adlı Eseri Işığında Makâsıd Temelli İktisada Bakışı
    (Mehmet Ayhan, 2026) Abdulazız, Eid Fethi; Ayengin, Tevhit; Kavut, Ahmet
    İslâm fıkhı, tarih boyunca mezhepler arası çeşitliliği ve geniş içtihadî imkânıyla öne çıkmıştır. Modern dönemde ise çağın gerçekliği ile nass ekseni arasında dengeli bir yenilenme ihtiyacı doğmuştur. Bu bağlamda Yusuf el-Karadâvî (1926–2022), gelenek ile moderniteyi buluşturan özgün bir yaklaşım sergilemiştir. Onun yöntemi vasatlık ve itidal üzerine kuruludur. Aşırılığı ve daralmayı reddettiği gibi sabitelere yönelik gevşeklik ve tefrîti de kabul etmemiştir. Şeriatın maksatlarını merkeze alarak nasların ve icmâ edilen hükümlerin korunmasını esas almış, mezhepler karşısında ise taassuba düşmeden, delile dayalı görüş tercihine yönelmiştir. Karadâvî ayrıca kolektif içtihada ve kurumsal çalışmalara özel önem vermiş, çağın karmaşık meselelerini bireysel fıkhın kuşatamayacağını vurgulamış ve fıkıh akademilerinin gelişimine katkı sağlamıştır. “Vâkıa fıkhı” anlayışıyla fetvayı ekonomik, sosyal ve siyasî verilerle irtibatlandırmıştır. Neticede onun metodolojisi, sabite ile değişkeni mezcederek hem çağa temas eden hem de özünü koruyan dinamik bir fıkıh inşasını hedeflemiştir. Bu çalışma, Karadâvî’nin zekât fıkhı alanında ortaya koyduğu çabaları merkeze alarak onun fıkıh anlayışını ve makâsıd temelli iktisat tasavvurunu incelemektedir. Araştırmada özellikle Fıkhu’z-Zekât adlı eser esas alınarak, Karadâvî’nin zekât anlayışının servetin dolaşımını sağlayan, sosyal adaleti güçlendiren, yoksulluğu azaltan ve toplumsal dayanışmayı kurumsallaştıran bütüncül bir sistem olarak değerlendirdiği ortaya konulmuştur. Bu çerçevede onun kâğıt para, maaş ve ücretler, serbest meslek kazançları, sabit gelir getiren mallar, şirket hisseleri ve diğer çağdaş malî değerlerin zekâtına ilişkin görüşleri analiz edilmiştir. Çalışmada, Karadâvî’nin bu meselelerde nemâ, mali güç, fakirlerin hakkının korunması ve mükellefler arasında adaletin sağlanması ilkelerini öne çıkardığı tespit edilmiştir. Ayrıca onun devletin ve zekât kurumlarının zekâta tâbi malların tespiti, zekâtın toplanması, dağıtılması ve ihtiyaç sahiplerinin ekonomik bakımdan güçlendirilmesi hususlarındaki rolüne verdiği önem değerlendirilmiştir. Karadâvî’nin zekât fıkhı, klasik fıkıh birikimi ile çağdaş ekonomik gerçekliği uzlaştırmayı amaçlayan, adalet, tekâfül ve insan onurunun korunması esaslarına dayalı makâsıd merkezli bir İslâm iktisadı modelinin temel unsurlarını yansıtmaktadır.

| Bayburt Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Bayburt Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Bayburt, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim