Dede Korkut Spor Bilimleri Dergisi

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 49
  • Öğe
    Denge Antrenmanlarının Bocce Raffa Oyuncularında Yaklaşma (Punto) İsabetlilik Oranına Etkisinin İncelenmesi
    (Bayburt Üniversitesi, 2024) Tükenmez, Mesut; Baytaş, Eda; Emre, Tuluhan Yunus
    Bu araştırmanın amacı bocce sporu raffa kategorisindeki oyuncularına uygulanan denge antrenmanlarının yaklaşma (punto) isabetlilik oranına etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya 5 yıl bocce deneyimi olan toplam 20 sporcu katılmıştır (deney=10, kontrol=10). Katılımcılara 8 hafta süresince, haftada 2 gün bocce raffa antrenmanı uygulandı. Deney grubuna bocce antrenmanlarına ek olarak ilk dört hafta statik, son dört hafta dinamik olmak üzere 8 hafta süresince 30 dk'lık denge antrenman programı yaptırıldı. 8 haftalık antrenman programı öncesinde ve sonrasında flamingo (statik denge) ve yıldız denge (dinamik denge) testleri yapıldı. Veriler SPSS 24 paket program kullanılarak analiz edildi. Gruplar arası farklılıkların belirlenmesinde Mann Whitney U, bağımlı gruplarda eş grup içi farklılıklarda Wilcoxon işaretli sıralar testi, iki özellik arasındaki ilişkinin belirlenmesinde korelasyon ve regresyon analizleri kullanıldı. Raffa isabetlilik performansında deney grubundaki artış %240,68 olurken, kontrol grubundaki artış %46,77'dir. Raffa testi punto açısı puanlarına göre deney ve kontrol grubunda ön test ve son test gruplar arası farklılıklarda anlamlı sonuç tespit edilmiştir (p
  • Öğe
    ERKEN ADÖLESAN ÇAĞINDAKİ ÖĞRENCİLERİN SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI, ANKSİYETE VE DEPRESYON DÜZEYLERİ İLE ANTROPOMETRİK ÖZELLİKLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
    (Bayburt University, 2023) Çetintaş, Yasin; Demirci, İbrahim; Bildiren, Melike; Kaplan, Sefa; Ulaş, Ersin
    Araştırmada temel olarak erken adölesan çağındaki öğrencilerin sosyal medya bağımlılığı, anksiyete ve depresyon düzeyleri ile antropometrik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ankara'da 10-13 yaş aralığında 402 ortaokul öğrencisiyle çalışılmıştır. Verilerin toplanması iki safhada gerçekleştirilmiştir. İlk olarak katılımcıların antropometrik ölçümleri alınmıştır. Bu ölçümler için Omron BF-511 (Holland) biyoempedans tartısı ve mezura kullanılmıştır. İkinci safha da ise anksiyete ve depresyon düzeyleri ile sosyal medya kullanımlarının belirlenmesi amacıyla ölçek formları kullanılmıştır. Bunlar; "Yenilenmiş Çocuk Ergen Anksiyete Depresyon Ölçeği" ve "Ergenler İçin Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği" dir. Tüm yasal izinlerin alınmasının ardından ölçümler alınmıştır ve elde edilen ham veriler SPSS paket programında analiz edilmiştir. Bu analizler sırasında ilk olarak verilerin homojenlik varsayımını sağladığı tespit edilmiştir ve ardından t-testi, ANOVA ve Perason Korelasyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; katılımcıların anksiyete düzeylerinin cinsiyet ve sınıf değişkenine bağlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Sosyal medya bağımlılık puanları cinsiyet değişkenine bağlı farklılık göstermezken sınıf değişkenine bağlı farklılık göstermektedir. Korelasyon analizi neticesinde ise BKİ ve bel çevresi ölçümleri ile "Ayrılma Anksiyetesi" ve "Yaygın Anksiyete Bozukluğu" arasında düşük düzeyde negatif yönlü ilişki tespit edilirken, sosyal medya bağımlılığı ile pozitif yönlü düşük düzeyde ilişki olduğu, sosyal medya bağımlılığı ile BKİ ve bel çevresi değerleri arasında pozitif, adım sayısı ile negatif yönde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
  • Öğe
    İTFAİYECİLERİN BEDEN KİTLE İNDEKSLERİ İLE FİZİKSEL AKTİVİTE DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ: BAYBURT İLİ ÖRNEĞİ
    (Bayburt University, 2023) Şipal, Önder; Erkılıç, Ali Ozan; Makul, Miraç; Aydemir, Uğur
    Araştırmanın amacı Bayburt Belediyesi'nde görev yapan itfaiyecilerin fiziksel aktivite düzeyleri ile beden kitle indeksleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırmaya kolayda örnekleme yöntemiyle 20 itfaiye personeli dahil edilmiştir. Katılımcılara ait verilerin toplanması amacıyla anket formu kullanılmıştır. Bu anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Anket formunun birinci bölümünde "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümünde ise "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi" yer almaktadır. Ulaşılan verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, katılımcıların %75,0'inin orta, %25'inin ise yüksek fiziksel aktivite düzeyine sahip oldukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak; katılımcıların beden kitle indeksleri ile fiziksel aktivite düzeyleri arasında ilişkinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
  • Öğe
    An Evaluation of Postgraduate Theses on the Pilates Exercise Discipline
    (Bayburt Üniversitesi, 2024) Güzel, Sema; Yel, Kader; Kurcan, Kübra; Erkılıç, Ali Ozan
    Analyzing studies to identify under-researched topics in the sports sciences is critically important. This study aimed to examine postgraduate theses published in Turkey in Pilates across various variables. It is believed that our research will be beneficial for researchers in determining study subjects and methods in Pilates. The theses analyzed in this research consisted of electronically accessible theses from the National Thesis Center database of the Turkish Higher Education Council (YÖKTEZ). Accordingly, 208 postgraduate theses were examined, including 165 master's theses, 38 doctoral, and five specialist theses in Medicine. This study utilized the document analysis technique, a qualitative research method. Data analysis was conducted using the SPSS 27 statistical software package. As a result, it was determined that the first study on Pilates was conducted in 2005 at Muğla University, and no thesis on Pilates could be accessed before that year. The number of these has increased since 2022. As of 2023, despite the rapid proliferation of theses on Pilates, this number was found to be insufficient in previous years. As of June 2024, the number of published theses on Pilates has been identified. Regarding the distribution of academic studies on Pilates by subject area, it was found that the highest number of studies were in the fields of Doctorate in Physiotherapy and Rehabilitation (n=17), specialists in physical Medicine and rehabilitation (n=3), and master's degree in physiotherapy and rehabilitation (n=66), followed by sports (n=65). In the past decade, Pilates has evolved from being primarily utilized by dancers to becoming popular in mainstream exercise and injury rehabilitation. Given the increasing popularity and interest in Pilates, current research in this field is believed to contribute significantly to sports and science.
  • Öğe
    FİTNESS MERKEZLERİNDE HİZMET KALİTESİ VE SUPPLEMENT KULLANIMI
    (Bayburt University, 2023) Yılmazoğlu, Serkan
    Hizmet kalitesi açısından, müşteri beklentilerinin karşılanması ve ihtiyaçlarının giderilmesi bir işletmenin müşterilerini elde tutma ve rekabet avantajı elde etme çabalarında önemli unsurlar olarak görülmektedir. Bu açıdan bakıldığında, fitness merkezleri yönetimlerinin öncelikle yapması gereken faaliyet, periyodik olarak hizmet kalitesi ölçümlerini yapmak, negatif boşluklar çıkması durumunda en düşük kalite düzeyine sahip olan özelliklerden başlamak suretiyle hizmet kalitesini hızla iyileştirerek müşteri memnuniyetini sağlamaktır. Sonuç olarak; fitness merkezlerinde gösterilen hizmet kalitesinin en üst seviyede tutulmasının hem rekabetteki başarıya hem de istikrarlı performansa müşteri sadakati ile ulaşabilirler
  • Öğe
    ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN KAS GÖRÜNÜM MEMNUNİYET DÜZEYLERİ İLE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIM MOTİVASYONLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
    (Bayburt University, 2023) Boz, Emre; Sert, Talha; Aksoy, Ömer Faruk; Demirbaş, Nermin
    Araştırmanın temel amacı; üniversite öğrencilerinin kas görünüm memnuniyet düzeyleri ile fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini bir devlet üniversitesinin fitness salonu üyeleri oluştururken, örneklem grubunu kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 194 katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; "Kişisel Bilgi Formu", "Kas Görünüm Memnuniyeti Ölçeği (KGMÖ)" ve "Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonu Ölçeği (FAKMÖ)" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde gruplar arasındaki farklılıkları incelemek amacıyla t-Testi ve ANOVA kullanılırken, değişkenlerin arasındaki ilişkilerin sınanması adına Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analizler neticesinde KGMÖ ilişkin; cinsiyet, aktif olarak bir spor branşı ile ilgilenme ve katılımcıların kas kütlelerinden memnun olma durumlarına anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. FAKMÖ ilişkin; cinsiyet, aktif olarak bir spor branşı ile ilgilenme, katılımcıların kas kütlelerinden memnun olma durumları ve fitness yapma nedenlerinde anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Haftalık ve günlük fitness salonunda vakit geçirme süresi ile KGMÖ ve FAKMÖ alt boyutları ve toplam puanları arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Son olarak; üniversite öğrencilerinin fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları ile kas görünüm memnuniyetleri arasında pozitif yönde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
  • Öğe
    Özel Yetenek Sınavlarında Adayların, TYT, OBP, YTYT Başarı Puanı ve Sporcu Özgeçmiş Puanları ile Bölümlere Yerleşme Durumlarının İncelenmesi (Bayburt Üniversitesi)
    (Bayburt University, 2023) Yel, Kader; Güzel, Sema; Kurcan, Kübra; Çakır, Zekai; Erkılıç, Ali Ozan
    Bilimsel bir araştırma yöntemi olarak, araştırma verilerinin birincil kaynağı olarak çeşitli dokümanların toplanması, gözden geçirilmesi, sorgulanması ve analiz edilmesi sürecini içeren doküman analizi kullanılmıştır. Bu analiz türü, yazılı veya elektronik formatta (bilgisayar tabanlı ve internet erişimli) bulunan belgelerin incelenmesini içermektedir. Bu çalışmada, özel yetenek sınavına giren adayların sporcu özgeçmiş puanı ile bölümlere yerleşme durumlarının incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın evreni 2023-2024 eğitim öğretim yılında Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Özel Yetenek Sınavı'na katılan 1261(856 Erkek, 405 Kadın) adaydan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Özel Yetenek Sınavına giren bu adaylardan bölüme yerleşen 229 aday oluşturmaktadır. Elde edilen verilere göre bu adayların bir kısmı ÖSYM'nin yapmış olduğu sınavdan daha düşük puan alan, bir kısmı milli sporcu, bir bölümü uzun yıllardır spor yapan, engelli bireylerden ve bir bölümü de son bir umut olarak kısa sürede hazırlanarak başvuran adaylardan oluşmaktadır Elde edilen bu sonuçlar dikkate alındığında; yerleştirme puanlarının hesaplanmasında kullanılan puanların yordayan değişkenlere gore sportif özgeçmiş puanlama kriterlerinin ve etki yüzdesinin yeniden gözden geçirilmesi, özel yetenek sınav biçimlerinin farklılıklarının belirlenerek farklı değişkenlerin seçme üzerindeki etkilerinin araştırılması gibi konular daha sonra yapılacak olan çalışmalara öneri olarak sunulabilir.
  • Öğe
    Yapay Zeka Teknolojilerindeki Gelişmeler ile Eğitim ve Spor Bilimlerinde Paradigma Değişimi
    (Bayburt University, 2023) Çakır, Zekai; Ceyhan, Mehmet Ali; Gönen, Mevlüt; Erbaş, Ülfet
    Günümüzde teknolojik ilerlemeler, eğitim ve spor alanları da dahil benzersiz ve dönüştürücü değişimlere neden olmaktadır. Son yıllarda gerçekleştirilen başarılı projeler ve gelişmelerle birlikte, her geçen gün daha fazla ilgi çeken son derece popüler bir konu durumundadir Özellikle Yapay Zeka (YZ) teknolojileri, eğitimde geleneksel yöntemleri radikal bir şekilde dönüştürmekte ve bu alanda yeni bir paradigma oluşturmaktadır. Eğitim ve Spor alanında dijital dönüşüm ve YZ uygulamalarının anlatıldığı ve örneklendirildiği çalışmamızda YZ'nin kullanılmasının potansiyel faydalarını ve bu, teknolojinin çeşitli uygulama alanlarına odaklanılarak YZ teknolojilerinin eğitim sektörüne sunduğu ve sunabileceği katkılara ve olası risklere odaklanılmıştır. YZ, öğrenci odaklı öğrenme süreçlerini destekleyen, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimleri sunan ve öğretmenlerin öğrenci ilerlemesini izlemelerine yardımcı olan bir dizi araç ve yöntemi içermektedir. Bu teknolojilerin eğitim sistemine entegrasyonu, öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş öğrenme fırsatları sunma potansiyeliyle eğitimde köklü bir değişimin kapılarını aralamaktadır. Bu gelişmeler, öğrenci merkezli bir yaklaşımın ve öğrenme sürecinin kişiselleştirilmesinin önemini vurgulayarak, eğitim paradigmasında önemli bir dönüşümün işaretlerini taşımaktadır. Bununla birlikte son dönemde YZ teknolojilerindeki ilerlemeler, Spor bilimlerinde de köklü bir paradigma değişimi potansiyelini beraberinde getirmiştir. YZ, sporcuların performansını analiz etme, antrenman planlaması yapma, sakatlık riskini tahmin etme gibi alanlarda yeni bir yaklaşım sunarak, spor bilimleri alanında önemli bir dönüşümün habercisi olmaktadır. Bu teknolojiler, veri analitiği, biyometrik ölçümler ve simülasyonlar gibi alanlarda spor bilimleri pratiğini ve anlayışını derinlemesine değiştirme potansiyeline sahiptir. Sporcuların performansını analiz etme, antrenman programlarını kişiselleştirme, sakatlık riskini öngörme gibi alanlarda yapay zeka sistemleri, bilimsel araştırmaların ve uygulamaların niteliğini derinden etkilemektedir. Ancak, bu teknolojilerin kullanımıyla ilgili etik meseleler, veri güvenliği ve sporcu gizliliği gibi önemli konuların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. YZ teknolojilerinin spor bilimlerindeki etkilerinin daha da incelenmesi ve etik bir çerçevede kullanılması, sporcuların performansını artırma ve spor bilimleri alanında daha iyi bir anlayışın oluşturulması açısından önemlidir. Bu bağlamda, YZ'nın eğitim ve spor bilimleriyle arasındaki evrilen ilişki, bu alanların gelecekteki konumlanmaları açısından bir yol haritası çizerek, daha verimli, güvenilir ve yenilikçi uygulamaların geliştirilmesine katkıda bulunabilir. Hem öğrencileri hem sporcular hem antrenörler bu bilgiler çerçevesinde kendilerini konuyla ilgili gelişmelere paralel güncel tutmalarını ve yeni teknolojilere uyum sağlamalarını desteklemektedir.
  • Öğe
    The Effects of Technological Developments on Sedentary Lifestyle and Psychomotor Development in Children
    (Bayburt University, 2023) Coşkuntürk, Osman Satı; Kurcan, Kübra; Yel, Kader; Güzel, Sema
    In the current era of rapidly advancing technological developments, it is evident that these advancements have brought about significant changes impacting all aspects of our lives. Smartphones, computers, tablets, and other electronic devices offer numerous advantages that facilitate people's lives. However, both adults and children are constantly engaged with electronic devices. Activities such as watching television, playing video games, and using social media contribute to a sedentary lifestyle, particularly among children, leading to a decrease in their levels of physical activity. Consequently, this situation has resulted in the adoption of an increasingly sedentary lifestyle by individuals, driven by technological advancements. Children are the group most affected by this lifestyle. Physical activity holds great importance for a child's physical development. Childhood encompasses the period of the most rapid developmental growth following infancy. The achievements attained during this period form the foundation for the attitudes and behaviors children will exhibit in the future. Children who used to engage in outdoor playtime now spend more time indoors, embracing a sedentary lifestyle. Technological devices reduce the time children allocate for physical activities such as sports and games, which can lead to health problems such as obesity, cardiovascular diseases, and musculoskeletal issues. Engaging in movement during this period becomes one of the crucial factors directly influencing healthy growth and physical development. Sports activities and games conducted during this period become a phenomenon that expands children's social environments. Activities involving physical activity are also significant for a child's physical development. Research has revealed that physical activity and sports contribute valuable benefits to children's acquisition of self-confidence, body awareness, socialization, exploration of the world, and healthy growth and development. Consequently, it is important to promote the proper utilization of technology rather than completely eliminating it to prevent the emergence of a sedentary lifestyle. Research demonstrates the crucial role that play has in children's developmental psychology, motivational aspects, and sociological effects. Based on all the information presented, it can be stated that, beyond perceiving technology as an indispensable part of their lives, children need to maintain a balance by incorporating regular physical activity and sports as essential elements. Building upon the information provided above, this article explores the interaction between technological advancements, sedentary lifestyles, and the psycho-motor and social development of children.
  • Öğe
    BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLERİNİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYLERİ İLE ÖĞRETME MOTİVASYONLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
    (Bayburt University, 2023) Koçlardan, Fuat; Çingöz, Yunus Emre
    Bu araştırmada; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile öğretme motivasyonları arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından (cinsiyet, yaş, medeni durum, mesleki hizmet süresi, aile gelir durumu, çalışılan okul türü ve görev yapılan yerleşim yeri) incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılım sağlayan 209 öğretmene ulaşılmıştır. Gönüllü katılım sağlayan öğretmenlere "Maslach Öğretmen Tükenmişlik Envanteri", "Öğretme Motivasyon Ölçeği" ile danışman ve araştırmacı tarafından oluşturulan ''Kişisel Bilgi Formu'' uygulanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma metotlarından olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 24.4 programından istifade" edilmiştir. Ölçek ve alt boyut puanlarının normallik dağılımlarında Skewness ve Kurtosis değerlerine bakılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği kabul edilmiş. İki bağımsız değişkenler için iki örneklem t testi uygulanmıştır. Araştırmada içsel motivasyon alt boyutunda okul türüne göre liselerde görev yapan öğretmenler lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür. Duygusal tükenme alt boyutunda yaş değişkenine, mesleki hizmet süresine ve aile gelir durumuna göre anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin aile gelir durumlarının fiziksel tükenme, zihinsel tükenme ve öğretme motivasyonları üzerindeki etkisine bakıldığında aile gelir durumu düşük ya da orta olan öğretmenlerin aile gelir durumu yüksek olanlara göre daha fazla tükenme yaşadıkları görülmüştür. Görev yeri şehir merkezi olanların görev yeri köy veya ilçe olarak belirtenlere göre daha yüksek duygusal tükenme yaşadıkları görülmüştür. Sonuç olarak Maslach tükenmişlik durumu arttıkça öğretme motivasyon düzeyi azalmaktadır.
  • Öğe
    Türkiye'de Spor Sosyolojisi: Fiziksel Kültürel Çalışmalar
    (Bayburt Üniversitesi, 2024) Akbaş, Arif
    Bu makale, Türkiye'de sporun sosyolojik boyutunu ele alan, fiziksel kültür üzerine odaklanan akademik bir çalışmadır. Makale, sporun toplumsal etkileşimler, kültürel dinamikler ve sosyal yapılar içinde nasıl işlediğini anlamaya yönelik bir çerçeve sunmaktadır. Türkiye'nin spor kültürünü ve sosyolojik bağlamını analiz ederken, fiziksel aktivitenin toplum içindeki rolü vurgulanmıştır. Makale, sporun sadece bir fiziksel aktivite olmanın ötesinde, toplumsal normlar, değerler ve kimlik oluşumu üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Ayrıca, sporun toplumsal cinsiyet rolleri, sınıfsal dinamikler ve etnik kimlik gibi faktörlerle nasıl etkileşimde bulunduğunu detaylı bir şekilde ele almaktadır. Yapılan araştırmalar ve analizler, Türkiye'deki sporun sadece bir rekabet alanı olmanın ötesinde, toplumsal bir fenomen olarak nasıl şekillendiğini ve bu fenomenin toplum üzerindeki çeşitli etkilerini ortaya koymaktadır. Makale, spor sosyolojisi ve fiziksel kültür alanındaki araştırmacılar, eğitimciler ve spor yöneticileri için önemli bir referans kaynağı olabilir. Türkiye'de spor sosyolojisi, sporun toplumsal, kültürel ve sosyal boyutlarını inceleyen bir disiplindir. Bu alan, sporun sadece fiziksel bir etkinlik olmanın ötesinde, toplumsal yapılar içinde nasıl şekillendiğini ve etkilediğini anlamaya odaklanır. Türkiye'de spor sosyolojisi çalışmaları, genellikle sporun toplumsal değerler, normlar, roller ve kimlik oluşumu üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçlar.
  • Öğe
    FARKLI SPOR DALLARINDA EGZERSİZİN HORMONLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
    (Bayburt University, 2025) Zambak, Ömer; Koç, Mustafa
    Bu sistematik derleme ve istatistiksel tahmin çalışması, haftalık düzenli (4 gün ve üzeri) antrenman yapan futbol, atletizm, yüzme, basketbol, halter, futsal ve triatlon branşlarındaki sporcularda ağız sürüntüsü (tükürük) örneklerinden elde edilen hormonal ve immünolojik biyobelirteç düzeylerini sistematik olarak karşılaştırmayı amaçlamıştır. Çalışma, Preferred Reporting Items for Systematic Reviews and Meta-Analyses (PRISMA) yönergelerine uygun olarak yürütülmüş ve 2016 yılına kadar yayımlanmış orijinal araştırmaların verilerini incelemeye odaklanmıştır. Veri tabanı taraması, Google Scholar, PubMed ve Web of Science Core Collection gibi platformlarda "salivary hormones", "cortisol", "testosterone", "IgA" ve "alpha amylase" gibi anahtar kelimelerin boolean kombinasyonları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Dahil etme kriterlerini karşılayan 14 çalışma sistematik incelemeye alınmıştır4. İncelenen temel parametreler Kortizol, Testosteron, Sekretuar İmmünoglobulin A (sIgA) ve Alfa-amilaz düzeyleri olmuştur. Verilerin analizi, IBM SPSS Statistics 17.0 kullanılarak, normal dağılımı sağlandığında bağımsız örneklem t-testi ve sağlanmadığında Mann–Whitney U testi ile yapılmıştır. Branşlar arası ilişkiler Pearson korelasyonu (r) ile, etki büyüklükleri ise Cohen's d ile raporlanmıştır.. Anlamlılık düzeyi p < 0.05 olarak belirlenmiştir. Bulgular Analiz sonuçlarına göre, farklı spor branşları arasında hormonal ve sempatik aktivite profillerinde anlamlı farklılıklar saptanmıştır (Tablo 2/3) Anabolik Baskınlık: Yüzme (T/C oranı Z = +0.49) ve Futsal (T/C oranı Z = +0.60) branşlarında en güçlü anabolik denge gözlemlenirken, Halter sporcularında en yüksek Testosteron düzeyi (180.2 ± 33.5 pg/mL, p = 0.029*) tespit edilmiştir. Katabolik Stres: Halter (Kortizol Z = +0.55) ve Triatlon (Kortizol Z = +0.33) sporcularında katabolik eğilimin ve akut stresin belirgin olduğu bulunmuştur. Yüzücülerde ise en düşük stres yükü (3.94±1.10 ng/mL, p = 0.048*) belirlenmiştir. Sempatik Aktivite: Halter (Alfa-amilaz Z= +0.58) ve Futsal (Alfa-amilaz Z = +0.48) branşlarında sempatik aktivite düzeyi yüksek iken, Futbolcular (48.7 ±12.9 U/mL, p = 0.012*) anlamlı sempatik aktivite göstermiştir. Bağışıklık Yanıtı: Atletizm sIgA Z = -0.36) ve Halter (sIgA Z = -0.41)$ branşlarında sIgA düzeylerinde baskılanma eğilimi mevcuttur. Yüzme (sIgAZ= +0.33) ve Futsal sIgAZ= +0.40) branşlarında ise bağışıklık yanıtı nispeten daha dengeli veya yüksek bulunmuştur. Bu çalışma, tükürük hormon analizlerinin farklı yüklenme profillerine sahip branşlarda nasıl değiştiğini sistematik biçimde karşılaştıran ilk Türkçe derlemelerden biri olması açısından önem taşımaktadır. Elde edilen bulgular, antrenman yükü planlaması, sportif aşırı yüklenme (overtraining) erken uyarı sistemleri ve bireysel hormon profillerine göre toparlanma optimizasyonu konularında bilimsel katkı sağlamayı hedeflemektedir.
  • Öğe
    Antrenörlerin İnternet Bağımlılık Düzeylerinin Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi (Gaziantep İli Örneği)
    (Bayburt University, 2025) Ertürk, İbrahim Halil; Alıncak, Fikret
    İnternetin hayatımızın her alanında bilgiye ulaşabilme açısından etkili yöntem olarak insanlara sunduğu imkanlarla günümüzün vazgeçilmez iletişim araçları olduğunu ve biz kullanıcıların hayatlarını kolaylaştırdığını söyleyebiliriz. Fakat internetin faydalı kullanımının yanı sıra aşırı kullanımında da bir takım sağlık sorunlarına yol açtığı belirtilmektedir. Buradan hareketle bu çalışma antrenörlerin internet bağımlılık düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde görev yapan antrenörler, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 172 (113 Erkek, 59 Kadın) antrenör oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Bayraktar (2001) tarafından geliştirilen "İnternet Bağımlılığı Ölçeği (İBÖ)" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 26.0 programından yararlanılmıştır. Çalışmada; tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizlerinden yararlanılarak yorumlanmıştır. Anlamlılık düzeyi p
  • Öğe
    An Examination of Volunteer Motivation Among Individuals Participating in Sports Events Across Different Disciplines
    (Bayburt University, 2025) Güzel, Sema; Yaman, M. Sibel; Yel, Kader; Çakır, Zekai; Gönen, Mevlüt; Ceyhan, Mehmet Ali; Aydemir, Burakhan
    The purpose of this study is to determine the motivation levels of volunteers involved in sports events and to examine whether these levels differ according to selected demographic and sport-related variables. Volunteer motivation is addressed as a multidimensional construct encompassing individual interests, goal orientation, and social solidarity. Designed as a descriptive study based on the relational survey model, the research was conducted with 399 volunteers actively engaged in various individual and team sports. Data were collected using Google Forms, which included the Sports Events Volunteer Motivation Scale (SEVMS) and a demographic information form developed by the researcher. The internal consistency coefficient of the scale for the present sample was calculated to be 0.810. Data analysis included independent samples t-tests, one-way analysis of variance (ANOVA), and Pearson correlation analysis. The findings indicate that volunteer motivation exhibits a multidimensional structure. The total motivation score was found to be strongly associated with the purposive and solidarity dimensions of motivation. Statistically significant differences were identified in total motivation and several sub-dimensions according to gender, active participation in sports, type of sport, income level, and age. Higher motivation levels were observed among individuals who actively engage in sports, participate in team sports, belong to higher-income groups, and are aged 27 years or older. Nevertheless, the effect sizes were predominantly small to small-to-moderate, suggesting that these variables exert a statistically significant yet limited influence on volunteer motivation. In conclusion, sports volunteering appears to be shaped by both individual and social–communal components, underscoring its inherently multidimensional nature. Accordingly, volunteer management practices in sports organisations should be supported by flexible and inclusive programs that are responsive to diverse motivational profiles..
  • Öğe
    Sporcularda Sosyotropik Kişilik Düzeyini Belirleme Ölçeğinin Geliştirilmesi
    (Bayburt University, 2025) Büyükbasmacı, Yunus Emre
    Bu araştırmanın amacı, sporcularda sosyotropik kişilik düzeyini belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Sosyotropik kişilik, bireylerin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurma, sevgi ve sosyal kabul görme isteğiyle ilişkili bir kişilik yapısıdır. Ölçek geliştirme sürecinde literatür taraması sonucunda 15 maddelik bir madde havuzu oluşturulmuştur. Kapsam geçerliliği için iki spor psikolojisi akademisyeni ve bir dil bilimci öğretmenden uzman görüşü alınmış, gerekli düzenlemeler yapılarak ölçek son halini almıştır. Pilot uygulama 12 sporcu üzerinde gerçekleştirilmiş ve maddeler anlaşılır bulunmuştur. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Beylikdüzü ilçesindeki amatör sporcular oluştururken, örneklem Beylikgücüspor, Beylikdüzü Yakupluspor ve Beylikdüzü Demirspor sporcularından seçilmiştir. Veriler 5'li Likert tipi ölçekle toplanmış, analizlerde Açımlayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizi ile Cronbach Alpha güvenirlik analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda iki alt boyut ve toplam 11 maddeden oluşan bir ölçek geliştirilmiştir. Ölçeğin genel Cronbach Alpha değeri 0,714 olarak, alt boyutların güvenirlik katsayıları ise ,866 (fiziksel), ,622 (bilişsel) ve ,933 (davranışsal) olarak bulunmuştur.
  • Öğe
    Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinde Sosyal Medya Bağımlılığı ve Beslenme Okur Yazarlığı Arasındaki İlişkisinin İncelenmesi
    (Bayburt University, 2025) Samar, Ezgi; Kartal, Okan
    Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinde sosyal medya bağımlılığı ve beslenme okuryazarlığı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Doğu Karadeniz bölgesindeki bazı illerden 18 yaş ve üzeri gönüllü bölüm ayrımı olmadan spor bilimleri fakültesi öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmada anket formu kullanılmıştır. Üç bölümden oluşan anketin birinci bölümü 7 sorudan oluşan demografik özelliklerle ile ilgili, ikinci bölümü Genç Yetişkinler İçin Beslenme Okuryazarlığıyla ilgili 11 soru ve Sosyal Medya Bağımlılık Düzeyiyle ilgili 29 sorudan oluşmuştur. Katılımcılardan elde edilen veriler istatistiksel analizler için normallik analizine tabi tutulmuş ve burada değişkenler ilişkin çarpıklık ve basıklık değerleri kontrol edilmiştir. Normal dağılıma uygun veriler bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans (ANOVA) analizi ve Pearson korelasyon analizi kullanılarak analiz edilmiş olup, anlamlılık düzeyi p
  • Öğe
    Bocce ve Bowling Sporcularında Antrenör–Sporcu İlişkisi İle Akılcı ve Sezgisel Karar Verme Stilleri Arasındaki İlişki
    (Bayburt University, 2025) Akyıldız, Taha; Kusan, Muhammet
    Bu araştırmanın amacı, bocce ve bowling branşlarında aktif olarak spor yapan bireylerin antrenör–sporcu ilişkisi ile akılcı ve sezgisel karar verme stilleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışma grubunu, aktif olarak bocce ve bowling sporu yapan 420 sporcu oluşturmuştur. Veriler, kişisel bilgi formu, antrenör–sporcu ilişkisi ölçeği ve akılcı ve sezgisel karar verme stilleri ölçeği ile toplanmıştır. Cinsiyet, milli sporcu olma ve gelir düzeyi değişkenlerine göre ölçek puanları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Branş değişkenine göre yapılan analizlerde, bowling sporcularının antrenör–sporcu ilişkisi uyumlu çalışma ve yakınlık alt boyutlarında bocce sporcularına göre daha yüksek puanlara sahip oldukları saptanmıştır. Korelasyon analizinde, antrenör–sporcu ilişkisi ölçeği alt boyutları ve toplam puanları arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Uyumlu çalışma, karşılıklı anlayış ve ortak hedef, yakınlık ve güven boyutları birbirleriyle ve toplam puanla aralığında güçlü pozitif korelasyonlar göstermiştir. Ayrıca antrenör–sporcu ilişkisi toplam puanı ile akılcı ve sezgisel karar verme alt boyutları arasında da orta düzeyde pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Bu bulgular, sporcuların antrenörleriyle kurdukları ilişkinin güçlendikçe karar verme becerilerinin de geliştiğini göstermektedir. Sonuç olarak, bocce ve bowling sporcularının genel ilişki düzeyleri benzer olsa da bowling sporcularının iletişim ve güven boyutlarında daha olumlu ilişkiler sergiledikleri; ayrıca güçlü antrenör–sporcu ilişkilerinin sporcuların karar verme süreçlerini desteklediği belirlenmiştir.
  • Öğe
    Dijital Oyun Bağımlılığına Sporun Etkisi: Üniversite Gençliği Üzerine Ampirik Bir Çalışma
    (Bayburt University, 2025) Baykan, Erol; Yıldırım, Kurtuluş; Işık, Resul
    Bu çalışmanın temel amacı, üniversite öğrencilerinin dijital oyun bağımlılığı düzeylerini saptamak ve bu düzeylerin yaş, cinsiyet, günlük oyun süresi, öğrenim görülen akademik birim, spor yapma durumu, tercih edilen oyun türü ve oyun biçimi (bireysel/takım) gibi demografik ve davranışsal faktörler arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırma, 2024–2025 akademik yılında Yozgat Bozok Üniversitesi'nde öğrenim gören 402 lisans öğrencisinden (209 kadın, 193 erkek) oluşan örneklemle yürütülmüştür. Betimsel tarama modeli kullanılarak toplanan veriler, kişisel bilgi formu ve üniversite öğrencileri için dijital oyun bağımlılığı ölçeği (ÜÖDOBÖ) aracılığıyla elde edilmiştir. İstatistiksel analizlerde iki gruplu karşılaştırmalar için bağımsız örneklem t-testi, üç ve üzeri gruplarda ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmış; anlamlı farklılık tespit edilen durumlarda farkın kaynağını belirlemek amacıyla Tukey HSD ve LSD post-hoc testlerinden yararlanılmıştır. Bulgular, spor yapmayan öğrencilerin çatışma, yoksunluk ve arayış boyutunda daha yüksek bağımlılık puanlarına sahip olduğunu ortaya koymuştur (p < ,05). Kadın katılımcıların tüm alt boyutlarda erkeklere göre anlamlı biçimde daha yüksek puanlar aldığı belirlenmiştir (p < ,001). Oyun oynama süresinin artması, bağımlılık düzeylerini anlamlı şekilde yükseltmiştir (p < ,001). Ayrıca, eğitici türde oyun oynayanların aşırı odaklanma, erteleme, duygu değişimi ve dalma boyutlarında, diğer türleri oynayanlara kıyasla daha yüksek puanlara sahip olduğu saptanmıştır (p < ,05). Sonuç olarak, dijital oyun bağımlılığının çok boyutlu bir yapıya sahip olduğu ve özellikle fiziksel aktivitenin yoksunlukla ilişkili boyutlarda koruyucu etki gösterdiği görülmüştür.
  • Öğe
    Spor Takımı Evangelizminin Lisanslı Ürün Satın Alma Niyeti Üzerindeki Etkisinde Hedonik Alışveriş Değerinin Aracılık Rolü
    (Bayburt University, 2025) Aydın, Gökhan
    Bu çalışmanın amacı, spor takımı evangelizminin lisanslı ürün satın alma niyeti üzerindeki etkisinde hedonik alışveriş değerinin aracılık rolünü ortaya koymaktır. Bu kapsamda Erzurum'da yaşayan, bekar ve otuz yaş altı taraftarlardan anket yoluyla veri toplanmış; kullanılan ölçeklerle taraftarların evangelizm düzeyleri, alışverişten elde ettikleri haz ve lisanslı ürün satın alma eğilimleri ölçülmüştür. Veriler standartlaştırılmış ve Hayes'in PROCESS makrosu kullanılarak basit aracılık modeli (Model 4) kapsamında bootstrap tekniğiyle analiz edilmiştir. Analizler, spor takımı evangelizminin hedonik alışveriş değerini artırdığını, hedonik alışveriş değerinin lisanslı ürün satın alma niyetini güçlendirdiğini ve evangelizmin satın alma niyeti üzerinde hem doğrudan hem de hedonik değer üzerinden dolaylı etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Bulgular, taraftarların tüketim davranışlarının yalnızca bilişsel bağlılıkla değil, aynı zamanda alışverişin eğlence, heyecan ve duygusal tatmin boyutlarıyla da şekillendiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, kulüplerin lisanslı ürün stratejilerinde hedonik unsurları öne çıkararak taraftarların deneyimsel tatminlerini artırmaları önerilmekte; farklı taraftar gruplarında yapılacak boylamsal araştırmaların bu ilişkileri daha geniş bir bakış açısıyla değerlendirmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
  • Öğe
    Beden Eğitimi ve Spor Dersine Katılan Lise Öğrencilerinin Sosyalleşme ve İletişim Becerilerinin İncelenmesi
    (Bayburt University, 2025) Çiftçi, İsa
    Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor derslerine katılan lise öğrencilerinin sosyalleşme düzeyleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, betimsel ve ilişkisel tarama modeli çerçevesinde yürütülmüştür. Çalışma grubu, basit rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen ve Bingöl şehir merkezinde bulunan bir devlet lisesinde öğrenim gören 374 öğrenciden oluşmuştur. Veriler, Şahan (2007) tarafından geliştirilen Sosyalleşme Ölçeği ve Korkut (1996) tarafından geliştirilen İletişim Becerileri Değerlendirme Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde normallik varsayımı karşılanmadığından, parametrik olmayan testler uygulanmıştır. İki grup karşılaştırmalarında Mann–Whitney U testi, üç ve daha fazla grup karşılaştırmalarında Kruskal–Wallis H testi, değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Spearman sıra korelasyon analizi ve yordayıcı etkiyi belirlemek için basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular, öğrencilerin sosyalleşme düzeyleri ile iletişim becerileri arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir (r = 0.428; p < 0.01). Cinsiyete göre, kız öğrencilerin sosyalleşme düzeyleri erkek öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur. Sınıf düzeyi açısından, 9. sınıf öğrencilerinin sosyalleşme düzeyleri daha yüksek iken, 10. sınıf öğrencilerinin iletişim becerileri daha yüksek çıkmıştır. Kardeş sayısı ve spor kulübü üyeliği değişkenleri açısından anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Regresyon analizi sonuçlarına göre, sosyalleşme düzeyinin iletişim becerilerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu ve iletişim becerilerindeki varyansın yaklaşık %18'ini açıkladığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, beden eğitimi ve spor derslerinin öğrencilerin sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinin gelişiminde önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır.