İslami İlimlerde Bir Problem Olarak Hakikat ve Mecazın Cem'i Meselesi ve Hadislerde Tezahürü

Küçük Resim Yok

Tarih

2025

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Trabzon Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu makale İslami ilimler geleneğinde asırlardır tartışılan ve fıkıh usulü ile belagat disiplinlerinin kesişiminde yer alan "hakikat ve mecazın tek bir lafızda aynı anda cem'i (birleşmesi)" meselesini, hadis metinleri üzerinden sistematik bir yaklaşımla ele almaktadır. Çalışma bir kelimenin veya ifadenin aynı anda hem hakiki (gerçek) hem de mecazi anlamı taşıyıp taşıyamayacağına dair klasik tartışmaları, Nebevi beyanın dilsel ve retorik özellikleri ışığında yeniden değerlendirmektedir. Bu yönüyle makale mevcut literatürdeki Kur'an merkezli çalışmaları tamamlayıcı nitelikte olup hadislerdeki dilsel çok katmanlılığı merkeze alan özgün bir bakış açısı sunmaktadır. Araştırma nitel yöntem esas alınarak yürütülmüştür. İlk olarak hakikat ve mecaz kavramlarının klasik usul ve belagat literatüründeki teorik temelleri ele alınmış; ardından hadislerde bu iki anlamın bir arada bulunduğu örnekler belirlenmiş ve bunlar Tibi (ö. 743/1343), İbn Hacer (ö. 852/1449), Ayni (ö. 855/1451) ve Münavi (ö. 1031/1622) gibi klasik şarihlerin yorumları çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu çözümlemeler, hadis dilinin yalnızca literal bir düzlemde değil aynı zamanda anlamın inşa edildiği veciz bir söylem alanında da işlediğini göstermektedir. "El", "kalp", "nur" ve "hicret" gibi kelimelerin hem hakiki hem de mecazi anlamlarda kullanıldığı örnekler Nebevi dilin belagat gücünü ve etkileyiciliğini açıkça göstermektedir. Elde edilen bulgular hakikat ve mecazın aynı lafızda birleşmesinin yalnızca edebi bir tercih değil aynı zamanda mesajın etkisini güçlendiren ve dinleyici üzerinde entelektüel ile duygusal bir yankı uyandıran güçlü bir retorik araç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu tür müşterek kullanımlar hadislerin anlam zenginliğini artırmakta ve onların tebliğ, terbiye ve irşad yönlerine güç kazandırmaktadır. Sonuç olarak makale hadislerin doğru anlaşılmasında dilbilimsel yaklaşımların ötesine geçilmesi gerektiğini; Nebevi beyanın hakikat–mecaz müşterekliği üzerinden yeniden yorumlanmasının anlam inşası sürecine önemli katkılar sunduğunu savunmaktadır. Böylece çalışma hadis dilinin klasik belagat mirasıyla çağdaş dilbilimsel analizleri buluşturan bir yorum modeline zemin hazırlamakta ve Nebevi hitabetin belagat inceliklerini modern idrake uygun biçimde yeniden görünür kılmaktadır.
This article systematically examines, through Hadith texts, the long-debated issue in the Islamic scholarly tradition concerning whether a single expression can simultaneously convey both literal (?aqiqi) and figurative (majazi) meanings—the so-called "union of ?aqiqah and majaz." Situated at the intersection of u?ul al-fiqh (principles of jurisprudence) and balaghah (rhetoric), the study re-evaluates classical discussions on this topic in light of the linguistic and rhetorical features of the Prophetic discourse (al-bayan al-nabawi). In this respect, it complements existing Qur'an-centered studies by offering an original perspective focused on the multilayered linguistic nature of Hadith. Adopting a qualitative approach, the research first outlines the theoretical foundations of ?aqiqah and majaz in classical u?ul and balaghah works. It then analyzes selected Hadith examples where both meanings coexist, drawing on the interpretations of classical commentators such as al-Tibi, al-Munawi, al-'Ayni, and Ibn ?ajar. The findings show that Hadith language operates not merely on a literal level but within a dynamic and layered discursive field of meaning construction. Words like yad (hand), qalb (heart), nur (light), and hijrah (migration) illustrate how the Prophetic expression embodies remarkable eloquence and rhetorical depth. The study concludes that the coexistence of literal and figurative meanings is not merely an aesthetic choice but a powerful rhetorical device that strengthens the message's intellectual and emotional impact. Such usage enriches the semantic scope of Hadiths, enhancing their functions of communication, moral formation, and guidance. Ultimately, the article argues for moving beyond literalist readings by reinterpreting Prophetic discourse through the lens of ?aqiqah–majaz interplay, thereby bridging classical balaghah heritage with contemporary linguistic analysis and revealing anew the rhetorical subtleties of Prophetic eloquence to modern understanding.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Arabic Language and Rhetoric, Arap Dili ve Belagatı, Hadith, Hadis, Islamic Law, İslam Hukuku

Kaynak

Trabzon İlahiyat Dergisi
Trabzon Theology Journal

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

12

Sayı

2

Künye