Yûsuf el-Karadâvî’nin Fıkhu’z-Zekât Adlı Eseri Işığında Makâsıd Temelli İktisada Bakışı

Küçük Resim Yok

Tarih

2026

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Mehmet Ayhan

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

İslâm fıkhı, tarih boyunca mezhepler arası çeşitliliği ve geniş içtihadî imkânıyla öne çıkmıştır. Modern dönemde ise çağın gerçekliği ile nass ekseni arasında dengeli bir yenilenme ihtiyacı doğmuştur. Bu bağlamda Yusuf el-Karadâvî (1926–2022), gelenek ile moderniteyi buluşturan özgün bir yaklaşım sergilemiştir. Onun yöntemi vasatlık ve itidal üzerine kuruludur. Aşırılığı ve daralmayı reddettiği gibi sabitelere yönelik gevşeklik ve tefrîti de kabul etmemiştir. Şeriatın maksatlarını merkeze alarak nasların ve icmâ edilen hükümlerin korunmasını esas almış, mezhepler karşısında ise taassuba düşmeden, delile dayalı görüş tercihine yönelmiştir. Karadâvî ayrıca kolektif içtihada ve kurumsal çalışmalara özel önem vermiş, çağın karmaşık meselelerini bireysel fıkhın kuşatamayacağını vurgulamış ve fıkıh akademilerinin gelişimine katkı sağlamıştır. “Vâkıa fıkhı” anlayışıyla fetvayı ekonomik, sosyal ve siyasî verilerle irtibatlandırmıştır. Neticede onun metodolojisi, sabite ile değişkeni mezcederek hem çağa temas eden hem de özünü koruyan dinamik bir fıkıh inşasını hedeflemiştir. Bu çalışma, Karadâvî’nin zekât fıkhı alanında ortaya koyduğu çabaları merkeze alarak onun fıkıh anlayışını ve makâsıd temelli iktisat tasavvurunu incelemektedir. Araştırmada özellikle Fıkhu’z-Zekât adlı eser esas alınarak, Karadâvî’nin zekât anlayışının servetin dolaşımını sağlayan, sosyal adaleti güçlendiren, yoksulluğu azaltan ve toplumsal dayanışmayı kurumsallaştıran bütüncül bir sistem olarak değerlendirdiği ortaya konulmuştur. Bu çerçevede onun kâğıt para, maaş ve ücretler, serbest meslek kazançları, sabit gelir getiren mallar, şirket hisseleri ve diğer çağdaş malî değerlerin zekâtına ilişkin görüşleri analiz edilmiştir. Çalışmada, Karadâvî’nin bu meselelerde nemâ, mali güç, fakirlerin hakkının korunması ve mükellefler arasında adaletin sağlanması ilkelerini öne çıkardığı tespit edilmiştir. Ayrıca onun devletin ve zekât kurumlarının zekâta tâbi malların tespiti, zekâtın toplanması, dağıtılması ve ihtiyaç sahiplerinin ekonomik bakımdan güçlendirilmesi hususlarındaki rolüne verdiği önem değerlendirilmiştir. Karadâvî’nin zekât fıkhı, klasik fıkıh birikimi ile çağdaş ekonomik gerçekliği uzlaştırmayı amaçlayan, adalet, tekâfül ve insan onurunun korunması esaslarına dayalı makâsıd merkezli bir İslâm iktisadı modelinin temel unsurlarını yansıtmaktadır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İslam Hukuku, Yûsuf El-Karadâvî, Tecdîd, Makâsıd, Güncel Meseleler

Kaynak

İhya Uluslararası İslam Araştırmaları Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

12

Sayı

2

Künye