Şevâhidü’n-Nübüvve Adlı Eseri Bağlamında Abdurrahman Câmi’nin Ehl-İ Beyt Tasavvuru Ve Ehl-İ Beyt’in Emeviler’leİlişkilerine Dair Bazı Görüşleri

dc.contributor.authorSever, Mehmet
dc.date.accessioned2024-10-04T19:07:36Z
dc.date.available2024-10-04T19:07:36Z
dc.date.issued2020
dc.departmentBayburt Üniversitesien_US
dc.description.abstractAbdurrahman Câmî (ö. 898/1492) İslam düşünce geleneğinin önemli simalarından biri olarak kabul edilmektedir. Kelam, felsefe, Arap grameri ve menkıbeler üzere telif ettiği eserler ile birlikte, Arapça ve Farça mesnevilerden oluşan Dîvân’ı, İslam düşüncesinin vazgeçilmez klasikleri arasına girmeyi başarmıştır. Aldığı klasik eğitimin yanı sıra İbn Arabî düşüncesi ile Nakşiliği benimsemiş olması, eserlerinde kelâmî, felsefî ve dilsel yaklaşımlarla beraber tasavvufî geleneğin izlerinin görülmesini sağlamıştır. Bu bağlamda Câmî, Eş’arî geleneğin içinde Ekberî ve Nakşî anlayışın bir sentezini yapmaya çalışmış bir âlim olarak dikkat çekmektedir. Bu çalışma Sünni bir mütekellim ve şair olan Câmî’nin Ehl-i Beyt hakkındaki tasavvurunu ve Emeviler dönemi siyasi ilişkilerini Şevahidü’n-Nübüvve adlı eserinden hareketle ortaya koymayı hedeflemektedir. Özellikle Câmi’nin yaşadığı dönem Timurlar dönemi iktidarının Sünnilik ve Şiilik arasında din politikalarının değişkenlik gösterdiği bir dönemdir. Bu bağlamda iktidarın farklı din politikaları izlemesi, mezhepsel gerginlikleri yatıştıramamış, toplumsal tartışmaları ve yaşanan kavgaları önleyememiştir.Özellikle Şiî grupların Ehl-i Beyt’in manevi otoritesi üzerinden “imamet” ve “kutsal hanedanlık” teorisini inşâ etmeyi istemesi, bu tartışmaları Ehl-i Beyt tasavvuru merkezine çekmiştir. Şiîlerin “ismet” ve” vasiyet” kavramları ekseninde ortaya koydukları “Ehl-i Beyt” tasavvuru, zamanla politik ve dini bir argümana dönüşmüş; Hulefâ-i Râşidîn başta olmak üzere sahabenin çoğunluğunu dışlayan bir tarih tasavvuru oluşturmuştur. Bu iddialara karşı Câmî, Ehl-i Beyt’in fazilet ve menkıbelerini, Şiiler’in iddialarının aksine yeni bir yoruma tabi tutmayı denemiş, iki mezhep arasında ortak bir “Ehl-i Beyt” tasavvuru ortaya koyma imkânını aramıştır.en_US
dc.identifier.endpage334en_US
dc.identifier.issn2587-1854
dc.identifier.issue48en_US
dc.identifier.startpage303en_US
dc.identifier.trdizinid397939en_US
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/397939
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/20.500.12403/4737
dc.identifier.volume0en_US
dc.indekslendigikaynakTR-Dizinen_US
dc.language.isotren_US
dc.relation.ispartofOndokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisien_US
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanıen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.titleŞevâhidü’n-Nübüvve Adlı Eseri Bağlamında Abdurrahman Câmi’nin Ehl-İ Beyt Tasavvuru Ve Ehl-İ Beyt’in Emeviler’leİlişkilerine Dair Bazı Görüşlerien_US
dc.typeArticleen_US

Dosyalar