BİLİŞSEL BİR MEKÂNLAŞTIRMA BİÇİMİ: ESKİ UYGURCADA ZİHİN METAFORLARI VE BUNA BAĞLI SÖZCÜKSEL SEÇİMLER

dc.contributor.authorAzılı, Kenan
dc.date.accessioned2026-02-28T11:58:15Z
dc.date.available2026-02-28T11:58:15Z
dc.date.issued2024
dc.departmentBayburt Üniversitesi
dc.description.abstractDil-zihin ilişkilerinde önemli bir işleve sahip olan kavramsal metaforlar, somutlama ve benzetme gibi çeşitli kavram bağlantılarıyla meydana çıkan düşünme pratikleri arasında gösterilir. Gündelik hayatta, ilkel düşünme faaliyetlerinin izlerini taşıyan bu metaforlar, genellikle soyut kavramların anlaşılabilmesi için, somut kavramlardan yararlanma olarak tanımlanmaktadır. İlk kez Lakoff ve Johanson (1980) tarafından ileri sürülen “kavramsal metafor kuramı”yla beraber, dünya dillerindeki bu türden ifade biçimleri ilgi odağı olmuştur. Özellikle zaman, hayat ve düşünce gibi soyut kavramların ne türden zihinsel ilişkiler sonucu ifade edildiğini sorgulayan bu kurama göre birçok kavram, kavramsal metafora bağlı olarak anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, bugüne kadar yapılan çalışmalar, çeşitlenebilen kavramsal metafor türlerinin büyük bir kısmının evrensel özellikler taşıdığını göstermektedir. Bu metaforlardan biri “zihin” gibi soyut bir kavramın konu edildiği kap metaforlarıdır. Zihnin bir kap olduğu ve düşüncelerin bu kap içine yerleştiği bir iletişim sistemini temsil eden kap metaforları, zihnin somutlaştırma yönüyle nesne olarak algılanmasıyla sonuçlanır. Oysa soyut kavramlar için öncül düşünme pratiklerinde ilk aşama, zihnin mekân ile ilişkilendirilmesini gerektirir. Zira ontolojik olarak varlık veya nesnenin dünyada var oluşu, mekânda bulunma şartına bağlıdır. Dolayısıyla kavramsal metaforların sahip olduğu kavramlar arası ilişkiler yalnızca somut-soyut ilişkisi değil; aşamalı bir kavramlar zinciriyle temsil edilmektedir. Bu çalışmada, zihin kavramının nesneleştirme sürecinden önce mekân ile ilişkilendirildiği savından hareketle, Eski Uygur metinleri kapsamında tarihsel metinler taranarak sınıflandırılacaktır. İlk olarak zihin kavramını işaretleyen sözcüğün kavramsal alanı çeşitli dilsel verilerle değerlendirilecektir. Ardından, zihin soyutluğunun önce mekân, ardından nesne/canlı ve nihayet ileri metafor gibi kavramsal ilişkilere sahip olup olmadığı irdelenecektir. Bu yönüyle, önceki çalışmalarda ileri sürülen görüşler değerlendirilerek eldeki tipolojik verilerin evrenselliği tartışılacaktır.
dc.identifier.doi10.34189/gtd.35.002
dc.identifier.endpage38
dc.identifier.issn1307-914X
dc.identifier.issn2979-9368
dc.identifier.issue35
dc.identifier.startpage25
dc.identifier.trdizinid1291731
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.34189/gtd.35.002
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1291731
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12403/5454
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofGazi Türkiyat
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260218
dc.subjectZihin
dc.subjectNesneleştirme
dc.subjectEski Uygurca
dc.subjectKavramsal Metafor
dc.subjectMekânlaştırma
dc.titleBİLİŞSEL BİR MEKÂNLAŞTIRMA BİÇİMİ: ESKİ UYGURCADA ZİHİN METAFORLARI VE BUNA BAĞLI SÖZCÜKSEL SEÇİMLER
dc.typeArticle

Dosyalar