Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen bireylerin yazım yanlışlarının farklı değişkenlere göre incelenmesi(Bayburt Üniversitesi, 2025) Demirel, Osman; Kaya, MusaBu araştırma, Gümüşhane Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde öğrenim gören 10 öğrencinin A1, A2, B1, B2 ve C1 seviyelerinde yaptıkları yazım yanlışlarının farklı değişkenlere göre incelenmesini amaçlamaktadır. Bu temel amaçtan hareketle 6 adet alt probleme cevap aranmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş ve elde edilen bulgular betimsel analize tabi tutulmuş ve alanyazındaki sınıflandırma tekniklerinden yararlanılarak hazırlanan sınıflandırma dosyasında tasnif edilmiştir. Çalışma grubu seçiminde ise amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Gerekli analizler yapılmış ve veriler "sonuç ve tartışma" bölümünde yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, kelimelerin yanlış yazımı ve zaman eklerinin yanlış kullanımı belirgin şekilde öne çıkmıştır. Biçim bilgisi yanlışlarında yönelme ve belirtme durum eklerinin yanlış kullanımı görülürken, ses bilgisi yanlışlarında "ı" harfinin yerine "i" harfinin kullanılması en çok yapılan yanlış olarak tespit edilmiştir. Söz dizimi yanlışlarında ise kelimelerin yanlış yerde kullanılması ve kuralsız cümle yapılarının tercih edilmesi öne çıkmaktadır. Yanlış türlerinin düzeyler arasında farklılık gösterdiği, ancak genel olarak üst düzeylerde yanlış sayısının azaldığı gözlemlenmiştir. Açıklayıcı metinlerdeki yazım yanlışı yoğunluğu genelde daha fazla olurken, öyküleyici metinlerde ise daha az olduğu bulgulanmıştır. Farklı değişkenlere göre yapılan incelemede ise Türkçe film seyreden öğrencilerin seyretmeyenlere göre daha az yazım yanlışı yaptığı, aynı şekilde Türkçe gazete ve dergi okuyan öğrencilerin okumayanlara göre yanlışlarının az olduğu, Türkçe günlük, deneme ve mektup yazma durumlarına göre incelendiğinde ise yazanların daha az yazım yanlışı yaptığı, Türkçe öğrenmek için sosyal medyayı kullanma ve paylaşım yapan sayfaları takip etme durumlarına göre ise sosyal medyayı aktif olarak kullanan ve takip eden öğrencilerin yazım yanlışlarının belirgin oranda daha az olduğu bulgulanmıştır. Elde edilen bu sonuçlar yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde öğreticilerin bütün dil düzeylerine uygun odaklanması gereken yazım yanlışı türlerinin belirlenmesi açısından önem arz etmektedir.Öğe Hayati Vasfi Taşyürek'in şiirlerinin Türkçe dersi öğretim programındaki temalar bağlamında incelenmesi(Bayburt Üniversitesi, 2024) Demirer, Emre; Kaplan, KadirBu araştırmada şiirleri Türkçe ders kitaplarında kullanılabilecek farklı bir şair arayışından hareketle Hayati Vasfi Taşyürek ve şiirleri çeşitli açılardan incelenmiştir. Hayati Vasfi Taşyürek'in şiirlerinin tematik açıdan incelenmesi araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Amaç, Hayati Vasfi Taşyürek'in şiirlerini Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (MEB, 2019) ve Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (MEB, 2024) yer alan temalara göre incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına bağlı olan iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Çalışma materyali, "Hayati Vasfi Taşyürek'ten Seçme Şiirler" adlı eserdir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "Ders Kitabına Uygunluk ve Değerleri Eşleştirme Formu (DKUDEF)" ile "Şiir Tür ve Tema Eşleştirme Formu (ŞTTEF)"; verilerin analizi sürecinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Ulaşılan sonuçlar Hayati Vasfi Taşyürek'e ait şiirlerin önemli bir kısmının içerik ve seviye bakımından Türkçe ders kitaplarında yer almaya uygun olduğunu; hem 2019 hem de 2024 yıllarında yayımlanan Türkçe Dersi Öğretim Programlarındaki temalar ve değerlerle; aynı zamanda şiir türleriyle uyumlu olduğunu göstermektedir.Öğe Türkçe öğretiminde yapay zekâ kullanımı ile ilgili öğretmen görüşlerinin incelenmesi(Bayburt Üniversitesi, 2025) Aydoğdu, Emine Gül; Kaya, MusaTürkçe öğretiminde yapay zekâ teknolojilerinin kullanımına yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesini amaçlayan bu çalışmada nitel araştırma yönteminin olgubilim (fenomenoloji) deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Araştırma, öğretmenlerin YZ teknolojilerini nasıl algıladıkları, bu teknolojileri hangi amaçlar için kullandıkları, eğitim süreçlerindeki rolünü nasıl değerlendirdikleri ve etik kullanımına ilişkin görüşlerini analiz etmektedir. Çalışma, Türkçe öğretiminde YZ'nin etkin ve etik kullanımını anlamak için öğretmenlerin bu teknolojiyi algılama biçimlerini, tutumlarını ve deneyimlerini incelemeyi hedeflemektedir. Araştırma kapsamında, öğretmenlerin YZ'yi yazma, değerlendirme ve bireyselleştirilmiş öğrenme gibi öğrenim alanlarında nasıl kullandığına ilişkin görüşlerine yer verilerek öğretmen görüşleri analiz edilmiştir. Veri toplama süreci, nitel yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla gerçekleştirilmiş olup, elde edilen veriler içerik analizi ve tematik analiz yaklaşımları doğrultusunda sistematik olarak analiz edilmiştir. Nitel veri analizi programları olan MAXQDA ve NVivo programlarından da yardım alınmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenler YZ'nin eğitimde öğrenci güdülenmesini arttırma, öğrencilere kişisel ihtiyaçlarına yönelik bireyselleştirilmiş öğretim süreçleri sunma fırsatlarını vurgulamakta; bunun yanı sıra teknolojilerin etik kullanımı, veri güvenliği ve mahremiyet ile ilgili konularında endişelerini dile getirmektedirler. YZ teknolojilerinin Türkçe öğretiminde daha verimli bir şekilde kullanılabilmesi için öğretmenlerin dijitali kullanma yeteneklerinin artırılması ve etik yönergelerin netleştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırma, yapay zekânın eğitimdeki rolünün daha etkili hale gelmesi için planlar sunmakta ve eğitimcilere yol gösterici bilgiler vermektedir. Anahtar Kelimeler: Yapay zekâ, Türkçe öğretimi, öğretmen görüşleri, eğitim teknolojileri, etik kullanım.Öğe Tiyatro metinlerinin okuma kaygısı üzerine etkisi(Bayburt Üniversitesi, 2025) Bayram, Hüseyin; Kara, KürşadAraştırmanın amacı tiyatro metinlerinin okuma kaygısına sahip öğrencilere okutularak öğrencilerdeki okuma kaygısına etkisini incelemektir. Okuma kaygısı öğrencideki okuma başarısını, anlama becerisini olumsuz yönde etkilemektedir. Okuduğunu anlama becerisi yeterince gelişmeyen bir öğrencinin diğer konulara ilgi duyması, okuduklarını anlayabilmesi ve akademik başarıyı elde etmesi beklenilemez. Tiyatro metinlerinin okuma kaygısına etkisinin incelendiği bu çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda yarı deneysel desenden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda olgu ve durumları ayrıntılı olarak incelemek ve analiz etmek için durum çalışması tercih edilmiştir. Çalışmanın nicel verilerinin toplanmasında Melanlıoğlu (2014) tarafından geliştirilen "Ortaokul Öğrencileri İçin Okuma Kaygısı Ölçeği" kullanılırken nitel verilerinin toplanmasında öğrenci günlükleri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin kuzey doğusundaki bir il merkezindeki resmi bir ortaokuldaki 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın katılımcıları araştırmacının görev yaptığı okuldan seçilmiştir. Çalışmada ilk olarak deney ve kontrol grubuna ön test olarak "Ortaokul Öğrencileri İçin Okuma Kaygısı Ölçeği" uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine 8 hafta boyunca seçilen 6 tiyatro metni okutulmuş ve nitel verileri elde etmek için öğrencilere günlükler tutturulmuştur. Uygulama sonunda son test için kontrol ve deney grubuna kaygı ölçeği tekrar uygulanmıştır. Elde edilen nicel ve nitel bulgulara göre tiyatro metinlerinin okutulması öğrencilerin okuma kaygılarını düşürdüğü yönündedir. Günlüklerden elde edilen verilere göre ise öğrencilerin sürecin başında kaygılı olduğu süreç içerisinde kaygılarının azaldığı, okumaya karşı isteklerinin arttığı, okuma metinlerini daha iyi anladıkları görülmüştür. Bu sonuca dayanarak okuma kaygısını düşürme özelliğinin yanı sıra dil gelişimine olumlu katkıları olan tiyatro metinlerinin öğrencilere daha fazla okutulması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Okuma kaygısı, okuma becerisi, tiyatro metinleri.Öğe Sosyal bilgiler dersinde infografik temelli öğrenme etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin akademik başarısına motivasyona ve kalıcılığa etkisi(Bayburt Üniversitesi, 2024) Şeker, Burak; Yılmaz, SevdaBu araştırmanın amacı ortaokul 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersi "Zaman İçinde Bilim" ünitesinin infografiklerle işlenmesinin öğrencilerin akademik başarısına, kalıcılık ve motivasyona etkisinin incelenmesidir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ön test-son test, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2022-2023 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Bayburt ili Demirözü ilçesi Gökçedere İmam Hatip ortaokulunda 7/A ve 7/B sınıflarında eğitime devam eden toplam 24 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubunu temsil eden 7/A şubesinde "Zaman İçinde Bilim" ünitesi infografikler kullanılarak işlenmiştir. Kontrol grubunu temsil eden 7/B şubesinde aynı ünite öğretim programı kazanımları doğrultusunda ve ders kitabı kullanılarak işlenmiştir. Yapılan araştırmada veri toplamak için Zaman İçinde Bilim Başarı Testi ve Sosyal Bilgiler Dersi Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Her iki grup için de uygulamaya başlanmadan önce Zaman İçinde Bilim Başarı Testi ve Sosyal Bilgiler Dersi Motivasyon Ölçeği ön test olarak uygulanmıştır. Ünitenin işlenmesi haftada üç saat olarak dört hafta sürmüştür. Ünitenin bitiminde deney ve kontrol grubuna başarı testi ve motivasyon ölçeği son test olarak uygulanmıştır. İnfografiklerin akademik başarıdaki kalıcılığının test edilebilmesi için son testten dört hafta sonra Zaman İçinde Bilim Başarı Testi kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 programında analiz edilerek değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler ışığında hipotezlerin kabul edilip edilmediğini test edebilmek için ön testler için bağımsız t- testi yapılmış ve ön testler için öne sürülen hipotezlerin hem başarı hem de motivasyon ölçeği için kabul edildiği anlaşılmıştır. Başarı testi için yapılan son test ve kalıcılık testi için yapılan bağımsız t-testi sonucunda son test ve kalıcılık testi için belirlenen hipotezlerin kabul edildiği görülmüştür. Motivasyon için yapılan son test sonucuna göre ise hipotezin kabul edilmediği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak infografiklerin kullanıldığı deney grubunda son test ve kalıcılık testinde kontrol grubuna göre akademik başarıda anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan motivasyon ölçeğine göre ise infografiklerle işlenen dersin öğrencilerde motivasyonu artırmadığı gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İnfografik, akademik başarı, zaman içinde bilim, motivasyon.Öğe Öğretmen adaylarının memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi: Bayburt Üniversitesi örneği(Bayburt Üniversitesi, 2024) Irmak, Çağrı; Mutlu, Zeynep TaşyürekAraştırmanın amacı, Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören öğretmen adaylarının memnuniyet düzeylerini öğrenim gördükleri program türü, cinsiyetleri, yaşları, sınıf dereceleri, gelir düzeyleri, mezun oldukları lise türü ve başarı düzeyleri gibi çeşitli değişkenler yoluyla tespit etmektir. Yapılan araştırmada Eğitim Fakültesi öğretmen adayları için ve Eğitim Fakültesi özelinde Sosyal Bilgiler Eğitimi için eğitimin çeşitli yönlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağı ve hem öğretmen adayları hem de öğretim elemanları için daha verimli ve tatmin edici bir eğitim süreci sunulacağı düşünülmüştür. Bu araştırmanın amacına uygun olarak ana problem ve alt problemlere çözüm bulabilmek için Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretmen adayları araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 2023–2024 eğitim ve öğretim yılında Bayburt Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 837 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada nicel yöntemin tarama modeli kullanılmıştır. Veriler 100 maddeden oluşan A Memnuniyet Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS programı üzerinden değerlendirilmiştir. Fark analizlerinde iki bağımsız değişken olması durumunda Bağımsız Örneklem T Testi; ikiden fazla bağımsız değişken olması durumunda ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA testleri sonucunda, anlamlı farkların hangi gruplar arasında olduğunu tespit etmek için; varyanslar eşit dağılmıyorsa (homojen değilse) Tukey, eşit dağılıyorsa Tamhane testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmen adaylarının memnuniyet düzeylerinin 3.17 (orta memnuniyet düzeyi) olarak çıktığı tespit edilmiştir. Ayrıca öğrenim görülen program, cinsiyet, yaş aralığı, sınıf düzeyi, ailenin aylık gelir durumu, mezun olunan lise türü, akademik başarı puanı değişkenleri ile öğrenim görülen üniversiteden memnuniyet duyma düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar oluşturduğu görülmektedir. Çalışmanın sonucunda öneri olarak, bu tür çalışmaların diğer fakültelerde de yapılması, başka üniversitedeki diğer öğrencilerin memnuniyet düzeyinin düşük olduğu durumların tespit edilerek tedbirlerin alınmasına ve çözüme kavuşturulmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, sosyal bilgiler, öğretmen adayları, üniversite yönetimi, yarar, memnuniyet.Öğe Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarındaki metinlerin tür odaklı okunabilirliğinin incelenmesi(Bayburt Üniversitesi, 2024) Avşar, Abdulvahap; Maden, SedatBu araştırmada Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan ders kitaplarındaki metinlerin genel dağılımı, yazar tercihi, metin türü dağılımı ve tür odaklı okunabilirliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi amacıyla çeşitli düzeylere hitap eden 27 ders kitabı araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Verilerin analizinde içerik analizine başvurulmuş, metinlerin tür odaklı okunabilirliğinin belirlenmesinde ise Ateşman (1997), Çetinkaya ve Uzun (2010) ve Bezirci ve Yılmaz (2010) tarafından geliştirilen formüllerle metinler analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında incelenen 27 kitaptaki 977 metnin 799'u komisyonlar tarafından, 143'ü Türk yazarlar ve 17'si yabancı yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. Ayrıca 10 metin süreli yayınlardan, 7 metin ise internet sitelerinden alınmış, 1 metin ise anonimdir. Metinlerin çoğunlukla kitap komisyonlarınca yazıldığı, düzeyi belirsiz olan kitapların yazar çeşitliliğinin daha fazla olduğu, A1, B1, B2, C1, C2, A1-A2, B1-B2- B2-C1 ve bütün düzeyleri kapsayan kitaplarda bilgilendirici metinlerin sayısının daha fazla, A2, C1-C2 ve düzeyi belirsiz kitaplarda ise hikâye edici metinlerin sayısının daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. A1, A1-A2, B1-B2, C1-C2 düzeyinde türler arasındaki okunabilirlik değişmezken A2, B1, B2, C1, C2, B2-C1 ve Tüm düzeyleri kapsayan kitapta bilgilendirici metinler; düzeyi belirsiz kitaplarda ise hikâye edici metinler daha zordur. Kitap boyutunda bakıldığında ise set hâlinde olan kitaplarda Ateşman ve Bezirci-Yılmaz formüllerine göre Yeni Hitit seti; Bezirci Yılmaz formülüne göre ise Metropol Yabancılar İçin Türkçe setindeki bilgilendirici metinler düzeylere göre zorlaşmıştır.Öğe Dijital metin yazarlığının iki dilli ortaokul öğrencilerinin çevrim içi yazma becerilerine ve yazmaya ilişkin duyuşsal özelliklerine etkisi: Gürcistan örneği(Bayburt Üniversitesi, 2024) Önal, Aydın; Maden, SedatAraştırmada, dijital metin yazarlığının iki dilli ortaokul (Gürcistan örneği) öğrencilerinin çevrim içi yazma becerilerine ve yazmaya ilişkin duyuşsal özelliklerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde ön test ve son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen; nitel bölümünde olgubilim (fenomenoloji) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Gürcistan'daki bir Türk okulunun 8. sınıfında öğrenim gören iki dilli 32 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma, 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Uygulama süreci, 20 haftada tamamlanacak biçimde, ön ve son test dahil toplam 48 ders saati boyunca hem yüz yüze hem de çevrim içi ortamlarda yapılmıştır. Uygulama süreci, Yazarlık ve Yazma Becerileri seçmeli dersinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Dijital Metinleri Değerlendirme Ölçeği", "Elektronik Yazma Alışkanlığı Ölçeği" ve "İki Dilliler İçin Hızlı ve Kademeli Baskın Dil Ölçeği", "Yazma Kaygısı Ölçeği", Yazma Tutum Ölçeği", Yazma Motivasyonu Ölçeği ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak toplanmıştır. Nicel verilerin analizi sonucunda, dijital metin yazarlığı öğretimi deney grubu öğrencilerinin çevrim içi yazma başarısını artırdığı görülmüştür. Ayrıca yazma kaygısını düşürdüğü ve yazma motivasyonunu artırdığı belirlenmiştir. Ancak yazma tutumu üzerinde etkili olamadığı tespit edilmiştir. Nitel verilerin analizi sonucunda dijital metin yazarlığı; çevrim içi yazma becerisini geliştirdiği, yazılı anlatım kurallarının özenli kullanımında ve söz varlığının zenginleşmesinde faydalı olduğu, yazma sürecini iyileştirdiği ve kolaylaştırdığı, düşüncelerin daha rahat ifade edilmesini sağladığı, dijital ortamlarda yazmanın mutluluk verdiği öne çıkan öğrenci görüşleri arasındadır. Sonuç olarak, dijital metin yazarlığı, öğrencilerin çevrim içi yazma becerilerini geliştirdiği ve yazmaya ilişkin duyuşsal yönlerine de katkı sunduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretimi, dijital metin yazarlığı, yazma becerisi, çevrim içi yazma, duyuşsal unsurlar.Öğe Türkçe dil öğretiminde yabancı uyruklu öğrencilerin ülkelerine göre dil öğrenimine yatkınlık sıralamasının incelenmesi(Bayburt Üniversitesi, 2025) Şimşek, Şeyda; Ustabulut, Mete YusufBu araştırmada, Türkçe öğretiminin yabancı uyruklu öğrenciler üzerindeki etkilerini değerlendirilmiştir. Öğrencilerin ülkelerine göre dil öğrenimindeki başarıları ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Araştırmanın temel çıkış noktası, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin tarihsel gelişimi ve bu süreçte uygulanan yöntemlerin günümüz modern teknikleriyle karşılaştırılmasıdır. Bu kapsamda, Türkçenin tarihsel olarak öğretim süreçlerinde karşılaşılan zorluklar ve bunların çözümünde kullanılan güncel yöntemler ortaya konmuştur. Çalışmada yabancı uyruklu öğrencilerin Türkçe öğrenirken yaşadıkları güçlükler, bu öğrencilerin motivasyon kaynakları ve dil öğreniminde gösterdikleri başarı düzeyleri incelenmiş, söz konusu başarı düzeylerinin ülkelere göre farklılık göstermesinin altında yatan sebepler tartışılmıştır. Öğrencilerin ana dilleri ile Türkçe arasındaki dil yapısı farklılıkları, kültürel alışkanlıkları ve eğitim sistemlerindeki dil öğretimi pratiklerinin bu başarı üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırma aynı zamanda Türkçe öğretiminde kültürel bağlamın önemini de vurgulamaktadır. Öğrencilerin Türk kültürüne ilişkin unsurlarla karşılaşmasının dil öğrenme süreçlerini daha anlamlı hale getirdiği ve kültürel entegrasyonun öğrenme motivasyonunu artırdığı gözlemlenmiştir. Özellikle dijital teknolojilerin ve interaktif öğrenme araçlarının, öğrencilerin dil becerilerini geliştirme ve motivasyonlarını artırmada etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, çevrim içi platformlar ve mobil uygulamalar gibi modern eğitim araçlarının kullanımı üzerinde durulmuştur. Çalışmanın sonuçları, Türkçenin uluslararası arenada yalnızca iletişim aracı olarak değil, aynı zamanda kültürel bir köprü olarak da stratejik önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Türkçe öğretiminin, kültürler arası etkileşimi güçlendirme potansiyeline ve diplomatik ilişkilerdeki rolüne dikkat çekilmiş; yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde uygulanabilecek etkili yöntemler için öneriler sunulmuştur.Öğe Söz Derleme Dergisi 'Folklor Sözleri' adlı eserin söz varlığı(Bayburt Üniversitesi, 2024) Yeşil, Aleyna; Güzel, FerdiTürkiye Türkçesinin önemli ağız sözlüklerinden, altı ciltten oluşan Türkiye'de Halk Ağzından Söz Derleme Dergisi'nin son cildi olan "Folklor Sözleri" adlı eser bu çalışmada incelenmiştir. "Folklor Sözleri" hem dil bilimi hem de halk bilimi açısından değerlendirildiğinde içerisinde önemli veriler barındırmaktadır. Dolayısıyla ağız çalışmalarında kullanılması gereken önemli bir kaynaktır. Türkiye Türkçesi ağızlarının en önemli sözlüğü olan Türkiye'de Halk Ağzından Derleme Sözlüğü hazırlanırken "Folklor Sözleri"nden faydalanılmış fakat önemli verilerin hepsi alınmamıştır. Bu çalışma da bu verileri ortaya koyarak Derleme Sözlüğü'ne katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmanın " 'Folklor Sözleri' Adlı Eserin Derleme Sözlüğü ile Karşılaştırılması" adlı birinci bölümünde iki eserin karşılaştırılması yapılmıştır. "Folklor Sözleri" adlı eserin söz varlığını detaylı bir şekilde ortaya koymak amacıyla ikinci bölümde eserin tematik dizini hazırlanmıştır. Karşılaştırma yapılırken kelimelerin Derleme Sözlüğü'nde olup olmama durumları incelenmiş, Derleme Sözlüğü'nde olan kelimelerin de varyant, tanım ve derleme yeri eksiklik ve farklılıkları tespit edilmiştir. Çalışmanın son bölümü ise "Bulgular"dan oluşmaktadır.Öğe Yabancı öğrencilere yönelik Türkçe dijital sözlük geliştirme: Tasarım tabanlı bir araştırma (B1 örneği)(Bayburt Üniversitesi, 2024) Özgen, Akif; Maden, AslıAraştırmanın amacı, B1 düzeyinde Türkçe öğrenen yabancı öğrencilere yönelik Türkçe dijital sözlük geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda, Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan B1 Türkçe ders kitabındaki sözcük öğretimi etkinlikleri esas alınarak dijital bir sözlük tasarımı hazırlanmış ve bu tasarımın sözcük öğretimi üzerindeki başarısı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Türkçe Dijital Sözlük uygulamasının hazırlanmasında anlam ilişkileri açısından gerçek anlam, yan anlam, eş anlam, zıt anlam, eş seslilik, mecaz anlam ve terim anlam gibi sınırlamalar getirilmiştir. Araştırmada yöntem olarak sözlüğün geliştirilmesi aşamasında tasarım tabanlı araştırma yöntemi uygulanmıştır. Araştırmada SABT 1-2 ve öğretim görevlisi ve öğrenci görüşme formlarından alınan veriler ise karma araştırma yöntemine uygun olarak nicel veriler SPSS 30 programı aracılığıyla görüşme formlarından elde edilen veriler ise içerik analiziyle analize tabi tutulmuştur. Verilerin analiz edilmesinde ilk olarak Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro Wilk sonuçları doğrultusunda sonuçların anlamlı farklılığa sahip olmadığı tespit edilmiş ve verilerin analizi parametrik testlerden olan t-testi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama sürecinde, tasarım ve iyileştirme aşamaların kontrol ve deney gruplarından iki kez Sözcükte Anlam Başarı Testi uygulanmıştır. Öğrenci ve öğretim elamanlarından sözlük tasarım aşamasında ve sözlük iyileştirme aşamasından sonra görüşler toplanmıştır. Araştırmada Bayburt Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezinde B1 düzeyinde eğitim gören toplamda (n=32) öğrenci katılmıştır. Bunun yanı sıra (n=2) öğretim görevlisi de araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre Türkçe Dijital Sözlük tasarımının geliştirilmiş hâliyle de dahil olmak üzere geleneksel yöntemlerle kıyasla sözcük öğretiminde daha etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca bu dijital sözlüğün B1 düzeyindeki öğrenciler ve öğretim görevlileri tarafından beğenildiği ve derslerde kullanılmasını istedikleri anlaşılmıştır. Bu sonuçlarla birlikte Türkçe Dijital Sözlük uygulamasının sözcük öğretiminde etkili bir teknolojik araç olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur.Öğe Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde mobil uygulama kullanımının değer aktarımına etkisi(Bayburt Üniversitesi, 2024) Arıcı, Şemsinur; Maden, SedatTürkçe öğrenen yabancı öğrencilere mobil uygulama aracılığıyla değerlerin öğretilmesini ve uygulamanın öğrencilerin değerleri kavramalarındaki etkisini ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada nicel araştırma yöntemleri tercih edilmiştir. Araştırmanın uygulama aşamasından önce Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin on kök değeri bilme durumları başarı testi ile tespit edilmiştir. Daha sonra on kök değerin öğretilmesi amacıyla mobil bir uygulama tasarlanarak deney grubunda bulunan öğrencilere uygulama iletilmiştir. Uygulamanın yapıldığı Türkçe öğretim merkezinde yabancı dil olarak Türkçeyi öğrenen bu öğrencilerden hazırlanan uygulamanın akıllı telefonlar aracılığıyla indirilmesi ve uygulamada bulunan ekran içeriklerinin takibi istenmiştir. Yarı deneysel desen kullanılarak ulaşılan araştırma verileri SPSS paket programında analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Uygulamanın başında ve sonunda öğrencilere araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak hazırlanan değerlendirme sınavı mobil uygulama aracılığıyla ön-test ve son-test olarak uygulanmış olup araştırmanın sonunda ise mobil uygulama ile sunulan değerler öğretimi uygulamasının Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmekte olan öğrencilerin değerleri kavramalarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin kök değerlere ve hazırlanan mobil uygulamaya ilişkin olumlu görüşlere de sahip oldukları görülmüştür.Öğe Dinleme becerilerinin gelişiminde estetik dinleme etkinlikleri: İlkokul 2. sınıf öğrencileri örneği(Bayburt Üniversitesi, 2024) Boyraz, Nurcihan Kübra; Kaplan, KadirBu araştırmada temel amaç, estetik dinleme etkinliklerinin ilkokul ikinci sınıf öğrencilerinin dinlediğini anlama başarı düzeylerine etkisini incelemek ve estetik dinleme etkinlik sürecini değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma, karma yöntem araştırmalarından gömülü deneysel model olarak desenlenmiştir. 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde gerçekleştirilen araştırmaya Bayburt ili merkezinde yer alan bir devlet okulunun ikinci sınıf A ve B şubelerinde öğrenim gören 30 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen izlenmiştir. Deney grubu öğretmeniyle uygulama sonrası görüşme yapılarak elde edilen nitel verilerle nicel veriler desteklenmiştir. Deneysel işlem sürecinden önce her iki sınıfa da ön test olarak "Dinlediğini Anlama Başarı Testi" uygulanmıştır. Deney grubuna haftada bir gün üç ders saati kendi sınıf öğretmeni tarafından 7 hafta boyunca toplam 7 estetik dinleme etkinliği uygulanmıştır. Deneysel işlem sonrasında bir başka "Dinlediğini Anlama Başarı Testi" son test olarak, aynı test bir ay sonra ise kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen nicel veriler SPSS 24 veri analizi programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen verilerin normal dağılıp dağılmadığını incelemek için Shapiro-Wilk normallik testi sonuçları, basıklık-çarpıklık katsayıları, histogram ve kutu grafikleri incelenerek verilerin parametrik testlerle çözümlenmesine karar verilmiştir. Görüşmeden elde edilen nitel veriler ise içerik analizi ile çözümlenerek nicel veriler desteklenmiştir. Sonuç olarak estetik dinleme etkinliklerinin dinlediğini anlama başarı düzeyine olumlu yönde bir etkisinin olduğu görülmüştür. Bu bulgulara dayanarak estetik dinleme etkinliklerinin ilkokulun erken yıllarından itibaren uygulanmasının dinleme becerisine katkı sağlayacağı ve geliştirilen etkinlikleri sınıf öğretmenlerinin derslerinde uygulayabileceği söylenebilir.Öğe Ankara halk kütüphanelerinden 2018-2022 yılları arasında en çok alınan ilk 10 eserin çocuk edebiyatının temel öğeleri açısından incelenmesi(Bayburt Üniversitesi, 2025) Özel, Eda Nur; Ustabulut, Mete YusufAraştırmanın amacı, Ankara halk kütüphanelerinden 2018-2022 yılları arasında en çok alınan ilk 10 eserin çocuk edebiyatının temel öğeleri (karakter, konu, ileti, dil ve anlatım, resimler) açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, Ankara Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünden temin edilen 2018-2022 yıllarına ait en çok alınan ilk 10 kitap oluşturmaktadır. Kitapların alınma sayısına göre sıralaması verilmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Ankara halk kütüphanelerinden 2018-2022 yılları arasında en çok alınan ilk 10 eserin çocuk edebiyatının temel öğeleri (karakter, konu, ileti, dil ve anlatım, resimler ) bakımından incelenmesi yapılarak veriler, "II. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu: Gelişmeler, Sorunlar ve Çözüm Önerileri" adlı sempozyumda, Sever (2006) tarafından ele alınan "Çocuk Edebiyatı Öğretimi Nasıl Olmalıdır?" bölümünde belirlenen kavramsal çerçeveye göre değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler sonucunda elde edilen bulgulara göre eserlerde bulunan karakterlerin tekdüze olmadığı, farklı yaş gruplarına seslenen karakterlerin eserlerde yer aldığı ve çocuğun karakterlerde kendisine benzeyen özellikler bulabileceği, konu dağılımlarında çeşitlilik olduğu ve eserlerdeki konuların okurun yaşamında rastlayacağı kurgular barındırdığı, eserlerdeki iletilerin olaylar aracılığıyla açık ve kapalı iletiler şeklinde verildiği, eserlerde kullanılan dilin anlaşılır ve anlatımın kısa, duru, içten olduğu, eserlerde resim kullanımının yaş gruplarına göre değiştiği ve resimlerdeki çizgilerin biçeminin çocuğun duyularına hitap edecek şekilde tasarlandığı görülmektedir.Öğe Yâsîn Sûresinde belâgat uygulamaları (İbn Âşûr ve Sâbûnî örneği)(Bayburt Üniversitesi, 2024) Gözün, Rumeysa; Özbey, LütfiKur'an-ı Kerîm, indirildiği günden itibaren Müslümanlar tarafından daha iyi anlaşılabilmesi adına ciddi gayretler sarf edilmiştir. Hiç şüphesiz Kur'an'ı daha iyi anlayabilmenin temel şartı, tefsir ilminin yanısıra Arap dili ve belagatına hâkim olmaktır. Belagat ilmi her ne kadar oluşumu ve sistemleşmesi itibari ile diğer İslami ilimlere nazaran biraz geç kalmış olsa da Kur'an-ı Kerîm'i daha iyi anlama hususunda çok gerekli olduğu hakikati sebebiyle kısa sürede sistematik hale gelerek İslami ilimler arasında hak ettiği yeri almıştır. Kur'ân'ı Kerîm, indirildiği ortam göz önünde bulundurulduğunda edebiyat alanında zirve noktada bulunan o günkü Arap toplumuna edebî ve belağî manada meydan okuduğu bir hakikattir. Dolayısıyla i'câzu'l-Kur'ân'ın net bir şekilde anlaşılmasının önemi bağlamında Zemahşerî (ö. 538/1144) gibi birçok müfessir, Kur'an-ı Kerîm'i tam ve doğru olarak tefsir edebilmenin yolunun belagat ilmini iyi bilmekten geçtiğini vurgulamıştır. Bu sebeple klasik ve modern birçok tefsirde belagat uygulamalarına geniş yer verilmiş ve ayetler tefsir edilirken belağî nüktelere değinilmiştir. Bu çalışmada Tunus'lu ilim ve fikir adamı, müfessir İbn 'Âşûr'un (1879-1973) et-Tahrîr ve't-tenvîr adlı tefsiri ile Suriyeli çok yönlü bir âlim olan çağdaş müfessir Sâbûnî'nin (1930-2021) Safvetü't-Tefâsîr adlı eseri Yâsîn suresi özelinde belagat uygulamaları açısından mukayeseli bir şekilde ele alınmıştır. Araştırmanın neticesinde bahsi geçen iki tefsirin edebi sanatları icra noktasında uslüp ve yöntemleri mercek altına alınmıştır. Sure, bu iki tefsir özelinde belagat ilminin ana başlıkları olan me'ânî, beyân ve bedî' ilimleri açısından incelenmiş; ortaya çıkan belağî nükteler ve anlam farklılıkları tespit edilerek izah edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Yâsîn, belagat, İbn Aşûr, et-Tahrîr ve't-tenvîr, Sabûnî, Safvetü't-Tefâsîr.Öğe Bayburt kent kültüründe sinema(Bayburt Üniversitesi, 2024) Okutmuş, Hacı Murat; Kabak, TurgaySinema, icat edildiği 1895 yılında Paris'teki ilk gösterimlerle serüvenine başlar. Bu tarihten bir yıl sonra İstanbul'da görülür, Cumhuriyet'in ilanından sonra da Anadolu'nun ücra köşelerine kadar yayılır. Modernitenin insanı şekillendirme araçlarından biri olan sinemanın, kültürler üzerindeki etkisi önemlidir. Bu çalışma Anadolu'nun özgün kültürü ile bilinen kentlerinden biri olan Bayburt'taki sinemacılık faaliyetlerini, Türk sinemasının Bayburt bağlamındaki çalışmalarını ve kentte sinema çevresinde oluşan kültürü konu edinmektedir. Bayburt'ta 1927 yılında "Güzel Ay Sineması" adı ile seyyar gösterimlerle başlayan seyir serüveni, 1949 yılında ilk sinema salonu "Ar Sineması"nın açılmasıyla devam etmiş, 50'li yılların ortasında "Yeni Sinema"nın da katılımıyla serüvenini sürdürmüştür. Toplumla olan ilişkisinin yoğun olduğu 60'lı ve 70'li yıllarda "Çoruh Sineması" ve "Yıldız Sineması" ile altın çağlarını yaşayan sinemacılık faaliyetleri 1986 yılında ise sona ermiştir. Çalışmada bir dönem toplum hayatının en merkezi yeri haline gelen sinema salonları ile geçmişten günümüze tüm sinema işletmecileri belirlenmiştir. Mekânların yapılış öykülerinin yer aldığı çalışmada, sinema emekçileri başta olmak üzere beyazperde büyüsünü unutamayan kent halkı ile görüşmeler yapılmış, sinemanın kültürel etkisinin peşinden gidilmiştir. Bir sosyalleşme mekânı olan sinemanın toplum hayatındaki yeri ve önemi ortaya çıkarılırken geçmişte bu kadar sıkı bağların kurulduğu mekânların yitirilmesinin üzerinde durulmuş, kent kimliğinin korunması adına öneriler getirilmiştir. Diğer yandan bu çalışma, arşiv kayıtları bir vesile yok olan kentin, kültürel zenginlikler taşıyan uzunca bir dönemini derleme yöntemiyle ortaya çıkarma çabasıdır.Öğe Faik Baysal'ın Romanlarında sosyal adaletsizlik(Bayburt Üniversitesi, 2024) Pekmezci, Oğuzhan; Oruç, OsmanFaik Baysal, Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatında toplumcu gerçekçi çizgide eserler verir, romanları ve öyküleri ile ön plana çıkar. 1944-2002 yılları arasında yayımlamış olduğu romanlarla toplumcu gerçekçi eser veren romancılar arasında kendine yer edinir. 1944 yılında yayımlamış olduğu ilk romanı ile köy ve köy gerçeklerini anlatan Baysal, daha sonra I. ve II. Dünya Savaşı'nın toplum üzerindeki olumsuz etkilerini inceler. Akabinde kişilerin şehir ortamındaki mücadelesini kaleme alır. 1944 yılında ilk romanı olan Sarduvan ve sonrasında yazmış olduğu beş romanı ile birlikte dönemin ağa-köylü, zengin-fakir, ezen-ezilen gibi sınıflar arasındaki çatışmaları inceler ve toplumun aksayan yanlarını romanlarına konu edinir. Yer yer köy ve köy sorunsalına, kent yaşamındaki bireyin yalnızlığına, savaş ortamının getirmiş olduğu olumsuz yaşam şartlarına değinir ve genel ölçekte bu sorunların hepsini sosyal adaletsizlik gerçeği ile ilişkilendirir. Bu araştırmada, Faik Baysal'ın romanlarında ezen-ezilen, zengin-fakir, ağa-köylü çatışmaları sosyal adaletsizlik ekseninde incelenmiştir. Özellikle Baysal'ın altı romanı üzerinden yola çıkılarak tipler ve karaterler üzerinden adaletsiz düzen anlatılmaya çalışılmıştır. Ardından toplumcu gerçekçilik ve köy enstitüleri üzerinde durulmuş, dönemin sosyo/kültürel yapısı da ele alınmıştır. Çalışmamızda Baysal'ın romanlarındaki sosyal adaletsizlik gerçeği birey/toplum çerçevesinde incelenmiştir.Öğe Yûsuf-ı Meddâh'ın Varka ve Gülşah mesnevisinin yapı unsurları ve muhteva bakımından incelenmesi(Bayburt Üniversitesi, 2024) Şentürk, Muhammet; Karaduman, RukenKlasik Türk edebiyatı nazım şekillerinden olan mesnevilerin içerisinde barındırdığı olay örgüsü, anlatım teknikleri ve yapısal unsurları açısından değerlendirildiğinde günümüzdeki hikâye ve romanlarla benzer bir yapı arz ettiği görülmektedir. Bu sebeple modern anlatı metinlerinin incelenmesinde başvurulan yöntemlerin klasik metinlere de uygulanabilmesi mümkün olmakta; mesnevilerin roman unsurları açısından incelenmesi ile bu eserin ayrıntılı ve çok yönlü ele alınması sağlanabilmektedir. Bu çalışmada Yûsuf-ı Meddâh tarafından 14. asırda kaleme alınan ve kaynağı bir Arap hikâyesi olan Varka ve Gülşâh mesnevisi irdelenmektedir. Eser, 1744 beyitten oluşmaktadır. Sade ve anlaşılır bir dille yazılmış olan Varka ve Gülşâh, aşk ve kahramanlık konulu bir eserdir. İçeriği ve tahkiyeli yapısıyla modern anlatı tekniklerinin kurgusunu çağrıştıran bu mesnevi, Varka ve Gülşâh'ın birbirlerine duydukları aşk ve kavuşma mücadelesini konu edinmektedir. Birçok anlatım tekniğinin de kullanıldığı Varka ve Gülşâh mesnevisinde tasvir, diyalog, iç monolog, özetleme, geriye dönüş, mektup gibi daha çok roman ve hikâyelerde görülen teknikler yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Bu özellikleri içerisinde barındıran ve klasik bir metin olan Varka ve Gülşâh mesnevisinin modern hikâye ve roman ile benzer tekniklerle incelenebileceği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Varka ve Gülşâh, mesnevi, tahkiye, yapı unsurları, anlatım teknikler.Öğe Ayhan Geçgin'in romanları üzerine ontolojik bir inceleme(Bayburt Üniversitesi, 2025) Akdeniz, Ebru; Oruç, OsmanBu tez, Ayhan Geçgin'in romanlarını ontolojik bir perspektifle ele alarak insan varlığının temel durumlarını derinlemesine incelemektedir. Çalışmanın amacı, Geçgin'in eserlerinde işlediği varoluşsal temaları detaylı bir biçimde analiz etmek ve yazarın modern insanın karşı karşıya kaldığı ontolojik sorunlara hangi açılardan yaklaştığını ortaya koymaktır. Çalışmada yazarın romanlarının bireyin iç dünyasındaki karmaşıklığı ve varoluşsal arayışlarını nasıl yansıttığına odaklanılmıştır. Ayhan Geçgin'in romanlarında yabancılaşma, hiçlik, ölüm, özgürlük, sorumluluk, yalnızlık ve anlam arayışı gibi insan varlığının temel ontolojik durumlarının son derece belirgin ve işlevsel bir şekilde ele alındığı tespit edilmiştir. Yazarın oluşturduğu karakterler aracılığıyla, modern bireyin yaşadığı derin varoluşsal kaygılar, sürekli bir devamlılık arz eden kimlik arayışı ve insanın dünya ile kurduğu ilişkinin içsel çatışmalarla dolu karmaşıklığı detaylıca gözler önüne serilmektedir. Yazarın, insanlık durumları üzerine düşünmeye ve insan olmanın getirdiği temel sorularla yüzleşmeye davet eden romanları okuyucuyu derinlemesine bir varoluşsal sorgulamaya yönelten niteliktedir. Bu anlamda romancı, eserleriyle okuyucuya bir ayna tutarak insanın kendi varoluşsal gerçekliği üzerine düşünmesini teşvik etmektedir. Bu tez, Ayhan Geçgin'in romanlarının felsefi derinliğini ve insan doğasına dair sunduğu çarpıcı içgörüleri ortaya koymayı hedeflemektedir.Öğe İmam Maturidi ve felsefi akımlara bakışı(Bayburt Üniversitesi, 2024) Bulut, Sedat; Dayı, Rumeysa BakırEbû Mansûr Muhammed b. Muhammed b. Mahmud, bilinen adıyla İmam Mâtürîdî, Semerkant'ta doğmuş bir İslam âlimidir. Kendisinin yaşamı hakkında kesin bilgiler az olmakla birlikte, İmam Mâtürîdî'nin eserleri ve fikirleri, İslam düşüncesinde derin izler bırakmıştır. Mâtürîdî ekolünün kurucusu olarak kabul edilen İmam, özellikle kelam ve fıkıh ilimleri üzerine yoğunlaşmış, akıl ve nakli birleştiren bir metodoloji geliştirmiştir. İmam Mâtürîdî'nin "Kitabü't-Tevhid" ve "Te'vîlâtü'l-Kur'ân" adlı eserleri, İslami ilimlerdeki derinliği ve metodolojik yaklaşımı ile bilinir. Bu eserler, akaid ve kelam ilmindeki meseleleri, akli ve nakli delillerle ele alır ve İslam düşüncesine yeni bir perspektif getirir. İmam Mâtürîdî, aynı zamanda İslam hukukuna ve tefsir ilimlerine de önemli katkılarda bulunmuş, dönemindeki ve sonraki İslam âlimleri üzerinde büyük bir etki bırakmıştır. Mâtürîdî'nin fikirleri, özellikle akıl ve vahiy arasındaki ilişkiyi ele almasıyla önem kazanmaktadır. O, aklı ve vahyi bir çatışma kaynağı olarak görmek yerine, ikisinin İslam inancını anlamada birbirini tamamlayabileceğini savunmuştur. Bu yaklaşım, daha sonraki İslam düşünürlerine ilham kaynağı olmuş ve İmam Mâtürîdî'nin düşünceleri, İslam düşüncesinin şekillenmesinde merkezi bir rol oynamıştır. Âlemin ezelîliğini savunan, yoktan yaratılışı inkâr eden ve evreni sadece tabîî nedenlerle açıklayan Dehriye, yerkürenin aşağı doğru sürekli bir düşüş halinde olduğunu ileri süren ve nesnelerin ezelden oluşması konusunda Dehrilerin görüşlerini paylaşan Sümeniye'ye, âlemin biri nur diğeri zulmet olmak üzere iki temel varlıktan oluştuğunu savunan, iyiliğin nurdan her türlü kötülüğü ise zulmetten meydana geldiğini iddia eden, iki Tanrı anlayışını kabul eden Seneviye'ye eleştirilerde bulunarak evreni, yaratıcıyı ve yaratılış gayemizi kendi kelamî bakış açısı ile naklî ve aklî delillerle ispatlamaya çalışmıştır.












