Reşat Nuri Güntekin’in ‘Kızılcık Dalları’ Romanında Efendi-Köle İlişkisi

Küçük Resim Yok

Tarih

2021

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

İnsanlık tarihi boyunca pek çok toplumda varolan kölelik, insani temel hak ve özgürlükleri gasp edilen bireylerin, ötekilerin emri altına girip nesne konumuna indirgenmesiyle meydana gelen bir kurumdur. İnsan haklarına aykırı bir yapılanma olan kölelik kurumunda birey, yaşam hakkını emeğiyle elde etmek zorunda bırakılırken hayatı üzerindeki söz hakkını yitirir. Hükmetme ve emir verme yetkisiyle köleyi himayesi altına alan efendi ise onun üzerindeki hak sahibi kişi olur. Kölelik kurumu, Osmanlı İmparatorluğu’nda yüzyıllarca devam eden toplumsal bir yapı olduğundan romanlarda sıklıkla yer verilen konulardan biri haline gelir. Bu yönüyle Cumhuriyet dönemi Türk romanının önemli yazarlarından biri olarak edebiyat tarihindeki yerini alan Reşat Nuri Güntekin, anlatmaya dayalı edebî metinlerinde, bireyin ruh halini detaylı biçimde açımlarken gözlemci kimliğiyle toplumsal yaşamı yansıtmayı ihmal etmez. Bu nedenle toplumsal sorun şeklindeki kölelik kurumunu, ‘Kızılcık Dalları’ isimli romanında irdeler. Eserde efendi-köle ilişkisi, toplumsal hiyerarşi bağlamında çok yönlü biçimde ele alınır. Köle sahibi bir efendi olmak, gösteriş unsuru biçiminde kullanılmakla birlikte iktidar/ erk belirtisine de dönüşür. ‘Kızılcık Dalları’nda, efendi ve köle arasındaki çatışmaya dayalı ilişki, dramatik aksiyonun kurulmasını sağlayan başat izlek şeklinde kullanılır. Bu yönüyle roman başkişisi Gülsüm köle; Şekip Paşa’nın eşi Nadide Hanım ise efendi konumundadır. Bu açıdan romanda Nadide Hanım, hükmeden, yöneten, ezen; Gülsüm ise hükmedilen, yönetilen, ezilen görüngüsü ile yer alır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kaynak

Turkish Studies - Language and Literature

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

16

Sayı

2

Künye