Yazar "Bulut, Sedat" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe İmam Maturidi ve felsefi akımlara bakışı(Bayburt Üniversitesi, 2024) Bulut, Sedat; Dayı, Rumeysa BakırEbû Mansûr Muhammed b. Muhammed b. Mahmud, bilinen adıyla İmam Mâtürîdî, Semerkant'ta doğmuş bir İslam âlimidir. Kendisinin yaşamı hakkında kesin bilgiler az olmakla birlikte, İmam Mâtürîdî'nin eserleri ve fikirleri, İslam düşüncesinde derin izler bırakmıştır. Mâtürîdî ekolünün kurucusu olarak kabul edilen İmam, özellikle kelam ve fıkıh ilimleri üzerine yoğunlaşmış, akıl ve nakli birleştiren bir metodoloji geliştirmiştir. İmam Mâtürîdî'nin "Kitabü't-Tevhid" ve "Te'vîlâtü'l-Kur'ân" adlı eserleri, İslami ilimlerdeki derinliği ve metodolojik yaklaşımı ile bilinir. Bu eserler, akaid ve kelam ilmindeki meseleleri, akli ve nakli delillerle ele alır ve İslam düşüncesine yeni bir perspektif getirir. İmam Mâtürîdî, aynı zamanda İslam hukukuna ve tefsir ilimlerine de önemli katkılarda bulunmuş, dönemindeki ve sonraki İslam âlimleri üzerinde büyük bir etki bırakmıştır. Mâtürîdî'nin fikirleri, özellikle akıl ve vahiy arasındaki ilişkiyi ele almasıyla önem kazanmaktadır. O, aklı ve vahyi bir çatışma kaynağı olarak görmek yerine, ikisinin İslam inancını anlamada birbirini tamamlayabileceğini savunmuştur. Bu yaklaşım, daha sonraki İslam düşünürlerine ilham kaynağı olmuş ve İmam Mâtürîdî'nin düşünceleri, İslam düşüncesinin şekillenmesinde merkezi bir rol oynamıştır. Âlemin ezelîliğini savunan, yoktan yaratılışı inkâr eden ve evreni sadece tabîî nedenlerle açıklayan Dehriye, yerkürenin aşağı doğru sürekli bir düşüş halinde olduğunu ileri süren ve nesnelerin ezelden oluşması konusunda Dehrilerin görüşlerini paylaşan Sümeniye'ye, âlemin biri nur diğeri zulmet olmak üzere iki temel varlıktan oluştuğunu savunan, iyiliğin nurdan her türlü kötülüğü ise zulmetten meydana geldiğini iddia eden, iki Tanrı anlayışını kabul eden Seneviye'ye eleştirilerde bulunarak evreni, yaratıcıyı ve yaratılış gayemizi kendi kelamî bakış açısı ile naklî ve aklî delillerle ispatlamaya çalışmıştır.












