BAYÜ Sosyal Bilimler Dergisi
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Gender Equality and a Sustainable Future: From Policy to Practice SDG 5(Bayburt University, 2025) Işik, Burçak KiziltanIn this study, the concept of gender equality is discussed in a theoretical framework and its role in the context of sustainable development is analyzed. Within the scope of the literature review, the contributions of gender equality to sustainable development and the structural and practical challenges faced are analyzed in the light of recent academic sources and internationalreports. In the application part of the study, the activities carried out by 11 companies listed in the Borsa Istanbul Sustainability Index, which have published their sustainability reports for 2024, within the scope of SDG 5 are analyzed through content analysis method. In the analysis process, the policies adopted and strategies implemented by these companies towards the sub-targets of SDG 5 are evaluated. The findings reveal that the vast majority of the companies analyzed include gender equality in their corporate sustainability strategies, but there are still shortcomings in terms of some of the sub-targets. In conclusion, it is stated that achieving gender equality is not only a matter of social justice, but also one of the fundamental building blocks of sustainable development; in this context, it is emphasized that it is possible to achieve SDG 5 targets with the coordinated efforts of policy makers, private sector actors and civil society organizations.Öğe Belh'li ve Belh Nizamiye Medreselerinde Eğitim Alan Alimlerin İlmi ve Kültürel Hayata Etkisi(Bayburt University, 2025) Kaya, MelekOrtaçağ İslam coğrafyasının en gelişmiş şehirlerinden birisi olan Belh, ilmi ve kültürel açıdan büyük gelişmelere sahne olmuştur. Selçuklu şehirlerinin oluşumunda İslami karakterler her zaman ön planda olmasından dolayı bu şehirler İslami anlamda bir ilim merkezi haline gelmiştir. Belh Nizamiye Medresesi, büyük bir bilim merkezi olmuş ve burada yetişen alimler, İslam dünyasında derin izler bırakmıştır. Bu alimler, tıp, felsefe, hadis, fıkıh, tefsir, mantık ve matematik gibi alanlarda derin bilgiye sahipti. Öne çıkan isimler arasında Nasır-ı Husrev, Bahaüddin Veled, Ebu Ali Vahşi el-Belhi ve Reşidüddin Vatvat gibi önemli şahsiyetler yer almaktadır. Belh'in bilim ve kültür merkezi olarak önemi, sadece o dönemin değil, sonraki asırlarda da devam etmiştir. Bu çalışma da Belh'li ve Belh Nizamiye medreselerinde eğitim alan alimlerin ilmi ve kültürel hayata etkisinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Bu çerçevede birinci elden kaynak ve araştırma eserleri ışığında konuyla ilgili kaynaklar toparlanarak ilgili içerikler analiz edilip Belh'te yetişen alimler tespit edilmiştir.Öğe The Characters Of Salur Kazan Tutsak Olup Oglu Uruz Cikardigi Boy(Bayburt University, 2025) Eyüboğlu, Dursun CanHumanity has developed over time and invented many things. One of these is oral culture products, which are a product of thousands of years of common memory, and one of them is epics. Dede Korkut is the common value, wealth, heritage of the Turkic nation and all of humanity; it is a great epic that contributes to world civilization, peace, wealth. The eleventh epic in the Book of Dede Korkut is Salur Kazan Tutsak Olup Oglu Uruz Cikardigi Boy. The subject of the epic is that a son rescues his father who is captured. This epic is quite similar to Kazilik Koca Oglu Yigenek Boyu and Usun Koca Oglu Segrek Boyu. These three epics are different variants of the same epic. They have differentiated throughout history and become seperate epics. This epic has legendary-mythological-shamanistic roots that go back to the depths of history. The protagonists of the epic are Salur Kazan and Uruz. In this epic, both the father and son are treated as protagonists. In Salur Kazan Tutsak Olup Oglu Uruz Cikardigi Boy, the following personal names are mentioned: Alp Rustem, Bamsi Beyrek, Bay Bori, Bayindir Han, Dede Korkut, Dolek Evren, Eylik Koca, Firavun, Kara Gune, Muhammed, Parasar, Salur Kazan, Uruz. In this study, the characters in Salur Kazan Tutsak Olup Oglu Uruz Cikardigi Boy in Dede Korkut were examined. The characters in the narrative were examined collectively and a general evaluation was made on the characters. Thus, it is aimed to contribute to a better understanding of the characters in the narrative and the Oghuz community.Öğe Modernleşmenin Eşiğinde: Osmanlı Ermenilerinde Eğitim ve Kültürün Dönüşümü(Bayburt University, 2025) Yeşil, ElifBu makale, Osmanlı Ermenilerinin modernleşme sürecini siyasal, toplumsal ve kültürel boyutlarıyla ele almaktadır. 1878 Berlin Antlaşması'nın 61. maddesiyle uluslararası gündeme taşınan "Ermeni Meselesi", Osmanlı-Ermeni ilişkilerinde yapısal bir kırılmaya yol açmış ve Gregoryen Kilisesi ile Osmanlı merkezi yönetimi arasındaki güç mücadelesini derinleştirmiştir. Bu bağlamda, Ermeni muallimlerin okullarda sadece eğitim değil, aynı zamanda siyasal bilinç üretimi açısından üstlendikleri rol özel olarak incelenmektedir. Amerikan misyoner okullarının etkisiyle seküler, bireyci ve eleştirel düşünceye sahip yeni bir gençlik ortaya çıkmış, bu kuşak milliyetçi ve ayrılıkçı eğilimleri benimseyerek geleneksel cemaat yapılarına mesafe almıştır. II. Abdülhamid yönetimi, bu gelişmelere karşı sansür, denetim ve merkeziyetçi eğitim politikalarıyla yanıt vermiştir. Modernleşme süreci yalnızca eğitimde değil, kültürel üretim alanlarında da derin bir dönüşüm yaratmıştırÖğe An Idiom Translated from Persian to Turkish: gününü görmek(Bayburt University, 2025) Akpınar, AhmetSome idioms we encounter in the Turkic language today bear traces of the period of linguistic contact between Turkic and Persian. These idioms, copied from Persian and introduced into Turkic, are often found in Turkic translations of the Quran following the advent of Islam. This article will argue that a phrase found in the standard language of Türkiye Turkish that exhibits idiomatic characteristics 'gününü görmek' may have been first translated from Persian into Turkic through the Rylands Quran translation. Furthermore, it will be demonstrated that the idiom in question emerged in a different lexical field than the previously attested Turkic idiom 'gün görmek' (seeing the day), and how, through its use in a negative discourse context, its religious connotation was gradually forgotten, based on its contextual meaning in Turkic syntax. Furthermore, the degree of idiomaticization of an idiom will be examined based on the semantic values of the signs constituting the idiom within the idiomatic semantic structure.Öğe Sultan Veled'in Divan'ında Geçen Bir Fiil Üzerine(Bayburt University, 2024) Azılı, KenanGenel Türkçenin önemli kollarından biri olan Tarihsel Oğuzcanın Anadolu'daki ilk yazılı ürünlerinden biri Sultan Veled'in Divan'ıdır. Birçok nüshasıyla bu eser, çeşitli dillik özellikleri bakımından hem Oğuzcanın gelişiminin hem de genel Türkçe için dikkat çekecek dillik özelliklerin takip edilebileceği çok farklı Türkçe formları ihtiva etmektedir. Bunlardan biri de Divan'ın İstanbul Süleymaniye Halet Efendi Kitaplığındaki 328 numarasıyla kayıtlı bir nüshasındaki bir beyitte geçen yarla- fiilidir. Fiilin yer aldığı nüsha yaklaşık 1300 gibi oldukça erken tarihli bir metin olması sebebiyle dikkat çekicidir. Diğer nüshalarda ve tarihsel metinlerde tanıklanmayan bu form, etimolojik ve kavramsal açıdan bugüne kadar Türkoloji alanını oldukça meşgul eden tarihsel Türk dili alanlarındaki yarlıg ve yarlıka- biçimleri için yeni bir bakış açısı getirebilecektir. Türk runik harfli yazıtlardan başlayarak tarihsel Türk dili alanlarında çok kez tanıklanan yarlıg ve yarlıka- biçimleri, bugüne kadar, köken açısından birçok araştırmacının dikkatini çekmiş ve çeşitli araştırmalara konu olmuştur. Bu makalede, yarla- fiilinin bu formlarla muhtemel ilişkisi değerlendirilerek formun diyalektik bir özellik taşıyıp taşımadığı sorgulanacaktır.Öğe Ortalama Kişi Başına Düşen Milli Gelir ile Akademik Başarının İlişkisi: PISA 2022 Sonuçları Ülkeler Örneği(Bayburt University, 2024) Doğan, EmreBu çalışmada PISA 2022 uygulamasına katılan ülkelerin matematik okuryazarlığı, okuma becerileri ve bilim okuryazarlığı puanlarına; çalışmaya katılan ülkelerin kişi başına düşen ortalama milli gelirlerinin etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışmada ekonomik faktörlerin ne derecede eğitimdeki başarıya etkisinin olduğu incelenmiştir. Bu çalışma nicel araştırma yöntemi, korelasyon desene göre yürütülmüştür. PISA 2022 uygulamasında yer alan 80 ülkenin milli gelir ve PISA 2022 verileri regresyon analizine tabi tutulmuştur. Ülkelerin kişi başına düşen yıllık gelirleri Dünya Bankası verilerinden alırken, PISA 2022 puanları Milli Eğitim Bakanlığı verilerinden alınmıştır. Toplanılan veriler ile yapılan regresyon analizi sonucunda ülkelerin kişi başına düşen yıllık gelirlerinin PISA 2022 verilerine olumlu etki ettiği görülmüştür.Öğe Dilbilimden Jacques Lacan'a Dilin Ontolojik Doğası(Bayburt University, 2024) Avşar, DevrimBu makale psikanalitik düşünür Jacques Lacan'ın dil üzerine ortaya koyduğu düşüncelerinin kavramsal yapısını inceler. Lacancı kuram olarak adlandırılan bu bakış açısının temelinde disiplinler arası etkileşimin yer aldığı çoğu araştırmacı ve düşünce insanı tarafından dile getirilir. Lacan özellikle dilbilimci Ferdinand de Saussure'ün dilsel beceri, dilin toplumsal ve konuşma kısımlarını anlatmak için kullandığı langage, langue ve parole terimlerini kendi kuramına taşıyıp onları kavramsal düzeyde anlamlandırmıştır. Yine Saussure'ün gösterge kavramını da ele alan Lacan, gösterenin öznenin kuruluşundaki işlevine ilişkin kuramsal bir yaklaşım geliştirmiştir. Lacan'ın etkilendiği bir başka dilbilimci ise, Roman Jakobson'dur. Lacan, Jakobson'un metafor ve metonimi kavramlarını, sırasıyla Freud'un yoğunlaşma ve yerdeğiştirme kavramlarıyla ilişkilendirerek psikolojik süreçler ile dil ve konuşma arasındaki bazı işlevsel olguların varlığına işaret etmiştir. Böylece Lacan dilbilimsel kuramlardan aldığı destekle psikanalitik ve felsefe alanında çokça tartışılan özne ve öteki gibi kavramlarını geliştirir. Özellikle bu iki kavram modern felsefede önemli tartışmalara yol açmış olup, yeni felsefi akımların ortaya çıkmasında katkı sunmuştur. Yapısalcılık, postyapısalcılık, yapısöküm, postmodernizm gibi akımların ilerlemesinde Lacan'ın düşünsel etkisi çok fazla olmuştur.Öğe Jacques Rancière'in Politika ve Sanat Anlayışında Etiğin Konumu(Bayburt University, 2025) Tan, FatihBu çalışmada Jacques Rancière'in etik kavramına olan yaklaşımı ele alınacaktır. Rancière bu kavramı, Platon'un bir önermesinden yola çıkarak politika, sanat ve eşitlik üzerinden işlemiştir. Etik kavramı Rancière'in felsefi perspektifinde üç bölüm başlığıyla, Politika: Duyulurun Paylaşımı, Eşitlik Aksiyomu ve Sanat ve Estetik Rejim olarak irdelenecek. Buradaki amaç, etik kavramını bu üç başlık üzerinden Rancière'in felsefesinin genel hatları içinde ortaya çıkarmaktırÖğe Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitülerinin Misyon ve Vizyon Analizi: Nitel Bir Değerlendirme(Bayburt University, 2025) Bak, Gökhan; Nazlı, Fadime; Bak, Alparslan; Kılıç, Emrah; Nazlı, YusufBu çalışma, MAXQDA yazılımı kullanılarak dört farklı üniversitenin Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitülerine ait misyon ve vizyon metinlerinin nitel analizini gerçekleştirmiştir. Analizler, enstitülerin stratejik söylemlerinde milli kimlik, tarihsel bilinç ve akademik araştırma odaklı temaların baskın olduğunu ortaya koymuştur. Metinlerde "tarih", "Türkiye", "Cumhuriyet", "bilim" ve "Atatürk" gibi kavramların yüksek frekansla yer alması, enstitülerin kurumsal kimliklerini milli değerler ve tarihsel mirasın yeniden yorumlanması temeli üzerine inşa ettiklerini göstermektedir. Kod kesişim ve yakınlık haritaları analizleri, "Bilimsel Araştırma", "Bireysel Gelişim", "Vizyon" ve "Uluslararası İşbirliği" gibi kavramlar arasında güçlü ilişkiler olduğunu ortaya koyarak, enstitülerin stratejik hedeflerine ilişkin tematik yapıyı daha derinlemesine anlamamıza katkı sağlamıştır. Bulgular, enstitülerin misyon ve vizyon metinlerinde tarihsel ve milli değerlerin ön planda tutulduğunu ancak çağdaş akademik ve toplumsal dinamikleri yansıtan yenilikçi yaklaşımlar, teknolojik gelişmeler ve toplumsal adalet gibi unsurların yeterince vurgulanmadığını göstermektedir. Bu durum, enstitülerin küresel akademik rekabet ortamında ve dijital dönüşüm süreçlerinde daha etkin bir strateji izlemeleri gerektiğini ortaya koymaktadır. Gelecekte, üniversitelerin misyon ve vizyon metinlerinin dijitalleşme, yenilikçilik ve toplumsal sorumluluk gibi kavramlarla uyumlu hale getirilmesi önerilmektedir. Araştırmanın sınırlılıkları, yalnızca dört üniversitenin örneklem olarak alınmış olması ve nitel veri analizinde öznellik riskinin bulunmasıdır. Bu sınırlılıkların aşılması için daha geniş bir örneklem grubunun kullanılması ve nicel yöntemlerle desteklenen analizlerin yapılması önerilmektedir. Bu çalışma, kurumsal söylem analizine dair önemli bulgular sunarak, stratejik iletişim ve kimlik inşasına dair daha kapsamlı araştırmalar için bir temel oluşturmuştur.Öğe A Semiotic Analysis on the Reflection of Gender Stereotypes on Advertisements: The Case of Nike "This is Us" Commercial Film Sample"(Bayburt University, 2025) Altıntop, Mevlüt; Kara, SedaThis study discusses how gender stereotypes are reflected in advertisements and the role of advertisements in their reproduction. Nike's advertisement with the theme 'Know Us Like This' is analysed by semiotic analysis method as an example that criticises gender stereotypes. In the advertisement, women's strong, independent and talented identities are emphasised by opposing social expectations such as beauty, fragility and passivity imposed on women. The research shows how the discourse of gender equality in advertisements is integrated into commercial strategies in the context of the concept of femvertising (women-oriented advertising). In this context, the study reached two main conclusions. Firstly, as a more superficial meaning, the commercial film calls the audience, especially women, to fight against patriarchal understanding by highlighting gender inequality in a critical language. The second, which is more important, constitutes the subtext of the first semantic level. Accordingly, a global commercial brand uses the phenomenon of gender inequality to objectify women by reducing them to sales and marketing tools.Öğe Diriliş Ertuğrul' Dizisinde Moğol Algısı(Bayburt University, 2024) Dayı, Özkan; Güney, Atilla10 Aralık 2014 tarihinde TRT ekranı vasıtası ile izleyici ile buluşan Diriliş: Ertuğrul dizisi, 150 bölümden oluşmaktadır. Yayınlandığı andan itibaren hem Türkiye'de hem de dünyanın farklı ülkelerinde izlenme rekorları kıran dizi, görsel boyutu, seslendirmeleri, müzikleri ve tarihsel süreci aktarımı ile oldukça ilgi uyandırmıştır. Her iletide olduğu gibi Diriliş: Ertuğrul dizisinde de taşınan mesaj bir gerçeklik algısının oluşumuna etki etmiştir. Bu çalışmada, Diriliş: Ertuğrul dizisinde yer alan ve izleyicinin oldukça dikkatini çeken Moğollar ile Kayı boyunun mücadelesi bağlamında, dizide sahnelenen ve aktarılan Moğol algısını tarihi gerçeklik ile uygunluğunu incelemeyi amaçlamaktayız. TÜBİTAK tarafından desteklenen "Diriliş: Ertuğrul Dizisinde Moğol Algısı" adlı 2209a öğrenci projemiz kapsamında, dizide oluşturulan Moğol algısını tarihi süreç içerisinde, tarihi karakterler ve olaylar ile ilişkilendirerek değerlendireceğiz.Öğe Tarih Öğrencilerinin Güney Azerbaycan Algısı (Bayburt Üniversitesi Örneği)(Bayburt University, 2024) Dayı, Özkan; Çamçakallı, Zehra; Atmaca, ÜmmügülsünBugün İran İslam Cumhuriyeti sınırları içerisinde bulunan, Türk tarihinde önemli bir yere sahip olan Azerbaycan coğrafyası, konumu ve nüfus yapısı ile İran'ın en mühim bölgelerinden biridir. Çoğunluğunu Azerbaycan Türkleri'nin oluşturduğu bu coğrafya, Selçukluların Kafkasya'ya gelişinden itibaren Türklerin yoğun olarak iskan edildiği ve büyük siyasi teşekküller kurduğu bir coğrafyadır. Bu bölge; Büyük Selçuklular, Azerbaycan Atabekliği, Harizmşahlar, İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Safevi zamanında büyük siyasi ve askeri faaliyetlere sahne olmuştur. Osmanlı-Safevi çekişmesinin merkezinde yer alan Güney Azerbaycan, Tebriz, Meraga ve Sultaniye gibi önemli iktisadi şehirleri de bünyesinde bulundurmaktadır. TÜBİTAK tarafından desteklenen "Tarih öğrencilerinin Güney Azerbaycan Algısı (Bayburt Üniversitesi Örneği)" adlı projemiz 2209-A Üniversite Öğrenci Araştırma Projeleri Desteği Programı kapsamında, XI. yüzyıldan günümüze kadar bölge tarihinde önemli bir yere sahip olan Güney Azerbaycan coğrafyası hakkında lisans tarih bölümü öğrencilerinin bilgilerine dair yapılan mülakatlar ile değerlendirilmeye çalışılmıştır.Öğe Sennett's Sociological Imagination: New Forms of Capitalism, Transformations in Labor Relations and Everyday Life(Bayburt University, 2025) Özkurt, CemAs one of the most influential commentators of contemporary sociology, Richard Sennett has a sharp mind in terms of identifying the crises of today's social formation and developing analyses. In his works, Sennett claims that current social reality, which some define as high modernity or late modernity and others as postmodernity, has undergone a drastic change and that this change has caused irreversible damage to social memory. According to Sennett, the epicenter of the social crisis is the disruptive effects of the new forms of production, distribution and network system models of capitalism, both in advanced capitalist welfare societies and in the economic systems of nation-states with dependent economies. This effect has two clearly observed dimensions. The first dimension is the increase in income inequalities and the re-emergence of class barriers in internal hierarchies in all societies with capitalist formations, both developed and developing. In these societies, there are no longer jobs in which large social segments work throughout their lives and hold on to life with the security of full employment. The second dimension is the moral crisis that is caused by the destructive effects of capitalism's new production forms, the separation of everyday interaction from stable human relations and the spirit of solidarity, and its embedding in money relations, self-centeredness and competition culture. This article aims to provide a perspective on both the institutional economic relations and the daily life of today's societies, based on Sennett's theoretical approach and conceptual framework.Öğe Çıtaları Yükselten Vali: Recep Yazıcıoğlu(Bayburt University, 2025) Negiz, MuhammetTokat'ta göreve geldiği 14 Mayıs 1984 tarihinde, Türkiye'de atanmış en genç vali olarak tanınan Vali Recep Yazıcıoğlu (1948-2003), kişilik özellikleri, idarecilik tarzı ve olaylara bakış açısıyla toplumun ve medya kuruluşlarının dikkatini üzerine çeken bir karakter olmuştur. Henüz kaymakamlık yıllarından itibaren (1971-1984) benimsediği sıra dışı idarecilik yaklaşımı, valilik döneminde de kamuoyunun gündemini hep meşgul etmiştir (Negiz, 2024). Vali Yazıcıoğlu'nun birçok kesim tarafından örnek bir idareci olarak kabul edilmesi, çalışmalarının geniş yankı bulduğunu göstermektedir. Dolayısıyla Vali Yazıcıoğlu'nun hayatı, bilimsel araştırmalara ve popüler yayınlara konu olmaya devam etmektedir. Bu sayede merhum Vali hakkında kaleme alınan eserlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. İncelemeye konu olan "Çıtaları Yükselten Vali: Recep Yazıcıoğlu" adlı bu eser, Temmuz 2024 döneminde Doğu Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Eser, Erzincanlı gazeteci-yazar Halil İbrahim Özdemir'in tanıklık ettiği Vali Recep Yazıcıoğlu'na dair yaklaşık 60 adet anıya ek olarak, Vali ile gerçekleştirilmiş bazı röportajlar ve bizzat Vali Yazıcıoğlu'nun kaleme almış olduğu köşe yazılarından oluşmaktadır. Belirli bir bölümlendirme yapılmayan kitapta Vali Recep Yazıcıoğlu'nun Erzincan Valiliği dönemine (1991-1999) odaklanılmıştır. Yazar, Vali Yazıcıoğlu ile ilk karşılaştığı günden itibaren tanıklık ettiği olayları kaleme almıştır. Bu anılar incelendiğinde belirli temalar çerçevesinde değerlendirme yapılabileceği sonucuna varılmıştır. Buna göre Vali Recep Yazıcıoğlu'nun kişilik özellikleri, liderlik yönleri, anılardan çıkarılabilecek dersler olmak üzere üç ana başlık belirlenmiştir.Öğe Brooks, Peter, Reading for the Plot: Design and Intention in Narrative(Bayburt University, 2025) Cuşa, HasanPeter Brooks'un Reading for the Plot: Design and Intention in Narrative adlı eseri, edebiyat kuramında olay örgüsüne ilişkin geleneksel yaklaşımları sarsan, anlatının anlam üretim sürecine dair köklü bir dönüşüm öneren bir çalışmadır. Edebiyat eleştirisinde genellikle popüler ya da yüzeysel bir unsur olarak görülen olay örgüsü, Brooks'un yorumunda anlatının yalnızca iskeleti değil, onun dinamik ve kurucu ilkesi olarak yeniden konumlandırılır. Ona göre olay örgüsü, bir anlatının rastgele gelişen olaylarının dizilişinden ibaret değildir; tam tersine, metnin yönelimini belirleyen, okurda arzuyu harekete geçiren ve anlam üretimini biçimlendiren merkezi bir mekanizmadır. Metin yalnızca neyi anlattığıyla değil, olayları nasıl düzenlediği, gerilimi nasıl inşa ettiği ve çözümü nasıl sunduğu ile de anlam kazanır. Brooks, olay örgüsünü okurun metinle kurduğu ilişki bağlamında ele alarak onun anlatıya içkin bir yönelimsellik taşıdığını ve bu yönelimin okuma süreci boyunca okurun beklenti ve merakını diri tutarak anlamlandırma edimini şekillendirdiğini öne sürer. Bu bağlamda olay örgüsü, yalnızca bir anlatı biçimi değil, anlatının enerjisini ve zaman içindeki hareketini yönlendiren yapısal bir ilke olarak değerlendirilmelidir.Öğe Tarih-i Edebiyyat Dersleri(Bayburt University, 2024) Yıldırım, OğuzTarih, bir milletin geçmiş hadiselerini tetkik eden bir bilimdir. Edebiyat ise bu içtimai tezahürleri yansıtan bir alan olarak bilinmektedir. Edebiyat tarihi tetkik olunurken her devrin edebiyatına ve o edebiyatın içeriğine uymak gerekmekle birlikte; o edebiyatın vücuda getirilmesinde görev alan sosyal sebepleri de araştırmak gerekir (s.23). Bu doğrultuda edebiyat tarihi, "tarihi şartlar içinde gelişen bir sanat olarak edebiyatı da diğer toplum müesseseleri gibi tarihin içinde ele alınan bir disiplin" (Enginün, 1977: 443), "edebi eser ve şahsiyetleri kronolojik ve sistematik olarak inceleyen bilim alanı" (Okay, 2005: 205) olarak tanımlanmaktadır. Bu açıdan "Bugün edebi neviler arasında sayılabilecek yegane tarih, edebiyat tarihidir. Bu tarihin vazifesi bize, edebi hareketleri, edebi meslekleri, edebi şahsiyetleri ve edebi eserlerdeki sa'nat meziyetlerini bildirmektedir." (Banarlı, 1948: 205).Öğe Emek ÜŞENMEZ (2025). Türkçe İlk Kur'an Tercümelerinden Meşhed Nüshası. Satır Arası Türkçe-Farsça Tercümeli (No: 2229). (Giriş-İnceleme-Metin-Dizin-Tıpkıbasım). İstanbul: Post Yayınevi, 514 s. ISBN: 978-625-6297-31-9.(Bayburt University, 2025) Akpınar, AhmetOne of the earliest examples of Quranic translations into different languages ??is undoubtedly the Persian translation. During the Samanid period (819-1005), Mansur ibn Nuh commissioned a translation committee of scholars in 961 CE to write a Persian Quranic translation, omitting the lengthy references from Tabari's commentary and shortening the texts of the stories, along with an additional Persian commentary. The introduction to this translation also lists the members of the translation committee and the provinces they came from. Based on this information, Togan suggested that the scholars from Isficab (Sayram) on the committee were Turks and that they may have completed the Turkic translation shortly after the Persian translation. Indeed, the existence of a Quranic translation (Rylands) written in Karakhanid Turkish is significant evidence supporting this view, as this translation contains both Persian and Turkic translations.Öğe İTÜ'de Termodinamiğin İki Ustası: Ahmet Rasim Büyüktür ve Aksel Öztürk(Bayburt University, 2025) Çamdalı, ÜnalBu yazı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makina Fakültesi'nde uzun yıllar boyunca görev yapmış olan iki efsanevi termodinamik hocası, Prof. Dr. Ahmet Rasim Büyüktür ile Prof. Dr. Aksel Öztürk'ün eğitim yaklaşımlarını, karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Ahmet Hoca'nın anlatım gücü ve öğrencilerle kurduğu pedagojik bağ, dersleri anlaşılır ve içselleştirilebilir kılarken Aksel Hoca'nın teknik disiplini ve sınav sistemi, mühendislikte sistematik düşünceyi ön plana çıkarmıştır. Her iki akademisyenin farklı yöntemlerle İTÜ'de termodinamik eğitiminin temel taşlarını oluşturduğu savunulmaktadır. Bu bağlamda, öğretim yöntemlerinin hem öğrenciler üzerindeki etkisi hem de Türk mühendislik eğitiminin gelişimindeki yeri tartışılmıştır.Öğe Paşalıktan Poşalığa Bayburt Poşalarının Kültürü(Bayburt University, 2024) Akkoyun, Tuğba; Kabak, TurgayDoğu Karadeniz Bölgesi ile Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi'ni birbirine bağlayan ve tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan Bayburt, kültürel derinliği ile Türk kültür havzası içerisinde son derece önemli bir yere sahiptir. Hem tarihi ticaret yollarının geçiş noktasında bulunması hem de iki farklı bölgeye komşu olması onu Türklerin Anadolu'da yerleştikleri ilk yerlerden biri yapmıştır. Başta Türk kültürünün simge isimlerinden birisi olan Dede Korkut'un coğrafyasında yer alması olmak üzere kendine has pek çok kültürel unsuru barındıran bu il ile ilgili bugüne kadar yeterli çalışma yapıldığı söylenemez. Kültürel araştırma çalışmalarının daha kat etmesi gereken bir yol vardır. Bayburt'un bilim dünyası ile paylaşılmayı bekleyen pek çok kültürel değeri gün ışığına çıkarılmalıdır. Bu değerlerden biri de bu araştırmanın konusu olan Poşalardır. Poşalar, Türkiye'nin ağırlıklı olarak Doğu ve Kuzeydoğu Anadolu Bölgeleri'nde yaşayan ve geçimlerini elek, kalbur yaparak sağlayan yarı göçebe bir grup olarak bilinir. Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Bayburt ilinde de Poşa nüfusunun varlığı bilinmektedir. Bir etnik grup olarak yaşadığı şehrin kültürel yapısına ayak uydurma konusunda Türkiye'deki en başarılı örneklerden olsa da kendilerine has kültürel dokularını ve özgün renklerini korumayı başaran Bayburt Poşaları üzerine henüz bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Bu da şehir kültürünün bütün renkleri ve özellikleriyle ortaya konulup incelenmesini ve tanıtılmasını engellemektedir. Bu çalışmanın amacı da bu eksikliği gidermektedir.












