Yazar "Kavut, Ahmet" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Tefsir ve Usûl-i Fıkıh Açısından Müt‘a Nikâhı Tartışması(2025) Öztürk, Ömer; Ayengin, Tevhit; Kavut, AhmetMüt‘a nikâhı, geçici evlilik anlamında kullanılan tartışmalı bir konudur. Bu çalışma, müt‘a kavramının lugavî ve ıstılahî anlamlarını ele almakta, ardından bu nikâh türünün tefsirlerde ve fıkıh mezheplerindeki değerlendirmesini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Şiî gelenekte, belirli bir süre ve mehir karşılığında kurulan bu evlilik şekli meşru görülmüş, Nisâ Sûresinin 24’üncü âyeti temel dayanak olarak alınmıştır. Şiî müfessirler bu âyette geçen “istimtâ?” kelimesini, geçici evliliğe delil sayarken; Hz. Ömer’in yasağını kişisel içtihat olarak değerlendirmişlerdir. Sünnî mezhepler ise müt‘a nikâhını hem âyetlerin bağlamı hem de Hz. Peygamber’in ve sahabenin uygulamaları doğrultusunda geçersiz saymışlardır. Bu yaklaşımda, söz konusu ruhsatın daha sonra neshedildiği kabul edilir. Talâk, miras ve iddetle ilgili âyetler ile hadisler bu nesih iddiasını desteklemek üzere zikredilir. Ayrıca geçmişte usûl ilkeleri açısından nesh, icmâ ve seddi-zerâ‘i gibi prensipler üzerinden müt‘a nikâhının dinî ve toplumsal açıdan incelenmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda günümüzde de bu perspektiflerden bakılması gerektiği aşikârdır. Müt‘a meselesi, Kur’ân-ı Kerîm tefsiri, hadis yorumu ve fıkıh usûlü açısından da mezhepler arası yaklaşım farklarını gösteren önemli bir örnektir. Bu çerçevede, İslâm toplumlarında evlilik kurumunun süreklilik ve sorumluluk esasına dayanması gerektiği vurgulanmakta, geçici nikâh türlerinin bu ilkeye zarar vereceği ifade edilmektedir.Öğe XIX. yüzyıl Osmanlı para vakıflarının kredi işlemleri açısından günümüz katılım bankacılığı ile mukayesesi(Bayburt Üniversitesi, 2024) Kavut, Ahmet; Ayengin, TevhitTez, 19'uncu yüzyıl Osmanlı para vakıflarının kredi işlemleri bağlamında günümüz katılım bankacılığı ile karşılaştırmalı bir analizini sunmaktadır. Bilinen bir konunun yeni yöntemlerle ele alınması ve yeni bir alana ışık tutması amacıyla hazırlanmış olan bu tez, para vakıflarının kuruluş şartları, işleyiş felsefesi ve günümüz finansal sistemleriyle olan benzerliklerini ve ayrışan yönlerini tespit etmeyi hedeflemiştir. Tezin odak noktalarından biri, riba, ribh, faiz ve kâr payı kavramlarının analizi ve bu kavramların para vakıfları ile katılım bankacılığı arasındaki ilişkiyi anlamadaki rolüdür. Bu bağlamda, Osmanlı para vakıflarında uygulanan mu?âmele-i şer?iyye işlemlerinin nedenselliği, ihtiyaç hiyerarşisi çerçevesinde ele alınarak normatif işleyişin pozitif beklentilerle uyumlu olup olmadığı tartışılmıştır. Araştırma kapsamında, 19'uncu yüzyılda kurulmuş olan 280 para vakfının işletme modelleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bu vakıfların büyük çoğunluğunun kredi işlemlerinde mu?âmele-i şer?iyye bağlamında irbâh ve istirbâh yöntemlerini kullanmış olmaları bu modellere duyulan ihtiyacın risksiz işlemler olmasından dolayı bu işlemlerin arka planını anlamayı mümkün kılmıştır. Aynı zamanda, katılım bankacılığının fon toplama ve kullandırma süreçlerinde de benzer bir felsefenin mevcut olup olmadığı araştırılmıştır. Elde edilen bulgular, hem para vakıflarının hem de katılım bankacılığının sermayeyi koruma odaklı bir yapıda olduğunu ve bu durumun risksiz kazanç elde etme isteğiyle İslam iktisadında tartışmalı bir alan olan ribâ kavramı arasında bir ilişki kurduğu sonucunu ortaya koymuştur. Ayrıca, normatif kuralların pozitif beklentiler doğrultusunda esnetilmesinin mümkün olduğu kabul edilmekle birlikte bu esnemenin geleneksel İslam hukuku çerçevesinde yapılmasının elzem olduğu vurgulanmıştır.Öğe Yûsuf el-Karadâvî’nin Fıkhu’z-Zekât Adlı Eseri Işığında Makâsıd Temelli İktisada Bakışı(Mehmet Ayhan, 2026) Abdulazız, Eid Fethi; Ayengin, Tevhit; Kavut, Ahmetİslâm fıkhı, tarih boyunca mezhepler arası çeşitliliği ve geniş içtihadî imkânıyla öne çıkmıştır. Modern dönemde ise çağın gerçekliği ile nass ekseni arasında dengeli bir yenilenme ihtiyacı doğmuştur. Bu bağlamda Yusuf el-Karadâvî (1926–2022), gelenek ile moderniteyi buluşturan özgün bir yaklaşım sergilemiştir. Onun yöntemi vasatlık ve itidal üzerine kuruludur. Aşırılığı ve daralmayı reddettiği gibi sabitelere yönelik gevşeklik ve tefrîti de kabul etmemiştir. Şeriatın maksatlarını merkeze alarak nasların ve icmâ edilen hükümlerin korunmasını esas almış, mezhepler karşısında ise taassuba düşmeden, delile dayalı görüş tercihine yönelmiştir. Karadâvî ayrıca kolektif içtihada ve kurumsal çalışmalara özel önem vermiş, çağın karmaşık meselelerini bireysel fıkhın kuşatamayacağını vurgulamış ve fıkıh akademilerinin gelişimine katkı sağlamıştır. “Vâkıa fıkhı” anlayışıyla fetvayı ekonomik, sosyal ve siyasî verilerle irtibatlandırmıştır. Neticede onun metodolojisi, sabite ile değişkeni mezcederek hem çağa temas eden hem de özünü koruyan dinamik bir fıkıh inşasını hedeflemiştir. Bu çalışma, Karadâvî’nin zekât fıkhı alanında ortaya koyduğu çabaları merkeze alarak onun fıkıh anlayışını ve makâsıd temelli iktisat tasavvurunu incelemektedir. Araştırmada özellikle Fıkhu’z-Zekât adlı eser esas alınarak, Karadâvî’nin zekât anlayışının servetin dolaşımını sağlayan, sosyal adaleti güçlendiren, yoksulluğu azaltan ve toplumsal dayanışmayı kurumsallaştıran bütüncül bir sistem olarak değerlendirdiği ortaya konulmuştur. Bu çerçevede onun kâğıt para, maaş ve ücretler, serbest meslek kazançları, sabit gelir getiren mallar, şirket hisseleri ve diğer çağdaş malî değerlerin zekâtına ilişkin görüşleri analiz edilmiştir. Çalışmada, Karadâvî’nin bu meselelerde nemâ, mali güç, fakirlerin hakkının korunması ve mükellefler arasında adaletin sağlanması ilkelerini öne çıkardığı tespit edilmiştir. Ayrıca onun devletin ve zekât kurumlarının zekâta tâbi malların tespiti, zekâtın toplanması, dağıtılması ve ihtiyaç sahiplerinin ekonomik bakımdan güçlendirilmesi hususlarındaki rolüne verdiği önem değerlendirilmiştir. Karadâvî’nin zekât fıkhı, klasik fıkıh birikimi ile çağdaş ekonomik gerçekliği uzlaştırmayı amaçlayan, adalet, tekâfül ve insan onurunun korunması esaslarına dayalı makâsıd merkezli bir İslâm iktisadı modelinin temel unsurlarını yansıtmaktadır.












